(1918 S. K. m. 27, 55) (1412 S. K. m. 317, 323)
Dava: 1918 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık İlhan Kayıkçıoğlu'nun beraatine ilişkin Fındıklı Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 31.5.2000 gün ve 23-29 sayılı hüküm katılan idare temsilcisi tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Daires'ince 4.6.2001 gün ve 6765-10264 sayı ile;
Sanık Temel Kayıkçıoğlu hakkında açılmış bulunan davadan haberdar olduğu halde usulüne uygun dilekçe ile katılma talebinde bulunup müdahil sıfatı almadığından gümrük idaresi temsilcisinin adı geçen sanığa yönelik temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi reddine,
Müdahil idare temsilcisinin sanık İlhan Kayıkçıoğlu hakkındaki temyizine gelince,
Oluş ve iddianamedeki nitelendirmeye göre eylem toplu kaçakçılık olup, dava konusu mazotun tespit edilen gümrüklenmiş değerine göre, gümrüklenmiş piyasa değerinin 565.000.000 liranın üzerinde bulunduğu ve sanıkların suçlarının sübutu halinde 1918 sayılı Yasanın 27/2-3. maddesi uyarınca ceza tayini gerektiği, bu nedenle davaya bakmanın ve delillerin tartışılıp takdir edilmesinin anılan Yasanın 55. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine dahil olduğu gözetilmeden görevsizlik kararı yerine, duruşmaya devamla yazılı şekilde beraat ve iadeye hükmolunması isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 12.10.2001 gün ve 81-109 sayı ile; Olayın iddianamedeki nitelendirmesi, oluş ve dosya içeriğine göre, sanık İlhan Kayıkçıoğlu'nun, ithalatçı firma ve Hopa'da bulunan satıcı firma yetkilileri ile maddi ve manevi dayanışma içinde olmadığı gibi kaçakçılık konusunda irade birliğinin de bulunmadığı gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Üst C. Savcısı ile katılan idare temsilcisi tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 16.4.2002 gün ve 176565 sayılı bozma iste-yen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 22.6.1999 gün ve 168-169, 15.10.1990 gün ve 210-234, 21.9.1987 gün ve 317-383, 30.6.1986 gün ve 211-380, 21.5.1985 gün ve 445-36 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, CYUY.nın 323. maddesinde Hüküm, mahkemenin haksız olarak kendisini görevli veya yetkili görmesinden dolayı bozulmuşsa, Yargıtay'ın aynı zamanda işi görevli mahkemeye göndereceği açıklanmak suretiyle görev yönünden bozulan hükümlere karşı mahkemelerin direnme hakkı olmadığı belirtilmiştir.
Bu nedenle, Özel Dairenin görev yönünden bozmaya ilişkin kararına uyularak görev-sizlik kararı ile dosyanın üst dereceli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde önceki hükümde ısrar edilmesi yasaya aykırı olduğundan, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle açıklanan bu usulü nedenle BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 30.4.2002 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy