(4250 S. K. m. 19, 28, 31) (765 S. K. m. 59, 72) (647 S. K. m. 4) (2559 S. K. m. 7, 8) (4616 S. K. m. 1)
Dava: İzinsiz olarak açıkta içki satmak suçundan sanık Gürkan Pekdemir'in 4250 sayılı Yasanın 19. maddesi yollamasıyla 31, TCY. nın 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve TCY.nın 72. maddeleri uyarınca 10.250.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Bulancak Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.7.1998 gün ve 127/146 sayılı hüküm sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 10.5.2000 gün ve 3616/6936 sayı ile;
Sanığın ilçe merkezinde işletmeciliğini yaptığı Tekel Bayiinde izinsiz olarak açıkta alkollü içki sattığı kabul edilmiş olmasına göre eyleminin, 4250 sayılı Yasanın 19 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Yasasının 7. ve 8. maddelerine göre değerlendirilmesi gerekirken 24.05.1995 gün ve 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan 4250 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca ceza tayini isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 14.7.2000 gün ve 178/200 sayı ile;
4250 sayılı Yasanın 31. maddesinin yürürlükte olduğu gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmünde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının 11.1.2002 gün ve 140474 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
CEZA GENEL KURULU KARARI
Karar: Uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmeden önce sanığın hukuki durumunun, 22.12.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen bir kısmı suçlarda davanın açılmasını, kesin hükme bağlanmasının ertelenmesini ve şartla salıverilmeyi düzenleyen 4616 sayılı Yasa kapsamında ele alınarak belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. bendinde;
23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir; varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, bu bentte öngörülen sürelerin sonuna kadar muhafaza edilir.
Erteleme konusu suç kabahat ise bir yıl, cürüm ise beş yıl içinde bu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Öngörülen süreler, erteleme konusu kabahat veya cürüm ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz, açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir. hükmü getirilmiştir.
Bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek ayrık tutulan suçlar ise aynı maddenin 5. bendinin (a, b, c, d, e, f, g, h, ı, i ve j) alt bentlerinde sayılmıştır.
Yasal düzenlemeye ilişkin bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın 30.5.1998 tarihinde işlediği iddia olunan ve Yerel Mahkemenin mahkûmiyet hükmüne konu olan suç, izinsiz olarak açıkta içki satmak suçudur. 4250 sayılı Yasanın 19. maddesinde düzenlenmiş olan bu suç için anılan Yasanın 31. maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yıldan az olduğu gibi, 19. maddedeki bir kısım fiilleri yaptırıma bağlayan 4619 sayılı Yasa ile değişik 4250 sayılı yasanın 28. maddesinde de sadece para cezası öngörülmüş olup, bu suç, 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 5. bendinde onbir alt bend halinde sayılan kapsam dışı suçlar içinde de yer almamaktadır.
Bu itibarla, sanığa yüklenen suçun gerek Yerel Mahkeme gerekse Özel Dairece kabul edilen niteliklerine yasa maddelerinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına, eylemin 23 Nisan 1999 tarihinden önce gerçekleştirilmiş bulunmasına ve 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 5. bendinde yazılı kapsam dışı suçlar arasında yer almamasına göre, 4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 4. bendi uyarınca davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine yer olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan Yerel Mahkemece direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle 4616 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme yapılmak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2002 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy