(6136 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 2) (Ateşli Silahlar Yönetmeliği m. 22)
Dava: İzinsiz silah taşımak suçundan sanık Rasim A.'ın 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 60.000.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, tabanca ile iki şarjörünün zoralımına ilişkin Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.1999 gün ve 1688-1684 sayılı hüküm sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 13.12.2001 gün ve 299-17266 sayı ile;
"Sanığa, İçişleri Bakanlığınca 26.08.1996 tarihli taşıma ruhsatı onayı verildiği, 12.09.1996'da silah satın alma belgesi verilmesi üzerine aynı yıl MKEK.dan suç konusu tabancayı satın aldığı, bu tarihten sonra faturasını kaybettiği ve ruhsat borçlarının da fazlalığından bahisle idareye müracaatla ruhsatını alamadığı, ancak evinde muhafaza ettiği, bu süre içinde sanığa emniyetçe ruhsatını alması için bir ihtaratta bulunulmadığı, ruhsat şubesinin 27.07.1999 günlü tebligatı üzerine şubeye tabancasıyla birlikte gitmesinden sonra soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla; ruhsat onayı ve silah satın alma belgesi verilen sanığın tabancayı taşımaksızın evinde muhafaza etmekten ibaret eyleminde suç kastından söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 12.3.2002 gün ve 116-171 sayı ile;
"Emniyet Müdürlüğünden getirtilen ruhsat ve satın alma dosyasına göre sanığın, 14.05.1996 tarihli dilekçeyle silah ruhsatı almak ve silah satın almak üzere Bursa Valiliğine müracaat ettiği, 12.09.1996 tarih ve 673 sayılı silah satın alma belgesi üzerine sanığın tabanca satın aldığı, 20.11.1996 tarihinde VDA 3003 seri nolu Smith Wesson tabancayı satın almasına rağmen o tarihten sonra ruhsat için müracaat etmediği, aradan yaklaşık 3 sene geçtikten sonra 27.07.1999 tarihinde emniyetçe kendine ihtar edilmesi üzerine ruhsat için müracaat ettiği belirlendiğinden, bu kadar süre ile silah ruhsatı çıkarttırmayan sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiği kabul edilmiştir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık vekili ile C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 30.12.2002 günlü "bozma" isteyen tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın izinsiz silah taşıma suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığa yüklenen suçun manevi unsuru itibariyle oluşup oluşmadığına ilişkindir.
İnceleme konusu olayda;
Sanığın 14.5.1996 tarihli dilekçe ile, can güvenliğinin tehdit altında olduğundan bahisle silah taşıma izni verilmesi hususunda başvuruda bulunduğu, kolluk kuvvetleri tarafından konuya ilişkin soruşturma yapılıp İçişleri Bakanınca 26.8.1996 tarihinde silah taşıma izni onayı verilmesi üzerine bu hususun Bursa Emniyet Müdürlüğündeki deftere 12.9.1996 tarih ve 673 sayı ile kaydedildiği ve aynı gün Bursa Valiliği tarafından silah satın alma yetki belgesi düzenlenerek sanığa teslim edildiği, bu belge ile Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumundan 20.11.1996 tarih ve 64132 sayılı fatura ile Smith Wesson marka, VOL 3003 seri numaralı, 9 mm çaplı tabancayı satın alan sanığın yeniden Bursa Valiliğine başvuruda bulunmadığı ve satın aldığı silah için taşıma ruhsatı düzenlettirmediği, idarenin başvuruya karşın ruhsat alınmadığını yaklaşık 2,5 yıl sonra fark ederek bulunduğu yer zabıtası aracılığı ile gönderdiği 27.7.1999 günlü yazı ile; satın aldığı silah ve faturası ile birlikte Ruhsat ve Tebligat İşlemleri Şube Müdürlüğüne başvurması, şayet silah satın almamış ise bu kez silah satın alma yetki belgesinin iptal edilebilmesi için belgenin anılan Müdürlüğe iadesi hususunda sanığı uyardığı, bunun üzerine 25.8.1999 tarihinde Bursa Emniyet Müdürlüğüne ruhsat almak üzere silahını ve istenen belgeyi götüren sanık hakkında ruhsatsız silah taşıdığından bahisle tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
6136 sayılı Yasa uyarınca çıkartılan 1991/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin suç tarihinde yürürlükte olan "Silah Satın Alma" başlıklı 22. maddesinde; "Taşımak veya bulundurmak amacıyla silah satın almak isteyenlere, bulundukları ilin valiliğine müracaatları halinde bu Yönetmelik hükümlerine göre silah taşıma veya bulundurma ruhsatı verilmesinin mümkün olduğunun tespiti şartıyla, (Ek-4) deki Silah Satın Alma Yetki Belgesi verilir. Bu belge ile silah satış yetkisi verilen kamu kuruluşundan silah ve bu silaha ait mermiler satın alınır. Bu suretle satın alınan silah ve mermilerin faturası, fatura tarihinden itibaren yedi gün süreyle yol belgesi yerine geçer. Satın alınan silahın faturası o silahın menşe belgesidir. Bu faturada yazılı silaha ait bilgiler silahın ruhsatına aynen işlenir. İl valilikleri, yetkili kuruluştan satın alınan silahlara ve mermilerine ait bilgileri (Ek-3) deki Bilgisayar Silah Kayıt Formuna işleyerek her ayın sonundan itibaren yedi gün içinde Genel Müdürlüğe bildirirler." hükmü yer almaktadır.
Suç tarihinden sonra 2.12.1999 gün ve 1999/13749 sayılı Kararname ile Yönetmeliğin 22. maddesinde değişiklik yapıldığı gibi, madde başlığı da "Silah satın alma, kayıt ve tescil" şeklinde değiştirilmiş, nihayet 25.10.2000 gün ve 2000/1550 sayılı kararname ile maddede yeniden değişiklik yapılmış olup, halen yürürlükteki haliyle Yönetmeliğin 22. maddesi şu şekildedir:
"Taşımak veya bulundurmak amacıyla silah satın almak isteyenler ikamet ettikleri ilin Valiliğine, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve emeklileri ile müstafi personel mensup olduğu Kuvvet Komutanlığından, Jandarma personeli Genel Komutanlıktan, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli Sahil Güvenlik Komutanlığından alacakları izin belgesi ile birlikte Genel Komutanlığa müracaatları halinde, silah taşımak ve bulundurmak için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, kendilerine silah ve bu silaha ait mermileri satın almak üzere (Ek-4)'teki Silah Satın Alma Yetki Belgesi verilir. İki nüsha olarak düzenlenen bu belgenin bir nüshası silah satışı yapacak kamu kuruluşuna gönderilir. Diğer nüshası ise ildeki veya Genel Komutanlıktaki dosyasında saklanır. Bu belgenin geçerlilik süresi düzenlendiği tarihten itibaren bir yıldır. Bu belge ile bizzat belge sahibi tarafından silah satış yetkisi olan kamu kuruluşundan silah ve bu silaha ait mermiler satın alınır. Ancak, Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (e) bendinin (1), (2) ve (5) numaralı alt bentlerinde sayılan kişiler, noterce düzenlenen vekaletname, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ise Tugay, Müstakil Alay, İl Jandarma Komutanlığı Muadili Birlik Komutanlıkları, Karargah ve Kurum Amirlerinin vereceği fotoğraflı yetki belgesi ile aynı bent ve alt bentlerde sayılan kamu görevlilerine silah ve mermilerini satın aldırabilirler. Satın alınan bu silah ve mermilere ait fatura silahın Menşei Belgesi olup, düzenlendiği tarihten itibaren altmış gün süre ile geçerlidir. Silah Satın Alma Yetki Belgesinde ve faturada ruhsat için müracaat süresi belirtilir ve bu ibare tebligat yerine de geçer. Silah sahibi, bu süre içinde silahı ile birlikte ruhsat işlemleri yapan birime müracaat etmek zorundadır. Faturada yazılı silaha ait bilgiler, silah da incelenmek suretiyle, ruhsatına aynen işlenir. Belirtilen sürede müracaat etmeyenler hakkında adli işlem yapılır.
Bu yönetmelik hükümlerine göre satışı yapılan yerli veya yabancı menşeli silahların kimlere ve hangi tarihte satıldığı, satış yapan kuruluşlarca (Ek-7)'deki Silah Kayıt Cetveline işlenerek onbeş günlük dönemler halinde silah satın alma yetki belgesinin düzenlendiği mülki amirliğe veya Genel Komutanlığa bildirilir. İstenildiğinde bu bilgiler Bakanlığa da bildirilir."
Görüleceği üzere, Yönetmeliğin suç tarihinde yürürlükte bulunan 22. maddesinde, silah taşıma veya bulundurma ruhsatı verilmesinin mümkün olduğu tespit edilerek kendilerine silah satın alma yetki belgesi verilenlerin, silahı satın aldıktan sonra taşıma ruhsatı almak üzere idareye başvurmaları için uymaları zorunlu bir süre öngörülmemiştir.
Bu konudaki boşluğun uygulamada çeşitli sakıncalar doğurduğunun anlaşılması üzerine Yönetmelikte yukarıda açıklanan değişiklikler yapılarak, bu şekilde satın alınan silah ve mermilere ait faturanın silahın menşei belgesi olduğu, altmış gün süre ile geçerli bulunduğu, silah satın alma yetki belgesinde ve faturada ruhsat için başvuru süresinin belirtileceği ve buna ilişkin ibarenin tebligat yerine geçeceği, silah sahibinin bu süre içinde ruhsat işlemleri yapan birime başvuruda bulunmak zorunda olduğu, süresinde başvuruda bulunmayanlar hakkında adli işlem yapılacağı belirtilmiş, ayrıca silah satın alanların durumlarının takibi açısından silah satan kuruluşların onbeş günlük dönemler halinde kimlere ve hangi tarihte silah sattıklarını yetki belgesini düzenleyen mülki amirliklere bildirmeleri zorunluluğu getirilmiştir.
Somut olayda, başvurusu üzerine gerekli belgeler düzenlenip hakkında zabıtaca araştırma ve incelemeler yapılarak silah taşımasında yasal bir engel bulunmadığı belirlenen sanığın durumunun 6136 sayılı Yasa ile ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun bulunup İçişleri Bakanınca silah taşıma izni onayı verildiği, ardından da Bursa Valiliğince silah satın alma belgesi düzenlenip kendisine teslim edildiği, ancak sanığın bu belge ile silah satın aldıktan sonra Valiliğe başvurmadığı ve önceden verilen izin doğrultusunda düzenlenecek olan "silah taşıma ruhsatı"nı almadan uzun süre silahını evinde muhafaza ettiği, idarenin bu konudaki uyarısı üzerine hemen başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Suç tarihi itibariyle, yetki belgesi ile silah satın alındıktan sonra ruhsat almak için belli bir süre içerisinde idareye başvurmayı zorunlu kılan bir mevzuat hükmünün bulunmaması, yetki belgesi düzenleyip sanığa veren idarenin denetimi aksatıp uzunca bir süre sanığı uyarmaması ve bu süre içinde silahı evinde muhafaza ettiği anlaşılan sanığın idarenin uyarısı üzerine derhal silahını götürüp ruhsat başvurusunda bulunması karşısında, izinsiz silah taşıma veya bulundurma kastı ile hareket ettiğinden söz edilemeyeceğinden, yüklenen suçun manevi unsuru oluşmamıştır. Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 25.3.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy