(765 S. K. m. 59, 168, 169) (3713 S. K. m. 5)
Dava: Silahlı çete üyesi olmak suçundan sanık A. Ç.'nın dönüşen suç niteliğine göre TCY'nın 169, 3713 sayılı Yasanın 5. ve TCY'nın 59. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, üç yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ilişkin İstanbul 5 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 27.12.2001 gün ve 261/262 sayılı hüküm sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 09.05.2002 gün ve 903/1015 sayı ile onanmıştır.
Yargıtay C. Başsavcılığı 06.06.2002 gün ve 27749 sayı ile;
Sanık savunmasında ... örgütle ilişkisinin olmadığını, olay günü dağıtılan bildiriyi alıp okurken polis tarafından yakalandığını ... söylemesine karşın hazırlık aşamasında alınan tüm ifadelerinde özetle, ... dağıttığı bildirilerin TAYAD adlı derneğe ait olduğunu, örgütle bir ilişkisinin bulunmadığını, ancak 1998 yılı içinde Cem Karslı adlı kişinin sorumluluğunda Soğanlı DHG örgütlenmesi içinde B. C., M. İ., A. S. D., E. Ö., A. G., E. S. adlı kişilerle birlikte yer aldığını, Mayıs 1999 tarihine kadar yayın organı Kurtuluş Dergisini dağıtımını yaparak örgüte gelir sağladığını, örgütün düzenlediği birkaç gösteriye katıldığını ve gözaltına alınarak serbest bırakıldığını, ... söylemiştir.
Alınan hekim raporuna göre cebir ve şiddete maruz kaldığı yönünde bir bulguya rastlanılmadığı gibi sanığın hazırlık aşamasındaki bu kabulü başka kanıtlarla doğrulanmıştır.
Şöyle ki:
S. U., E. Ö., A. S. D. adlı kişilerin dosyada bulunan onaysız kolluk anlatımlarında özetle; .. sanık A. Ç.'nın DHG Soğanlı örgütlenmesi içinde yer aldığını, örgütün yayın organı Kurtuluş dergisinin dağıtımını yaptıklarını, talimat gelmediği için başka bir eylem gerçekleştirmediklerini .. belirtmişlerdir.
Başka dosyada sanık olan bu kişilerin bu dosyadaki kolluk anlatımları onaysız olduğu gibi, diğer aşamalardaki ifadeleri ile haklarındaki kararlar getirtilip incelenmemiştir. Öte yandan aynı örgütlenme içinde yer aldıkları belirtilen M. İ.'in ifadeleri dosyaya konulmamış, hakkında ne karar verildiği sorulmamıştır. Firarda bulunan A. G.'in yakalanıp yakalanmadığı, yakalanmışsa hakkında ne gibi işlem yapıldığı araştırılmamıştır. Bu bakımdan soruşturma eksik bırakılmış, sanığın örgütsel konumu kesin olarak belirlenmemiştir. Diğer aşama ifadeleriyle haklarında verilen kararlara bakılarak bu kişilerin kolluk açıklamalarına itibar edilebilirse sanığın hukuksal konumunun örgüt üyeliği düzeyinde bulunduğunda kuşku yoktur.
Öte yandan gerekçeli kararda, sanığın örgüt içinde yer aldığı kabul edilmekle birlikte TCK'nun 168/2. maddesi yerine 169. madde uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek çelişkiye düşülmüştür. görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Yasadışı örgüt üyesi olmak suçundan sanık A. Ç.'nın DHKP/C örgütüne sempati beslediği, örgüt mensubu C. K. ile tanışmasından sonra örgütün Soğanlı örgütlenmesi içinde yer aldığı, örgütün yayın organı olan Kurtuluş Dergisini satarak gelir sağladığı, son olarak da Çağrımızdır Ulucanlar davasına takip çıkalım, tutsakların değil katillerin yargılanmasını isteyelim başlıklı bildiriyi dağıtırken yakalandığı kabul edilerek dönüşen suç niteliğine göre yasadışı örgüte yardım suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık,
1- Suç niteliğinin belirlenebilmesi bakımından soruşturmanın genişletilmesine gerek olup olmadığı,
2- Sanığın eyleminin silahlı çete üyesi olmak suçunu mu yoksa, silahlı çeteye yardım etmek suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir.
Uyuşmazlık konularından ilki olan soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı hususu öncelikle ele alınıp incelendiğinde;
12 Temmuz 1999 tarihinde DHKP/C örgütüne yönelik operasyon sırasında göz altına alınan B. C., E. Ö., A. S. D. ve S. U. isimli kişilerin dosyada onaysız fotokopileri bulunan kolluk ifadelerinde, Bahçelievler Soğanlı DHG örgütlenmesi içinde Anda isimli, soyadı bilinmeyen bir kişinin de yer aldığını belirttikleri,
20 Ekim 2000 günü Bahçelievler'de Kıbrıs ve Ferit Selim Paşa Caddeleri üzerindeki dükkanlara ve pazarcılara bildiri dağıtıldığı ihbarı üzerine oraya giden güvenlik görevlilerinin sanık A. Ç.'yı Çağrımızdır, Ulucanlar davasına sahip çıkalım, tutsakların değil katillerin yargılanmasını isteyelim, haklıyız, kazanacağız başlıklı bildirileri dağıtırken yakaladıkları dosyadaki tutanaklardan anlaşılmaktadır.
Sanık A. Ç. kolluk ifadesinde; DHKP/C örgütünün yayın organı Kurtuluş dergisinde okudukları ve akrabası olan İsmail Emir'in anlattıklarının etkisinde kalarak yakalandığı güne kadar bu örgüt içinde faaliyet gösterdiğini, DHKP/C örgütünün Bahçelievler Soğanlı DHG örgütlenmesinin sorumluluğunu yürüten Cem Karslı aracılığı ile diğer kişilerle de tanışarak örgütlenme içinde yer aldığını, mahallede dergi dağıtımı yapıldığını, kendisinin de Merkez bürodan gelen dergilerden bir kısmını satıp parasını S. U. veya M. İ.'e teslim ettiğini, Soğanlı DHG örgütlenmesinin sorumluluğuna 1999 yılı Mayıs ayı başında B. C.'un, aynı yıl Temmuz ayı içinde de E. Ö.'in getirildiğini, her iki dönemde de örgütlenme içinde E. Ö., S. U., A. S. D., B. C., E. S., A. G., M. İ. isimli kişilerle birlikte dergi dağıtımı yapmak, Cumartesi annelerinin düzenlediği gösterilere ve pikniklere katılmak gibi faaliyetlerde bulunduklarını, 1999 yılı Temmuz ayı sonlarında Soğanlı DHG örgütlenmesinde yer alan arkadaşlarının çoğunun yakalanması sonucu DHG örgütlenmesinin dağıldığını, 2000 yılı Nisan ayından sonra iki kez Cumartesi annelerince düzenlenen gösteriye katıldığını, burada göz altına alınıp serbest bırakıldığını, son dönemde A. S. D. ile yeniden görüşmeye başladığını, onun talimatı ile mahallede Vatan Dergisi satıp parasını kendisine teslim etmeye başladığını, hakkında ifade veren A. S. D., S. U., E. Ö. ve B. C. isimli kişileri tanıdığını ve Soğanlı DHG örgütlenmesi içinde bu kişilerle birlikte yer aldığını ifade etmiş, DGM C. Savcılığında önceki ifadesini doğrulamış, Sulh Hakimliğinde; B. C. ve E. Ö. isimli kişilerle dergi dağıtımı sırasında tanıştığını belirtmiş, duruşmadaki savunmasında ise; yasadışı örgütle bağlantısı olmadığını, B. C., E. Ö. ve S. U.'ı tanıdığını, ancak hakkındaki beyanlarını kabul etmediğini belirtmiştir.
Ceza Yargılamasının amacı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları, suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken, kendiliklerinden getirttikleri, ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumundadır. Güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının, mümkün olmadığı takdirde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gereklidir. Nitekim Cumhuriyet Savcılıkları ile Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 24. maddesinde hazırlık soruşturmasının, 59. maddesinde de davaların ayrılması halinde dosyadaki belgelerin onaylı birer örneğinin ayrılan soruşturma evrakına veya dava dosyasına konulacağı, aynı Yönetmeliğin 82. maddesinde de, mağdur, müşteki ve sanığın mahkemeye verdikleri bir belgenin istekleri nedeniyle kendilerine iadesi halinde, belgenin tasdikli örnek veya fotokopisinin dosyasına konulacağı belirtilmektedir.
İnceleme konusu olayda, sanığın kolluk ve sonraki ifadelerinde isimlerini bildirdiği E. Ö., S. U., B. C. ve A. S. D. isimli kişilerin DHKP/C örgütünün sair efradı oldukları suçlaması ile gözaltına alındıktan sonra kollukta verdikleri ve sanıktan söz ettikleri ifadelerinin dosyaya hazırlık aşamasında konulan fotokopileri onaysız olduğu gibi, adı geçenlerin aşamalardaki diğer ifadelerinin onaylı örnekleri ve haklarında verilen kararlar getirtilip incelenmemiştir.
Öte yandan, bu beyanlarda DHG örgütlenmesinin DHKP/C örgütünün bir birimi olduğuna değinilmekteyse de, örgütlenmenin silahlı çete niteliğinde olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından amacı, örgütlenme ve faaliyet biçimi ve DHKP/C örgütü ile olan bağlantısı hususlarında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına yazı yazılarak bilgi istenmesi de gereklidir.
Açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilerek, kanıtların tümünün toplanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bu hususa yönelen itirazının kabulü ile, Yerel Mahkeme hükmünün öncelikle soruşturmanın genişletilmesine ilişkin açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Üye ise; soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunmadığını belirterek karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.05.2002 gün ve 903/1015 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün öncelikle soruşturmanın genişletilmesine yönelik açıklanan nedenlerle CK'nun 326. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2002 günü oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy