(5237 S. K. m. 33, 59, 125, 131, 146, 147, 149, 156, 168) (3713 S. K. m. 5)
Dava: Yasadışı silahlı çete üyesi olmak suçundan sanıklar M. O. ve A. Y.'ın TCY.nın 168/2, 3713 sayılı Yasanın 5 ve TCY.nın 59. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis ve fer'i ceza ile cezalandırılmalarına ilişkin Diyarbakır 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince 02.04.2002 gün ve 288-89 sayı ile verilen hükmün O Yer C. Savcısı ve sanıklar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.11.2002 gün ve 1786-2138 sayı ile;
Tüm aşamalarda savunmalarının aksine kabul etmedikleri bilgisayar çıktısı dökümanlar dışında mahkûmiyetlerine yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraatları yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471. maddesiyle TCK.nun 33. maddesinde yapılan zımni değişiklik nedeniyle hapis halinin sona erdirilmesine kadar yerine ceza süresince yasal kısıtlılık halinde bulundurulmalarına karar verilmesi isabetsizliğinden, Daire Üyelerinden Ş. E. ve Ö. T.'ün, Sanık M. O.'un 17.1.2000 günü İstanbul'da ele geçen örgütsel disketlerde özgeçmiş raporunun yer aldığı, bu rapora göre örgüte Silvan'lı bacanağı ve T. K. vasıtası ile kazandırılarak, 1991 yılından itibaren ondan ders almaya başladığı ve ailesi ile ilgili diğer bilgilerin yer aldığı, yine başka dökümanlarda sanıkla ilgili bilgilerin mevcut olduğu, Sadık kod adını kullandığı, yine bazı faaliyetleri hakkında bilgiler bulunduğu, Y.'un aylık faaliyet raporunda keza sanıkla ilgili bilgiler yer aldığı, istek, şikayet ve öneriler bölümünde aidat verdiğine dair bilgilere yer verildiği, mali raporlar bölümünde sanığın zekat istemesi ile ilgili bilgilerin mevcut olduğu, Kasım 1999 Batman başlıklı diğer bir dökümanda sanığın Huzur Camiisi sorumlusu olduğu görülmüştür. Ayrıca T. Ç. adlı örgüt mensubunun evinde ele geçen örgütsel dökümanlarda da sanık hakkında bilgiler yer aldığı, aidat miktarlarına ilişkin çizelgeler bulunduğu, örgüt adına yaptığı harcama listelerinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Sanık A. Y.'ın 17.1.2000 günü İstanbul'da ele geçen örgütsel dökümün ve disketlerde fotoğraflı özgeçmiş raporunun yer aldığı, Suat Hoca kod Tahir Çiçek'in ikametinde ele geçen örgütsel disketlerden anlaşılacağı üzere sanığın Cuma kod adını aldığı, Bereket Camiine ders vermeye gittiği anlaşılmış, yine birçok dökümanda sanıkla ilgili bilgilerin yer aldığı, Cuma kod adı ile Biçiciler 2 Camisinde ders verdiği, yine Bereket Camiinde ders verdiği, ayrıca örgüte aidat verdiğine dair miktarları gösterir dökümanların mevcut olduğu, sanığın 048-03 kod numarası ile tanındığı anlaşılmıştır.
Mahkeme bu fiilleri sabit görerek sanıkları TCK.nun 168/2. maddesinde mahkum etmiştir. Mahkemenin gösterdiği gerekçe dosya içeriğine uygun düşmektedir.
Bu nedenle; Mahkemenin gösterdiği gerekçeye; çok sayıdaki dokümanlarda bulunan bilgilere, kod adı almalarına, eylemlerinin süreklilik ve çeşitliliğine, birçok ve değişik yerlerde dokümanların elde edilmesine ve bu dokümanlardaki bilgilerin örgüt üyeliğini gösterir olmasına binaen sanıkların inkarlarına rağmen suçları dosya kapsamı ve dokümanlarla sabit olduğundan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 471. maddesiyle TCK.nun 33. maddesinde yapılan örtülü değişiklik dikkate alınarak sanıkların ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına dair cümlenin karardan çıkarılarak, hapis halinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına denilmek suretiyle tebliğnamedeki istek gibi hükmün düzeltilerek onanması görüşü ile sayın çoğunluğun bu iki sanık yönünden verdikleri karara katılamıyoruz şeklindeki karşı oyları ve oyçokluğu ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 10.12.2002 gün ve 100188 sayı ile;
"TCK.nun 168/2. maddesinde tanımlanan suç, biçimsel bir tehlike suçu olup, amaca yönelik eylemlerde bulunulmasa bile çete üyesi cezalandırılır. Amaca yönelik eylemler ise ayrıca suç oluşturur. Aynı Yasanın 169. maddesinde unsurları belirtilen yardım ve yataklık etmek suçu, çetenin amacına bilerek yardım etmek biçiminde gerçekleşen özel bir katılma şekildir. Bu maddenin uygulanabilmesi için örgüt üyeliği sıfatının kazanılmamış olması gerekir.
Mensupların Cemaat olarak adlandırdıkları, literatüre Hizbullah olarak geçen silahlı bir çete olduğu bilinmektedir.
Emniyet Genel Müdürlüğünün yaptığı çalışmalara dayanan rapora göre amacı, Anayasanın birinci maddesinde nitelikleri belirtilen Cumhuriyeti yıkarak yerine şeriat esasına dayalı İran modeli teokratik bir devlet kurmaktır. Hedefine ulaşabilmek için, tebliğ (propaganda), cemaat (örgütlenme) ve cihat (silahlı Savaş) olarak belirlenmiştir.
Tebliğ aşamasında izlenen yöntem şöyle özetlenebilir. Örgütün siyasi kol mensupları tarafından cami, mescit, orta ve yüksek öğretim yurtları gibi yerlerde, İslam ideolojisine yakın kişilerin saptanarak belirli bir eğitim sürecinden geçirilip örgütsel bilinç kazandırıldıktan sonra bu kişilere örgüte katılmaları için çağrı yapılır. Bu kişi tebliğ ve daveti kabul ederse kendisinden sözlü ya da yazılı özgeçmiş raporunu istenir, örgüte alınır.
Cemaat aşamasında ise, tebliğ çalışması sonucu örgüte kazandırılan kişilerin örgütsel bilinçlerinin geliştirilmesi ve birlikte davranmaları sağlanır. Ev toplantıları, şehitlik diye adlandırılan örgüt mensuplarının mezarları ve hasat ziyaretleri, düğünlere katılma, yardım toplama gibi etkinliklerin yanında ağır nitelikli eylemler cemaat içinde yer alan kişiler tarafından gerçekleştirilir. Cemaat aynı zamanda cihat hareketini yapacak sayısal çoğunluğu oluşturacaktır.
Örgütün şematik yapısı ve işleyiş biçimi ayrıntılı olarak irdelenmeden yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde şu sonuca ulaşılmıştır.
Her iki sanık hakkında, yasadışı Hizbullah adlı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılamaları sonucunda, anılan kararda yer alan gerekçeyle bu suçtan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Bozma kararına ilişkin karşı oy yazısında da açıklandığı gibi sanıkların cezalandırılmasına ilişkin kararın gerekçesi dosya içeriğine uygun olup, yeterli ve kanıtlara dayanmaktadır.
Hizbullah adlı silahlı terör örgütü liderinin 17.1.2000 tarihinde İstanbul'daki evinde elde edilen bilgisayar dosyalarının deşifre edilmesinden ve bu örgütün elemanı Suat Hoca kod Tahir Çiçek'in evinde ele geçirilen örgütsel nitelikli dokümanlarda yer alan bilgilere göre;
a) Sanık M. O.'un, adı geçen örgüte özgeçmiş raporu verdiği, Tahsin Kanat adlı kişinin uğraşları sonucu örgüte kazandırıldığı, örgütsel dersler aldığı, Sadık kod adını kullandığı, Huzur Camisi sorumluluğunu üstlendiği, örgüte zekat adı altında düzenli şekilde yardımda bulunduğu ve ekonomik faaliyetlere katıldığı saptanmıştır.
b) Sanık A. Y.'ın, örgüte resimli özgeçmiş raporu sunduğu, örgütsel faaliyetlerinde Cuma ve 048-03 kod adlarını kullandığı, Biçiciler ile Bereket Camilerinde örgütsel amaçlı dersler verdiği, ayrıca örgüte düzenli biçimde aidat ödediği kesin olarak ortaya çıkarılmıştır.
Bozma kararında, sanıkların tüm aşamalarda suçlarını inkar etmeleri esas alınarak, kolluk tarafından gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda örgütün arşivinde elde edilen bir çok belge içeriğine kanıt değeri tanınmayarak yok sayılmıştır. Oysa kolluk tarafından usulüne uygun olarak elde edildiği tutanaklarla saptanan bu belgelerin içerdiği bilgilerden yola çıkışla sanıkların inkara yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği Yerel Mahkeme tarafından isabetli takdir edilmiştir. Kaldı ki, gelen benzer işlerden, Yüksek Dairenin bir çok kararında, hukuka uygun olarak toplanan bu yazılı kanıtlara tek başına itibar edildiği bilinmektedir. Bu bakımdan, karşı oy yazısında da belirtildiği gibi bozma kararı yerinde olmadığı kanısına varılmıştır. görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkemenin sanıklar M. O. ve A. Y. haklarındaki mahkûmiyet kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanıkların yasadışı silahlı Hizbullah örgütünün sair efradı olmak suçundan cezalandırılmalarına karar verilen olayda, Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık yüklenen suçun sübuta erip ermediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak Ceza Yasamız hazırlık hareketlerini cezalandırmamaktadır. Ancak belirli amaçlara yönelik hazırlık hareketlerinin Yasada özel suç tipi olarak düzenlendiği haller vardır. Bunlardan biri de, Devletin şahsiyetine karşı cürümlerden olup TCY.nın 168. maddesinde düzenlenen suç tipidir. Silahlı çete suçunu düzenleyen bu maddede hazırlık hareketlerinin özel ve istisnai suç tipi olarak öngörülmesinin amacı, Devlete karşı ağır zarar tehlikesi yaratacak nitelikteki hareketlerin cezalandırılmasını sağlamaktır.
TCY.nın 168. maddesinin 1. fıkrası ile; 125, 131, 146, 147, 149 ve 156. maddelerde yazılı cürümleri işlemek için silahlı cemiyet ve çete teşkil etmek yahut böyle bir cemiyet ve çetede amirliği, kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz bulunmak eylemleri yaptırıma bağlanmıştır.
Silahlı cemiyet ve çetenin sair efradı olmanın cezai yaptırımı ise 168. maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup, birçok yargısal kararda vurgulandığı üzere; silahlı cemiyet ve çetede amirlik, kumanda ve hususi bir görev almayan, çeteye basit şekilde katılan, gayeye ait konularda irade birliği içinde olan, çeteye katılırken çetenin niteliğini bilen ve çetenin gayelerini kendi amacına uygun görenler ise cemiyet ve çetenin sair efradıdır.
TCY.nın 168. maddesinde tek tek sayılan yasa maddelerindeki suç tipleri amaç suçu oluşturmaktadır. Amaç suç tipi ile korunmak istenen hukuki değer açısından ağır ve yakın zarar tehlikesi yarattığı varsayılan silahlı çete ve cemiyet oluşturulması ise araç suçtur. Bu bakımdan silahlı çete suçu, belirtilen amaç çerçevesinde kabul edilmiş bir zarar tehlikesi suçudur.
Yukarda açıklanan hukuki düzenleme ile değerlendirmeler ışığında sanıkların somut olaydaki konumları ele alınıp incelendiğinde;
Anayasal düzeni yıkarak şer'i esaslara dayalı teokratik bir devlet kurmak amacını gerçekleştirmek için tebliğ (propaganda), cemaat (teşkilatlanma) ve cihad (savaş) biçiminde üç aşamalı bir strateji takip eden, askeri ve siyasi kanat olarak hiyerarşik bir sistem içinde hücre tipi yapılanmaya sahip olup silahlı tehdit, kaçırma ve öldürme yöntemlerine sıklıkla başvurduğu anlaşılan yasadışı Hizbullah örgütünün TCY.nın 146. maddesindeki amaç suçu gerçekleştirmek üzere kurulmuş silahlı çete niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Bu örgütün lider kadrosunu yakalamak amacıyla İstanbul ili Beykoz ilçesi Kavacık mahallesinde yasadışı örgüt lideri Hüseyin Velioğlu'nun kaldığı eve 17.1.2000 tarihinde güvenlik güçleri tarafından baskın yapıldığı, güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren yasadışı örgüt liderinin öldüğü, evinde yapılan aramada bilgisayar, CD ve disketlerin kurşunlanmış ve tahrip edilmiş halde bulunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda bunlarda kayıtlı bir kısım bilgilerin kurtarıldığı, kayıtlardan elde edilen ve dökümleri yapılan belgeler arasında sanıklar M. O. ve A. Y.'a ait özgeçmiş raporlarının, ayrıca yine Batman ilinde aynı örgütün mensubu Suat Hoca (K) Tahir Çiçek'in evinde yapılan aramada ele geçirilen bilgisayar disketlerinin yapılan çözümlerinden elde edilen bilgilerde sanıkların faaliyet gösterdikleri camiler ve faaliyetleri ile ilgili verdikleri raporların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sanık A. Y. hakkındaki belgelerin incelenmesinde;
Alt sağ köşesinde A. Y./Batman ibaresi yazılı fotoğrafın altında Sıra: 969, Adı Soyadı: A. Y., katılım yeri: Batman yazılı belgede kod adı, doğum tarihi, doğum yeri ve katılım tarihi bölümlerinin boş olduğu;
Cuma/K A. Y. başlıklı belgede, Bereket Camii değerlendirme raporu (Batman) Haziran 98 alt başlığını taşıyan ve Cemal adlı birisi tarafından düzenlenen ilk bölümde özetle, Bereket camii sorumlusu Salih Karadeniz'in iki ay önce camiye yapılan baskın sonucunda polis tarafından yakalanması nedeniyle ona bağlı kişilerin camiye gitmemeye başladıkları, Biçiciler-2 camisinden A. Y., Hasan ve Hüseyin'in üç hafta kadar ders vermeye git-tikleri ve gelişmeler hakkında bilgi verildiği; Batman İstek-Şikayet-Sorun-Öneri/Cami-Okul/Batman/Temmuz 98 alt başlığını taşıyan ve yine Cemal adlı kişi tarafından düzenlenen ikinci bölümde özetle, kendisine bağlı altı caminin sorumluları ve yaşanan sorunlar hakkında bilgi verilerek bazı yer değişiklikleri isteğinde bulunulduğu, bu sırada yine Bereket camiinin sorumlusunun yakalanması nedeniyle Biçiciler-2 camiinden A.'ın geçici olarak o camiye gittiğinin belirtildiği, bu bölümün devamında ise;
A. Y.'ın, son olan operasyonlarda cemaatin bazı tavırlar alması ve siyasi partileri bu konuda tavır almaları için sıkıştırması ve camilerde daha iyi ders verilmesi için kontrol mekanizmasının geliştirilmesi için yazmış olduğu kapalı not.
Allah'ın selamıyla cemaatin tüm fertlerini selamlıyorum. Son yapılan cami baskınları ve camilerdeki faaliyetlerimizde kanaatimce oluşan bazı durumları aktarmak istiyorum. Evet ben iki camide derse katılıyorum, birine baskın yapılmış bir seydayı tutuklamışlar ardında biz gidiyoruz. Eski sayısı 60 yakınken şu anda haftalık değerlendirmesini yapayım. 3, 4, 8 iki gün hiç gelen yok. Seydalar dahil bu iki günde bir gün ben dahil gitmemişiz.
Şimdi bunu aktarmamın sebebi şu belki cemaat fertlerine soruyor. Fertte diyor ki bu camiye arkadaşlarımız gidiyor. Yani cami çalışmamız vardır. Ama çoğu caminin durumu bundan farklı değildir. 1- Cemaat kontrolü sıkıştırılmalı, kontrol mekanizmalarını oluşturmalı bunu sorumlular yapabilir. 2- Hesap sormalı kaçta gidiyor ne kadar ilgileniyor. Haftalık hesap vermeli. Kaç kişi geliyor gerçek mevcudu ve eski mevcudu ortaya çıkıyor. İkinci bir sorun İmamlar cami kilitlerini değiştirmiş. Bereket ve Selimiye C. Hatta Selimiye'de cami cemaati, öğrencilerin gelmemesi için uyarmışlar. Öğrencilere imamın tavrı belli.
Çoğu camide imam artık tavır koyuyor elinden geleni yapıyor. Baskınlarda hiç arkadaşları savunmuyor, aksine haberim yok kendisi habersiz gelmiş örgüt üyesidir diye biliyor. Bereket camisinde bu yaşandı ve arkadaş tutuklandı. Ağır bir ceza istemiyle. 3- Müftü Emniyete dilekçe vermiş akşam yapılan derslerde haberimiz yoktur. İmamlarda herkes başının çaresine baksın diyanet programının dışında sizi savunamam. 4- Emniyet istediği kişiyi istediği saatte alıyor. Karşısında hak tepkisini göremiyor ve gün gittikçe azıyor. Olmayan şeyleri yapıyor. 12 yaşındaki çocukları artık gözaltına alıyor. Kanaatimce cemaat yeni tavırlar koymalı diğer halk kesimleriyle diyalog kurmalı başta siyasi partileri buna karşı tavır almasına zorlamalı hiç kimse Hamidilerin PKK'ya verdiği desteği görmezden gelmemeli. Hamidiler PKK yetkili ağızlarından duyulana göre senede 500 milyar vergi PKK'ya veriyor. PKK listelerini işe alıyor. Son Tekel sınavlarında PKK bir adamını göndererek ona liste uzatıp çıkmış. Hamidiler her gün Devletin polisini, askerini öldüren PKK bu desteği verirken camilere yapılan baskınlara 12 yaşındaki çocukları gözaltına aldıran kontrolündeki Valiye bir şey demiyorsa hesapsız kalmamalı bunların üzerine gidilmeli. 5- Cemaat müftüyü ikna etmeli. Müftü kanunların dışına çıkmıyor. Hiçbir riski göze almıyor. Diyanetin Kuran kursu saati 09.00-11.00 olduğu halde ve çoğu camide bu saatlerde ders verildiği halde imamlar gelip hazır bulunmuyor ve baskınlarda yine arkadaşlar alınıyor.
İyi niyetli imamlar ona defalarca söylendiği halde aynısını yapıyor. Ne şiş yansın ne kebap ne Emniyet kızsın ne cemaat. Hamidiler'in, Özdemir'lilerin keyfini kaçırmalı. Eğer halk tepkisini görmese devlet yarın bu günden beter olur. Cemaatin fertleri yakalanır, cemaatin yükü ağırlaşır ve yerimizde saymaya devam ederiz. Müslümanların mazlumiyetlerini herkes gördü. Şırnak'tan Ankara'ya kadar müslümanların kemiklerin üzerinde nerdeyse dans ediyorlar. Türkiye'de her şey keyfidir kanun yoktur. Hukuk siyasaldır. Siyasi partiler iyi niyetle ikna olsalardı. Mesleğim ve futbol. Mesleğimde hep arzuladığım iyi bir yere gelmek ve epey çaba harcayarak istediğim yere geldim. Ama gene de içimde manevi bir boşluk vardı. Hep arayıştaydım. Gerçi RP'yi destekliyordum. Hatta o zamanlar bize cennet vaadediliyordu. Ama ben kendimi biliyordum. Ben bu halimle nasıl cennete giderim. Mesleğimden dolayı ailemi ve namazımı. Futboldan dolayı yüzlerce namaz kaçırmışım. Ama elhamdülillah Muhammedi İslamı tanıdıktan sonra yeniden La ilahe illalah dedim. Bütün boş şeylerden vazgeçtim. Cahili hayatımda kötü arkadaş edinmedim. şeklinde açıklamalar yer aldığı ve cemaate 1991 yılı ortalarında Tahsin Kanat vasıtasıyla katıldığını ve onunla ders yaptığını bildirdiği, ailesi hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulunduğu, daha önce Refah Partisi sempatizanı olup polisle veya askerle bir sorununun olmadığını bildirdiği, hangi camilerde çalışma yaptığı bölümünün ise boş bırakıldığı;
Hizbullah Arşivi, Batman, Cilt Fihristleri 1995 başlıklı bilgisayar çıktısında, 296. cilt: Muhtelif başlıklı bölümde, Mazhar'ın istek ve şikayeti.....133; 477. cilt: İşçi-esnaf özgeçmişleri başlıklı bölümde, M. O.: '65, Kurtalan/Dusadekköyü, ilk. M., oto elektrik, '92,......91-92; 605. cilt istenen-yapılan başlıklı bölümde, Sanayi, Uzman oto elektrikçide çalışan Mazhar'la ilgileniyor. 20.1.95.....29; Batman Hizbullah Örgüt Listesi başlıklı bölümde, genel kodu: 7200113007, isim kodu: Sadık, ad soyad: M. O., bölge: Batman, alan: Köyler C.; Yazan: Halim İstenilen-yapılanlar/Köyler/Batman/aralık 97 başlıklı bölümde, Mazhar köylere hoca olarak giden Nimet bacıya 5 kg şeker, 5 kg yağ, 5 kg pirinç veya bulgur, 1 kg çay cemaat adına götürsün. (19.11.97); Mazhar, Nimet bacıya yukarıda yazılı erzakı Müzeyyen bacı vasıtasıyla evlerine götürmüş. Bu erzakın tutarı 4 milyon tuttu. Aralık 07 mali raporunda giderlere yazılacak. (Cemaleddin/10.12.97); Örgütün askeri kanadında faaliyet gösteren M. O. ve yeğeni M. O. Mardin ve eyaletinde katılım yakalatmaları ve sorgulatması konusunda (sorgu kaseti Edip Gümüş'e intikal ettirildi.); M. O. başlıklı bölümde, Yeğeni Metin Oslun askeri Mardin ve eyaletini katılım yakalattı sorgulattı, kaseti bize getirdi. Hüseyin Velioğlu bize getirdi. İdil'de bomba bağlamak suretiyle öldürüldü. Hanımı ve oğlunu...; M. O. Batman 1972 Hasankeyf Batman kuranıkerim dersi alır oto elektrikçi ortaokul mezunu hiç gelmemiş zeki itaatsiz ağırbaşlı (İ. Abdullah Cami); M. O. Pınarbaşı'nda N...'ın evinde Arif Hoca ile haftalık görüşmelerini yapar. (Taş-Güneş-Çelik) ibarelerinin yer aldığı;
Bir başka belgede Yunus'un aylık faaliyet raporu başlıklı bölümde Mazhar (1965, Hasankeyf, oto elektrikçi, ilkokul mz, 1991); istek, şikayet ve öneriler bölümünde ise sorumluların çalışmalarının yetersizliğinden söz edilerek yeni eleman istenirken, ...M. O. gibi Batman'daki sorumlu arkadaşların yerine gayret gösterecek.... ibarelerinin yer aldığı ve Şubat 1999 tarihinde Sadık (K)'tan iki milyon lira aidat alındığı;
Batman Kasım 1999 başlıklı el yazması belgede M. O.'un, Huzur camii sorumlusu yapıldığını belirtildiği;
Bir başka bilgisayar çıktısında Sadık (K) tarafından 29.9.98 tarihinde, A. K.ve A. B., Recep O. ile ilgili kişisel bilgiler içeren rapor verildiği;
Diğer bazı belgelerde ise S. (K) hakkında raporların yer aldığı ve yine 1998 yılının Kasım-Aralık aylarında sanık M. tarafından çeşitli kişilerden toplanan aidatların ve lojistik malzemelerine ödenen paraların listesinin bilgisayar çıktısı olarak 4 sayfa halinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Sanık M. da aşamalardaki ifadelerinde özgeçmiş raporundaki bilgilerin tamamının kendisine ait ve doğru olduğunu, ancak yasadışı örgüte üye olmadığını ve yardımda bulunmadığını, hakkındaki bilgilerin örgütün eline nasıl geçtiğini bilemediğini söylemiştir.
Bu bilgi ve belgelerden;
Sanık A. Y.'ın, yasadışı Hizbullah terör örgütünün görüşlerini benimseyerek Cuma kod adını alıp, Biçiciler-2 camiinde örgüt adına dersler verdiği, Bereket camii sorumlusunun güvenlik güçlerince gözaltına alınması üzerine bu camide de dersler verdiği, bu faaliyetleri hakkında raporlar düzenlediği,
Sanık M. O.'un da örgütün görüşlerini benimseyerek özgeçmiş raporu verip Sadık kod adını aldığı, Huzur camii sorumluluğunu yaptığı, örgüte aidat ödeyip diğer örgüt mensuplarından aidat topladığı ve bu paralarla lojistik malzeme alarak bunların düzenli kayıtlarını örgüte ilettiği, örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda bu malzemelerin dağıtımını yaptığı, bazı kişiler hakkında kişisel bilgiler içeren rapor düzenleyerek örgüte verdiği açıkça anlaşılmaktadır. Sanıkların gerçekleştirdikleri bu eylemlerin niteliği, çeşitliliği ve sürekliliği nazara alındığında silahlı çete niteliğindeki Hizbullah örgütünün sair efradı olduklarının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım Kurul Üyeleri ise, sanıkların cezalandırılmaları için dosya kapsamında yeterli kanıt bulunmadığı nazara alınarak Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.11.2002 gün ve 1786-2138 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Diyarbakır 3 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 02.04.2002 gün ve 288-89 sayılı hükmünün, 01.01.2002 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 471. maddesi hükmüne rağmen TCY.nın 33. maddesinin uygulanmasındaki isabetsizlik nedeniyle BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan sanıkların ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına ibaresi çıkartılarak yerine hapis halinin sona erdirilmesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına açıklaması eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2002 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy