(765 S. K. m. 59/2, 61, 62, 169) (3713 S. K. m. 5)
Dava: Silahlı çeteye yardım ve yataklık suçu sanıklarından Mehmet'in TCY'nın 169, 3713 sayılı Yasanın 5. ve TCY'nın 59/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, üç yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına,suç eşyasının zoralımına, sanık Selim'in beraatine ilişkin Ankara 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 21.3.2002 gün ve 144-52 sayılı hüküm sanık Mehmet Ali Tok vekili ile DGM C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 14.11.2002 gün ve 1785-2219 sayı ile;
"Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre her iki sanığın birlikte bildiri dağıtmak üzere parkta bulundukları sırada, henüz dağıtmadan çanta içindeki bildirilerle birlikte yakalandıkları, eylemlerinin eksik teşebbüs aşamalarında kaldığı, haklarında buna göre uygulama yapılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeden sanık Selim'in beraatine, sanık Mehmet'in ise yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden, oyçokluğu ile bozulmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı 19.12.2002 gün ve 79543 sayı ile;
"Kolluk görevlilerince düzenlenen 8.8.2001 günlü tutanağa göre, "... olay günü saat 22.00 sıralarında Feridun Çelik Mahallesi 8. Cadde üzerinde bulunan Dostluk Parkında onar metre ara ile yerde suç konusu bildirilerin bulunması üzerine yakalanan sanık Mehmet'un üzerinde aynı bildirilerden 90 adet bulunduğu.." belirtilmiştir. Sanık, Cumhuriyet Savcılığı ile Yedek Hakimlikte yapılan sorgusunda özetle, "...Yasadışı hiçbir örgütle ilişkisi olmadığını, K... Gazetesinin özel sayısı olan bildirileri olay günü dağıtmak için aldığını, dağıtamadan yakalandığını ..." belirtmiştir.
T
adlı silahlı çetenin illegal yayını "K... Gazetesinin" özel sayısı olan bildirilerin dağıtılmasının bu örgüte yardım olduğuna ve TCK'nun 169. maddesi kapsamında kalan suçu oluşturduğuna kuşku yoktur. Tartışılması gereken sorun, sanığın eyleminin tamamlanmış kalkışma aşamasında kalmış suç olup olmadığı noktasında odaklanmıştır. Dosya içeriğine ve özellikle düzenlenen olay tutanağına göre, savunmasının aksine, olay yerinde bildiri dağıtıldığı ihbarı üzerine gelen polislerin sanığın bulunduğu parkta yere atılmış iki adet bildiri bulduğu ve bu arada kaçmaya kalkışan sanığın yakalanması sonucunda üzerinde yere atılan bildirilerden 90 adet bulunduğu ortaya çıkmıştır. Sanık Mehmet'in üzerinde bulunan bildirilerden ikisinin yere atılmış bulunması ve polislerin bu alanda bildiri dağıtıldığına ilişkin aldıkları ihbar, dağıtım işine başlandığının, dolayısıyla suçun tamamlanmış bulunduğunun en açık kanıtı olduğunun kabulünü gerektirir.
Olay tutanağına göre diğer sanığın yanında yakalanan sanık Selim'in üzerinde suç konusu bildirilerden bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu sanığın belirtilen suça katıldığına ilişkin aşamalarda kabulü yoktur. Öteki sanık Mehmet ise Yedek Hakimlik ifadesinde ve duruşmadaki sorgusunda ısrarla, Selim'in yanında olduğunu ama bildiri dağıtacağından haberdar olmadığını ve suça katılmadığını söylemiştir. Bu bakımdan kuşku sanık lehine yorumlanmalı ve tamamlanmış suça sanığın katıldığının kesin olarak saptanamaması nedeniyle hakkındaki beraat kararı onanmalıdır" görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık;
a ) Sanıklardan Mehmet'e yüklenen silahlı çeteye yardım suçunun tamamlanıp tamamlanmadığı,
b ) Sanık Selim'e yüklenen silahlı çeteye yardım suçunun sabit olup olmadığı, hususlarına ilişkindir.
İnceleme konusu olayda; 8.8.2001 günü 22.00 sıralarında olağan devriye görevi yapan kolluk görevlilerinin Feridun Çelik Mahallesinde bulunan Dostluk Parkı kenarında yaklaşık on'ar metre ara ile yere atılmış durumda, silahlı çete niteliğindeki T
örgütünün illegal yayın organı olduğu anlaşılan Sosyalizm Yolunda K.. gazetesinin Temmuz 2001 tarih ve 32. özel sayısı olan " Yaşamımızın yıkımına, ülkenin satışına, devrimci katliamına sessiz kalmayalım! Haramilerin kirli ve kanlı saltanatını yıkalım! Hücrelerde boğulmak istenen emekçilerin ve ülkenin geleceğidir! Hücre tipi yaşama hayır, ölümlere son" başlıklı iki adet bildiriyi bularak çevreyi araştırdıkları, sanıklar Mehmet ile Selim'in kendilerini görünce parktan çıkıp araziye doğru gitmeleri üzerine kuşkulanıp yakaladıkları, sanıklardan Mehmet sırt çantasından ( 90 ) adet bildiri ile K.. Gazetesinin toplatma kararı verilmiş bulunan 4 Ağustos 2001 tarihli 20. sayısından ( 7 ) adet çıktığı, buna ilişkin tutanaklar ile tutanak düzenleyicisi tanıklar İdris ve Sinan'ın yeminli anlatımları ve Emniyet Genel Müdürlüğü yazılarından anlaşılmaktadır.
Sanık Mehmet kollukta susma hakkını kullanmış, DGM C.Savcılığında; olay gecesi bildiri dağıtacaklarını, çanta içinde 100 kadar bildiri ile K.. dergilerinin bulunduğunu, dağıtım sırasında arkadaşı Selim'in da yanında bekleyeceğini, ancak bildirileri dağıtamadan yakalandıklarını belirtmiş, DGM Yedek Hakimliğindeki ve duruşmadaki sorgusunda benzer biçimde, önceki ifadesini doğrulayarak, çantasındaki bildirileri dağıtamadan yakalandıklarını savunmuştur.
Sanık Selim ise kollukta susma hakkını kullanmış, DGM C.Savcılığındaki ifadesi ile duruşmadaki sorgusu sırasında benzer biçimde; daha önceden F Tipi cezaevlerine yönelik protesto nedeniyle hakkında soruşturma yapıldığını, olay gecesi 01.00 sıralarında arkadaşı olan sanık Mehmet ile Mamak Dostluk Parkında otururlarken polislerin kendilerini yakaladığını, sanık Mehmet'in çantasından bildiriler ve dergilerin çıktığını, kendisinin bildiri dağıtmadığını, sanık Mehmet'i de dağıtırken görmediğini savunmuştur.
Silahlı cemiyet ve çeteye yardım suçu TCY'nın 169. maddesinde düzenlenmiş olup, bu suçun oluşması için failin, silahlı cemiyet ve çete mensuplarının eylemlerine iştirak etmeksizin, onların hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer göstermesi veya yardım etmesi yahut erzak, silah, cephane veya giysi temin etmesi ya da her ne suretle olursa olsun hareketlerini kolaylaştırması gerekir. Silahlı çeteye ait bildirilerin dağıtılması ile icra hareketleri bitirilmiş, silahlı çeteye yardım suçu tamamlanmış olacaktır. Ancak dağıtımın gerçekleştirilemediği, başka deyişle icra hareketlerinin tamamlanmadığı hallerde suçun eksik kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilmelidir.
Somut olayda, kuşku üzerine yakalanan sanıklardan Mehmet'in çantasında, Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirme amacına ulaşmak için bir çok bombalama, silahlı soygun, öldürme ve yaralama eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle silahlı çete niteliğinde olduğu anlaşılan T
(
) isimli örgütün illegal yayın organı tarafından çıkartılan ve örgütün bir kısım konulardaki propagandasını içeren bildiriler ve hakkında toplatma kararı bulunan dergiler elde edilmiştir. Ancak, sanık Mehmet Ali Tok'un "bildirileri dağıtamadan yakalandığı" yolunda, aşamalarda istikrarlı biçimde sürdürdüğü anlatımının aksi kanıtlanamamış, parkta yerde bulunan iki adet bildirinin bu sanık tarafından dağıtıldığı hususu şüpheli kalmıştır. Bu sanığın silahlı çetenin propagandasını içeren bildirileri dağıtmak amacıyla alıp üzerinde bulundurmak şeklindeki kanıtlanmış eylemi ise, henüz icra hareketlerinin bitmesinden önce ortaya çıkarıldığı için, silahlı çeteye yardım suçu tamamlanamamış, eksik kalkışma düzeyinde gerçekleşmiştir.
Öte yandan, sanıklardan Mehmet'in; "Selim Necati ile arkadaşız. Dostluk Parkında bildiri dağıtacaktık. Dağıtmaya başlamadan polis bizi yakaladı. Bildirilerin dağıtımı sırasında Selim yanımda bekleyecekti." yolundaki beyanı, her iki sanığın aynı yer ve zamanda, kolluk görevlilerinden uzaklaşmaya çalışırlarken suça konu bildirilerle birlikte yakalanmaları karşısında eksik kalkışma düzeyinde gerçekleşen silahlı çeteye yardım suçundan sanık Selim Necati Ort'un da iştirak ettiği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanmıştır. Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığının sanıklardan Mehmet'e yüklenen silahlı çeteye yardım suçunun tamamlandığına, sanık Selim Necati'ye yüklenen suçun sabit olmadığına ilişen itirazlarının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım Kurul Üyesi; sanık Mehmet'e yüklenen silahlı çeteye yardım suçunun tamamlandığını belirterek Yargıtay C.Başsavcılığının bu sanığın suçuna yönelik itirazının kabulü gerektiği, bir Kurul Üyesi ise; sanık Selim Necati'ye yüklenen suçun tamamlandığını ileri sürerek Yargıtay C.Başsavcılığının bu sanığın suçuna yönelik itirazının değişik gerekçe ile kabulü gerektiği görüşü ile karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 18.3.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy