(765 S. K. m. 31, 33, 51, 62, 448) (1412 S. K. m. 322) (4721 S. K. m. 471)
Dava: Adam öldürmeye tam kalkışma suçundan sanık Erkan'nın TCY'nın 448, 62 ve 59/2. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, saldırgan sarhoşluk suçundan beraatine ilişkin Zonguldak 2.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.3.2002 gün ve 139-23 sayılı hüküm sanık Erkan vekili ile C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.11.2002 gün ve 3496-4344 sayı ile;
"a ) TCK.nun 31. maddesi uyarınca daimi olarak kamu hizmetlerinden yasaklanmasına,
b ) TCK.nun 33. maddesi uyarınca ağır hapsin kurumda geçirilecek süresiyle sınırlı olarak ve TKM. 471. maddesi gözetilmek suretiyle yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına,
ibareleri CMUK.nun 322. maddesiyle tanınan yetki uyarınca ilave edilerek düzeltilen hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi" onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 20.1.2003 gün ve 75059 sayı ile; sanığın maruz kaldığı basit tahrikin etkisi ile adam öldürmeye kalkışma suçunu işlediği, bu nedenle hakkında TCY'nın 51/1. maddesinin uygulanması gerektiği, görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Sanığın adam öldürmeye tam kalkışma suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığın hafif haksız tahrik hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkindir.
Sanık Erkan ile arkadaşı Erdal'ın alkol alıp saat 24.00 sıralarında mahallelerindeki köprü üzerinde arkadaşları ile birlikte oturmaya başladıkları, Korhat'ın kullandığı ticari taksinin de köprüden geçip Gökhan'ı evine bıraktıktan sonra geri döndüğü, yeniden çarşıya gitmek isteyen Gökhan'ın çağırması üzerine ticari taksinin bir kez daha dönüp Gökhan'ı alarak köprü üzerinden geçtiği sırada aracın üst üste bir kaç kez mahallelerinden geçtiğini gören Erdal'ın taksinin önüne geçip durdurarak şoför Korhat'a "burada ne arıyorsunuz" diye sorduğu ve yumruk atmaya kalkıştığı, araçtan inen Gökhan'ın, aynı mahallede oturduğunu ve aracın da kendisini bırakmaya geldiğini söylemeye çalıştığı sırada bu kez ona saldırıp kafa atarak yumrukla vurduğu, sanık Erkan'nın da bu saldırıya katıldığı, tanık Haşmet'in araçtan inip aralamaya çalışmasını fırsat bilen Gökhan'ın yaya olarak kaçtığı, Korhat ile Haşmet'in de taksiyle uzaklaşıp durağa geldikleri ve Gökhan'ın abisi olan mağdur Adnan'ı görerek durumu anlattıkları, hep birlikte araca binip Gökhan'ı döven kişileri aradıkları sırada bir başka ticari araçla gelen Gökhan'la karşılaşıp birlikte olay yerine geldikleri, sanığın bulunduğu gruptan bir kişinin tekmeyle vurup ticari aracın stop lambasını kırması üzerine mağdur Adnan ile Gökhan'ın sopalarla saldırdıkları, sanık Erkan'nın da olaydan sonra elde edilemeyen bıçağı ile Adnan'ın karın bölgesine iki kez vurarak yaraladığı, mağdur Adnan'ın yanında bulunan kişilerin olaydan hemen sonra polisler tarafından yakalanarak ifadelerinin alındığı, sanık Erkan ile arkadaşı Erdal'ın ise ertesi gün öğle saatlerinde kolluk güçlerine teslim oldukları, olay yerinde yapılan aramada iki adet sopa ile şişe kırıklarının bulunduğu, mağdur Adnan'ın mide ve barsak lezyonuna neden olup her ikisi de karın boşluğuna nafiz olan kesici delici alet yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği ve ( 25 ) gün iş ve gücüne engel biçimde yaralandığı, yine sanık Erkan'nın ( 5 ) gün, arkadaşı Erdal'ın ( 10 ) gün iş ve gücüne engel biçimde yaralandıkları, mağdur Adnan'ın kardeşi Gökhan'ın ise "sağ kaş lateralinde şişlik, sol göz altında kızarıklık ve sol el 1. parmağında şişlik" oluşacak şekilde yaralandığı, sanık Erkan ile Erdal'ın kaçamaklı ikrarları, mağdur Adnan ile olaydan hemen sonra ifadelerine başvurulan Gökhan, Korhat ve Haşmet'in oluşa uygun ve yekdiğerini doğrulayan anlatımları, doktor ve Adli Tıp Kurumu raporları, olay yeri görgü ve tespit tutanakları ile dosyaya toplanan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
TCY'nın 51. maddesinde belirtilen genel tahrik uygulamasında kural olarak, haksız bir fiil ile mağduru tahrik eden fail, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez. Ancak maruz kaldığı tepki, kendi gerçekleştirdiği fiille karşılaştırıldığında aşırı bir hal almışsa, başka bir deyişle tepkide açık bir oransızlık varsa, bu tepkinin artık başlı başına haksız bir nitelik alması nedeniyle fail bakımından haksız tahrik oluşturduğu kabul edilmelidir.
Karşılıklı tahrik oluşturan fiillerin varlığı halinde, fail ve mağdurun yekdiğeri yönünden tahrik oluşturan bu haksız davranışları birbirlerine oranla değerlendirilmeli, öncelik-sonralık durumları ile birbirlerine etki-tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri göz önünde tutulmalı, ulaştıkları boyutlar, vahamet düzeyleri, etkileri ve dereceleri gibi hususlar dikkate alınmalı, buna göre; etki-tepki arasında denge bulunup bulunmadığı gözetilerek, failin başlangıçtaki haksız davranışına gösterilen tepkide aşırılık ve açık bir oransızlık saptanması halinde, failin haksız tahrik hükümlerinden yararlandırılması yoluna gidilmelidir.
İnceleme konusu olayda; sanık Erkan'ın arkadaşı Erdal ile birlikte olayın ilk aşamasında köprüden geçen ticari aracı haklı bir neden olmaksızın durdurup, mağdur Adnan'ın kardeşi Gökhan'a saldırarak dövdükleri, durumu öğrenip olay yerine gelen mağdur ve arkadaşlarının bindiği araca tekme ile vurup stop lambasını kırdıkları, böylelikle ilk haksız hareketi sanığın gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Sonraki aşamada mağdur Adnan ile kardeşi Gökhan'ın sopa ile sanık ve arkadaşlarına saldırmaları şeklindeki haksız davranış ise, gerek ulaştığı boyutlar ve sergilediği vahamet gerekse neticeleri itibariyle, tepkide aşırılık ve açık bir oransızlık olarak nitelendirilemeyeceğinden, sanığın haksız tahrik hükümlerinden yararlanmasına olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 18.3.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy