(2709 S. K. m. 38) (765 S. K. m. 2, 31, 33, 59, 62, 450, 462)
Dava: Kan gütme saiki ile adam öldürmeye tam kalkışma suçundan sanık İ. Ö.'in kısmen dönüşen suç niteliğine göre taammüden ve kan gütme saiki ile adam öldürmeye tam kalkışma suçundan TCY'nın 450/4-10, 62 ve 59/2. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında TCY'nın 31. ve 33. maddelerinin uygulanmasına ilişkin Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.5.2001 gün ve 39-183 sayılı hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 1.Ceza Dairesince 29.5.2002 gün ve 362-2194 sayı ile
1- Sanığın üvey kardeşi Abdullah oğlu 1950 doğumlu Hüseyin Öter ile görülmekte olan davanın öldürüleni İ.Öter'in yeğeni D. oğlu 1980 doğumlu R. Ö.'in 13.6.1999 günü Beytüşşebap'ta öldürülmesi olayı hakkında tanık Z.Ö.'in maktüllerin birbirlerini vurduklarına dair beyanına mukabil sanık İ.'ın önce R., H.'i vurdu, jandarmalarda .'i terörist zannedip vurdular biçimindeki farklı savunması dikkate alınıp, önceki bu olayın bu husumete sebebiyet verip vermeyeceğini belirlemek açısından bu olayın evrakının ilgili yerlerden soruşturulup getirtilmesi ve varsa tanıklarının da dinlenmesinden sonra sanık İskan'ın suçuna vasıf verilmesi ve şartları oluştuğu takdirde tahrikin gözetilmesi,
2- Mağdur M. oğlu 1940 doğumlu İ. Ö.'in Beytüşşebap Mutluca köyünde kayıtlı olmakla birlikte köyünde ikamet etmeyip Van ili Karşıyaka Mahallesi Gaziosman 7. sokak no: 87 sayılı adreste ikamet ettiği dosyasındaki bilgiden anlaşıldığından bu adresinden çağırılıp olay hakkında dinlenmeden ve önceki olayın maktülleri olan Hüseyin ve Recep ile olan akrabalık derecesi sorulup tesbit edilmeden hüküm kurulması,
3- Sanık hakkında uygulamanın ölüm cezası ile başlatılması, 17 Ekim 2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C. Anayasası'nın 38. maddesinde; savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez hükmünü ekleyen 4709 sayılı Yasa ve TCY.nın 2/2. maddesi uyarınca TCK.nun 450. maddesince verilebilecek ölüm cezalarının hukuki dayanağının kalmaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce ceza yasalarında yapılacak uyarlama ve değişimler çerçevesinde sanığın öldürme suçuyla ilgili olarak Yerel Mahkemece yeniden hüküm kurulmasının zorunlu bulunması gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
(3) Nolu bozma nedenine uyma kararı veren Yerel Mahkeme (1) ve (2) nolu bozma nedenlerine karşı, 11.10.2002 gün ve 346-324 sayı ile;
...sanığın aile kayıt tablosu celb edilmiş, daha önceki olayda öldürülen H. Ö.'in sanığın üvey kardeşi olduğu görülmüştür.
Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 1995/91 esas sayılı dosyasının bu dosya içerisinde olduğu görülmüş ve İ. Ö.'in maktul H. Ö.'i öldürmekten dolayı TCK. nun 450/5, 462/2, 59/2. uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığı ve kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26.10.1999 tarih ve 2538/3406 sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.
Davanın dayanağını teşkil eden Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 1995/91-136 sayılı kararındaki olay tarihinin 15.4.1995 olduğu anlaşılmış, aradan geçen 5 yıl zarfında sanığın kan gütme saiki ile hareket ettiği belirlenmiştir.
Sanığın üvey kardeşi olan H. Ö.'in 15.4.1995 tarihinde İ. Ö. tarafından vurulması ve öldürülmesi sebebiyle İ. Ö.'in kendi ifadesinde belirttiği gibi bunu bir türlü unutamadığı ve teselli edilemediği, bunun üzerine bulunduğu yerden, hasta olduğunu bahane ederek önce Hakkari iline giderek orada F. Ö.'in evinde misafir kaldığı ve bu kişiye tedavi için geldiğini bildirerek gece orada yattığı, daha sonra sabahleyin saat 7.00 sıralarında yola çıktığı, tabancasını bacaklarının arasına gizlediği, saat 11.00 sıralarında Van'a geldiği, bir çocuktan mağdurun adresini tesbit ettiği, daha sonra camiiye gittiği orada mağdurla karşılaştığı, 5 metre gibi yakın mesafeden peşpeşe mağdura öldürmek maksadıyla ateş ettiği, mağdurun ensesinden, sol kol ve sol kalçasından isabet aldığı, acilen ameliyata alındığı ve hayati tehlike geçirdiği anlaşılmaktadır.
Mağdur aramalara rağmen bulunup ifadesi alınamamış, ayrıca kati raporu da temin edilememiştir. Ancak toplanan deliller birbirini teyit ettiğinden kesin rapor alınmasına ve mağdurun dinlenmesine lüzum görülmemiştir.
Bu bağlamda sanığın hazırlık soruşturması sırasında emniyette ve sulh ceza mahkemesine verdiği ifadelerde mağduru öldürmek için yola çıktığını ve plan kurduğunu söylemiş olması sebebiyle bu beyanlarının Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 1995/91-136 esas ve karar sayılı dosyasındaki olayı da teyit ettiği görülmüş, sanığın mağdur İ. Ö.'i hem tasarlayarak ve hem de kan gütme saikiyle öldürmek istediği hususunda mevcut delillerin yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan kan gütme saiki ile suçun işlenmesi için gereken zaman da geçmiş bulunmaktadır. Çünkü benzeri konularda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ilk suçun üzerinden yeteri kadar bir zaman geçmesini aramaktadır. Olayımızda ilk suç 1995 yılında işlenmiş sanığın ise 2000 yılında intikam almak maksadıyla hareket ettiği tesbit edilmiştir.
Ayrıca suçun tasarlanarak işlendiği hususunda da bir tereddüt yoktur. gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık müdafii ile C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve kendiliğinden temyize tabi bulunması nedeniyle dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 3.3.2003 günlü bozma isteyen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanık İ. Ö.'in kardeşi olan H. Ö.'in 15.4.1995 tarihinde İ. Ö. tarafından öldürülmesi nedeniyle sanığın da 24.3.2000 günü Van iline gidip mağdur İ. Ö.'i kan gütme saiki ile ve taammüden öldürmeye kalkıştığı kabul edilerek TCY'nın 450/4-10, 62 ve 59. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık;
1) Sanığın üvey kardeşi olan A. oğlu 1950 doğumlu H. Ö.'in 13.6.1999 günü öldürülmesi olayı ile ilgili soruşturma evrakının getirtilerek incelenmesine,
2) Mağdur İ. Ö.'in Van ilindeki adresinden çağrılarak önceki öldürme olaylarında adı geçen kişilerle yakınlığının tespiti bakımından dinlenilmesine, dolayısıyla soruşturmanın anılan hususlarla ilgili olarak genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu hususları sırasıyla inceleyecek olursak;
1) Yerel Mahkemece, sanığın kardeşi H. Ö.'in 15.4.1995 tarihinde İ. Ö. tarafından öldürüldüğü, sanığın da bu nedenle olay günü mağdur İ. Ö.'i kan gütme saiki ile ve taammüden öldürmeye kalkıştığı kabul edilmişse de, sanığın savunması, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 1995/91 esas sayılı dosyası ile nüfus kayıtlarından, o olayda öldürülen D. oğlu 1963 doğumlu H. Ö.'in sanığın kardeşi olmadığı, Yerel Mahkeme kabulünün ak-sine olayın faili İ. Ö.'in sanığın üvey kardeşi olduğu, dolayısıyla yargılamaya konu eylemin önceki bu olaydan dolayı kan gütme saiki ile adam öldürmeye kalkışma olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Sanık İ. Ö.'in savunmasında; üvey abisi olan A. oğlu 1950 doğumlu H. Ö.'in 13.6.1999 günü geçici köy korucusu olarak katıldığı bir operasyonda R. Ö.simli kişi tarafından öldürüldüğünü, askerlerin de R. Ö.'i öldürdüklerini, R. Ö.'in 1995 yılında öldürülen D. oğlu 1963 doğumlu H. Ö.'in kardeşi ve aynı zamanda olayımızın mağduru İ. Ö.'in yeğeni olduğunu, kendisinin de bu olayın intikamını almak amacıyla mağduru vurduğunu belirtmesi, mağdurun eşi tanık Z. Ö.'in ise; mağdur İ.'in yeğeni olan R. Ö. ile sanığın abisi H. Ö.'in görevli oldukları sırada birbirlerini öldürdüklerini beyan etmiş olmaları karşısında, Özel Daire bozma ilamında belirtildiği üzere 1999 yılında meydana gelen bu olayın husumete neden olup olmayacağının ve yargılamaya konu suçun kan gütme saiki ile işlenip işlenmediğinin belirlenmesi bakımından, olaya ilişkin evrakın getirtilerek incelenmesi gereklidir.
Ancak, Beytüşşebap C.Başsavcılığı tarafından 1999/67 Hz. sayısı üzerinden yürütülmekte olan hazırlık soruşturmasına ilişkin bu evrakın onaylı fotokopilerinin bozmadan önce celbedildiği ve mahkeme başkanının 21.6.2000 günlü havalesi ile dizi pusulasında gösterilmeksizin bir zarf içinde dosyaya konulduğu, inceleme sırasında da dosyada bulunduğu anlaşılmaktadır.
2) Öte yandan, olay mağduru İ. Ö. hakkında bozma ilamında gösterilen adresi de belirtilmek suretiyle dört ayrı ihzar müzekkeresi çıkartılmasına, üç kez başka yer mahkemelerine talimat ve adresinin kolluk tarafından araştırılması için C.Savcılığına yazılar yazılmasına karşın belirlenen adreslerden celbinin sağlanamaması ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle Yerel Mahkemece dinlenilmesinden vazgeçildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mağdurun nüfus kaydı Beytüşşebap ilçesi yerine yanlışlıkla Hakkari ili Merkez ilçeden istendiği için celbedilememiş ve dolayısıyla 1999 yılındaki öldürme olayının faili olduğu belirtilen R. Ö. ile yakınlığı kayden saptanamamış ise de, sanığın beyanları ile mağdurun eşi olan tanık Z. Ö.'in anlatımlarına göre, gerek 1995 yılında sanığın kardeşi İ. tarafından öldürülen D. oğlu 1963 doğumlu H. Ö.'in gerekse 1999 yılında sanığın abisini öldürdüğü iddia edilen R. Ö.'in mağdurun akrabaları olduğunun belirlenmesi karşısında, mağdurun salt bu hususun teyidi bakımından dinlenilmesine gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, bozma ilamının (1) ve (2) nolu bentlerinde belirtilen her iki husus yönünden de soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunmadığından, bozmaya uyulan kısım ve hükmün diğer yönlerinin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkemenin soruşturmanın genişletilmesine gerek olmadığına ilişkin (DİRENME HÜKMÜNÜN İSABETLİ BULUNDUĞUNA), bozmaya uyulan kısım ve hükmün diğer yönlerinin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy