(3167 S. K. m. 16) (2709 S. K. m. 38) (1412 S. K. m. 310, 315)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Y.E.'ın 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, bir yıl süre ile bankalarda çek hesabı açmaktan ve çek keşide etmekten yasaklanmasına ilişkin İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.05.2000 gün ve 133-450 sayılı hüküm sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 04.02.2002 gün ve 27731-4779 sayı ile;
"17 Ekim 2001 tarih 24556 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4709 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen Anayasa'nın 38. maddesinin son fıkrası karşısında yasal düzenlemenin ne olacağının belirlenmesi açısından acilen uyum yasası çıkartılması zorunluluğu da nazara alınarak sonucun beklenilmesi ve buna göre yeniden takdir ve değerlendirme yapılarak uygulama yapılmasında zorunluluk bulunduğu" gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 28.11.2002 gün ve 304-1052 sayı ile;
"CYUY'nın 322. maddesindeki bozma gerekçelerinin olayda gerçekleşmediği, Anayasa Mahkemesinin 21.11.2002 gün ve 408-191 sayılı kararı karşısında Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozma kararının yasal dayanağının da ortadan kalktığı" gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yerel Mahkemece bu kez, 17.01.2003 gün ve 304-1052 sayı ile; "Sanığın gıyabında verilen gerekçeli karar sanığın kendisine 07.01.2003 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin havale tarihinin 15.01.2003 olduğu, tebliğ tarihinden itibaren süresinden sonra temyiz dilekçesinin verildiği" gerekçesiyle CYUY.nın 315. maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" istekli 24.03.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına ilişkin yokluğunda verilen direnme hükmü sanığa 07.01.2003 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi üzerine, 15.01.2003 havale tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
CYUY.nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi, yasal tatil olmayan 14.01.2003 günü mesai bitiminde sona erdiği halde, mahkeme kararına karşı sanık tarafından yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz davası açılması isteminde bulunulmuştur. Temyiz istemi süresinde olmadığı gibi, karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkumiyet hükmü de sanığa verilen cezanın miktarı itibariyle CYUY.nın 305. maddesi uyarınca kendiliğinden temyize tabi olan hükümlerden değildir. Temyiz davası açılabilmesi için gerekli olan, "süre koşulu" gerçekleşmediğinden, sanığın CYUY.nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra vaki temyiz inceleme isteğinin reddine ilişkin karar isabetlidir.
Bu itibarla Yerel Mahkemenin, sanığın temyiz isteğinin reddine ilişkin hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle Yerel Mahkeme ret kararının ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy