(1412 S. K. m. 253, 260, 261, 268, 308) (765 S. K. m. 2/2) (3167 S. K. m. 16)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ünal O.'in 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, bir yıl süre ile bankalarda çek hesabı açmaktan ve çek keşide etmekten yasaklanmasına ilişkin İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2000 gün ve 743-1224 sayılı hüküm sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 12.03.2002 gün ve 3600-11528 sayı ile;
"17 Ekim 2001 tarih 24556 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4709 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen Anayasa'nın 38. maddesinin son fıkrası karşısında yasal düzenlemenin ne olacağının belirlenmesi açısından acilen uyum yasası çıkartılması zorunluluğu da nazara alınarak sonucun beklenilmesi ve buna göre yeniden takdir ve değerlendirme yapılarak uygulama yapılmasında zorunluluk bulunduğu" gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 04.03.2003 gün ve 443-134 sayı ile;
"CYUY'nın 322. maddesindeki bozma gerekçelerinin olayda gerçekleşmediği, Anayasa Mahkemesinin 21.11.2002 gün ve 408-191 sayılı kararı karşısında Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozma kararının yasal dayanağının da ortadan kalktığı" gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının "bozma" istekli 24.06.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, Yerel Mahkemece verilecek direnme kararlarında CYUY'nın 260, 261, 268 ve 308. maddeleri gereğince yeniden hüküm kurulmalıdır.
Karar; sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşur. "Sorun" bölümünde maddi olay açıklanmalı, "gerekçe" kısmında kanıtlarla sonuç arasındaki kurulan bağ anlatılmalı ve hukuki nitelendirme yer almalıdır.
"Sonuç", bir başka deyimle "hüküm" kısmında ise, CYUY'nın 268/4. maddesi uyarınca;
CYUY'nın 253. maddesine göre verilen kararın ne olduğu,
Uygulanan yasa maddeleri,
Verilen ceza miktarı,
Yasa yollarına başvurmanın olanaklı bulunup bulunmadığı,
Hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir.
Tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda CYUY'nın 261. maddesi gereğince; 268. maddede belirtilen ve yukarıda unsurları açıklanan hüküm fıkrasının duruşma tutanağına yazılması zorunludur. Sonradan yazılan gerekçeli kararda bu hususlara yer verilmesi, eksik yazılmış kısa karara geçerlilik kazandıramaz. Ceza Genel Kurulumuzun kararlılık gösteren uygulamaları da bu yöndedir.
İncelenen dosyada Yerel Mahkeme, belirtilen ilkeler doğrultusunda işlem yapmamış, bozulmakla ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar vermiş, ancak direnmeye ilişkin hükümde, verilen kararın ne olduğunu, uygulanan yasa maddesini ve verilen ceza miktarını açıkça belirtmemiştir. Bu nedenle direnme kararının öncelikle bu usuli sebepten bozulmasına karar verilmelidir.
2- Öte yandan, sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına ilişkin direnme hükmünden sonra, 8 Mart 2003 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 14. maddesi ile 3167 sayılı Kanunun 16. maddesi değiştirilerek cezai yaptırım, geçici 2. maddesiyle de çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmın yüzde on tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte 3 ay içerisinde ödenmesi halinde açılmış bulunan davaların düşürülmesi bakımlarından suç failleri yararına yeni düzenlemeler getirilmiş olması karşısında, TCY.sının 2/2. maddesi hükmü de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla, sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün her iki nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yerel Mahkeme direnme hükmünün, yukarıda açıklanan nedenlerle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 24.06.2003 günü kısmen tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy