(765 S. K. m. 403, 404)
Dava: Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Ahmet Murat İpek'in, TCY.nın 404/4. maddesi uyarınca salahı tıbben anlaşılıncaya kadar muhafaza ve tedavi altına alınmasına, satmak suçundan ise kanıt yetersizliğinden beraetine ilişkin, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.5.2002 gün ve 194-180 sayılı hüküm, O Yer C.Savcısı tarafından, uyuşturucu madde satmak suçu yönünden temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 23.12.2002 gün ve 28942-26968 sayı ile;
"İhbarın mahiyeti, sanıkların yakalanış biçimi ve uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, sanığın kolluk ifadesi ve bu ifadeyle uyumlu diğer iki sanığın aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın, haklarındaki hüküm temyize konu olmayan diğer iki sanığa para karşılığı uyuşturucu madde temin ettiği anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyeti yerine, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 30.4.2003 gün ve 38-113 sayı ile;
"Sanığın aşamalarda değişmeyen samimi savunmasına, bu savunmayı doğrulayan ve ancak bir kişinin ihtiyacına yetecek miktarda bulunan ( 0.9 ) gram ) ve zapt olunan eroinin miktarına, sanık Ahmet Murat İpek ile diğer sanıklar arasındaki kültür ve sosyal yapı farklılığına ve sanık Ahmet Murat İpek'in huzurda incelenen kişiliğine göre savunması samimi görülmüş ve sanığın haklarında daha önce mahkumiyet hükmü tesis edilen diğer sanıklara eroin temin etmek maksadı ile hareket etmediği, sadece onların parasını almak maksadı ile ve dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği, bu haliyle sanığın uyuşturucu maddelerden eroin temin ve tedarik suçunu işlemediği" gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de, O Yer C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 23.6.2003 gün ve 99448 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın uyuşturucu madde satmak suçundan beraetine karar verilen olayda; Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, suçun sübutu noktasında toplanmaktadır.
Eroin bağımlısı olduğu ve Şişli Kurtuluş İlköğretim okulu önünde eroin sattığı istihbaratının alınması üzerine sanık Ahmet Murat İpek kolluk görevlilerince, yanında Yüksel Yılmazer ve Ali Demirhan olduğu halde 25.5.2001 günü anılan yerde yakalanmış, üzerinden daralı ağırlığı 2.0 gram olan eroin elde edilmiş,Yüksel Yılmazer'in üzerinde ise Rivotril roch ibareli 26 adet uyuşturucu hap bulunmuştur.
Sanık şifahi sorgulamasında; 20 yıldır eroin bağımlısı olduğunu, düzenli bir geliri bulunmadığından, içeceğini temin etmek için, kendisi gibi bağımlılara eroin maddesi sattığını, birlikte yakalandıkları Yüksel'den 20 milyon lira, Ali Demirhan isimli şahıstan ise 5 milyon lira aldığını, karşılığında üzerinde çıkan eroini vereceği esnada yakalandığını, bu eroinin gramını 8 milyon liraya Yusuf isimli bir şahıstan aldığını söylemiş,
Uyuşturucu madde kullanmak suçundan haklarında verilen mahkümiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık Yüksel Yılmazer, eroin bağımlısı olduğunu, Ahmet Murat İpek isimli bir şahsa 20 milyon lira verdiğini, karşılığında eroin alacağını, eroini alacağı esnada polislerce yakalandığını, üzerinde çıkan hapları eroin bulamadığı zaman krizi önlemek için kullandığını beyan etmiş,
Diğer sanık Ali Demirhan da benzer anlatımda bulunmuştur.
Sanık Ahmet Murat İpek aynı gün kollukta alınan beyanında; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu olduğunu, 1983 yılında Almanya'ya gittiğini, birçok Avrupa ülkesinde kaçak olarak yaşadığını, Türkiye'de turizmcilik yaptığını, 20 yıldır eroin kullandığını, düzenli bir gelirinin olmaması nedeniyle içeceğini temin etmek için eroin bağımlısı arkadaşlarına eroin sattığını, olay günü de, Yüksel ve Ali isimli şahıslarla okulun önünde görüştüğünü, krizde oldukları, eroin gerektiği söylenince, temin edebileceğini söylediğini, Yüksel'in 20, Ali'nin ise 5 milyon lira verdiğini, Yusuf isimli şahıstan temin ettiği 2 gram kadar eroini teslim etmek için bekledikleri Kurtuluş ilköğretim okulunun önüne geldiğini, teslim edeceği sırada yakalandığını söylemiş,
Sulh Ceza Mahkemesinde,Yusuf ve Suzan isimli şahıslardan eroin aldım, amacım kullanmaktı, satma niyetim yoktu, Yüksel ve Ali isimli şahıslara eroin temin edeceğimi söyleyerek 25 milyon aldım, eroin satıcısı değilim, dolandırmak kastı ile almıştım şeklinde savunma yapmış,
Duruşmada ise; eroin kullanıcısı olduğunu, kimseye satmadığını, kullanmak için aldığı eroinin polisler tarafından yapılan üst aramasında bulunduğunu, polis ifadesini kabul etmediğini söylemiştir.
Yüksel Yılmazer kollukta alınan beyanında; Ahmet Murat İpek isimli şahsı uzun zamandır tanıdığını, onun da kendileri gibi eroin bağımlısı olduğunu, kendisi ile eroin almak için görüşüp 20 milyon verdiğini, Ali Demirhan'ın da aynı amaçla 5 milyon verdiğini, Ahmet Murat'ın eroin getirmek üzere yanlarından ayrılıp gittiğini, bir süre sonra geldiğini, polisler tarafından bu esnada yakalandıklarını, daha önce de tedavi olmak için kendisinden eroin aldığını beyan etmiş,
Sulh Ceza Mahkemesinde; Ahmet Murat İpek'e para verdiğini, eroin almayı beklerken polisler tarafından yakalandığını söylemiş,
Duruşmada ise, Ahmet Murat İpek'e, bir içimlik mal almak için para verdiklerini, şahsın siz bekleyin diyerek gittiğini, sonra polislerin gelip üzerini aradıklarını, bu durumu polise anlatınca polislerin mal getirecek arkadaşı beklediklerini, uyuşturucuyu getirecek şahıs gelince polislerin onu da yakaladığını, bu şahsın huzurdaki Ahmet Murat İpek olduğunu söylemiştir.
Diğer sanık Ali Demirhan'da aşamalarda, sanık Yüksel Yılmazer'in beyanlarına benzer anlatımlarda bulunmuştur.
26.5.2001 tarihli ekspertiz raporunda; net ağırlığı 0,90 gram açık kahverengi toz halindeki maddenin TCY.nın 403. maddesinde belirtilen uyuşturucu maddelerden eroin olduğu, roche ibareli ilacın ise yeşil reçete ile satılan, alışkanlık ve bağımlılığa yol açan ilaçlardan bulunduğu bildirilmiştir.
Bakırköy Ruh sağlığı ve sinir hastalıkları hastanesince düzenlenen raporda; sanık Ahmet Murat İpek'in,uyuşturucu maddelerden eroin kullanımının iptila düzeyinde ve cezai ehiyetinin tam olduğu belirtilmiş, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda da bağımlılığının iptila düzeyinde olduğu bildirilmiştir.
Sanığın hırsızlık, eroin satmak ve bulundurmak suçlarından mahkumiyetlerinin olduğu, daha önce de tıbben iyileşinceye kadar muhafaza ve tedavi altına alındığı saptanmış, ayrıca sahte reçete ile uyuşturucu özelliği ihtiva eden ilaç sağlamak, kumar oynamak, eroin içmek, hırsızlık, eroin satmak suçlarından geliş kayıtlarının bulunduğu bildirilmiştir.
Birlikte yakalandığı sanıklardan Yüksel Yılmazer'in, polisle silahlı çatışmaya girmek, yaralamak, silah taşımak, eroin satmak, içmek ve bulundurmaktan geliş kayıtlarının bulunduğu, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan arandığı, uyuşturucu madde bulundurmak, kullanmak ve satmaktan mahkümiyetlerinin, Ali Demirhan'ın ise yankesicilik, sahte kimlik bulundurmak ve uyuşturucu bulundurmaktan geliş kayıtlarının, hırsızlık ve uyuşturucu madde kullanmak suçlarından mahkümiyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TCY.nın 403. maddesinin 5. fıkrasında; uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satmak, satışa arzetmek, satın almak, bulundurmak, parasız devretmek veya parasız devralmak, sevk veya nakletmek, alım, satım devir veya teminine aracılık etme fiileri yaptırım altına alınmış, aynı maddenin 6. fıkrasında ise, uyuşturucu maddelerin, eroin, kokain, baz morfin ve morfin olması halinde verilecek cezaların arttırılacağı belirtilmiştir.
Fıkrada, ülke içinde uyuşturucu madde teminine yönelik hareketler cezalandırılmıştır. Seçimlik hareketli bir suç olan, bu suçun oluşması için, belirli bir sonucu meydana getirmeye yarayan ve yasada gösterilen hareketlerden sadece birinin yapılmış olması yeterlidir.
Genel kasıtla işlenen bu suçta, herhangi bir saik ve maksat aranmadığından, failin hangi amaçla eylemi gerçekleştirdiğinin suçun oluşumunda bir önemi bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında yukarda değinilen kanıtlar birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde;
Uyuşturucu müptelası olan sanık, 25.5.2001 günü bir ilkokul önünde daralı ağırlığı 2, net ağırlığı ise 0,9 gram olan eroin maddesi ile yakalanmış, kollukta eroini birlikte yakalandığı Ali ve Yüksel isimli şahıslara aldığı para karşılığı teslim etmek üzere iken yakalandığını ikrar etmiş, diğer sanıklarda kolluk ve yargılama aşamalarında sanığın temin ettiği eroini ödedikleri para karşılığında kendilerine teslim edeceği esnada yakalandığını ikrar etmişlerdir. Sanık Ahmet Murat İpek her ne kadar sonraki aşamalarda, dolandırmak kastı ile diğer şahısların paralarını aldığını savunmuş ise de, suçtan kurtulmaya yönelik bu savunmaya itibar etmeye olanak bulunmamaktadır.
Temin ettiği eroini satışa arz ettiği esnada yakalanan sanığa atılı suç tüm ögeleriyle oluştuğundan, dosyadaki kanıtları CYUY.nın 254. maddesine aykırı bir şekilde değerlendiren yerel mahkeme direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yerel Mahkeme direnme hükmünün, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy