(1412 S. K. m. 365, 366)
Dava: Mala zarar vermek suçundan sanıklar Eyüp ve Nazmi'nin beraatlarına ilişkin Nazilli Asliye Ceza Mahkemesince 21.01.2002 gün ve 592-7 sayı ile verilen kararın katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Daire-since 17.09.2002 gün ve 24048-22606 sayı ile;
"Müştekiler Musa ve Hamdi vekilinin, CMUK'nun 366/1. maddesinde belirtilen yöntemine uygun olarak yapmış olduğu katılma istemi konusunda, aynı madde uyarınca olumlu bir karar verilmeksizin, adı geçen müştekilerin katılan ve vekillerinin de katılan vekili sıfatıyla duruşmaya kabulü" isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 17.02.2003 gün ve 1288-114 sayı ile;
"Müdâhiller Hamdi ve Musa vekili, 19.10.2001 tarihinde yapılan keşif sırasında mahkemeye hitaben sunduğu dilekçe ile müvekkilleri adına davaya , müvekkillerinin suçtan zarar gördüğünden bahisle onların müdahil, kendisinin de müdahil vekili olarak kabulünü talep etmiş, bu beyanını aynı tarihte düzenlenen keşif tutanağında tekrarlamış, iddia makamının keşif sırasında uygun görüşü alındıktan sonra talep doğrultusunda müştekilerin müdahil, vekillerinin de müdahil vekili olarak davaya ve duruşmalara kabulüne karar verilmiştir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" isteyen 16.07.2003 günlü tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların mala zarar vermek suçundan beraatlarına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, yakınanların yargılamaya katılmalarının kabulüne ilişkin usulüne uygun bir karar verilip verilmediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Yerel Mahkemece 19.10.2001 tarihinde mahallinde yapılan keşif sırasında yakınanlardan Hamdi'nin hazır olduğu ve yakınanlar vekilince sunulan dilekçe ile her iki yakınan adına davaya katılma isteminde bulunulduğu, iddia makamından mütalaası sorularak, aynen; "İbraz edilen müdahale dilekçesi uyarınca müştekinin suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen CMUK. 365. maddesi uyarınca, vekilinin de müdahil vekili olarak davaya ve duruşmaya kabulüne" ilişkin ara kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla Yerel Mahkemenin, usulüne uygun olarak katılma kararı verildiğine ilişkin direnme kararı isabetli olup, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme nedeninin İSABETLİ BULUNDUĞUNA, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 07.10.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy