(765 S. K. m. 510, 522)
Dava: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan sanıklar, A.K. ve M.B.'in beraetlerine, İ.A., ve A.G.'in TCY.nın 510 ve 522. maddeleri uyarınca 6'şar yıl hapis cezasıyla, R.U.'ın TCY.nın 510, 522 ve 81/1-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tutukluluk hallerinin devamına, suçta kullanılan çekici ve dorsenin aynı Yasanın 36. maddesi uyarınca zoralımına ilişkin Tokat Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.6.2002 gün ve 70-120 sayılı hüküm, katılanlar ile sanıklar R. U., İ. A. ve A. G. vekilleri ve O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 26.9.2002 gün ve 10902-7472 sayı ile;
"S.S. Tokat Birlik Taşıyıcılar Koop. Başkanlığı ile A. Nakliyatın emtia tesliminin Tekel tarafından yapılmış olması ve nakliyatta aracı bulunmalarından dolayı suçtan doğrudan doğruya zarar görmedikleri, usulsüz verilen kamu davasına katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği cihetle vaki temyiz istemlerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi reddine,
I- Sanık M.B. hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan C.Savcısı ile müdahil Tekel İdaresi vekilinin mahkûmiyete yeterli delil bulunduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına,
II- Diğer sanıklara yönelik temyizlere gelince;
Sanık R.U.'a TCK.nun 81. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 15.10.2001 tarihli duruşmada ek savunma hakkı tanındığı, ayrıca sabıka kaydı yüzüne karşı okunup bir diyeceği olmadığını söylediği anlaşıldığından tebliğnamenin 4 numaralı bendindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Sanık İ. A.'ın müdafii de hazır olduğu sırada emniyette verdiği 14.9.2001 tarihli ifadesinde olayı planlayanların içinde A.K.'nın da olduğunu söylemesine ve adı geçenin fiziki tanımını da yapmasına ve yine sanık A. G.'in emniyette müdafii de hazır bulunduğu sırada verdiği aynı tarihli ifadesinde suça konu sigaraları İstanbul'da teslim ettiği A.K.'yı fiziken tanımladığı anlaşılmasına göre öncelikle bu tanımlamanın, hakkında dava açılan A.K.'ya uygun olup olmadığı hususu, gerektiğinde yüzleştirme de yapılmak suretiyle tespit edilmesi, bu tanımlamanın uygunluğunun belirlenmesi halinde sanık A.G. ve İ.A.'ın yukarıda sözü edilen emniyet anlatımları diğer delillerle birlikte karar yerinde tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik soruşturmaya ve bu ifadeler üzerinde durulmadan yeteriz gerekçeyle yargılanan Ahmet K.'nın suça iştirak eden A.K. olduğunun belirlenemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi,
2- Müdahil Tekel İdaresinin tazminat talebi hakkında bir karar verilmemesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
( 2 ) nolu bozma nedenine uyan Yerel Mahkeme ( 1 ) nolu nedene karşı 30.12.2002 gün ve 357-340 sayı ile;
"Sanıklar A.G. ve İ. A. hazırlıkta müdafiileri de hazır olduğu halde 14.09.2001 günlü ifadelerinde, sigaraların Ağrı'lı Ahmet isminde bir şahsa teslim edileceğinden bahsetmektedirler. Bu şahıs hazırlıkta polis tarafından aranmış bulunamamış, bu sebeple de bu sanıklarla yüzleştirilememiştir.
Ancak 15.10.2001 tarihinde Tokat Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada sanık Ahmet Kaya'da hazır bulunmuş ve diğer sanıklarla birlikte huzura alınıp savunması alınmıştır. Mahkemece, sanıklar A.G. ve İ. A.'a, A. K. gösterilip tanıyıp tanımadıkları sorulmuş, bu sanıklar A.K.'yı tanımadıklarını açıkça belirtmişlerdir.
Mahkememizde yapılan yargılamada da 2. celse de sanıklar, sanık Ahmet Kaya'yı tanımadıklarını, bu dava dolayısıyla cezaevinde tanıdıklarını açıkça belirtmişler, sanıklar suçu inkar ettiklerinden mahkemelerdeki beyanlarında eski beyanlarını da kabul etmemişler ve A.K.'dan da bahsetmemişlerdir.
Bu açık yüzleştirmeler ve soruşturmalar karşısında Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesinin ( 1 ) nolu bozma kararına uyulmamıştır. Zira bahsedilen celselerde eksiklik olarak belirtilen hususlar tamamlanmıştır.
Bu itibarla da yapılan soruşturma ve yargılamada eksiklik bulunmadığı" gerekçesi ile direnmiştir.
Bu hükmün de süresi içinde sanıklar vekili, O Yer C.Savcısı ve temyiz istemi red edilen S.S. Birlik Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 27.3.2003 gün ve 38811 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanık A.K.'nın hukuki durumunun belirlenmesi açısında soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Tokat sigara fabrikalarında üretilen sigaraların nakliye işi A... Uluslararası Ticaret Şirketi tarafından yüklenilmiş olup, nakliye işi Tokat S.S. Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından yerine getirilmektedir, sanıklardan A.G. ise diğer sanık R. U.'ın maddi katkıları ile aldığı 60 HF 003-004 plakalı çekici ve dorse ile sigaraları nakletmektedir.
4.9.2001 tarihinde A.G. tarafından, Karabük Tekel Başmüdürlüğüne teslim edilmek üzere 1340 koli sigara teslim alınarak hareket edilmiş, 8.9.2001 tarihinde sigara yüklü aracın gelmediğinin, Karabük Tekel Başmüdürlüğünce bildirilmesi üzerine, kooperatif yetkilileri tarafından araştırma başlatılmış, sanık A.G.'in, kooperatif başkanı İ.G.'i cep telefonu ile arayarak gasp edildiğini bildirmesi üzerine İstanbul'a gidilmiş, sanık A.G., başlangıçta, gasp edildiğini, olayın Karabük'te gerçekleştiğini, kamyonun nerede olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Alınan bilgiler doğrultusunda kooperatif yetkililerince 8.9.2001 tarihinde Tokat C.Başsavcılığına ihbarda bulunulmuş, Tokat Emniyet Müdürlüğünce diğer Emniyet Müdürlüklerine gönderilen 13.9.2001 tarihli teleks yazısında; araştırmalar devam ederken, 12.9.2001 tarihinde A.G. ve R.U.'ın, Tokat İl Jandarma Komutanlığına müracaat ederek, İ.G. tarafından, kaybolan sigaraların bulunması amacıyla kaçırılarak İstanbul'a götürüldüklerini, kendilerine işkence yapıldığını bildirdikleri, sanık A.G.'in şifahi sorgulamasında; kayınbiraderi İ.A., R.U., Ağrı Merkez Sıtkiye nüfusuna kayıtlı Hasan ve S. oğlu 1971 d.lu A.K. isimli şahısla olayı planladıklarını, 5.9.2001 günü yüklediği sigaraları 50 milyar karşılığında 6.9.2001 günü İstanbul'da, R.U. ve A.K. isimli şahıslara teslim ettiğini beyan ettiği bildirilmiştir.
Sanık A.G. kollukta 14.9.2001 günü müdafii hazır olduğu halde alınan beyanında; kayınbiraderim İ.A., R.U. ile çocukluktan beri samimi arkadaştır. Ben bu Tırı satın aldıktan sonra kayınbiraderim R.U. ile R. in dükkanında Turhal'da Ahmet diye anılan bir şahsa fabrikadan alacağımız sigarayı verir isek para kazanabileceğimizi, sigaranın toplam tutarının yarısını vereceklerini söyledi. Kayınbiraderimin bu teklifini kabul ettim. Yapılan plan gereği fabrikanın bana verdiği sigarayı alarak yola çıkacak, İstanbul'a giderek soy ismini bilmediğim Doğu şiveli Kürtçe konuşabilen Ahmet isimli kişiye ve R.U.'a sigaraları teslim edecektim. Daha sonra Polise veya Jandarmaya Karabük yakınlarında tanımadığım iki veya üç silahlı kişinin önümü çevirerek kamyonumu ve malımı elimden aldıkları şeklinde müracaatçı olacaktım.
04 Eylül 2001 günü aracıma 680 koli uzun Samsun ve 660 koli de Tekel 2000 sigarası yüklendi. Arabanın yüklendiğini ve kaç koli olduğunu kayınbiraderim olan İ.A.'a bildirdim. Kayınbiraderim de konuyu R.U. ve Ahmet'e aktarmış, beni yolda iken cep telefonumdan arayacaklarını söyledi.
05 Eylül 2001 günü sabah 08.00'de Tokat'da sigara fabrikasından arabamı alarak yola çıktım. Seyir halinde iken R.U. aradı, Karabük'e girmememi ve İstanbul'a doğru devam etmemi, Mahmutbey köprüsü yakınlarında, Mahmutbey sapağında beklememi söyledi. Mahmutbey yol sapağına geldim ve durdum. R.U. ile Ahmet isimli şahıs duruyordu. Ahmet dediğim şahıs, esmer, 1.80 boylarında, gür siyah saçlı, hafif sakallı, bıyıklarını tam hatırlamıyorum bir şekilde idi. İkisi beni alarak yolun yaklaşık 200 metre gerisinde başka bir arabaya götürdüler, arabanın arka kısmına Ahmet ile birlikte bindim, yaklaşık 20 dakika mesafeli bir yere götürdüler, 08 Eylül 2001 Cumartesi günü akşamına kadar bu evde kaldım. Beni hiçbir yere çıkarmadılar, bu süre içerisinde elimi kolumu bağlamadılar. Evde Ahmet'le birlikte oturdum.
Ben bu sigara dolu TIR'ı R.U. ve Ahmet isimli Kürt şiveli şahsa İstanbul'da 06 Eylül 2001 günü saat 01.30'da teslim ettim. Bu işleri birlikte yaptığım Ahmet isimli şahsın ne ev telefonunu ne cep telefonunu nede Turhal veya İstanbul'daki adresini bilmiyorum, şeklinde beyanda bulunmuş,
C.Savcılığında ve Sulh Ceza Mahkemesinde müdafii hazır olduğu halde susma hakkını kullanmış,
Duruşmada; önceki beyanlarını ve suçlamaları red ederek, tanımadığı kişiler tarafından gasp edildiğini savunmuş,
Sanık A. K. müdafiinin istemi üzerine sorulduğunda; kendisine gösterilen A.K. isimli şahsı tanımadığını söylemiştir.
Duruşmada 11.3.2002 tarihli oturumda ise, A.K. olarak bahsettiğim şahsın şimdi huzurda olan sanık olup olmadığını bilmiyorum, ifademi yazanlar öyle yazmışlar, A.K.'yı cezaevinde tanıdım, daha önce hiç görmedim, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık İ. A. kollukta müdafii hazır olduğu halde 14.9.2001 günü alınan beyanında; R. beni muhtemelen Temmuz ayında kendi dükkanında Turhal'dan olduğunu bildirdiği Ahmet isimli biriyle tanıştırdı. Bu şahıs doğu şiveli idi. Söylediğine göre Ağrı'lı imiş. Üçümüz bir arada iken Recep sigara sevkıyatında bulunmam sebebiyle sigara fabrikasından alacağım sigara yükünü Ahmet ve Recep'e teslim etmem halinde bana 30 milyar TL'sı teklif ettiler, kabul etmedim. Ağrı'lı Ahmet ile Recep tekrar aynı teklifleri getirdiler. Hatta kürt olan bu Ahmet beni tehdit etmeye de başlamıştı. Bu işi hemen yapmamı istiyordu. Konuyu enişteme götürdüm kabul etti, eniştem malı yükledi, Karabük malının yola çıkacağını Recep'e telefonla bildirdim, Ağrı'lı Ahmet, sen de İstanbul'a gel, malın tesliminde bulun, paranı al dedi, korktuğumdan gitmedim. Ağrı'lı Ahmet olarak bildiğim Doğu şiveli, sürekli Kürtçe konuşan, esmer tenli, 1.80 boylarında, siyah bıyıklı, siyah gür saçlı, aksanı bozuk bu şahsın ne cep telefonunu ne ev telefonunu nede Turhal veya İstanbul'daki adreslerini bilmiyorum. Biz sadece Karabük'e gidecek olan malın istikametini değiştirip İstanbul'a götürüleceğini kararlaştırıp iş sonunda alacağımız paraları konuştuk. Eniştem malı o şahıslara teslim etmiş, ancak halen para almadım.
C.Savcılığında ve Sulh Ceza Mahkemesinde müdafii hazır olduğu halde susma hakkını kullanmış,
Duruşmada; önceki beyanlarını ve suçlamaları red ederek, sorulması üzerine huzurdaki A.K. isimli şahsı tanımadığını söylemiştir.
Sanık R.U., müdafii hazır olduğu halde; kollukta, C.Savcılığında ve Sulh Ceza Mahkemesinde alınan beyanlarında, susma hakkını kullanmış, duruşmada ise suçlamaları red ederek, huzurda bulunan A.K.'yı tanımadığını söylemiştir.
Taşıyıcılar kooperatifinin başkan yardımcısı S. S. duruşmada saptanan beyanında; A.G. kamyonun gasp edildiğini bildirince başkanımız İstanbul'a gitti, İstanbul'dan arayıp Ahmet ile birlikte olduklarını söyleyerek şikayet dilekçesi vermemi istedi, denileni yaptım, başkan geldiğinde bu işin içinde R. U., A.G. ve İ. A.'ın olduğunu söyledi, sanıklarla birlikte başkanımızda olduğu halde İstanbul'a gittik, yolda sorunca İsmail Akbaş ve Ahmet Gülmez, Turhal'da bulunan Ahmet isimli bir şahsa malı verdiklerini, Recep'e tırı teslim ettiklerini, Recep'in de bu kişiye tırı teslim ettiğini, bu iş için ellişer milyar para alacaklarını söylediler, A.G., Mahmutbey kavşağına kadar tırı kendisi sürmüş, orada başka birine teslim etmiş, A.G., Recep ile birlikte bir eve gitmiş, Ahmet o evde kalmış Recep tırın yanına geri dönmüş, bunu Ahmet bize anlattı, şeklinde beyanda bulunmuş,
Tanık H. G. kollukta 14.9.2001 günü alınan beyanında; Ahmet isimli şahsın soyadı Kaya'dır, kendisi Ağrı'lıdır, kendisini yaklaşık 2 yıldır tanırım, çok seyrek Turhal'a gelir, sadece M.B. ile konuşur, Ağrı'da besicilik yaptığını duydum,
H.B. Kollukta 14.9.2001 günü alınan beyanında; A.K. ablamla evli olup, eniştemdir. Tokat-Turhal ilçesinde ikamet etmektedir,
Şeklinde beyanda bulunmuşlar,
Sanıklar A.G., İ. A.ve R. Uzamış tarafından imzalanan 10.9.2001 tarihli bir yazıda ise;
Karabük'e teslim aldığım sigaraları Recep'le beraber satmak üzere İstanbul'a götürdük, Mahmutbey kavşağında Recep'in tanıdığı doğu Beyazıtlı Ahmet adındaki bir adam şoför getirerek tırı boşaltmaya götürdü bize yerini göstermedi, şimdi ise Recep ve bende pişman olduk, İstanbul'da teslim yerini ve Recep, Ahmet'i tanıdığından göstermek ve şikayet etmek üzere ne zaman derseniz hazırız, şeytana uyduk bizi affet hatamızı kapatmak istiyoruz, beyanlarının yer aldığı anlaşılmaktadır.
15.9.1971 Ağrı doğumlu olan sanık A.K. hakkında, bulunamaması nedeniyle 20.9.2001 tarihinde gıyabi tevkif kararı verilmiş, aramalara rağmen bulunamayan sanığın hazırlıkta beyanı saptanamamış, 15.10.2001 tarihinde duruşmaya gelen sanık hakkındaki gıyabi tevkif kararı vicahiye çevrilmiş, sanık hakkındaki suçlamaları red etmiştir.
Bu kanıtlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kollukta müdafileri huzurunda beyanları saptanan sanıklar A.G. ve İ. A. olayı tüm ayrıntıları ile anlatarak, sigaraları teslim ettikleri Ahmet isimli şahsın eşkalini ayrıntılı olarak belirtmişler, sanıkların bu beyanları, kooperatif yetkilileri S.A. ve İ. G. ve tanık S. S.'ın anlatımları, Tokat Emniyet Müdürlüğünün 13.9.2001 tarihli faks yanıtı, İl Jandarma Komutanlığının yazısı ile doğrulanmış, Ahmet olarak bahsedilen şahsın ise soyadının Kaya olduğu ve Ağrı nüfusuna kayıtlı bulunduğu, tanıklar Hüseyin G., Hasan B. ve Turan B.'ın kolluk beyanları ve Tokat Emniyet Müdürlüğünün yazıları ile saptanmıştır. Yerel Mahkemece bu kanıtlar irdelenmeden ve sanıkların görüştüklerini beyan ettikleri telefon kayıtları getirtilmeden, sanıkların duruşmada Ahmet K.'yı tanımadıklarına ilişkin beyanlarına itibar edilerek sanık A.K.'nın beraatına karar verilmiştir. Ceza Yargılamasının amacı somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak olarak saptanmasıdır. Duruşmada kendileri ile ilgili suçlamaları ve kolluk beyanlarını red eden sanıklar A. G. ve İ. A.'ın, kollukta, sigaraları teslim ettikleri şahıs olarak belirtip, eşkalini verdikleri sanık Ahmet Kaya'yı tanıdıklarını söylemeleri hayatın olağan akışına aykırıdır, zira suç işlemediğini savunan bir kimsenin daha önceden sadece bu suç nedeniyle tanıdığı ve eylemi birlikte gerçekleştirdikleri iddia olunan bir kişiyi tanıdığını söylemesi beklenemez, bu itibarla, Yerel Mahkemece, sanık A. K. ile kolluk beyanlarında eşkali verilen A.K.'nın aynı kişi olup olmadığı, gözlemlenerek ve gözlem sonuçları denetim olanağı sağlaması açısından tutanağa geçirilerek, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçelerle önceki hükümde direnilmesi isabetsizdir.
Bu itibarla sanık Ahmet Kaya hakkındaki direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; sanık A.K. hakkındaki direnme hükmünün BOZULMASINA, uyulan husus ile temyiz isteğinin reddine ilişkin karar bakımlarından temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmesine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 8.7.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy