(2004 S. K. m. 353, 365)
Dava: Sanığın mal beyanında bulunmamak suçundan beraatine ilişkin Şırnak İcra Ceza Mahkemesinden verilen 18.9.2001 gün ve 8-6 sayılı hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 29.3.2002 gün ve 2243-2379 sayı ile;
"Ödeme emri tebligatının, adresin tadilat nedeniyle geçici olarak kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli olduğu ve takibin kesinleştiği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 9.7.2002 gün ve 1-17 sayı ile; ödeme emrinin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmemesi nedeniyle suçun oluşmadığı gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "temyiz isteğinin reddini" isteyen 31.3.2003 günlü tebliğnamesi ve Özel Dairenin 24.4.2003 gün ve 3363-3389 sayılı kararı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın mal beyanında bulunmamak suçundan beraatine ilişkin direnme hükmü 9.7.2002 günlü oturumda şikayetçi vekiline tefhim edildiğinden, İİY'nın 353. maddesindeki 7 günlük temyiz süresi şikayetçi yönünden tefhimle birlikte işlemeye başlamıştır. Gerekmediği halde yapılan tebligat yeni bir süre başlatmayacağı ve herhangi bir hak doğurmayacağından, 4.9.2002 havale tarihli dilekçe ile başvuruda bulunan şikayetçi vekilinin süreden sonraki temyiz inceleme isteminin İİY'nın 353 ve 365. maddeleri uyarınca reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenle, şikayetçi vekilinin süresinden sonraki temyiz inceleme isteğinin İİY'nın 353 ve 365. maddeleri uyarınca REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 10.6.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy