(1412 S. K. m. 326) (2004 S. K. m. 344)
Dava: Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık Murat'IN İİY.nın 344 ve TCY.nın 81/2. maddeleri uyarınca 11 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Develi İcra Ceza Mahkemesince verilen 15.10.2001 gün ve 75/76 sayılı hüküm, sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 2.5.2002 gün ve 4071-3881 sayı ile;
"Takibe konu nafaka ilamının kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 5.6.2002 gün ve 13-16 sayı ile;
Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/301 ve 2001/334 karar sayılı ilamlarının kesinleştiği ve dosya arasında bulunduğu, 2000/301 nolu kararın şikayet tarihinden önce 30.11.2000 tarihinde, 334 nolu kararın ise 2.8.2001 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşmiş ilamların dosyada bulunduğu, sanığın 2000/300 karar sayılı ilam ile hükmedilip kesinleşen aylık 60 milyon nafaka ile bu nafakanın 40 milyon lira arttırılarak 100 milyon liraya çıkarılmasına ilişkin 2001/334 sayılı kesinleşmiş ilamlar nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine rağmen borcunu ödemediği gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık tarafından temyizi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 26.12.2002 gün ve 110430 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamalarına göre, bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, yeni kanıtlara dayanmak, ilk kararda yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karardır. Bu nitelikte bir karara karşı yasayoluna başvurulduğunda temyiz incelemesi Özel Dairece yapılmalıdır.
Özel Dairenin görüşü bellidir, tekrar inceleme yapılmasının davayı uzatacağı gibi bir görüş de ileri sürülemez. Çünkü Özel Dairenin görüşünde her zaman değişiklik olabileceği gibi davaların uzamasını önlemek amacıyla da olsa Yargılama Yasasının buyurucu nitelikteki hükümleri göz ardı edilemez.
İncelenen dosyada; Yerel Mahkemece kesinleşmiş ilamların dosyada olduğu belirtilerek ilk hükümde direnilmiş ise de; Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.6.2000 gün ve 192/301 sayılı, 11.6.2001 gün ve 207/334 sayılı nafaka bağlanmasına ve nafakanın arttırılmasına ilişkin kesinleşmiş ilamlarının bozmadan sonra dosyaya konulduğu ve direnme hükmüne dayanak alındığı anlaşılmaktadır. Direnme kararına dayanak yapılan ve ilk kez tartışılan hususlar ile yeni ve değişik açıklamalar Özel Dairece denetlenmemiş, bu husustaki görüşü kararda yer almamıştır. Özel Dairece incelenmeyen bir hususun doğrudan doğruya ve ilk defa Ceza Genel Kurulunca ele alınması olanaksız olduğundan saptanan bu eylemli uyma nedeniyle dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkemenin son kararı bozmaya eylemli uyma niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 16. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 11.3.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy