(1684 S. K. m. 1) (2872 S. K. m. 8, 20, 24)
Dava: Yetkili mercilerin emirlerine aykırılık suçundan sanıklar İbrahim ve Mustafa haklarında açılan davada, Malatya Sulh Ceza Mahkemesince 22.5.2001 gün ve 212-404 sayı ile; eylemin 2872 sayılı Çevre Yasasının 8. ve 20. maddelerine uyduğu ve aynı Yasanın 24. maddesine göre uygulama yapma görevinin idari mercilere ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, Malatya Valiliği ise 16.7.2001 gün ve 3017 sayılı yazı ile; sanıkların 4483 sayılı Yasada belirtilen kişilerden olmaması nedeniyle haklarında genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle dosyayı iade etmiştir.
Bu suretle olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu ifadesiyle gönderilen dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının 20.10.2003 günlü ve "dosyanın incelenmeksizin iade edilmesi" görüşünü içeren tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların yöneticisi bulundukları Tekel Fabrikasında, Malatya Çevre Kurulu kararında öngörülenden daha fazla kükürt çıkartan yakıt kullandıkları iddiası ile yetkili mercilerin emrine aykırılık suçundan açılan davada Malatya Sulh Ceza Mahkemesi, eylemin 2872 sayılı Çevre Yasasının 8. ve 20. maddelerine uyduğunu, aynı Yasanın 24. maddesine göre bu eylemle ilgili olarak işlem yapma görevinin idari mercilere ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir. Malatya Valiliğinin de; sanıkların 4483 sayılı Yasada öngörülen kişilerden olmaması nedeniyle haklarında genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiği bildirmesi üzerine, dosya bu kez Yerel Mahkeme ile Valilik arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu belirtilerek Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
1684 sayılı Umumi Mahkemeler ve Karar Hakimleri ve Müstantiklerle Umumi ve Hususi Kaza Selahiyetini Haiz Makamlar Arasındaki İhtilafın Halli Hakkında Yasanın 1. maddesinde "Umumi Mahkemeler, karar hakimleri ve müstantiklerle idare heyetleri ve sair kaza selahiyetini haiz makamlar arasında vazife ve selahiyet sebebiyle hadis olacak ihtilafların halli, Temyiz Mahkemesi Ceza Heyeti Umumiyesine aittir." hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereğince, Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken bir görev veya yetki uyuşmazlığından söz edilebilmesi için, uyuşmazlığın mahkemeler ile il veya ilçe idare kurulları ya da yargı yetkisi bulunan diğer makamlar arasında doğması gerekir. Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaymakamlık, Valilik gibi makamlar ise maddede belirtilen yargı yetkisini haiz makamlardan değildir.
Hernekadar, sanıkların eylemi 2872 sayılı Çevre Yasasının "Kirletme Yasağı" başlıklı 8 nci maddesine uymakta, bu yasağın yaptırımı aynı Yasanın 20 nci maddesinde idari para cezası olarak belirtilmekte, 24 üncü maddesinde de, bu cezaların doğrudan mahallin en büyük amiri tarafından verileceği öngörülmekte ise de, Valilik 1684 sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen yargı yetkisini haiz mercilerden olmadığından, bu aşamada Ceza Genel Kurulumuzca çözümlenecek bir görev uyuşmazlığından söz etmeye olanak yoktur. Bu itibarla, gereği mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 11.11.2003 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy