(4483 S. K. m. 3, 9, 16) (765 S. K. m. 218, 219) (3628 S. K. m. 23) (1684 S. K. m. 1)
Dava: Tedaş İşletmelerinde görevli olan sanığın rüşvet aldığı iddiasıyla, TCY.nın 212/1 ve 219/3-4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle 25.6.2001 günlü iddianame ile Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış,
Mahkemece 12.6.2003 gün ve 402-154 sayı ile; "Sanığın görevi bulunmayan bir iş nedeniyle rüşvet aldığı ve menfaat temin ettiği iddiası bulunduğundan bu suçun da TCY.nın 218 ve 219. maddelerine girebilecek nitelikte bulunduğu, memur olan sanık hakkında 4483 sayılı Yasa-nın 3/a maddesi gereğince soruşturma izni alınması gerektiği görüşüyle yargılamanın durdurulmasına ve dosyanın Zeytinburnu Kaymakamlığına gönderilmesine karar verilmiş,
Zeytinburnu Kaymakamlığı ise 14.7.2003 günlü yazı ile sanığın kamu iktisadi teşebbüsü olan Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Şnin sözleşmeli personeli olduğu hakkında genel hükümler uyarınca işlem yapılması gerektiği görüşüyle dosyayı Bakırköy C.Başsavcılığına iade etmiş,
Bu suretle olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan bahisle gönderilen dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının "incelenmeksizin iade" istekli 20.10.2003 gün ve 163206 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Tedaş İşletmelerinde görevli olan sanığın elektrik faturalarının düzeltilmesi için kendisine başvuran şikayetçiden 50 milyon lira rüşvet istediği, şikayetçinin istenilen parayı tespit ettirerek memur sanığa verdiği esnada paralarla birlikte yakalandığı iddiasıyla, TCY.nın 212/1 ve 219/3-4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece eylemin TCY.nın 218 ve 219. maddelerinde düzenlenen, görevi bulunmayan bir iş nedeniyle menfaat temin etmek suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında 4483 sayılı Yasa uyarınca soruştuma izni gerektiği görüşüyle yargılamanın durdurulmasına karar verilerek, dosya Zeytinburnu Kaymakamlığına gönderilmiş, Kaymaklıkça, genel hükümler uyarınca işlem yapılması gerektiği görüşle dosya iade edilmiştir.
Memurların görevlerinden doğan veya görevlerini yaptıkları sırada işledikleri suçlardan dolayı yapılacak soruşturma işlemlerini düzenleyen MMHKM, 4.12.1999 günlü Resmi gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında 4483 sayılı Kanunun 18. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ancak aynı Yasanın Geçici 1. maddesindeki kanunun yürürlüğe girmesinden önce MMHKM. hükümlerine göre başlatılmış bulunan işlemlerin MMHKM. hükümlerine göre sonuçlandırılacağı düzenlemesi ile bir süre daha yürürlükte kalması sağlanmış, 16. maddesinde ise, "Kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanun hükümleri uygulanır.
Kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanmayacağı belirtilen hallerde genel hükümler uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
4.5.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3628 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 1609 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmış, 17. maddesi ile de, "zimmet, irtikap, rüşvet ve maddede sayılan suçlardan sanık olanlar hakkında MMHKM. hükümlerinin, 4483 sayılı yasanın 16. maddesindeki düzenleme uyarınca da 4483 sayılı Yasa hükümlerinin de uygulanamayacağı, kabul edilmiş ayrıca bakan veya vali iznine de gerek görülmemiştir. Böylece C.Savcılarının soruşturma yapma yetkileri daha da genişletilmiştir. 3628 sayılı yasanın 17. maddesinde sayılan suçlar nedeniyle iddianame ile açılan davaların yargılaması sırasında, suç niteliğinin değişmesi halinde, 4483 sayılı Yasanın 3. maddesinde belirtilen makamlardan soruşturma izni alınmasına gerek bulunmamaktadır. Zira ceza davasının konusu, iddianamede belirtilen maddi vakıalarla sınırlıdır. Mahkeme iddianamede yazılı hukuki nitelendirme ile bağlı olmayıp, değişen suç niteliğine göre ek savunma hakkı tanınmak suretiyle hüküm kurabileceğinden dosyanın izin mercilerine gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.
Öte yandan, 4483 sayılı Yasanın 3. maddesinin ( a ) bendinde, ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda kaymakam tarafından izin verileceği, 9. maddesinde ise, kaymakam tarafından"soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine" ilişkin karara karşı yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüş, Ceza Genel Kuruluna her hangi bir görev ve yetki verilmemiştir. Ceza Genel Kurulunun görevi 1684 sayılı Yasanın 1 nci maddesinden doğduğundan ve kaymakamlık yargı yetkisine haiz bir merci olmadığından, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken bir görev çekişmesinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla Kaymakamlığın 14.07.2003 günlü yazısının yasada öngörülen izin niteliğinde bulunduğu ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi ve 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sonuçlandırılması gerekmekle dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 11.11.2003 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy