(6831 S. K. m. 91, 116, 109)
Sanık hakkında devlet ormanından yapacak vasfında orman emvali ile fidan kesmek suçundan açılan kamu davasında, değişen suç vasfı uyarınca 6831 sayılı Yasanın 116/b maddesi yollamasıyla 109, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 470.000 lira hafif para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, tazminat ve ağaçlandırma giderine ilişkin istemin reddine dair Bozkurt Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23.12.1999 gün ve 29/79 sayılı hüküm, sanık, katılan ve O yer C.Savcısının temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3.Ceza Dairesince 22.6.2000 gün ve 8396/9420 sayı ile;
"Mahallinde yapılan keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Mustafa tarafından düzenlenen raporda suç konusu yerde 2 ile 3,5 yaşlarında çınar, kızılağaç, kavak ve ceviz ağaçlarının bulunduğu ve eğimin %2-7 olup, ağaç toplulukları öğesinin oluştuğu, herhangi bir tasarruf belgesi ve sahipli olması halinde orman sayılmayacağı aksi taktirde orman sayılan yerlerden olacağının bildirilmesine, sanığında geçerli bir tapu kaydı ve mülkiyet belgesi ibraz etmemesine, dosyaya ibraz edilen tarihsiz emlâk kaydı verileceklere dair belgenin de suç konusu yerle ilgisi tespit edilemediği gibi, geçerli bir mülkiyet belgesi sayılmayacağı cihetle sanığın eyleminin sübuta erdiği, mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 2.4.2001 gün ve 36/13 sayı ile; sanığın orta kutru 20 cm. den küçük yapacak vasfında 24 adet çam, 26 adet çınar ağacı ve orta kutru 20 cm. den büyük bir tane yapacak vasfında emvali motorlu testere ile; 25 adet fidanı ise balta ile kestiği kabul edilerek;
6831 sayılı Yasanın 91/1-4, 91/1-son cümle-3, 91/1-3, TCY.nın 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca sonuçta 16.700.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, 48.668.523 lira tazminat ile 9.462.629 lira ağaçlandırma giderinin sanıktan tahsili ile katılan idareye verilmesine, nisbi harç ve yargılama giderine hükmolunmasına karar verilmiştir.
O yer C.Savcısı tarafından temyiz olunan bu hükümde; Özel Dairece 24.12.2001 gün ve 12972/13444 sayı ile;
"Sanığa 6831 sayılı Yasanın 91/1. maddesi ile verilen hapis cezasının da emvalin motorlu testere ile kesilmesi sebebiyle aynı Yasanın 91/3. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik hapis cezası tayini" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece 7.2.2002 gün ve 1/3 sayı ile; önceki hükümdeki gerekçelerle direnilmiştir.
Bu hükmün de, sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "onama" istekli 26.12.2002 gün ve 47067 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın yapacak vasfında orman emvali ve fidan kesmek suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda; Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, fidan kesme eylemi nedeniyle hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın aynı Yasanın 91/3. maddesi uyarınca artırılmasına gerek bulunup, bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
8.6.1999 tarihli suç tutanağında sanık Selahattin Topçu'nun Koşmapınar köyü, Gürgen yüzü mevkii 84 nolu bölmede 26 çınar, 24 çam ve 25 fidan kestiği, diplerini yakarak yok etmek istediği, sanığın ağaçların kesildiği arazinin kendisine ait olduğunu, tapusu olmamakla birlikte arazi beyannamesi verdiğini beyan ettiği belirtilmiş, sanık aşamalarda da benzer şekilde savunma yaparak suça konu yerin zilyetliği altında bulunduğunu, ek savunmasında ise orta kutru küçük ağaç ve fidanları balta ile diğerlerini ise motorlu testere ile kestiğini söylemiştir.
Bilirkişi orman yüksek mühendisi tarafından düzenlenen 27.11.1999 tarihli raporda; suça konu yerin 6831 sayılı yasanın 1. maddesi kapsamı içindeki yerlerden olduğu ve herhangi bir tasarruf belgesinin bulunmaması nedeniyle orman sayılacağı, 26 adet çınar, 24 adet çam ve 25 adet fidanın kesildiği, 1 tanesinin orta kutrunun 20 cm. den büyük diğerlerinin ise küçük olduğu, fidan vasfında bulunanların balta ile ağaçların ise motorlu testere ile kesildiği belirtilmiştir.
Sanığın savunması, suç tutanağı, tutanağı doğrulayan tanık anlatımları ve 27.11.1999 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 25 adet fidanı balta ile, 24 adet çam ile 26 adet çınar ağacını ise motorlu testere ile kestiği, 1 adet yapacak vasfındaki orman emvalinin orta kutrunun 20 cm'den büyük diğerlerinin ise 20 cm'den küçük olduğu, Yerel Mahkemece de oluşun bu şekilde kabul edilerek en ağır eylem olan fidan kesme eylemi nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 91/1-4. maddeleri uyarınca 12 ay hapis ve 9.120.000 TL. ağır para cezasına, orta kutru 20 cm. den küçük, çam ve çınar ağaçlarını motorlu testere ile kesmek suçundan 6.080.000 lira ve orta kutru 20 cm. den büyük yapacak orman emvalini motorlu testere ile kesmek suçundan 3.040.000 lira ağır para cezasına hükmolunduğu anlaşılmaktadır.
Orta kutru veya vasfı itibariyle farklı cezaları gerektiren orman emvalinin birlikte kesilmesi halinde cezanın tayini bazı özellikler göstermekte olup, önce en ağır eylem için özgürlüğü bağlayıcı ceza ve para cezası, diğer eylemler için ise sadece ağır para cezasına hükmolunması ile yetinilerek temel cezanın tayini gerekmektedir. Somut olayda en ağır eylem olan fidan kesme eylemi nedeniyle özgürlüğü bağlayıcı ceza ve para cezasına, diğer eylemler için ise sadece para cezasına hükmolunarak, para cezasının orta kutrun 20 cm. den küçük olması ve eylemin motorlu testere ile gerçekleştirilmesi nedeniyle artırıldığı, 25 adet fidanın kesilmesi eyleminde motorlu testerenin kullanılmaması nedeniyle hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın ayrıca 6831 sayılı Yasanın 91/3. maddesi ile arttırılmadığı kabul ve uygulamanın dosya içeriğine uygun ve isabetli olduğu saptanmıştır.
Bu itibarla, sair yönleri de usul ve yasaya uygun olan direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; sair yönleri de usul ve Yasaya uygun olan Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 4.3.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy