(6831 S. K. m. 82/4-5, 84)
Dava: Kaçak orman emvali bulundurmak suçundan sanık Mehmet G.'ün beraatine ilişkin Yalova Sulh Ceza Mahkemesince verilen 18.10.2001 gün ve 866/1179 sayılı hüküm, katılan vekilinin temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 30.9.2002 gün ve 9964-10278 sayı ile;
"11.6.2000 tarihli suç zaptında sanığın Teşvikiye Beldesi hudutlarında kalan hızar atölyesinin bir metre yanında dökülmüş halde kaçak emval yakalandığının yazılı bulunmasına, zabıt mümzilerinin yakalanan emvalin sanığa ait damgalı ve nakliyeli emvalin arasında ele geçirdikleri yolundaki yeminli beyanlarına, tanık olarak dinlenen Metin G.'ün ücretli işçi olarak idarece el konulup depoya kaldırılan emvali depoda istiflediği sırada sanığın yanına gelerek benim odunlarım nerede diye sorduğu yolundaki zabıt içeriğini doğrulayan ifadelerine, 18.12.2000 tarihli idare yazısından orman ürünü ticareti ile uğraştığı anlaşılan sanığın mesleği nedeni ile atölyenin çok yakınında ele geçen kaçak emvali bilmesi ve idareye haber vermesi gerektiği cihetle sanığın suçunun sübuta erdiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 23.1.2003 gün ve 1127-67 sayı ile; "Suç zaptının tanzim edildiği günün Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle, olayı sonradan duyan sanık birkaç gün sonra orman muhafaza memurlarına gidip olayı sormuş, bulunan emvalin depoya nakledildiği söylenince, emvalleri görmek üzere depoya giderek, görevli Metin'e, yakalandığı belirtilen ağaçları kast ederek, "bana ait ağaçlar nerede" diye sormuş, tanık da bilmediğini söylemiştir.
Sanığın herhangi bir ikrarı olmamış, emvaller atölyenin içinde yakalanmamış, emvalin bulunduğu yerde başkaca, damgalı veya nakliyeli emval de bulunamamış, atölyenin içinde de biçilmiş emval ele geçmemiştir.
Sanık olayı birkaç gün sonra öğrenmiş, atölye kenarına dökülen emvalden haberi olmamıştır, suç tutanağında sanığın imzası bulunmamaktadır. Sanığa atfen tutanağa yazılan beyan, olaydan sonra, sanığın araştırması ve sorması üzerine yazılan beyandır.
Atölyeye yakın dökülen emvallerin sanığa ait olacağı tezinden yola çıkılarak sanığın suçlandığı kanaatine ulaşılmıştır, gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının "onama" istekli 9.4.2003 gün ve 45526 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanığın kaçak orman emvali bulundurmaktan beraetine karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sübut noktasında toplanmaktadır.
Teşvikiye Mahallesinde bulunan bıçkı atölyelerinin İşletme şefi ve orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrollerinde, sanığa ait atölyenin bir metre yanında, damgasız nakliyesiz yaş kayın emvalinin bulunması üzerine, atölyede kontrol yapılmış, biçilmiş emvale rastlanılmamıştır. Sanığa sorulduğunda, sanık emvalden haberinin olmadığını söylemiş, yakalanan orman emvali işletmeye ait araçla depoya nakledilerek, suç tutanağı düzenlenmiş, sanığın imzadan imtina etmesi nedeniyle, düzenlenen tutanak görevliler tarafından imzalanmıştır.
Sanık duruşmada alınan savunmasında; orman işletme şefi ile muhafaza memurları yaptıkları kontrolde atölyemin yakınında kaçak emval bulunduğunu 2-3 gün sonra, bir pazar günü kahvedeyken bana söylediler, kabul etmedim, emvalin nerede olduğunu sordum, depoya götürdüklerini söylemeleri üzerine, depoya gittim, görevliler yoktu, ağaçları dizen şahıslara sorduğumda, emvalin gelmediğini söylediler, depoda görüştüğüm kişi Metin Büyükgümüş'tür, daha sonra da işletme şefi tutanağın yanlış tutulduğunu bana söyledi şeklinde savunma yapmıştır.
Tutanak tanıkları Cengiz E. ve Ayhan Y., yeminli anlatımlarında, tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan ederek, kontroller sırasında, sanığın atölyesinin bir metre yakınında damgasız ve nakliyesiz emval gördüklerini, sanığın suçlamaları kabul etmediğini, beyan etmişler, ayrıca tanık Ayhan Yıldız, suça konu emvalin sanığın bilgisi olmadan başkası tarafından konulmasının da olanaksız olduğunu söylemiştir.
Savunma tanıklarından Metin Büyükgümüş, emvali dizerken sanığın gelerek, odunum nerede diye sorduğunu, bilmediğini söylediğini, sanığa depondan emval gelmedi demediğini,
Safi Kaya ise, emvalin kim tarafından konulduğunu ve sanığın bilgisi haricinde konulup konulmayacağını bilemeyeceğini,
Beyan etmişlerdir.
Bilirkişi serbest orman mühendisi tarafından düzenlenen 24.2.2001 tarihli rapor ve krokide; atölyeye bir metre mesafede açıkta bulunan yaş kayın sanayi odununun, tarihten bir hafta kadar önce kesildiği, damgasız ve nakliyesiz olduğu, sanığın evinin atölyenin hemen karşısında bulunduğu, atölyeyi ve emvalin bırakıldığı yeri her an görebilecek bir konumda olduğu belirtilmiş, krokide de bu durum gösterilmiştir.
Sanığın orman ürünü ticareti ile uğraştığı ve sandık imali faaliyetini sürdürdüğü, Orman İşletme ve Mal müdürlüğünce gönderilen yazılardan anlaşılmıştır.
6831 sayılı Orman Yasasının, suç tutanağının niteliğini düzenleyen 82. maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında; " Bu zabıtlar, hilafı ispat oluncaya kadar muteberdir.
Zabıt varakasının hilafını iddia halinde maznun, mahkemeye bu iddiası hakkında kanaat verecek deliller gösterir ve mahkeme bu müdafaayı tahkike şayan görürse delillerini istima ve tetkik eder. Neticede maznunun iddiasını haklı gösterecek bazı sebepler karşısında kalırsa ancak o takdirde, zabıt varakasını imza etmiş olan memurları çağırıp dinledikten ve başka deliller varsa inceledikten sonra hasıl edeceği kanaate göre davayı intaceder." hükmüne yer verilmiştir.
Madde hükmünün açıklığı karşısında, orman memurları tarafından düzenlenen suç saptama tutanakları aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Bu tutanağın aksini savunan, mahkemeye kanaat verecek kanıtlar göstermek zorundadır. Bu belgenin aksinin kanıtlandığının kabulü bakımından soyut inkar yeterli değildir.
Somut olayda, suç saptama tutanağının aksi kanıtlanamadığı gibi tutanak, düzenleyicileri tarafından içeriği itibariyle de doğrulanmaktadır. Sanık, suçu inkar etmekle yetinmiş suç saptama tutanağının aksini gösteren herhangi bir kanıt gösterememiş, gösterdiği savunma tanıkları da sanığın inkara yönelik savunmasını doğrulamamışlardır. Suç tutanağı, tutanağı doğrulayan tanık anlatımları, bilirkişi beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın kaçak orman emvali bulundurma suçu sübuta erdiği halde, dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçelerle ilk hükümde direnilmesi isabetsizdir.
Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 13.5.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy