(765 S. K. m. 240) (657 S. K. m. 4/B, 59, 68, 74, 88) (3030 S. K. m. 16)
Dava: Sanık Ahmet Piriştina hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yargılama yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 03.10.2002 gün ve 29-32 sayı ile;
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olan sanığın, milli atlet Semra Aksu'yu usulsüz olarak atamasını yaptığı iddia edilmiş ise de, sözleşmeli olarak yapılan 1. atamanın, onaylanmaması nedeniyle gerçekleşmediği, esasen adı geçenin atama tarihinde 4. dereceyi de hak etmiş olduğu, sanığın onaya tabi bir konuda hatalı değerlendirme yapıp karar almış olmasında suç öğelerinin oluşmadığı, anılanın naklen yapılan 2. atamasının ise, Milli Eğitim Bakanlığınca tasdik edildiği, atama için gereken 10 yıllık süreyi Milli Eğitim Bakanlığında lise öğretmeni, Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünde ve THY. memur olarak çalışmak suretiyle doldurmuş olduğu, koşulları taşımaması halinde esasen Milli Eğitim Bakanlığınca onay verilemeyeceği gözetildiğinde, sanığa yüklenen usulsüz atama yaparak görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun öğelerinin oluşmadığı,
Sanığın Mimar Hasan Topal'ı Özel Kalem Müdürlüğüne atamasında da usule aykırılık bulunmadığı, Özel Kalem Müdürlüğünün, istisnai bir memuriyet olup, atamasının Devlet Memurları Yasasının 59. maddesi gereğince sınavsız yapılabileceğinin öngörüldüğü, aslî göreviyle birlikte Plan Program Dairesi Başkanlığını da tedviren yürütmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kendisine 2. görevden dolayı herhangi bir ücret ödenmediği anlaşıldığından, bu eyleminin de suç oluşturmadığı,
Sanığın usulsüz lojman tahsisi yaptığı iddia edilmiş ise de, bu taşınmazların bir bölümünün lojman değil misafirhane ve kira getiren yer niteliğinde oldukları, bir lojmanın Genel Sekreter Hasan Mani'ye hastalığının tedavisi amacıyla ve hastaneye yakınlığı nedeniyle kullandırıldığı, yine belediye şirketlerinin üst yöneticilerinin lojman tahsis olmadan belediye ile şirket arasında yapılan kira sözleşmesine dayalı olarak taşınmazlarda oturdukları, bu nedenlerle usulsüz lojman tahsisinin yapılmadığının anlaşıldığı, lojmanların misafirhanesinin aidatı ve elektrik giderleri ile sanığın telefon giderlerinin belediye bütçesine dahil çay ocağı ve yemekhane saymanlığından karşılandığı iddia edilmiş ise de kendisine ve eşine ait telefon giderlerini bizzat ödediğinin sunduğu faturalardan anlaşıldığı, korumalardan birisi tarafından kullanılan cep telefonunun çay ocağı gelirleriyle ödenmesi yolunda sanığın talimatı olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığı, misafirhanelerin aidatı ve elektrik giderlerinin ödenmesinde de herhangi bir usulsüzlük görülmediğinin anlaşıldığı gerekçesi ile beraatına ilişkin verilen kararın, Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sanık Ahmet Piriştina hakkında atama ve lojman tahsisi işlemlerinde yolsuzluk yaptığından bahisle şikayette bulunulması üzerine, 4483 sayılı Yasa gereğince yaptırılan öninceleme uyarınca İçişleri Bakanı tarafından soruşturma izni verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığınca yürütülen hazırlık soruşturması sonucunda;
1- Milli Eğitim Bakanlığı İzmir Büyükçiğli Lisesinde 5/1. derece ve kademesinde Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yapmakta iken 11.01.1999 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan ve 1. derecede kadrolu Sosyal ve Kültürel Hizmetler Daire Başkanlığına atanabilmek için İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 13.01.1989 gün ve 58032 sayılı Genelgesi gereği en az 4. dereceyi hak etmiş olmak, 10 yıllık hizmet süresi bulunmak koşullarını taşımayan Semra Aksu'nun önce 10.05.1999 günü sözleşmeli olarak daha sonra da 21.06.1999 tarihinde naklen ve asaleten Büyükşehir Belediyesi Sosyal ve Kültürel Hizmetler Daire Başkanlığına 657 sayılı Kanunun 74. maddesindeki yasal engellere rağmen atamasının yapıldığı,
2- Aynı şekilde; hiçbir memuriyeti bulunmayan Hasan Topal'ın önce istisnai memuriyet olan ve sınav gerektirmeyen Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğüne 05.07.1999 tarihinde atanıp, aynı gün Plan Program Koordinasyon Şube Müdürlüğüne tayin edildiği, bu göreve atanabilmek için gerekli olan ve 657 sayılı Yasanın 50. maddesinin zorunlu kıldığı sınav şartının aşıldığı,
3- İzmir Büyükşehir Belediyesinde görevli danışmanlara ve değişik şirketlerde görev yapan personele usulsüz olarak lojman tahsis edildiği, bu cümleden olarak; Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri H.Fehmi Mani'ye iki adet lojman tahsis edildiği, Üçkuyular Semti İnönü Caddesi No: 817'de bulunan 9, 14, 15 numaralı daireler ile Mithatpaşa Caddesi No: 1175'de bulunan 24 numaralı dairenin herhangi bir tahsis kararı olmaksızın Grant Plaza Turizm İşletmeleri Genel Müdürü Pakize Turan, İzzel-Man Genel Müdürü Ali Külebi, Genel Sekreter H.Fehmi Mani, İz-Deniz Genel Müdür Yardımcısı Kamil Gürsoy'un kullanımlarına verildiği, anılan lojmanların misafirhane aidatı ve elektrik giderleri ile sanık Ahmet Piriştina'nın 0 542 382 25 44 nolu şahsi telefon giderlerinin belediye bütçesine dahil çay ocağı ve yemekhane saymanlığından ödendiği böylece sanık Ahmet Piriştina'nın görevini kötüye kullandığı anlaşılmıştır.
Semra Aksu ile Hasan Topal'ın atamalarının yapıldığı tarihlerin birbirine yakın olması nedeniyle sanığın, usulsüz atama yapmak eylemini aynı kasıt altında teselsülen gerçekleştirdiği; yine usulsüz lojman tahsis etmek ve bunların giderleri ile şahsi telefon giderlerini belediye bütçesinden karşılamak biçiminde oluşan fiillerinin de teselsülen işlendiği" iddialarıyla sanığın cezalandırılması istemiyle 11.07.2001 gün ve 170-11 sayılı iddianameyle kamu davası açılmıştır.
Sanık Ahmet Piriştina Mülkiye Müfettişine sunduğu yazılı savunmada; Hasan Fehmi Mani'nin 4.5.1999 tarihinde Genel Sekreter Yardımcısı kadrosuna atandığını ve işlerin hızlı yürütülebilmesi için Genel Sekreterlik görevini de yürütmesinin uygun görüldüğünü, bunun atama değil görevlendirme olduğunu, adı geçenin 13.5.1999 tarihinde İZSU Genel Müdürlüğüne atanmasının İçişleri Bakanlığınca 20.5.1999 tarihinde onaylandığını; Büyükçiğli Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni olan milli atlet Semra Aksu'nun 11.1.1999 tarihinde istifa edip belediyeye başvurması üzerine, boş bulunan 1. derece kadrolu Sosyal ve Kültürel Hizmetler Daire Başkan-lığı görevine sözleşmeli olarak atamasının yapılarak, Maliye Bakanlığı Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğünce onaylanmak üzere Valilik Makamına gönderildiğini, daha sonra ilgilinin 14.5.1999 tarihinde naklen atanma talebinde bulunması üzerine, muvafakatı istenen Milli Eğitim Bakanlığının 16.6.1999 tarihinde verdiği muvafakata dayalı olarak 21.6.1999 tarihinde adı geçen göreve naklen atama suretiyle başlatıldığını, sözleşmeli statüde hiçbir maaş ödenmediğinden Yasaya aykırı bir işlem de bulunmadığını; Hasan Topal'ın, boş bulunan 2. derece Özel Kalem Müdürü kadrosuna, 5.7.1999 tarihinde istisnai memur olarak atamasının yapılmış olup, adı geçenin mimar ve 11 yıl Mimarlar Odası İzmir Şubesinde görev yapmış olması dikkate alınarak bu bilgi ve deneyiminden yararlanmak amacıyla anılan görevi yanında ücretsiz olarak Plan Program Koordinasyon Proje Şube Müdürlüğü görevini de yürütmesinin uygun görüldüğünü, ek görev için kadroya bağlı herhangi bir ödemede bulunulmadığı ve hukuka aykırı bir işlem tesis edilmediğini; belediye danışmanlarına ve değişik şirketlerde görev yapan personele tahsis edilmiş lojman olmadığını, misafirhanelerin ise gerekli olduğu zaman ilgili müdürlükçe geçici olarak kullandırıldığını, kiralık olarak ayrılan taşınmazların ise usulüne uygun olarak kiralama işlemlerinin yapıldığını, bunlardan iki adetinin, ihtiyacın aciliyeti nedeniyle ilgili birimce geçici kullanıma verilerek kiralama işlemlerinin yürütüldüğünü; çay ocağı işletmesinin uzun yıllardan beri yemekhanenin günlük ve acil ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile Bütçe ve Kesin Hesap Daire Başkanlığının denetiminde fon olarak çalıştığını, bu hesaptan yemekhane ihtiyacı olan acil giderlerin yapıldığını, yıl sonunda varsa gelir fazlasının yemekhane saymanlığına yatırıldığını belirtmiştir.
Duruşmada 25.10.2001 günlü oturumda sunduğu aynı tarihli savunma dilekçesini tekrar ettiğini bildirmiş olup, bu dilekçesinde önceki dilekçesine benzer savunma yapmakla beraber, ayrıca özetle; Semra Aksu'nun atanmasında usulsüzlük bulunmadığını, çünkü THY Anonim Ortaklığında, Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünde ve Milli Eğitim Bakanlığında toplam 12 yıl 11 ay 8 gün kamu hizmetinin bulunduğunu, atamanın Devlet Memurları Yasasının 68 ve 74. maddelerine uygun olup suç teşkil etmediğini; Hasan Topal'ın, Özel Kalem Müdürlüğü görevi yanında Plan Program Koordinasyon Şube Müdürlüğünde görevlendirildiğinin doğru olduğunu, ancak ikinci görevin verilmesinin zaruretten kaynaklandığını, bu görevi yürüten Refika Erkızan adlı kişinin emekli olacağını belirterek izine ayrıldığını, önemli hizmetler yürüten bu şubenin başsız kalmaması için, mesleği, deneyimi ve müktesebatı bakımından bu işi en iyi yapacağına inandıklarından adı geçeni, esas göreviyle birlikte yürütmesi için görevlendirdiklerini, Devlet Memurları Yasasında ikinci görev yasağı getirilmişse de 88/B-2. maddesinin, adı geçenin geçici olarak bu işte görevlendirilmesine cevaz verdiğini; iddianameye konu 0.542.3822544 nolu cep telefonunun, bir abonelik nedeniyle şahsına promosyon olarak verilmiş olduğunu ve bu telefonu korumalarından birisine verdiğini, bu nedenle çayhane ve yemekhane bütçesinden ödenmiş olabileceğini, ancak kendisinin bu konuda herhangi bir emir ve talimat vermediğini, bu olayın bilgisi dışında geliştiğini, kendi ve aile bireylerinin adına kayıtlı bütün telefonların faturalarını kişisel bütçesinden ödemekte olduğunu, Belediye çay ocaklarının, Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetten Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 6. maddesi doğrultusunda oluşturulan ve yönetilen bir fon niteliğinde olduğunu, giderleri gelirleri ile karşılanan bu fonun, Belediye bütçesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, çalışan sayısının çokluğu, bütçenin kabarıklığı ve büyük bir kentin hizmetlerinin koordineli bir şekilde yürütülmesini üstlendiği nazara alındığında her işi ayrıntısıyla bilemeyeceği gibi çay ocağı hesaplarını kontrol etmesine fiilen olanak bulunmadığını; göreve geldiğinde iddianameye konu taşınmazlar da dahil olmak üzere Belediyenin mülkiyetinde bulunan konut niteliğindeki taşınmazların lojman, misafirhane ya da akar getiren mülk ayrımına tabi tutulmadıklarını, fiili olarak kullanıldıklarını gördüğünü ve 3.12.1999 tarihli Belediye Meclisi kararı ile bu taşınmazların tasnifinin yapıldığını, iddianameye konu taşınmazlardan İnönü Caddesi 817 nolu binanın 14 ve 15 numaralı dairelerinin tek daire haline dönüştürülerek 25.2.1997 günlü encümen kararı ile İSSAŞ AŞ.ne kiraya verildiğini, 9 numaralı dairenin öteden beri misafirhane olarak kullanılmak-tayken 24.8.2000 günlü encümen kararıyla Grant Plaza AŞ.ne kiralandığını, Mithatpaşa Caddesi 1175 nolu binanın 24 numaralı dairesinin kiracı olarak İzelman AŞ. elindeyken tahliye etmesi nedeniyle 24.8.2000 günlü encümen kararıyla İZDENİZ AŞ.ne kiralandığını, anılan taşınmazların aidatları ve elektrik giderlerinin çay ocağından ödenmesi iddiasının, kira sözleşmelerinin imzalanmasından önceki dönemlere ilişkin olduğunu, Belediye Başkanı olarak sözü edilen dairelerin kiralanması ve çay ocağı hesabından ödeme yapılması konusunda herhangi bir yazılı veya sözlü emir veya talimat vermediğini, suç işlemediği gibi bu kasıtla da hareket etmediğini bildirmiştir.
Sanık vekilleri de benzer şekilde savunma yapmışlar ve 2000-2001-2002 yıllarına ait sanık ve aile fertlerinin ev ve cep telefonu faturalarının ödenmesine ait dekont örneklerini sunmuşlardır.
Sanık hakkındaki iddialar sırasıyla ele alındığında;
1- Semra Aksu ile Hasan Topal'ın atanmaları işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasının incelenmesinde;
Tanık Semra Aksu müfettiş tarafından alınan ifadesinde; mahalli seçimlerde çiğli Belediye Başkanlığına aday olduğu için Milli Eğitim Bakanlığındaki görevinden istifa ettiğini, kazanamayınca tekrar eski görevine dönmek için başvuruda bulunup, 10.5.1999 tarihinde sözleşmeli olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal ve Kültürel Hizmetler Daire Başkanlığı görevine getirildiğini, bilahare 14.5.1999 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurarak münhal bir kadroda görev almak istediğini bildirdiğini, çünkü o tarihte Milli Eğitim Bakan-lığındaki görevine dönmüş olduğunu, raporlu olduğu tarihlerde Belediye Başkanlığındaki görevine başlamış olduğunu beyan etmiştir.
Duruşmada da benzer şekilde anlatımda bulunmuş, Belediyeye yatay geçiş yaptığı tarihte toplam hizmet süresinin 12 yıldan fazla olduğunu söylemiştir.
Tanık Mehmet Kardaş müfettiş tarafından alınan ifadesinde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Personel Daire Başkanı olarak görev yaptığını, Semra Aksu'nun, belediyeye başvurması üzerine Başkanın talimatıyla göreve başlatılması istendiğinde adı geçene öncelikle Milli Eğitim Bakanlığındaki görevine dönmesini hatırlattığını, ancak hemen sözleşmeli memur olarak başlatılması istenildiğinden 3030 sayılı Yasanın 16, 657 sayılı Yasanın 4/B maddeleri gereğince yasal prosedürü tamamlayarak sözleşme evrakını onaylanmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderdiğini, deneyimlerine dayanarak da onaylanmayacağını belirtip adı geçene eski görevine dönüp, naklen atama talep etmesini hatırlattığını bunun üzerine, Milli Eğitim Bakanlığından muvafakat istenerek, normal prosedüre göre atama yapıldığını, söz konusu kadroya atama izninin bulunduğunu, Hasan Topal'ın ise istisnai memuriyet olan Özel Kalem Müdürlüğüne atandığını, aynı gün başka bir birimin müdürlüğüne atanması talimatı verildiğinde başka bir görevde istihdam edilemeyeceğini belirttiğinde onayı hazırlaması için talimat verilince, sorumluluktan kurtulmak için asli görevi ile birlikte söz konusu müdürlüğü de yürütmesi şeklinde onayı hazırladığını belirtmiş, duruşmada da bu ifadesini tekrar ettiğini, yapılan atamada herhangi bir usulsüzlük yapılmadığını, atamalar konusunda sanığın doğrudan kendisine verdiği bir emir bulunmadığını beyan etmiştir.
Tanık Hasan Topal ise, 5.7.1999 tarihinde istisnai kadro olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğüne atandığını, o tarihten sonra tahminen 6 ay kadar bu görevi yanında Plan Program Koordinasyon Şube Müdürlüğü görevini de yürüttüğünü, kayıtlar incelendiğinde Özel Kalem Müdürlüğü görevini fiilen yürüttüğünün görüleceğini belirtmiştir.
Semra Aksu'nun atama işlemi ile ilgili belgelere göre;
Sanık İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının imzasını taşıyan 10.5.1999 gün ve 287 sayılı yazı ile boş bulunan 1. derece kadrolu Sosyal ve Kültürel Hizmetler Daire Başkanlığı görevini, sözleşmeli olarak çalışması uygun görülen ve sözleşmesi Bakanlık onayına gönderilen Semra Aksu'nun yürütmesinin uygun görüldüğü belirtilmiş ve yazı ilgili Daire Başkanlığına, Personel Şube Müdürlüğüne ve Maaş Tahakkuk Şube Müdürlüğüne gönderilmiş olup, görev yazısı aynı tarihte Semra Aksu'ya tebliğ edilmiştir. Semra Aksu kendi imzası ile 28.5.1999 tarihli yazı ile 10.5.1999 tarihinde göreve başladığını Personel Şube Müdürlüğüne resmi yazı ile bildirmiş ve ekinde tebellüğ belgesini göndermiştir. 18.4.1999 tarihinde Milletvekili ve Mahalli İdareler Seçimlerine katılmak için görevinden istifa eden ve seçilememesi nedeniyle tekrar atama isteğinde bulunan Semra Aksu, Milli Eğitim Bakanlığınca 13.5.1999 tarihli kararname ile eski görevi olan Büyükçiğli Lisesi Beden Eğitimi Öğretmenliği görevine atanmıştır. Çiğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 21.5.1999 günlü yazısı ile Semra Aksu'nun 14.5.1999 tarihinde görevine başladığı İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilmiştir. Öğretmen izin ve rapor defterinin Semra Aksu ile ilgili sayfasının örneği ile rapor örneklerinin ve hizmet cetvelinin incelenmesinden, adı geçenin 14.5.1999 tarihinde Çiğli Sağlık Eğitim Merkezinden 20 gün ve 7.6.1999 tarihinde de Tepecik Göğüs Hastanesinden 15 gün rapor aldığı, 5. derecenin 1. kademesindeyken 21.6.1999 tarihinde naklen İzmir Büyükşehir Belediyesine atandığı anlaşılmaktadır.
Özel Dairece sorulması üzerine; Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığınca 27.5.2002 günlü yazı ile Semra Aksu'nun 4.9.1987-15.2.1990 tarihleri arasında, iş akdi bildirimsiz feshedilene kadar İzmir Satış Müdürlüğünde satış memuru olarak görev yaptığı; Başbakanlık Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünce 23.5.2002 günlü yazı ile 11.11.1983-28.2.1986 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığı bildirilmiştir.
Hasan Topal'ın atama işlemiyle ilgili belgelere göre;
5.7.1999 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri Hasan Fehmi Mani imzasını taşıyan yazı ile Hasan Topal'ın, boş bulunan 2. derece Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna istisnai memur olarak atanması önerisine sanık tarafından aynı tarihte Büyükşehir Belediye Başkanı olarak olur verilmiştir. Yine aynı tarihte Hasan Topal'ın, Özel Kalem Müdürlüğü görevi ile birlikte Plan Program Koordinasyon ve Proje Şube Müdürlüğü görevini de yürütmesine ilişkin yazıya sanık tarafından olur verilmiştir.
Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp incelendiğinde;
Semra Aksu'nun çeşitli Devlet kurumlarında görev yaptığı süre ve öğrenim durumuna göre, yapılan atama işleminde herhangi bir usulsüzlük ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü, Devlet Memurları Yasasının aradığı koşulları taşıyan ve Devlet Memuru olan bir kişinin, yine aynı Yasanın koyduğu kurallara uygun olarak naklen atamasının yapılması söz konusudur.
Keza, istisnai bir memuriyet olan Özel Kalem Müdürlüğü görevine, yüksek okul mezunu bir mimar olan tanık Hasan Topal'ın atanması, bu asli görevinin yanında her hangi bir ücret ödenmeden Plan Program Dairesi Başkanlığı görevinin de verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Çünkü, Devlet Memurları Yasasının 59. maddesinde, istisnai bir görev olan Özel Kalem Müdürlüğüne açıktan atama yapılabileceği esası hükme bağlanmıştır. Sanığın, yasaya uygun olarak yapılan atama işlemlerine onay vermekten ibaret eylemlerinde yüklenen suçun unsurları bulunmamaktadır.
2- Lojman tahsis işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarının incelenmesinde;
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğünce, Mülkiye Müfettişlerine hitaben yazılan 21.7.2000 ve 24.7.2000 tarihli yazılar ile; iddianameye konu Üçkuyular Semti İnönü Caddesi 817 nolu taşınmazın 9, 14 ve 15 nolu daireleri ile Mithatpaşa Caddesi 1175 nolu taşınmazın 24 nolu dairesinin, Gelir Müdürlüğünde kira işlemlerinin sürdürüldüğü bildirilmiştir. Bunun üzerine Gelir Müdürlüğünden sorulduğunda 27.7.2000 günlü yazı ile İnönü caddesi 817 nolu taşınmazın 14 ve 15 nolu dairelerinin birleştirilerek tek daire haline getirildiği, ihale yoluyla Su ve Kanalizasyon Hizmet Ticaret AŞ.ne kiraya verildiği , diğer dairelerin ise ihale aşamasında olduğu belirtilmiş ve 14-15 nolu dairelerin 1997 yılından itibaren kira gelirlerine ilişkin makbuz örnekleri yazı ekinde gönderilmiştir. Yazılar ekinde yer alan listeler ve lojman tahsis kararlarının örneklerinden, Genel Sekreter Hasan Fehmi Mani'ye, 20.7.2000 tarihinde Alsancak 1487 sokak No: 13/11 numaralı dairenin tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
Mülkiye Müfettişince yaptırılan kolluk araştırması sonucunda Konak İlçe Emniyet Müdürlüğünce 26.7.2000 günlü yazı ile; İnönü Caddesi No: 817 adresinde 9 numaralı dairede Grant Plaza Turizm İşletmeleri Genel Müdürü Pakize Turan'ın yalnız olarak 1 yıldır, 14 numaralı dairede İzel-Man Genel Müdürü Ali Kulebi'nin ailesiyle birlikte 1 yıldır, 15 numaralı dairede Genel Sekreter Hasan Fehmi Mani'nin yalnız olarak 1 yıldır ve Mithatpaşa Caddesi No: 1175 adresinde 24 numaralı dairede İz-Deniz Genel Müdür Yardımcısı Kamil Gürsoy'un ailesi ile birlikte 5 aydır oturmakta olduklarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Sanık tarafından savunma dilekçesinin ekinde sunulan belgelerden; İnönü caddesi No: 817 adresindeki 9 numaralı dairenin, Belediye Encümeninin 24.8.2000 günlü kararı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Grant Plaza AŞ.ne kiraya verildiği anlaşılmaktadır.
Bu bilgi ve belgelere göre, iddianameye konu bazı taşınmazların bir kısmının misafirhane olarak kullanıldığı, bir kısmının ise Belediye Gelir Müdürlüğü bünyesinde kiraya verilerek gelir elde etmekte kullanıldığı açıktır. Her ne kadar Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hasan Fehmi Mani adına iki adet lojman tahsis edilmiş gibi görünse de, Alsancak'ta bulunan lojmanın 20.07.2000 tarihinde tahsis edildiği, Mülkiye Müfettişlerinin isteği üzerine kolluk görevlilerince 26.07.2000 tarihinde araştırma yapıldığı, her iki tarih arasındaki sürenin kısalığı nazara alındığında tahsisin değiştirilip, lojmanın değiştirilmesi için sürenin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü gibi lojman tahsis işlemlerinde yapılan herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, tahsis işlemlerinin doğrudan sanık tarafından yerine getirilmesi ya da bu konuda verdiği bir talimat da bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu iddia ile ilgili olarak da sanığa yüklenen suçun unsurları oluşmamıştır.
3- Çay ocağı gelirlerinin harcanmasında usulsüzlük yapıldığı iddiasının incelenmesinde;
Tanık Ahmet Salih Torun, yemekhane saymanı olarak görev yaptığını, kendisine bağlı faaliyet gösteren çay ocağının, kasa defterinde gider hanesinde gösterilen lojman aidatı, elektrik ve telefon gideri ve benzer harcamaların Belediye lojmanlarına ve Belediye Başkanına ait olduğunu sandığını, ancak tam anlamıyla ismen kimlere ait olduğunu bilmediğini, söz konusu ödemeleri Bütçe Kesin Hesap Daire Başkanı Cumhur Utkan'ın şifahi talimatları doğrultusunda yaptığını söylemiştir.
Mülkiye müfettişi tarafından çay ocağı defterinde kira aidatı, elektrik ve telefon gideri olarak tespit olunan 14 sayfanın fotokopileri çay ocağı mutemedi Ahmet Salih Torun tarafından onaylanarak soruşturma evrakına eklenmiş olup, buna göre; Alsancak 1391. sokak No:2 adresindeki 2 numaralı dairede bulunan misafirhanenin 14.1.2000 ve 9.2.2000 tarihli makbuzlarla toplam 28.560.000 lira aidatının ödendiği, yine aynı yer için 9.3.2000 tarihinde 17.090.000 lira, 14.4.2000 tarihinde 17.605.000 lira, 10.5.2000 tarihinde 16.465.000 lira, 12.6.2000 tarihinde 8.150.000 lira aidat ödendiği, sanık Ahmet Piriştina adına kayıtlı olan 0.542.3382 25 44 numaralı cep telefonu faturaları içi, 17.4.2000 tarihinde 51.900.000 lira, 16.5.2000 tarihinde 42.560.000 lira, 19.6.2000 tarihinde 46.780.000 lira ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tanık anlatımı ile de sabit olduğu üzere, çay ocağı gelirlerinin harcanmasında sanık tarafından verilmiş bir talimat bulunmamaktadır. Sanığın, kendisinin ve ailesinin ev ve cep telefonlarını bizzat ödediğine ilişkin sunduğu belgeler karşısında, savunmasının aksine olarak çay ocağı gelirlerinin harcanmasında usulsüzlük yaptığına, bu konuda talimat verdiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Sanığın ifa ettiği görevin niteliği nazara alındığında, çay ocağı gelirlerinin denetlenmesinin de sanıktan beklenemeyeceği açıktır.
Bu itibarla sanığa yüklenen suçlamaların sabit olmaması karşısında Özel Dairece beraat kararı verilmesi isabetli olup, Yargıtay C.Başsavcılığının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.10.2002 gün ve 29-32 sayılı hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 11.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy