(765 S. K. m. 31, 33, 36, 59, 497, 572) (2918 S. K. m. 3, 20)
Dava: Yağma ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık İbrahim Bayram Mavuş'un yağma suçundan TCY'nın 497/2 ve 59. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırı-lmasına, hakkında TCY'nın 31. ve 33. maddelerinin uygulanmasına, saldırgan sarhoşluk suçundan TCY'nın 572/1. ve 59. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına, suçta kullanılan sanık İbrahim Bayram Mavuş'a ait 42 P 6468 plakalı otomobilin TCY'nın 36. maddesi uyarınca zoralımına, diğer sanıklar İrfan Kaynak, Ömer Erdoğan ve Süleyman Güven'in de yağma ve saldırgan sarhoşluk suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.9.2001 gün ve 432-244 sayılı hüküm sanık İbrahim vekili ile diğer sanıklar tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 6.Ceza Dairesince 24.12.2001 gün ve 16716-15698 sayı ile;
"1- Yol kesmek suretiyle yağma suçunun öğeleri bulunmadığı halde, sanıklar hakkında TCY'nın 497. maddesinin 1. fıkrası yerine 2. fıkrası ile hüküm kurulması,
2- Sanık İrfan Kaynak'ın tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün tutuklulukta geçirdiği süreye göre infaz edildiğinin anlaşılması karşısında; cezasının yerine getirilmesi tarihinin sanık yararına 13.4.1995 olarak kabulü gerektiği ve bu tarih ile suç tarihi arasında 5 yıldan fazla bir süre geçtiği gözetilmeden, sanık hakkında TCY'nın 81/2. maddesi ile uygulama yapılması, 3- Suçta kullanılan 42 P 6468 plakalı aracın üzerine kayıtlı olduğu İdris Kaygusuz dinlenilerek aracın kesin satışını yapıp yapmadığı, aracın sanık İbrahim Bayram Mavuş'un elinde bulunup bulunmadığı araştırılıp saptandıktan sonra sonucuna göre TCY'nın 36. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Bozmaya uyan Yerel Mahkeme 26.4.2002 gün ve 57-132 sayı ile; sanık İbrahim Bayram Mavuş'un yağma suçundan TCY'nın 497/1. ve 59. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCY'nın 31.ve 33. maddelerinin uygulanmasına, saldırgan sarhoşluk suçundan TCY'nın 572/1 ve 59. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına, suçta kullanılan otomobilin zoralımına, diğer sanıkların yağma ve saldırgan sarhoşluk suçlarından mahkûmiyetine ilişkin hükmü de sanık İbrahim ve vekili ile sanıklardan Ömer vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 6.Ceza Dairesince 30.9.2002 gün ve 17111-10837 sayı ile, sanık Ömer yönünden onanmış, sanık İbrahim Bayram Mavuş ile ilgili hükümler yönünden ise;
"Suçta kullanılan 42 P 6468 plakalı aracın üzerine kayıtlı olduğu İdris Kaygusuz araştırılıp dinlenilmeden, aracın zoralımına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise; 4.2.2003 gün ve 334-22 sayı ile;
"Bozma ilamı doğrultusunda aracın üzerinde mülkiyet kaydı gözüken İdris Kaygusuz'un aranmasına rağmen bulunamadığı, sanığın beyanında da aracı haricen satın aldığını kabul ettiği, hernekadar araç satışının kanunen noter marifeti ile gerçekleşmesi gerektiği sabit ise de, toplumumuzda yaygın olarak haricen satışın yapıldığı, sanık tarafından da bunun samimi şekilde ortaya konduğu, üzerinde mülkiyet hakkı gözüken İdris Kaygusuz tarafından da dava dosyamızda da herhangi bir mülkiyet iddiasında bulunulmadığı gözönünde tutulduğunda, aracın haricen satın alan ancak trafikte tescilini yaptırmayan sanık İbrahim Bayram Mavuş'a ait olduğu anlaşılarak zoralımına karar verilmiştir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık İbrahim ve vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının yağma suçu yönünden "bozma", saldırgan sarhoşluk suçu yönünden "onama" istekli 16.5.2003 günlü tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, Ceza Yargılaması Usulü Yasamızda Ceza Genel Kurulunda duruşmalı inceleme yapılabileceğine ilişkin bir hüküm mevcut bulunmadığından sanık vekilinin duruşmalı inceleme isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinden yapılması kararlaştırılarak, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İnceleme konusu olayda;
Sanık İbrahim Bayram Mavuş'un haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen üç arkadaşı ile birlikte 42 P 6468 plakalı Şahin marka araçla giderlerken, Afyon-Konya karayolunda seyir halinde olan mağdur Mustafa'nın aracını sollayıp sellektör yaparak durmasını sağladıktan sonra kendi araçlarına bindirip tehdit ve zor kullanarak üzerinde bulunan 43.000.000 Türk lirası ile 110 Amerikan Doları parasını ve araçta bulunan eşine ait çantayı aldıkları, sanığın kaçamaklı ikrarı, diğer sanıklar ile mağdurların anlatımı, tutanaklar ve dosyada mevcut diğer kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Oluşu, sübutu ve suçun niteliği hususlarında bir ihtilaf bulunmayan ve sanık İbrahim Bayram Mavuş'un geceleyin yağma suçundan TCY'nın 497/1 ve 59. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanık İbrahim'in zilyetliğinde olan ve suçta kullandığı belirlenen 42 P 6468 plakalı aracın TCY'nın 36. maddesi uyarınca zoralımına karar verilen somut olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, yağma suçunda kullanılması nedeniyle zoralımına karar verilen 42 P 6468 plakalı aracın trafik belgesinde sahibi olarak gözüken kişinin araştırılarak dinlenilmesine gerek bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Zoralım, yasada yazılı durumlarda belirli malların mülkiyet hakkı sahiplerinden alınarak Devlete geçmesini sağlayan ve bazan ceza, bazan da tedbir olarak uygulanan bir yaptırımdır. TCY'nın 36. maddesinin 1. fıkrasında; "mahkûmiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmayan kimselere ait olmamak şartıyla mahkemece zapt ve müsadere olunur" hükmü ile suçta kullanılan eşyanın zoralımı bir ceza olarak öngörülmüştür.
Cürüm veya kabahatte kullanılan eşyanın bu fıkraya göre zoralımına karar verilebilmesi için suçu işleyene ait olması, eşya başkasına ait bulunduğu takdirde ise, o kişinin eşyanın kullanılmasında rızası bulunması gerekir.
Somut olayda Motorlu Araç Tescil Belgesi fotokopisine göre suçta kullanılan araç trafikte İdris Kaygusuz adına kayıtlıdır. Sanık, suça konu aracı bu şahıstan haricen sözlü akitle satın alıp, bedelini ödediğini, ancak devrini üzerine almadığını, aracın kendisine ait olduğunu ileri sürmüştür.
Oysa, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 3. maddesinde, araç sahibi; "araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi" olarak tanımlanmış, yine aynı Yasanın 4262 sayılı Yasa ile değişik 20/d maddesinde; tescil edilmiş her çeşit satış ve devirlerin noterlerce yapılacağı, noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olacağı hükme bağlanmıştır.
O halde, somut olayda suça konu aracın mülkiyetinin sanığa geçtiğini gösterir nitelikte ve geçerli bir satış ve devir işleminden söz edilemeyeceği cihetle, öncelikle soruşturmanın genişletilerek aracın trafikte kimin adına kayıtlı olduğu ilgili Trafik Şubesinden sorulup kesin biçimde saptanmalı, araç sahibi de dinlenilerek aracın sanığa hangi nedenle teslim edildiği hususu açıklığa kavuşturulup, aracın malikinin onayı ile suçta kullanılıp kullanılmadığı belirlendikten sonra zoralım hususunda bir karar verilmelidir. Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle soruşturmanın genişletilmesine yönelik bu nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım kurul üyesi; soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunmadığı görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine 17.06.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy