(765 S. K m. 493) (1412 S. K m. 141, 264, 317, 415)
Dava: Hırsızlık suçundan sanıklardan Merdal Ş.'in TCY.nın 493/1-son, 522, 59. maddeleri uyarınca 7 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve yaşının ay ve günü baki kalmak kaydıyla doğum tarihinin 1980 olarak düzeltilmesine; sanık Necdet Ş.'in TCY.nın 493/1-son, 522, 2253 sayılı Yasanın 12 ve TCY.nın 59. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay 15 gün hapis; sanık Rıdvan T.'ın TCY.nın 493/1-son, 522, 55/3, 59/2. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesince 27.02.2001 gün ve 46-207 sayı ile verilen kararın sanık Necdet müdafii ile sanık Rıdvan tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay Nöbetçi Ceza Dairesince 30.07.2001 gün ve 10353-10258 sayı ile;
"27.2.2001 tarihli son oturuma ait duruşma tutanaklarının hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMUK.nun 264. maddesine aykırı davranılması" isabetsizliğinden hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 06.09.2001 gün ve 562-533 sayı ile bozmaya uyarak, yapılan yargılama sonucunda bozma kararının gereğini yerine getirmiş ve önceki kararda olduğu gibi hüküm kurmuştur. Bu kararın sanık Necdet müdafii ile sanıklar Rıdvan ve Merdal tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 14.2.2002 gün ve 1426-1820 sayı ile;
"Önceki hükmü temyiz etmediği halde, bozmadan CMUK.nun 325. maddesi uyarınca yararlanan sanığın bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından sanık Merdal Ş. ve savunmanının temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesine göre reddine,
Sanık Necdet Ş. savunmanı ile sanık Rıdvan T.'ın temyizine gelince;
18.7.1986 doğumlu olan ve 18 yaşını bitirmemiş bulunan sanık Necdet Ş.'in hükmün tefhim edildiği son oturumda savunmanı bulundurulmaksızın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMUK.nun 141. maddesine aykırı davranılması" isabetsizliğinden hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkemece 28.05.2002 gün ve 248-463 sayı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma kararının gereği yerine getirilmiş ve önceki kararda olduğu gibi hüküm kurulmuştur. Bu kararın da sanık Necdet müdafii ve sanık Rıdvan tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 21.11.2002 gün ve 18022-13424 sayı ile;
"1- Sanık Rıdvan T.'ın atılı suçu işlediğine dair diğer sanıkların suç yüklemelerinden başka cezalandırılmasına yeter, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık Rıdvan T.'ın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı halde suç ortağı sanık Necdet Ş. hakkında TCK.nun 493. maddesinin son fıkrasının uygulanması,
3- Önceki hükmün sanıkların temyizi üzerine bozulmuş olması karşısında dosyanın Yargıtay'a gidiş-dönüş ücretinin de sanıklara yükletilmesi" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 25.03.2003 gün ve 85-217 sayı ile; "Gerek sanık Necdet, gerekse Merdal hazırlıktaki savcılık ve Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgu ifadelerinde müştekinin evine Rıdvan ile birlikte girdiklerini samimi olarak söylemişlerdir. Fakat, sanık Rıdvan'ın ismini Serdal ( Serdar ) olduğunu beyan etmişlerdir. Burada çözümü gereken hususun Serdar ile Rıdvan isimli kişinin aynı kişi olup olmadığıdır. Kemal Ş. isimli tanık ifadesinde Ankara Keçiören Çocuk Islahevinden yeğeni Gazi G.'ün yanında biri ile geldiğini ismini sorduğunda nüfusta Rıdvan olduğunu, fakat Serdar ismi ile tanındığını söylemiş, bu tanışıklık ve kimlik belirlenmesi ise suç tarihlerine denk düşmüştür. Tanık Gazi G. de aynı tarihli savcılık ifadesinde Rıdvan'ın kendisi ile Kırşehir'e geldiğini söylemiştir. Yani her ne kadar sanık Rıdvan'ın suç tarihinde Kırşehir'de olmadığını beyan etmiş ise de, diğer sanıkların akrabaları ile tanıştığı ve bundan dolayı sanıklar Merdal ve Necdet ile birlikte hareket etmelerinin olaya uygun düşeceği ve de sanık Merdal ile Necdet'in beyanlarının Rıdvan'a suç isnadı niteliğinde olamayacağı, bundan dolayı da sanık Merdal ve Necdet'in hazırlık ikrarlarının samimi olduğu düşünülmüştür. Keza mahkemeler karar verirken önceki benzer kararlarına çelişki oluşturmayacak ve içtihat birliği niteliğinde olmasına dikkat etmesi gerekir. Aynı suç tarihlerine denk düşen, fakat müştekileri farklı olan adı geçen sanıklar hakkında aynı gerekçelerle aynı mahiyette mahkememizce karar verilmiş, bu kararlar temyiz safahatından geçerek kesinleşmiştir. Bu bağlamda mahkememizin:
a ) 2000/ 67 E. 2001/K ilamında her üç sanığın da hırsızlıktan dolayı cezalandırılmış, bu karar Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2001/12949 E, 13130 K sayılı ilamı ile onanmıştır.
b ) 2000/52 E, 2001/200 K sayılı ilamında da sanıkların hırsızlıktan dolayı cezalandırılmaları yoluna gidilmiş, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2001/10597 E, 10539 K sayılı ilamı ile onanmıştır,
c ) 2000/48 E, 2001 202 K sayılı ilamında da her üç sanık hırsızlıktan dolayı cezalandırılmış, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2001/10330-10393 K ile onanmıştır,
d ) 2000/112 E, 2001/203 K sayılı mahkememiz kararıyla da sanıkların cezalandırılmaları yoluna gidilmiş Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2001/12213-10396 E, K. ile onanmıştır.
Kısaca, dosyada toplanan tüm delillerden sanıklar Rıdvan T., Merdal Ş. ve Necdet Ş.'in ile birlikte müştekinin muhkem sayılan pencere korkuluğunu kırarak değeri pek fahiş nitelikteki döviz ve ziynet eşyalarını çaldıkları kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu kararın da sanık Necdet müdafii ile sanık Rıdvan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 13.10.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların hırsızlık suçundan TCY.nın 493/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlıklar, sanıklardan Rıdvan'a yüklenen suçun sübuta erip ermediğinin belirlenmesi, buna bağlı olarak da sanık Necdet hakkında TCY.nın 493. maddesinin son fıkrasının uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı ile sanıklara fazla yargılama gideri yüklenmiş olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
İncelenen dosya içeriğine göre;
03.01.2000 tarihinde konut dokunulmazlığını bozmak ve darp iddiasıyla kolluk görevlilerine ihbarda bulunan Ecevit Ş. adlı kişinin, bir adet av tüfeğini görevlilere teslim ederek, bu tüfeği kendisine veren amcasının oğlu olan Necdet Ş.'in, arkadaşları ile çeşitli yerlerden hırsızlık yaptıklarını bildirmesi üzerine, sanık Necdet'in yakalandığı ve soruşturma genişletilerek sanıkların birçok yerden hırsızlık yaptıklarının tespit edildiği, her olay ile ilgili olarak ayrı davalar açıldığı, bu davalardan bir tanesinin de yargılamaya konu olan yakınan Mustafa A.'in evinden hırsızlık olayı olduğu anlaşılmaktadır.
Sanık Rıdvan T., gıyabi tutukluyken yakalanmakla, 27.02.2001 günlü oturumda yapılan sorgusunda; yüklenen suçlamayı kesinlikle kabul etmediğini, suç tarihinde firarda olduğunu, Kırşehir'e hiç gelmediğini, o tarihlerde Denizli'de çalıştığını, diğer sanıkları tanımadığını beyan etmiştir.
Sanık Necdet Ş., C.Savcısı tarafından, müdafii de hazır olduğu halde alınan ifadesinde; hatırlamadığı bir tarihte amcası Merdal ve soyadını bilmediği Serdal adlı kişi ile birlikte hırsızlık amacıyla gündüz saat 15-16 sıralarında yakınanın evine vardıklarını, giriş kısmına göre sol tarafta bulunan odanın penceresinin demir muhafazasını sökerek amcası ile Serdal'ın içeriye girdiklerini, bu sırada kendisinin gözcülük yaptığını ve sonra içeriye girdiğini, hatırladığı kadarıyla bir bayan çantası, 1.200 mark ile 2 adet çeyrek altın alarak olay yerinden ayrıldıklarını, daha sonra bunları aralarında bölüştüklerini beyan etmiş, Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda da benzer şekilde anlatımda bulunmuştur.
Hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık Merdal Ş., müdafii hazır olduğu halde kolluk tarafından alınan ifadesinde; akrabası Necdet Ş. ve onun Ankara'dan tanıdığı Serdal olarak bildikleri Rıdvan adlı kişi ile birlikte hırsızlık yapmaya karar verdiklerini, 1999 yılı Ramazan ayında kapı ve pencere kırmak suretiyle çeşitli evlerden hırsızlık yaptıklarını belirtmiş ve karıştığı 11 hırsızlık olayı ile ilgili anlatımda bulunmuş olup, bunlardan yakınana ait evden hırsızlık olayı ile ilgili olarak, tahminen 1999 yılı Aralık ayının 16 veya 17'sinde gündüz saat 14.00-15.00 sıralarında Rıdvan ve Necdet ile birlikte pencere demirini sökerek eve girdiklerini, Necdet'in sonra gözcülük yapmak için çıktığını, 1.200 mark, 4 adet çeyrek altın ve 1 adet kol saati aldıklarını, dövizi ve altınları ertesi gün bozdurup aralarında bölüştüklerini, saatin ise Necdet'de kaldığını beyan etmiştir.
C.Savcılığında; benzer şekilde anlatımda bulunmuş, ayrıca lakabı Serdal, gerçek adının Rıdvan olduğunu bildiği ancak soyadını bilemediği kişi ile kendisini sanık Necdet'in 1999 yılının 11. ayının 25'inde tanıştırdığını, bu kişinin 17-18 yaşlarında, hafif kilolu, doğu şivesiyle konuşan, yüzünün sol tarafında eski bir yara izi bulunan, sportif giyinen siyah saçlı, saçlarını arkaya tarayan birisi olduğunu, gerçek kimliği ve oturduğu yeri bilmediğini, ancak bu kişinin hırsızlık suçundan yattığı Ankara Açık Cezaevinden, yengesi Solmaz Kartal'ın halasının oğlu Gazi G. adlı kişi ile birlikte firar etmiş olduklarını bildiğini belirtmiştir.
Tanık Kemal Ş. C.Savcısı tarafından alınan ifadesinde; eşinin uzaktan akrabası olan Gazi G.'ün bir akşam geç saatlerde yanında bir arkadaşı ile birlikte evine geldiklerini, ikisinin birlikte Keçiören Çocuk Islahevinden firar etmiş olduklarını, bir gün evinde kalan diğer çocuğa sorduğunda Bingöl'lü olduğunu söylediğini, 17-18 yaşlarında, 1.70-1.75 boylarında, kilolu, doğu aksanıyla konuşan, saçları siyah ve arkaya doğru taralı, esmer bir kişi olduğunu, adını önce Serdal sonra da Rıdvan olarak söylediğini, sorduğunda nüfustaki adının Rıdvan olduğunu belirttiğini, soyadını ve tam olarak nereli olduğunu bilemediğini beyan etmiş, duruşmada da benzer şekilde anlatımda bulunarak sanık Merdal'ın kardeşi, sanık Necdet'in ise amcasının oğlu olduğunu belirtmiştir.
Tanık Gazi G. de C.Savcılığınca alınan ifadesinde Keçiören Çocuk Islahevinden firar ettikten bir gün sonra kendisi gibi firar eden sanık Rıdvan T. ile Ankara garajında karşılaştıklarını, sanık Rıdvan'ın parası olamadığından yanına alarak Kırşehir'e getirdiğini beyan etmiştir.
Tanıklar Ecevit Ş. ise, kardeşi Merdal ile amcasının oğlu Necdet'in, Ankara'dan gelen adlarını bilmediği arkadaşları ile birlikte çeşitli hırsızlık olaylarını gerçekleştirdiklerini beyan etmiş, eşi Yeliz Ş. de benzer şekilde anlatımda bulunmuştur.
03.01.2000 günlü yer gösterme tutanağına göre, sanık Necdet Ş.'in, hırsızlık yaptıkları yerlerden biri olarak yakınana ait evi gösterdiği ve olayı kolluktaki beyanına uygun olarak anlatarak tutanağı imzaladığı; keza 12.01.2000 günlü yer gösterme tutanağına göre sanık Merdal Ş.'in, hırsızlık yaptıkları yerlerden birisi olarak yakınana ait evi göstererek, pencere demirini Serdal lakaplı Rıdvan ile birlikte söküp pencereyi kırarak içeriye girdiklerini belirttiği ve olayı kolluk beyanına uygun olarak anlattığı, tutanağı imzaladığı anlaşılmaktadır.
Ankara Çocuk Islahevi Müdürlüğünce 21.01.2000 günlü yazı ile, hükümlü iken 19.11.1999 tarihinde arkadaşı Gazi G. ile birlikte firar eden Rıdvan T.'ın, 1.75 boyunda, 96 kilo, siyah saçlı ve kahverengi gözlü olup Batman ili Beşiri ilçesi Doğankavak köyü nüfusuna kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğine göre sanık Rıdvan T. Batman ili Beşiri ilçesi Doğankavak köyü nüfusuna kayıtlı ve 20.02.1982 doğumludur.
Sanık Rıdvan T. hakkındaki mahkeme ilamlarının incelenmesinde;
1997-1999 yıllarında Alanya Asliye Ceza mahkemesince 4 kez hırsızlık suçlarından kesinleşmiş ancak infazı tamamlanmamış mahkumiyet kararları bulunduğu;
Ayrıca Yerel Mahkemece direnme kararına dayanak yapılan ve dosyada örnekleri bulunan Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesine ait ilamların incelenmesinde;
27.02.2001 gün ve 48-202 sayı ile sanıklar Merdal ve Necdet ile birlikte işlediği suç tarihi 15.12.1999 olan hırsızlık suçundan dolayı TCY.nın 493/1-son, 522, 55/3, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen 6. Ceza Dairesince 10.09.2001 gün ve 10330-10393 sayı ile onandığı;
27.02.2001 gün ve 52-201 sayı ile sanıklar Merdal ve Necdet ile birlikte işlediği suç tarihi 10.12.1999 olan hırsızlık suçundan dolayı TCY.nın 493/1-son, 522, 55/3, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen 6. Ceza Dairesince 10.09.2001 gün ve 12213-10396 sayı ile onandığı;
27.02.2001 gün ve 112-203 sayı ile sanık Necdet ile birlikte işlediği suç tarihi 18.12.1999 olan hırsızlık suçundan dolayı TCY.nın 493/1, 522, 523, 55/3, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 132.000.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen 6. Ceza Dairesince 11.09.2001 gün ve 10597-10539 sayı ile onandığı;
15.05.2001 gün ve 67-359 sayı ile sanıklar Merdal ve Necdet ile birlikte işlediği suç tarihi 30.11.1999 olan hırsızlık suçundan dolayı TCY.nın 493/1-son, 522, 523, 55/3, 59, 493/1-son, 522, 55/3, 59, 71. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen 6. Ceza Dairesince 01.11.2001 gün ve 12949-13130 sayı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;
Hakkında aynı suçtan verilen cezalandırma kararı kesinleşen sanık Merdal'ın aşamalardaki özde tutarlı olan anlatımları, tanıklar Kemal Ş., Ecevit Ş. ve Gazi G.'ün ifadeleri ile sanık Rıdvan'ın olay tarihi öncesinde 19.11.1999 tarihinde Ankara Çocuk Islahevinden firar ederek tanık Gazi ile birlikte Kırşehir iline geldiği ve sanıklar Necdet ve Merdal ile birlikte çeşitli hırsızlık olaylarına karıştığı anlaşılmaktadır. Diğer sanıkların hırsızlık suçlarına ne şekilde karıştıklarını açık şekilde ikrar etmeleri, bu olaylar nedeniyle ceza aldıkları ve sanık Rıdvan'a suç atmaları için bir neden bulunmadığı da nazara alındığında, tanık beyanları ile de doğrulanan ifadelerine itibar edilmesi gerekmektedir. Kaldı ki, gerek diğer sanıkların gerekse tanıkların sanık Rıdvan ile ilgili yaptıkları ayrıntılı eşkal tarifi, Ankara Çocuk Islahevi Müdürlüğünün yazısında yer alan tanımlama ve firar tarihi ile de örtüşmektedir. Öte yandan, sanık hakkında diğer sanıklarla birlikte işlediği başka hırsızlık suçlarından verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararlarındaki suç tarihlerinin bu suç tarihi ile yakın zamanlarda olması, bu tarihlerin hepsinin sanığın Islahevinden firar tarihine yakın tarihler olması da diğer kanıtları doğrulayan bir başka olgudur. Yerel Mahkemece sanık Rıdvan'ın, 17.12.1999 tarihinde diğer sanıklar Necdet ve Merdal ile birlikte yakınan Mustafa A.'in evinden hırsızlık suçunu işlediklerinin kabul edilmesi ve sanıkların TCY.nın 493/1-son madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi isabetlidir.
Ancak, Özel Dairenin 14.02.2002 ve 21.11.2002 tarihli bozma kararları sanıklar lehine sonuç doğuracak şekilde olduğu halde, CYUY.nın 415/2. maddesi hükmüne aykırı olarak Yargıtaya gidiş-dönüş ücreti olan 7.750.000 liranın sanıklara yükletilmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmü bozulmalı, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yerel Mahkemenin, sanık Rıdvan'ın suçunun sübuta erdiğinin kabulü ile sanıklar hakkında TCY.nın 493. maddesinin son fıkrasının uygulanmasına ilişkin direnme kararlarının isabetli olduğuna,
2- Yargılama giderlerinin fazla tayin edilmesi isabetsizliğinden direnme hükmünün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Yargıtaya gidiş dönüş ücreti olan 7.750.000 lira düşülmek suretiyle, "46.766.000 lira yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen alınmasına" ibaresi karara eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2003 tarihinde tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy