(4926 S. K. m. 24)
Dava: Sahtecilik suçlarından sanıklar İsmet ve Ali'nin beraetlerine ilişkin Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.3.2000 gün ve 278-69 sayılı hüküm, katılan idare vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 20.11.2001 gün ve 14162-14143 sayı ile; "Toplu kaçakçılık suçundan açılan kamu davasına ilişkin Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/52 esas sayılı dosyası getirtilip incelendikten sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 26.12.2002 gün ve 5-467 sayı ile "Olayımızda gümrük muayene memurları tarafından konteynır açıldığında gümrük müşavirince ibraz edilen gümrük giriş beyannamesi ve faturada miktar, nitelik ve fiyat olarak bir aykırılık görülmemiş, beyan harici kültür-fizik ve jimnastik aletleri bulunmuştur. Beyan harici mal çıkması kaçakçılık suçunu oluşturmakta olup bu konuda da Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Bu davanın bekletici mesele yapılması veya getirtilerek incelenmesi dosyamızın sonucunu etkilemez, bu itibarla bozma kararındaki gerekçeye katılınmamış, yapılan ithalatta gümrük müşavirinin sorumluluğunun da bulunmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 10.11.2003 gün ve 10492 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü;
Karar: Sanıkların sahtecilik suçundan beraetlerine karar verilen somut olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, bozmadan sonra aynı yer 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/442 esasına kayıt edildiği saptanan kaçakçılık suçuna ilişkin dosyanın getirtilip incelenmesi suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Sanıklardan İsmet'in yönetim kurulu başkanı olduğu, M.. Response Tüketim Malları Pazarlama Anonim şirketinin Japon Mokuseı Corporatıon firmasından yaptığı ithalat nedeniyle, şirket yetkilisi diğer sanık Ali tarafından Haydarpaşa Giriş Gümrük Müdürlüğüne verilen 23.2.1999 tarihli giriş beyannamesinde, beyanname muhteviyatı 256 adet kap içerisinde 3200 adet kuştüyü yastık olarak bildirilmiş ve bu beyannameye kuştüyü yastıklarla ilgili düzenlenen fatura eklenmiş, sözkonusu eşyanın yapılan muayene ve tespitinde 160 kapta 3200 adet kuş tüyü yastığı ile beyan harici 200 adet kültür-fizik ve jimnastik aletleri bulunduğunun belirlenmesi üzerine, Üsküdar C.Başsavcılığına suç ihbarında bulunulmuş, sanıklar İsmet ve Ali haklarında sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından dolayı kamu davaları açılmıştır.
Sanık İsmet duruşmada alınan savunmasında, kuştüyü yastık ve kültür-fizik aletlerini aynı firmadan ithal ettim, bunlar farklı tarihlerde, farklı konteynırlarla gelecekti, kuştüyü yastıklar ile ilgili faturayı ve ordinoyu gümrükçüme verdim, o da faturaya uygun olarak gümrük giriş beyannamesi tanzim etti, konteynır açıldığında aynı firmadan ithal ettiğimiz kültür fizik ve jimnastik aletlerinin de aynı konteynır içinde gönderildiğini öğrendim, beyanname harici mal çıktığı bildirilince, sözkonusu spor aletlerinin firmam tarafından ithal edildiğini, ancak farklı konteynırla gönderileceği için beyanda bulunmadığını belirtip, ek beyanname vermek istedim, daha sonra mallarla ilgili ithalatçı faturası gelince ek beyanname verdik, fatura sahte değildir, suçlamayı kabul etmiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık vekili tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde, giriş beyannamesine ekli, fatura fotokopisinin 17.12.1998 tarih, 31.680 dolar bedelli, 3200 kuştüyü yastığa ait olduğu, jimnastik aletlerine ait faturanın ise 12.1.1999 tarihli ve 9430 dolar bedelli olduğu, yük teslim ordinosunda 256 parça olarak bildirildiği, Mokuseı Corporatıon firmasınca gönderilen 8.3.1999 tarihli yazı tercümesinde; konteynırda boş yer bulunduğundan 95 zarflık 194 parça müteakip ay siparişinin konteynıra konulmak zorunda kalındığı, pazarlama bölümünce ilave ürünlere ait fatura hakkında bilgi verilmediği belirtilerek, 12.1.1999 tarihli faturanın gönderildiği bildirilmiştir.
Sanık Ali duruşmada alınan beyanında, sanıkla çalışmıyorum, ancak sanığın gümrük işlemlerini yapan Mustafa Türkmen komşum olur, kendisi Arma gümrüklemenin sahibidir, imza attığım boş beyannameyi Mustafa Türkmen doldurmak sureti ile sanığın ithal ettiği mallar ile ilgili giriş beyannamesini tanzim etmiş, bu ithalat işlemini Mustafa takip etti, suçlama ile ilgim yoktur, imza yetkisi olmadığı için ben yapıyordum şeklinde savunma yapmıştır.
Yazılı savunmasında ise, bu ithalatla ilgili hiçbir belge imzalamadığını ve bilgisinin olmadığını, 3.8.1998 tarihli vekaletnamede kendi adının bulunmadığını, ithalat işlemlerinin gümrük komisyon yardımcısı Mustafa Türkmen tarafından yürütüldüğünü belirterek, ilgili vekaletname fotokopisini dosyaya sunmuş, yük teslim ordinosu fotokopisinde Ali ve Mustafa'nın adlarının bulunduğu, gümrük idaresine ait işlemler formunda isimlerin yer almadığı, teslim ordinosunda ise Ali'nin adına yer verildiği ancak imzasının bulunmadığı saptanmıştır.
Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kaçakçılık suçuna ilişkin 1999/52 esas sayılı dosyasının bozma üzerine 2001/442 esasa kayıt edildiği anlaşılmaktadır.
Bozmadan sonra 6.6.2002 tarihli oturumda; avukat Yasemin'ın, bu davanın sanığı olmadığı halde, sanık Mustafa vekili olarak duruşmaya kabulüne karar verildiği, 26.12.2002 tarihli oturumda ise önceden verilmiş bir birleştirme kararı bulunmadığı halde aynı mahkemenin 2000/370 esas sayılı dosyasının bu dosyadan tefriki ile başka bir esasa kayıt edilmesine karar verildiği, gerekçeli karar başlığında ise Mustafa'ın adına yer verilerek, herhangi bir isim belirtilmeden tüm sanıkların ayrı ayrı beraetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alınarak değerlendirildiğine, sanıklar hakkında aynı eylemler nedeniyle, 1918 sayılı Yasanın 31. maddesi hükmü uyarınca, Üsküdar 1. ve 2. Ağır Ceza Mahkemelerine toplu kaçakçılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından ayrı kamu davaları açılması 1918 sayılı Yasanın, suç saydığı fiiller nedeniyle TCK ve diğer yasalarda yazılı cürümleri işleyenler hakkında içtima hükümleri uygulanmaksızın, her cürmün cezasına ayrı ayrı hükmolunacağı şeklindeki düzenlemenin 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasının 24. maddesinde de varlığını sürdürmesi, kaçakçılık suçundan dolayı açılmış davaya ilişkin 2001/442 esas sayılı dava dosyasında, gümrük giriş beyannamesi, fatura, yük teslim ordinosu, vekaletnameler ve sahtecilik dosyasını ilgilendiren diğer kanıtların bulunma olasılığı karşısında o dosya ile yine bu davanın sanığı olmadığı halde gerekçeli karar başlığına adı yazılarak sonuçta beraet kararı verildiği anlaşılan, Mustafa hakkındaki 2000/370 esas sayılı dosyanın, sanık Ali'nin savunmaları ve sunduğu belgeler de nazara alınarak, getirtilip incelenmesinde, somut gerçeğin hertürlü kuşkudan uzak bir şekilde saptanması açısından zorunluluk bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; usul ve Yasaya aykırı olan Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 20.1.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy