(765 S. K. m. 102/5, 104/2, 549) (3167 S. K. m. 22) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Sanık Ramazan A. hakkında yasak dönemde avlanmak suçundan açılan kamu davasının önödeme nedeniyle ortadan kaldırılmasına, sanık Ali Seydi Ö. ve Yusuf K.'ın, TCY.nın 549, 119, 3167 sayılı Yasanın 22, TCY.nın 119 ve 72. maddeleri uyarınca sonuçta 68.445.000'er lira hafif para cezasıyla cezalandırılmalarına, suça konu tüfeklerin TCY.nın 36. maddesi uyarınca zoralımına, fişeklerin sahiplerine iadesine ilişkin Battalgazi Sulh Ceza Mahkemesince verilen 14.11.2000 gün ve 11-34 sayılı hüküm, maldan sorumlu ile O Yer C. Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 27.9.2001 gün ve 12274-14224 sayı ile;
1- Mahmut A. sunmuş olduğu dilekçelerinde sanık Ramazan A.'da ele geçen tüfeğinin rızası ve bilgisi dışında alınıp kullanıldığını öne sürdüğüne nazaran bu beyanının aksine deliller araştırılıp saptanmadan yazılı gerekçelerle tüfeğin müsaderesine karar verilmesi,
2- Sanık Ali Seydi Ö.'e Cumhuriyet Savcılığınca 2521 sayılı Kanunun 13. maddesi delaletiyle TCK'nun 549. maddesi uyarınca önödeme önerisinde bulunulduğuna dair tebligat evrakı dosyada olmadığı halde önödeme önerisinin yapılmış kabul edilmesi suretiyle bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Sanıklar Ali Seydi Ö. ve Yunus K. aşamalardaki savunmalarında balık avlamak için olay yerinde bulunduklarını ifade ederek yasak şekilde avlanma suçunu kabul etmedikleri dikkate alınıp 5.2.2000 günlü olay tutanağını düzenleyen zabıt mümzileri ile Selahattin K. isimli şahsın olayla ilgili bilgi ve görgülerinin ayrıntılı olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
4- Suç tarihine göre TCK'nun 549. maddesinde öngörülen hafif para cezasının yukarı haddi 5.977.530 lira, 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 22. maddesinde öngörülen hafif para cezasının yukarı haddi ise 3.586.518 lira olup önödeme ihtarına uyulmaması halinde tayin edilecek cezanın aşağı ve yukarı haddi gösterilen hallerde yukarı haddi geçmemek üzere yarı oranında arttırılarak hükmolunacağına ilişkin TCK'nun 119/4. maddesinin amir hükmü ile tayin edilen cezaların aşağı ve yukarı hadlerinin gösterilmiş bulunduğu dikkate alınıp, hükmolunan hafif para cezasının 4421 sayılı Kanunla değişik TCK'nun 24. maddesi uyarınca 22.815.000 liraya çıkartılmasından sonra ön ödeme ihtarına uyulmadığından bahisle arttırım yapılmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanıklara fazla ceza tayini" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme ise 7.5.2002 gün ve 71-23 sayı ile; "Yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma hükmü verdiği 1.fıkranın dosyadaki bilgi ve belgelere göre ve mahkemenin vicdani kanaatine göre yerinde olmadığı, 2. fıkrada gösterilen bozma sebebinin sanık Ali Seydi Ö. hakkında mahkemece usulüne uygun olarak önödeme tebligatının yapılıp, parçasının dosyada olduğu halde bu hususun zuhulen gözden kaçtığı, 3. fıkrada gösterilen bozma sebebinin müsnet suçun kabahat nevinden sayılması ve kastın suçun içerisinde kendiliğinden yer alması dosyadaki bilgi ve belgelere göre müsnet suç oluştuğundan başka bir araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır" gerekçeleriyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de Üst C. Savcısı tarafından temyizi üzerine, dosya Yargıtay C. Başsavcılığının "zamanaşımı nedeniyle bozma ve ortadan kaldırma" istekli 22.4.2003 gün ve 119158 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyada;
Sanıklar hakkında merkez av komisyonunca yasaklanan dönemde avlanmak ve meskun mahalde silah taşımak suçlarından cezalandırılmaları ve suça konu tüfeklerin zoralımına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklara isnat edilen meskun mahalde silah taşımak suçu TCY.nın 549. maddesinde, merkez av komisyonunca yasaklanan dönemde avlanmak suçu ise 3167 sayılı Yasanın 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suçlar maddelerindeki yaptırımların türü ve azami sürelerine göre TCY.nın 102/5. maddesi uyarınca iki yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olup, münhasıran zoralıma tabi olmayan eşyaya ilişkin zoralım davaları da asıl suçun tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde sonuçlandırılmalıdır.
TCY.nın 104. maddesinin birinci fıkrasında zamanaşımını kesen nedenler; "mahkumiyet hükmü, yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda sanığın sorguya çekilmesi, sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına dair karar veya C. Savcısı tarafından düzenlenen iddianame" şeklinde sınırlı olarak sayılmış, maddenin ikinci fıkrasında ise, zamanaşımının kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, kesen nedenler birden fazla ise bunların en sonuncusundan itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, ancak bu kesici nedenlerin zamanaşımını, 102. maddede belirtilen sürelerin yarısının eklenmesiyle bulunacak süreden fazla uzatamayacağı kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, suç tarihi 5.2.2000 olup, iddianamenin düzenlenmesi, sanıkların sorgusu, mahkumiyet hükümleri gibi işlemlerle dava zamanaşımı süresi bir çok kez kesilmiş ise de, suç tarihinden inceleme tarihine kadar TCY.nın 102/5 ve 104/2. maddelerinde belirtilen toplam 3 yıllık dava zamanaşımı süresi 5.2.2003 günü dolmuştur. Bu nedenle diğer yönleri incelenmeyen direnme hükmünün bozulmasına ve CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının ortadan kaldırılmasına, ruhsatlı tüfeklerin sahiplerine iadesine, belgesiz tüfeğin ise yönetime teslimine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususta CYUY.nın 322. maddesi uyarınca karar verilmesi olanaklı bulunduğundan, sanıklar haklarındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle TCY.nın 102/5 ve 104. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Yivsiz tüfek sahipliği belgesi bulunan 33690 ve 3229 seri nolu tüfeklerin sahiplerine İADESİNE, belgesi bulunmayan 2895 seri nolu tüfeğin gereği yapılmak üzere yönetime teslimine,
Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 03.6.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy