(765 S. K. m. 2, 59) (4926 S. K. m. 3, 38) (1412 S. K. m. 322, 325)
Dava: Toplu kaçakçılık suçundan sanıklar B.T. ile İ.A.'ın 1918 sayılı Yasanın 27/2-3, 33/son ve TCY'nın 59/2. maddeleri uyarınca 7'şer sene 6'şar ay ağır hapis ve müteselsilen 14.403.600.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, haklarında TCY'nın 31. ve 33. maddelerinin uygulanmasına, 89.784.600 lira nispi vekalet ücretinin, 480.000.000 lira maktu vekalet ücretinin, 777.794.400 lira nispi harcın ve 277.750.000 lira yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline ilişkin Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.1.2002 gün ve 26-14 sayılı hüküm sanık B.T. ve vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 30.4.2003 gün ve 19079-2081 sayı ile;
"Olaya karıştıkları anlaşılan R.A. M.A., Ş.E. ve O.E. haklarında dava açılarak mahkum olmaları halinde, hükmolunan tazmini para cezası, nispi harç ve nispi vekalet ücretinden sanıkla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğinin hükümde belirtilmemesi,
"Yasaya aykırı, sanık RT. vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi Bozulmasına, CMUK'un 325. maddesi uyarınca bozmanın temyiz isteği reddedilen sanık İ.A.' a sirayetine, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1918 sayılı kanunun 59. ve CMUK'nun 322. maddeleri uyarınca, olaya karıştıkları anlaşılan R.A., M.A., Ş.E. ve O.E. haklarında dava açılarak mahkum olmaları halinde hükmolunan tazmini para cezası, nispi harç ve nispi vekalet ücretinden sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu olmalarına karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına" karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 18.6.2003 gün ve 56249 sayı ile;
"Sanık B. 29.08.1997 tarihinde Münih Başkonsolosluğunda İdari Ataşe olarak göreve başlamış 15.08.1999 tarihinde görevinden ayrılarak Türkiye'ye dönmüştür. Yurt dışındaki görev süresi sebebiyle sanığın bedelsiz oto ithalatı talep hakkı doğmuştur. Bu hakkını, Ş.E. isimli şahsa 3000 DM bedel karşılığı devretme hususunda anlaştığı, bu şahsın istemi doğrultusunda ortağı M.U., A.E. ve O.E. lehine Etimesgut Noterliğinde 27.10.1999 tarihinde genel vekaletname düzenlettirerek, Ankara Gümrükleri Başmüdürlüğü Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne, adına gelmiş bulunan motorlu taşıtını teslim alma ve bu oto ile ilgili bilumum işlemleri yapmaya yetki vermiştir.
Bu yetki devrinden sonra, lehine vekaletname düzenlettirilen kişiler işlemlerin tamamlanabilmesi için, bedelsiz oto ithalatı müracaat izin formunda müracaat eden olarak imzasının bulunması gerektiğini söyleyerek, sanığın bu belgeyi imzalamasını sağlamışlardır. Ş.E.'in oto ithalatı ile uğraşmakta olan bir şahıs olması sanıkta güven uyandırmış, bu iş ve işlemler için düzenlenen belgeyi de kuşku duymadan imzalamasında etkili olmuştur.
Sanık, Bedelsiz İthalat Müracaat ve İzin Formu ile birlikte, motorlu taşıt belgesi ekleyerek Ankara Gümrükleri Başmüdürlüğüne başvuruda bulunmuştur. Sunulan mülkiyet belge-sinde yer alan isimlerin kuşkulu bulunması üzerine, Gümrük idaresince inceleme başlatılmış, Münih Başkonsolosluğunun 19.01.2000 tarih ve 650.0-03 sayılı RT'nun oto ithaline ilişkin cevabi yazısında, TA., R.A ve M.A.'nın daha önceki Muavin Konsolosların mühür ve imzalarını taklit ederek, sahte kesin dönüş belgeleri tanzim ettikleri ve oto kaçakçılığı nedeniyle ilgili makamlarımızın takibatına uğrayan şahıslar olduklarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Soruşturma aşamalarında; mülkiyet belgesinde isimleri geçen R.A. ve M.A.'ün açık kimlik bilgilerine ulaşılamamış ve edinilen bilgilere göre de, bu şahısların Ş.E., M.U., A.E. ve O.E. ile eylem ve fikir birliği içinde olmalarına karşın, sanık B.'nın hakkında dava açılan LA. ve dava dışında kalan yukarıda isimleri zikredilen şahıslarla fikir birliği içinde olduğuna ilişkin, dosya kapsamında kesin nitelikte kanıta ulaşılamamıştır.
Aşamalarda anlatımında bulunan sanık B.'nin savunmasının aksine, isnat edilen suçu diğer sanıklarla birlikte fikir birliği yaparak işlediği hususunda, mahkumiyetine yeterli kesin nitelikte delil bulunmamaktadır. Bunun yanında; iddia konusu suçla bağlantılı olarak, sanık hakkında resmi evrakta sahtekarlık suçundan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasının sonucu ve mahkemeyi bu sonuca götüren delillerin, temyiz konusu davada da etkili olabileceği gözetilerek, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunup bulunmadığının araştırılmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması da,..yasaya aykırılık oluşturmaktadır." görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Toplu kaçakçılık suçundan sanık RT.'nin 1918 sayılı Yasanın 27/2-3, 33/son ve TCY'nın 59. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmü n Özel Dairece düzeltilerek onanması üzerine Yargıtay C. Başsavcılığı; sanığın suçunun sabit olmadığı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğu görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurmuştur.
Ancak, sanığın hükümlendirildiği 1918 sayılı Yasa, hükümden sonra 19.7.2003 tarih ve 25173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasının 38. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 4926 sayılı Yasanın 3. maddesinde kaçakçılık sayılan eylemler yeniden tanımlanarak kaçakçılık suçlarının öğeleri yeniden belirlenmiş ve farklı yaptırımlar öngörülmüştür. Bu nedenle, TCY'nın 2. maddesi hükmü de göz önünde tutularak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının bu değişik gerekçe ile kabul edilerek, hükmün düzeltilerek onanmasına dair Özel Daire kararının kaldırılmasına, sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme hükmünün öncelikle açıklanan nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile KABULUNE, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.4.2003 gün ve 19079-2081 sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA, diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme hükmünün öncelikle açıklanan nedenden dolayı BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Baş-savcılığına tevdiine, 23.09.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy