(2521 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 96, 549)
Dava: Ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan sanık Halil'e ait olan av tüfeklerinin zoralımı, havalı tüfek ve dolu fişeklerin mirasçılarına iadesi hususundaki taleplerin reddine ilişkin Sandıklı Sulh Ceza Mahkemesince 14.11.2000 gün ve 269-285 sayı ile verilen kararın o yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 02.04.2002 gün ve 3880-4358 sayı ile;
"2521 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca açılan müsadere davasında eşyaların sahibi Halil Karabınar'ın mirasçıları yargılamaya davet olunup beyanları alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 25.06.2002 gün ve 150-194 sayı ile; "müsadere yasak bir şeyin kanuna uygun olarak alınmasıdır. İşlenen suç sebebiyle kişi veya kurumların mallarının bir kısmına veya tamamına el koyma ve bunların mülkiyetinin ya da bedelinin hazineye mal etme işlemi müsaderenin tanımları arasında yer almaktadır. TCK'nun 36. maddesine göre mahkûmiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmayan kimselere ait olmamak şartı ile mahkemece zabıt ve müsadere olunur. Müsaderenin usulü de CMUK'nun 392. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "belirli eşyanın müsaderesi veya imhası yahut kullanımdan kaldırılması gerekli olan hallerde kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bu hususta bir karar verilmemişse bu tedbirlerin her türlü takiplerden ayrı olarak alınması için Cumhuriyet Savcısı veya davacı tarafından yapılacak talep esas davayı görmeye yetkili mahkemeye verilir."
Ceza davasını düşüren sebepler mevcut olduğu takdirde mahkûmiyet şartı tahakkuk etmeyeceğinden müsadere kararı da verilemez. Bu sebeple sanığın ölümü halinde ölümden sonra TCK 36/1 fıkrası uyarınca suç ile ilgili eşyanın müsaderesine karar verilemez. Yerleşik Yargıtay içtihatları bu doğrultudadır. ( bkz. Teori ve Uygulamada Müsadere ( Zoralım ) yazan: Zekeriya Yılmaz shf: 34-35 )
Mahkememizin önceki kararında belirtildiği üzere C.Başsavcılığı mahkemeden sadece müsadere veya imha yahut kullanımdan kaldırma kararı isteyebilecektir. Buna karşılık emanet eşyanın mirasçılara iadesi kararı verme mükellefiyeti, ilgili mevzuatta bulunmamaktadır. İster C.Başsavcılığı tarafından dava konusu Hatsan marka havalı tüfek ve 82 adet dolu fişek için istendiği gibi doğrudan doğruya iade talebinde bulunulsun, isterse müsadere talebinin reddi kararı verilsin, mahkemece mevcut mevzuata göre iade kararı verilmesi mümkün değildir. Eğer C.Başsavcılığı bir eşyanın suçta kullanılmadığını ve suçtan elde edilmediğini değerlendiriyorsa bu durumda iş bu eşyayı sahibine doğrudan doğruya iade etmesine mevzuatta herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bu bağlamda mevcut uygulamanın kanuna aykırı bir biçimde geliştiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Aksi yöndeki kabul mahkemelerdeki iş yoğunluğunun gereksiz yere artmasına ve en basit iade kararı için bile mahkemece yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine sebebiyet verecek mahiyet arzetmektedir" gerekçesi ile önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de O yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 25.07.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanık Halil hakkında 18.10.1998 tarihinde işlediği iddia olunan şartlı tehdit ve hakaret suçlarından dava açılmışsa da Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesince 19.07.2000 gün ve 417-208 sayı ile; 12.07.2000 tarihinde öldüğü anlaşılmakla hakkındaki davanın TCY.nın 96. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, emanette kayıtlı ruhsatsız av tüfekleri, havalı tüfek ve 82 adet dolu av fişeği için C.Savcılığına gereği için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Sandıklı C.Başsavcılığınca 05.10.2000 tarihinde sanık hakkında, ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan TCY.nın 96. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve aynı tarihte Sulh Ceza Mahkemesine yazılan talepname ile emanetin 1998/166 sırasında kayıtlı bulunan Sarsılmaz ve Rubeust marka iki av tüfeğinin zoralımına, Hatsan marka havalı tüfek ile 82 adet dolu fişeğin ise sanık Halil Karabınar'ın yasal mirasçılarına teslimine karar verilmesi isteminde bulunulmuş, Yerel Mahkemece yapılan yargılamada talebin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda ayrıntıları açıklanan somut olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın mirasçıları dinlenmek suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Ancak, Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında vurgulandığı üzere, zoralım davaları, asıl suç için öngörülen dava zamanaşımı tabi bulunmaktadır. Somut olayda, suça konu ruhsatsız av tüfekleri ile fişeklerin 18.10.1998 tarihinde elde edildiği anlaşılmaktadır. Sandıklı C.Savcılığınca ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan dolayı, sanığın ölümü nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği nazara alındığında, bu suç için TCY.nın 549. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/5 ve 104/2. maddeleri uyarınca 3 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olup, suç ve inceleme tarihleri arasında dava zamanaşımı gerçekleşmiştir.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak zoralım davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, ruhsatsız av tüfeklerinin ve emanet eşyasının ise Ceza Genel Kurulunun 27.06.2000 gün ve 132-142 sayılı kararında açıklanan ilkeler doğrultusunda, denetim için belgeye bağlanmasını sağlamak üzere kolluk makamlarına tevdiine karar verilmelidir.
Sonuç: Yerel Mahkeme direnme hükmünün, açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden CYUY.nın 322. maddes-nin verdiği yetkiye dayanılarak zoralım davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, adli emanette kayıtlı ruhsatsız av tüfekleri ve emanet eşyasının gereği için kolluk makamlarına teslimine, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 14.10.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy