(4483 S. K. m. 3, 9) (1684 S. K. m. 1)
Dava: Etkili eylem suçundan sanığın TCY.nın 456/4, 251, 51, 59. maddeleri ile cezalandırılması istemiyle Adana C.Başsavcılığının 27.05.2002 gün ve 16222-7529 sayılı iddianamesi ile açılan davada; Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesince 17.12.2002 gün ve 809-1327 sayı ile; sanığın yargılanabilmesi için 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca soruşturma izni gerektiği görüşüyle yargılamanın durdurulmasına ve dosyanın Adana Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir.
Valilikçe 07.01.2003 gün ve 172 sayılı yazı ile;
4483 sayılı Yasa uyarınca işlem yapılmasına gerek olmadığı belirtilerek genel hükümlere göre işlem yapılmak üzere dosya iade edilmiştir.
Bu suretle olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan bahisle dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının "dosyanın incelenmeksizin iadesini" isteyen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Hastane güvenlik görevlisi olan sanığın, ziyaretçi olarak hastaneye gelen mağdur Tekin'in içeriye alınmamasıyla başlayan tartışmada, mağdurun sair tehdidat niteliğindeki sözlerinden tahrike kapılıp yumrukla vurarak burnunu kırdığı, bu suretle 15 gün iş ve güçten kalır şekilde yaraladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, Asliye Ceza Mahkemesince; sanığın yargılanabilmesi için 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca soruşturma izni gerektiği görüşüyle, yargılamanın durdurulmasına karar verilmiştir. Valilikçe sanık hakkında 4483 sayılı Yasa uyarınca soruşturma izni verilmesine gerek bulunmadığı, genel hükümler uyarınca işlem yapılması gerektiği görüşüyle dosya C.Başsavcılığına iade edilmiştir.
02.12.1999 tarihinde kabul edilip, 04.12.1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4483 sayılı Yasanın 18. maddesi ile Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanunu Muvakkat yürürlükten kaldırılmış, "izin" sistemine geçilmiştir.
4483 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinde "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce MMHKM. hükümlerine göre başlatılmış bulunan işlemler, MMHKM. hükümlerine göre sonuçandırılır" düzenlemesi yer almakta ise de somut olayda suçun 13.05.2002 tarihinde işlendiği ileri sürülmüş olup, 04.12.1999 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olan MMHKM. hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
4483 sayılı Yasanın 3. maddesinin ( b ) bendinde, ilde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan vali tarafından izin verileceği, 9. maddesinde ise, vali tarafından "soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine" ilişkin karara karşı yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüş, Ceza Genel Kuruluna her hangi bir görev ve yetki verilmemiştir.
Öte yandan 1684 sayılı Umumi Mahkemeler ve Karar Hakimleri ve Müstantiklerle Umumi ve Hususi Kaza Selahiyetini Haiz Makamlar Arasındaki İhtilafın Halli Hakkında Kanunun 1. maddesinde; "Umumi mahkemeler, karar hakimleri ve müstantiklerle idare heyetleri ve sair kaza selahiyetini haiz makamlar arasında vazife ve selahiyet sebebiyle hadis olacak ihtilafların halli Temyiz Mahkemesi Ceza Heyeti Umumiyesine aittir. " hükmü yer almaktadır.
Buna göre; 1684 sayılı Yasanın 1 ve 4483 sayılı Yasanın geçici maddeleri uyarınca, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken bir görev veya yetki uyuşmazlığından söz edilebilmesi için, olumlu veya olumsuz uyuşmazlığın yargı yetkisine sahip mahkemeler ile il veya ilçe idare kurulları arasında doğması gerekir. Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaymakamlık veya Valilik makamları, yargı yetkisini haiz değillerdir. Ceza Genel Kurulunun görevi 1684 sayılı Yasanın 1 nci maddesinden doğduğundan ve valilik yargı yetkisine haiz bir merci olmadığından, Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken bir görev çekişmesinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla Valiliğin 07.01.2003 günlü yazısının yasada öngörülen izin niteliğinde bulunduğu ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi ve 4483 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sonuçlandırılması gerekmekle dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Ceza Genel Kurulunca çözümlenecek bir görev uyuşmazlığı bulunmadığından, gereği yapılmak üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 18.03.2003 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy