(765 S. K. m. 19, 30)
Dava: 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık Hasan'nın 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve TCY.nın 81/2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 gün hapis ve 183.043.333 lira ağır para cezalarıyla cezalandırılmasına ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.2.2001 gün ve 202-20 sayılı hüküm, sanık vekillerinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 18.9.2002 gün ve 745-8297 sayı ile; "suç tarihi itibariyle temel ağır para cezasının fazla tayini" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece 9.12.2002 gün ve 237-208 sayı ile;
4421 sayılı Yasa ile TCK.nun 19. maddesi değiştirilmiş ve ağır para cezasının alt sınırı 60.000.000 TL, üst sınır, ise 15.000.000.000 TL olarak belirlenmiştir, aynı Yasanın 5. maddesi ile TCK.nun ek 2. maddesi de değiştirilerek para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere 213 sayılı Yasanın 298. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanacağı belirtilmiştir. Suça konu olayda suç tarihi 27.11.2000 tarihi olup, 2000 yılı itibari ile ağır para cezasının alt sınırı 91.260.000 TL, üst sınırı ise 781.500.000.000 TL.dir. Bu sınırlar arasında TCK.nun 29. maddesinde belirtilen, suçun özelliği, işleniş biçimi zararın ve tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç nedeni ve saikleri, failin geçmişi, sosyal ve kişisel durumu gözönünde tutulmak sureti ile yargıç cezayı belirleyerek uygulayacaktır. Mahkememizce sanık Hasan Karaismailoğlu'nun geçmişte adam öldürme, yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından sabıkalı bulunması, 1998 yılında da 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkûm edilmesine rağmen, davamıza konu suçu işlemiş olması ıslah olmadığını ortaya koyduğundan bu gerekçe ile hapis ve para cezası alt sınırın üzerinde takdir edilmek sureti ile ceza verilmiş, para cezasının da asgari haddin üzerinde tayin edildiği açıkça belirtilmiştir. Suç tarihinin 2000 yılı olması nedeni ile asgari sınırın 91.260.000 TL. olduğu açıktır, dolayısı ile hükümde temel ağır para cezasının gösterilmemesi sureti ile denetime olanak verilmemesi durumu da söz konusu değildir, gerekçesi ile ilk hükümde direnilmiştir.
Bu hüküm de sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının, "bozma" istekli 9257 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/1. ve TCY.nın 81/2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 gün ha-pis ve 183.043.333 lira ağır para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, suç tarihi itibariyle temel ağır para cezasının fazla tayin edilip edilmediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
28.7.1999 tarihinde kabul edilerek 1.8.1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4421 sayılı Yasa ile TCY.nın 19 ve 24. maddeleri, 647 sayılı Yasanın 4 ve 5 maddeleri, TCY.na 3506 sayılı Yasa ile eklenen Ek 1, 2, 4 vek Ek 5. maddeleri değiştirilmiş ve Yasaya Ek 6. madde eklenmiştir. Yasa ile para cezalarının belirlenmesinde uygulanan katsayı sisteminden vazgeçilerek "Yeniden Değerleme Oranı" sistemine geçilmiş ve para cezaları yeniden düzenlenmiştir.
Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 19. maddesindeki ağır para cezasının alt sınırı 'altmış milyon" üst sınırı ise "onbeş milyar" liraya çıkartılmış, 4. maddesi ile TCY.nın Ek 1. maddesinin ( a ) ve ( b ) fıkraları değiştirilerek TBMM.nin kuruluşundan önce yürürlüğe giren ve daha sonra değiştirilmeyen yasa ve tüzüklerdeki para cezaları ile 31.12.1998 tarihine kadar yürürlüğü giren yasalardaki para cezaları 39.300 ila 8 misli arttırılmış,
5. madde ile TCY.nın Ek 2. maddesi değiştirilerek, Ek 1. madde kapsamına giren yasalardaki para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında arttırılacağı, 6. madde ile Ek 4. maddede yapılan değişiklikle de; "Hükmedilecek ağır ve hafif para cezaları; bu Kanunun 19 ve 24. maddelerindeki alt sınırları gösteren miktarların Ek 2. maddeye göre uygulanan yeniden değerleme oranıyla çarpımı sonucu elde edilecek miktarlardan az olamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Bu Yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığa atılı suç 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde düzenlenen ve bir yıldan üç yıla kadar hapis ile birlikte üç bin liradan beşbin liraya kadar ağır para cezasını gerektiren, ruhsatsız tabanca bulundurma suçudur.
Maddede 12.6.1979 gün ve 2249 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişiklik yapıldığından, ağır para cezasının TCY.nın Ek 1/b-6. maddesi uyarınca yediyüzseksenaltı ( 786 ) misline çıkarılması gerekmektedir, buna göre maddedeki ağır para cezasının alt sınırı 2.358.000 lira, üst sınırı ise 3.930.000. liradır, görüldüğü gibi maddedeki ağır para cezasının alt ve üst sınırı TCY.nın 19. maddesinde ağır para cezasının alt sınırı olarak gösterilen miktardan daha az olup, Ek 4. madde uyarınca hükmedilecek ağır para cezasının 19. maddede alt sınırı gösteren miktarın Ek 2. maddeye göre uygulanan yeniden değerleme oranıyla çarpımı sonucu elde edilecek miktardan az olamayacağından, suç tarihi olan 27.11.2000 tarihinde ağır para cezasının alt sınırı olan 91.260.000 liranın altında ağır para cezasına hükmedilemez, yine maddedeki ağır para cezasının üst sınırının da TCY.nın 19. maddesinde belirtilen miktardan az olması nedeniyle, en üst sınırdan ceza tayini halinde dahi bu miktarın aşılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel Mahkemece ağır para cezasının üst sınırının TCY.nın 19. maddesinde belirtildiği, hükmolunan cezanın bu miktarı aşmadığı gerekçesiyle ilk hükümde direnilmiş ise de, Ek 5. madde hükmü uyarınca, TCY.nın 19. maddesindeki üst sınırın ancak para cezasının üst sınırının gösterilmemiş olması halinde dikkate alınacağı, somut olayda uygulama maddesinde para cezasının üst sınırı gösterilmiş bulunduğundan, 19. maddedeki üst sınırın değil maddedeki üst sınırın dikkate alınarak uygulama yapılması gerektiği anlaşılmakla isabetsiz olan direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta, CYUY.nın 322. maddesi uyarınca karar verilmesi olanaklı bulunduğundan, 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 30/2. maddesinde yapılan değişiklikte nazara alınarak, sanık hakkında hükmolunan ağır para cezasının 94.303.000 lira ağır para cezası olarak düzeltilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün, sanığa fazla para cezası tayin edilmiş olması nedeniyle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CYUY'nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca hükmolunan ağır para cezasının 94.303.000 lira ağır para cezası olarak düzeltilmek suretiyle, diğer yönleri isabetli olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 11.11.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy