(3713 S. K. m. 1, 6, 7) (2845 S. K. m. 9)
Dava: 3713 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanık Fadıl'ın 3713 S.Y'nın 6/2-son maddesi uyarınca 675.000.000 TL. ağır para cezası ile, aynı suçtan sanık Bülent'in aynı yasa maddeleri uyarınca 337.500.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, suç milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden 5680 sayılı Yasanın Ek 2/1. maddesi gereğince derginin 15 gün süre ile geçici olarak kapatılmasına ilişkin İstanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 4.12.2001 gün ve 128-318 sayılı hüküm sanıklar vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen yargıtay 9.Ceza Dairesince 11.4.2002 gün ve 662-804 sayı ile;
"Kabule esas alınan, Emniyet Genel Müdürlüğü yazısında Kürdistan Sosyalist Partisi örgütünün, son olarak silahlı mücadeleyi benimser şekilde görüş değiştirdiğinden bahisle "silahlı terör örgütüdür" değerlendirmesine karşılık adı geçen örgütün 3713 sayılı Yasanın 1. ve 7. maddelerinde tanımlanan şekilde terörü yöntem olarak benimsediğine dair kanıtlar açıklanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 20.6.2002 gün ve 137-134 sayı ile;
"3713 sayılı Yasanın 1. maddesinde terörün tanımı yapılmış olup, 2. maddesinde terör suçlusu, 7. maddesinde terör örgütü tanımlanmış 6/2. maddesinde ise terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basanlara ve yayanlar yönünden yaptırım öngörülmüştür. Bu suçun oluşumu için terör örgütünün silahlı veya silahsız olmasının önemi yoktur. Emniyet Genel Müdürlüğünün 14.5.2001 günlü yazısında suça konu Kürdistan Sosyalist Partisinin ( PSK ) amacı belirtilmiş, söz konusu örgütün Marksist Leninist fikirlere dayalı bağımsız bir Kürdistan kurmayı amaçladığı, 3. kongresinde silahlı mücadeleye başlamaya karar verildiği, bu doğrultuda 600-700 kişilik bir grubun oluşturulduğu, bu kişilerin kamplarda eğitim gördüğü, ancak daha sonra bu grubun başarılı olmadığı ifade edilerek örgütün silahlı bir terör örgütü olduğu bildirilmiştir. Yargıtayın da PSK örgütünün terör örgütü olduğuna dair yerleşik kararları bulunmaktadır. Dolayısı ile PSK bir terör örgütü olup, bu partinin Genel Sekreterliğini yapan Kemal'in açıklamaları da terör örgütünün açıklamaları olduğundan, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmuştur." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de süresi içinde sanıklar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 22.1.2003 gün ve 138956 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların terör örgütünün açıklamasını basmak suçundan 3713 sayılı Yasanın 6/2-son uyarınca cezalandırılmasına ve 5680 sayılı Yasanın Ek 2/1. maddesi gereğince derginin 15 gün süreyle geçici olarak kapatılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, suça konu dergide genel sekreterinin açıklamaları yayınlanan Kürdistan Sosyalist Partisi ( PSK ) isimli örgütün terör örgütü olup olmadığının belirlenmesi bakımından soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığına ilişkindir.
3713 sayılı Yasanın "Terör tanımı" başlıklı 1. maddesinde; "Terör; baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir.
Bu Kanunda yazılı olan örgüt, iki veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle meydana gelmiş sayılır.
Örgüt terimi, Türk Ceza Kanunu ile ceza hükümlerini içeren özel kanunlarda geçen teşekkül, cemiyet, silahlı cemiyet, çete veya silahlı çeteyi de kapsar."
"Terör suçları" başlıklı 3. maddesinde; "Türk Ceza Kanununun 125, 131, 146, 147, 148, 149, 156, 168, 171 ve 172 nci maddelerinde yazılı suçlar, terör suçlarıdır."
"Terör amacı ile işlenilen suçlar" başlıklı 4421 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ise; "a )Türk Ceza Kanununun 145, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 169 ve 384 üncü maddeleri ile 499 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yazılı suçlar,
b ) 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin ( b ), ( c ), ( e ) bentlerinde yazılı suçlar,
1 inci maddede belirtilen terör amacı ile işlendiği takdirde terör suçu sayılır"
"Açıklama ve yayınlama" başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basanlara veya yayınlayanlara .. ağır para cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
İncelenen dosyada; sanıkların sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü oldukları "Dema Nu" isimli derginin 30 Mart 2001 tarihli 1. sayısının 15. sayfasında, Kürdistan Sosyalist Partisi ( PSK ) isimli örgütün genel sekreteri olan Kemal Burkay'ın açıklamasına yer verilmesi nedeniyle sanıkların terör örgütünün açıklamasını basmak suçundan 3713 sayılı Yasanın 6/2-son maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme kabulüne esas alınan Emniyet Genel Müdürlüğünün 14.5.2001 günlü cevabi yazısında; Kürdistan Sosyalist Partisi ( PSK ) örgütünün kuruluşu, amacı, yapısı, kongre ve konferansları, diğer örgütlerle ilişkileri ile legal faaliyetleri ve yayın organları hakkında bilgiler verildikten sonra tahmin ve değerlendirmeye dayalı olarak "kürt sorununun çözümü için yapılmasını lüzumlu gördüğü şartların yerine getirilmemesi durumunda . bu örgütün de diğer Marksist-Leninist örgütlerde olduğu gibi silahlı mücadeleyi bir tarz olarak benimseyeceğinin anlaşıldığı" ve yine örgütün stratejisinin anlatıldığı bölümde; "silahlı mücadeleyi reddeden örgütün diğer örgütlerle de yapılacak işbirliği neticesinde demokratik yollarla amacına ulaşmak istediğinin" belirtilmesine karşın, bu örgüt veya mensuplarınca gerçekleştirilen ve 3713 sayılı Yasanın 1. maddesinde sayılan nitelikte herhangi bir eylemle ilgili olarak somut bir bilgi verilmeden, örgütün son olarak silahlı mücadeleyi benimser şekilde görüş değiştirdiğinden bahisle "PSK örgütünün silahlı bir terör örgütü olduğu" yolunda soyut bir değerlendirme yapıldığı, anlaşılmaktadır.
Bir örgütün terör örgütü olarak nitelendirilebilmesi için, 3713 sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen terör eylemleri ile amaç veya yöntem yönünden bağlantısı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ve maddi kanıtlarla ortaya konulmalıdır. Yerel Mahkeme kabulünün aksine, adı geçen örgütün bir terör örgütü olduğuna dair yargısal bir karar da bulunmamaktadır. Bu itibarla, somut olayda sanıklara yüklenen suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesi bakımından soruşturmanın genişletilerek, Emniyet Genel Müdürlüğünden; PSK örgüt yönetici veya mensuplarının gerçekleştirdiği eylemler ve bu eylemler nedeniyle yapılan işlemler ile ilgili bilgi ve belgelerin sorulması, örgüt yönetici veya mensupları hakkında soruşturma mevcut ise bunların sonuçları da araştırılarak, toplanan tüm maddi kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle, suça konu dergide açıklaması basılan PSK isimli örgütün 3713 sayılı Yasanın 1. ve 7. maddelerinde öngörülen biçimde terör örgütü olup olmadığının belirlenmesi zorunludur. Bu nedenle, eksik soruşturmaya dayalı Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Öte yandan, Yerel Mahkemece 5680 sayılı Yasanın Ek 2/1. maddesi uyarınca derginin 15 gün süreyle kapatılmasına karar verilmiş olup, anılan maddede kapatma süresi "üç günden bir aya kadar" öngörülmüş iken hükümden sonra yürürlüğe giren 4708 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle bu süre "bir günden 15 güne kadar" olmak üzere yeniden belirlenmiştir. Lehe olan bu değişiklik nedeniyle TCY'nın 2/2. maddesi uyarınca hükmün bu yönüyle de yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmelidir.
SONUÇ ; Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına gönderilmesine, 11.3.2003 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy