(765 S. K. m. 281, 448) (5237 S. K. m. 266, 81)
Kasten adam öldürmek suçundan sanık M.P.nin TCY.nın 448, 51/1 ve 59. maddeleri uyarınca 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 31, 33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 3.5.2002 gün ve 139-59 sayılı hüküm, re'sen temyize tabi olmasının yanında, katılanlar vekili ve sanık vekili tarafından da temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.2.2003 gün ve 4212- 102 sayı ile;
"1- Sanığa ait nüfus ve sabıka kaydının hazır bulunduğu oturumda kendisine okunarak diyeceklerinin sorulmaması suretiyle CMUK.nun 242 ve 250. maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Sanığın eyleminin A.O. Mahallesi muhtarı olarak belgelendirilen silahla gerçekleştirdiği anlaşılmakla, TCK 281. maddesi yönünden değerlendirme yapılmak üzere sanığın suç tarihinde de muhtar olup olmadığının araştırılmaması" isabetsizliklerinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
(1) nolu bozma nedenine uyan Yerel Mahkeme, (2) nolu bozma nedenine karşı 25.4.2003 gün ve 134-105 sayı ile; "TCK.nun 281. maddesinde yer alan "memuriyete ait kuvvet ve vasıtalar" tabirinden memura görevini yaparken kullanabilmek üzere verilen araçları anlamak gerekir. Taşıma veya bulundurma yetkisi yeterli değildir.
Şehir ve kasaba muhtarlarının demirbaşa kayıtlı veya zati silahlarını yönetmelik gereği bulundurup taşımaları olanaklı ise de; bulundurup taşıdıkları bu silahlar memuriyete ait kuvvet araçları sayılamaz.
Maddi olayda sanığın suçta kullandığı silahı A..ilçesi O. mahallesi muhtarı iken aldığı sabitse de bu silah yukarıda açıklandığı gibi memuriyete ait kuvvet aracı olarak değerlendirilemez.
Kaldı ki sanık yüklenen suçu işlediği tarihte mahalle muhtarı da değildir." gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Re'sen temyize tabi olan bu hükmün, sanık vekili ve katılanlar vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının "onama" ve "bozma" istekli 12.12.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, TCY.nın 281. maddesinin uygulanması olasılığı bakımından sanığın suç tarihinde muhtar olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Memuriyete ait kuvvet ve araçları kullanarak cürüm işlemeyi ağırlatıcı neden olarak öngören TCY.nın 281. maddesinde; "Bir kimse cürüm işlemek için haiz olduğu memuriyete ait kuvvet ve vasıtaları kullandığı takdirde eğer kanun esasen memuriyet sıfatını nazarı itibara almamış ise irtikap olunan cürüm için tayin olunacak ceza altıda birden üçte bire tezyit olunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm, "memur" tarafından işlenen, fakat memurluk sıfatı öğe veya ağırlatıcı neden olarak göz önüne alınmış olmayan bütün cürümler için "genel" bir ağırlatıcı nedendir.
Bu ağırlatıcı nedenin uygulanması için;
a) Failin memur olması,
b) Eylemin kasıtlı cürüm olması,
c) Memuriyet sıfatının işlenen cürümde unsur ya da ağırlatıcı neden olmaması,
d) Memuriyete ait kuvvet ve aracın kullanılması,
Koşullarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinde; dosyadaki kamu görevlisi silah taşıma ruhsatı fotokopisinde, silah sahibinin sanık M.P., mesleğinin ise muhtar olarak belirtildiği, .9 mm çapında kobra marka silaha ait ruhsatın görevin devamı süresince verildiği, sanığın kollukta alınan beyanında, silahla ilgili olarak, "Y.O. mahallesi muhtarı olduğum dönemde aldığım, taşıma ruhsatlı tabancamı çıkardım" şeklinde bilgi verdiği, bozmaya karşı diyeceklerinin saptanması esnasında ise öldürme suçunu işlediği sırada muhtar olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmeliğin, 8/b-1. maddesinde; Köy ve mahalle muhtarlarına (demirbaşa kayıtlı veya aldırılacak zati silahları için), silah taşıma ruhsatı verileceği, 7. maddesinde ise, bu ruhsatın görevin devamı süresince geçerli olacağı belirtilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığa mahalle muhtarı olduğu dönemde, muhtar olması nedeniyle, görevinin devamı süresince, silah taşıma ruhsatı verildiği sabit ise de, suça konu silah, görevi nedeniyle kendisine verilmiş bulunan demirbaş silah olmayıp, sanığın kişisel malıdır. Kaldı ki sanık olay sırasında muhtar olmadığını beyan ettiğinden olayda, TCY.nın 281. maddesinin uygulanması koşulları bakımından suç tarihinde muhtar olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin bu hususa ilişkin direnme nedeni isabetli olup, dosyanın esasının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme nedeninin İSABETLİ OLDUĞUNA, esası ve uyulan kısım hakkında inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 24.02.2004 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy