(765 S. K. m. 31, 33, 40, 51, 59, 62, 71, 74, 448) (6136 S. K. m. 13) (647 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 471) (2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 260, 261, 268, 308)
Dava: Sanık Recep Ş.....'in, ndan, TCY.nın 448, 51/2, 59, 448, 62, 51/2, 59, 71 ve 74. maddeleri uyarınca 10 yıl, 13 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında TCY.nın 31, 33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, ruhsatsız silah bulundurmak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCY.nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 1.423.656.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, suça konu tabancanın zoralımına, manevi tazminata hükmolunmasına, maddi tazminat istemi hakkında hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasına, sanıklar Yeter Ş....., Fatih Ş....., Kadir E..... ve Nuri C...'ın beraatlarına ilişkin Yozgat Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.1.2002 gün ve 155-6 sayılı hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz olunmakla, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.3.2003 gün ve 2711-297 sayı ile;
1- Hükmü temyiz edenin sıfat ve yetkisine göre 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen hükmün inceleme dışı bırakılmasına,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Recep'in adam öldürme ve öldürmeye tam teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, kanuni ve takdiri cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahiller vekilinin TCK. nun 51/2 ve 59. maddelerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Maktûlün tarlasının bitişindeki tarlanın sanık tarafça başkasından satın alınması meselesinden kaynaklanan taraflar arasında soğukluğa rağmen sanık ve beraberindekilerin yığılı ekin demetlerinin yerlerini de değiştirmek suretiyle maktûlün tarlasından izin dahi almadan traktörle geçmeleri vakıasının TCK. nun 51/2. maddelerinin uygulanmasında değerlendirmeye alınıp makul düzeyde bir indirim oranının kabulünün hak ve adalet kurallarına uygun olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde azami oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
2- Vekalet ücretinin, vekil yerine müdahil asiller lehine hükmolunması,
3- TMK. nun 471. maddesi uyarınca TCK. nun 33. maddesinin uygulanması yerine ceza müddeti zarfında yasal kısıtlılık kararı verilmesi isabetsizliklerinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, (2) nolu bozma nedenine uyularak, (1) nolu bozma nedenine karşı 12.5.2003 gün ve 62-81 sayı ile, ilk hükümdeki gerekçelerle direnilmiş, (3) nolu bozma nedeni hakkında ise uyma veya direnme kararı verilmeksizin, ilk hükümde olduğu gibi uygulama yapılmıştır.
Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 21.11.2003 gün ve 112382 sayılı tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa, Ceza Genel Kurulunca da; 10.2.2004 gün ve 1-299/28 sayı ile; beraat eden sanıklar hakkında bir karar verilmeksizin, sanık Recep Ş..... hakkındaki hükmün üç nedenle bozulduğu, bozma ilamında, sanık Recep ve beraberindekilerin, maktûlün tarlasından izin almadan, yığılı ekin demetlerinin yerlerini değiştirmek suretiyle traktörle geçmelerinin tahrik indiriminde nazara alınması gerektiğine değinilmiş olması da göz önünde bulundurulduğunda, dava dosyasının, haklarında beraat kararı verilip, aleyhine temyiz yoluna başvurulan sanıklar bakımından inceleme yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesi, bu sanıklar hakkında karar verildikten sonra, direnme hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, dosyanın sanıklar Yeter Ş....., Fatih Ş....., Kadir E..... ve Nuri C... haklarında inceleme yapılmak üzere Özel Dairesine gönderilmesine, Özel Dairece de yapılan inceleme sonunda; 7.6.2004 gün ve 1214-2235 sayı ile; Sanıklar Yeter Ş....., Kadir E....., Nuri C... ve Fatih Ş..... haklarındaki hükümlerin onanmasına, sanık Recep Ş..... ile ilgili ısrar kararı yönünden ise inceleme yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Dosyanın incelenmesinde; sanık Recep Ş.....'in kasten adam öldürme, kasten adam öldürmeye tam teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; Yerel Mahkemece, sanığın ağır tahrik altında kasten adam öldürme, kasten adam öldürmeye teşebbüs ve yasak silah bulundurmak suçlarından; TCY.nın 448, 51/2, 59, 448, 62, 51/2, 59, 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCY.nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 71 ve 74. maddeleri uyarınca 10 yıl, 13 ay 10 gün ağır hapis ve 1.423.656.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında TCY.nın 31, 33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, suça konu tabancanın zoralımına, manevi tazminata hükmolunmasına, maddi tazminat istemi hakkında hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verildiği, katılanlar vekilince temyiz edilen hüküm; Özel Dairece, TCY.nın 51/2. maddesinin uygulanmasında, makul düzeyde bir indirim oranının kabulü yerine, azami oranda indirim yapılması, vekalet ücretinin, vekil yerine müdahil asiller lehine hükmolunması, TMK.nun 471. maddesi uyarınca TCK.nun 33. maddesinin uygulanması yerine ceza müddeti zarfında yasal kısıtlılık kararı verilmesi isabetsizliklerinden bozulmuştur.
(2) nolu bozma nedenine uyan Yerel Mahkeme; (1) nolu bozma nedenine karşı önceki gerekçeli kararın tarih ve sayısını değiştirip, aynen yinelemek suretiyle direnmiş, (3) nolu bozma nedeni hakkında ise uyma veya direnme kararı vermeksizin, ilk hükümde olduğu gibi uygulama yapmıştır.
Anayasanın 141 ve CYUY. nın 32. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açar. Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de, bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, Yerel Mahkemece CYUY. nın 260, 261, 268 ve 308. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulması ve gerekçenin gösterilmesi zorunludur.
İncelenen dosyada; Yerel Mahkemece önceki hükümde direnilirken bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, bozulmakla tamamen ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar verildikten sonra, direnme nedenleri gösterilmemiş, bozma kararına niçin uyulmadığı açıklanmayarak, bozulan kararın tarihi ve sayıları değiştirilmek suretiyle yeniden ve aynen yazılmasıyla yetinilmiştir.
Bu itibarla diğer yönleri incelenmeyen direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usulü yanılgı nedeniyle bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle sanık Recep Ş..... hakkındaki diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usulü nedenle BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.09.2004 günü sonuçta tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy