(765 S. K. m. 264)
Dava : Sanık M. Şahin tarafından işlenen kasten adam öldürme suçuna fer'i iştirak, ruhsatsız silah bulundurmak, korku kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçlarından sanık K. Şahin'in, TCY.nın 448, 65/23, 59, 31, 33, 40, 264/7son, 59, 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve TCY.nın 59. maddeleri uyarınca 10 yıl ağır hapis, 2 yıl 12 ay 20 gün hapis ve 276.822.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklardan, M. Şahin'in TCY.nın 448, 59, 31, 33, 264/7son ve 59, A. Şahin'in TCY.nın 448, 65/1, 59, 31, 33, M. Şahin'in TCY.nın 448, 65/3, 31, 33, 264/7son, 456/2, 457/1, 59, T. Şahin'in TCY.nın 296/1 ve 59. maddeleri ile cezalandırılmalarına, sanıklar M., M., K. ve A. Şahin'in ızrar suçlarından, P. Sağdıç'ın cürüm eşyasını saklamak, M. Daşdemir ve A. Şahin'in, korku kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçlarından beraatlarına, Brovning marka tabancanın sanık M. Daşdemir'e iadesine, 2 adet av tüfeğinin zoralımına, boş kovanların dosyada kanıt olarak saklanmasına ilişkin Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince verilen 4.4.2003 gün ve 15431 sayılı kısmen re'sen temyize tabi olan hüküm, sanık T. Şahin vekilleri ile sanıklar M., K., M. ve A. Şahin vekilleri tarafından da temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.2.2004 gün ve 4267406 sayı ile;
Yerel Mahkemenin maktulün yakınları olan ve biri otopsi sırasında kısaca, diğerleri otopsinin ertesi günü ayrıntılı biçimde dinlenip yekdiğeri ile uyumlu beyanda bulunan tanıkların oluşa da uygun düşen anlatımlarına itibar ederek sanık A.'in yüzlerce kişilik saldırgan topluluğun önünde suç işleme kararını takviye etmek, sanıklar M. ve K.'in silahlarıyla ateş etmek, M.'nın atışıyla mağdur M.'i yaralamak, sanık M.'ın yaptığı atışla maktûl Y.u öldürmek biçiminde olaya katıldıklarına kanaat getirmek suretiyle yaptığı uygulamasında isabetsizlik olmadığından mahallinden toplanan tabanca kovanlarının M. Daşdemir'e ait tek silahtan çıkmış olmasının sanık K.'i suçlayan ciddi ve uyumlu şahadetleri reddetmeye yetmeyeceği, bu kişinin toplu tabanca kullanmasının ve bu nedenle boş kovanların mahalline düşürmediğinin ihtimal dahilinde bulunacağı düşünüldüğünde soruşturmayı genişletmekte yarar olmadığından ve sanık T.'in, kanıtlardan hasıl olan genel kanaate göre tahkikatı yanlış yöne sevk etmek amacıyla sakladığı tüfeğin o gün vuku bulan ve Y.un öldürülmesiyle sonuçlanan eylem bütünlüğünde kullanılmış tüfek olduğunu bildiğinde de kuşku duyulmamak gerektiğinden tebliğnamede öngörülen düşüncelere itibar edilmemiş, vaki toplu saldırının maktûl Y.'un oğlu ile sanık K. ve M. arasında vuku bulan önceki eylemlerin etkisiyle ve bilinçli olarak maktûl Y.'a yöneltilmesi karşısında fer'i faillerin oluşan cürümünü kavgaya katılmak olarak değerlendirmenin olanaklı bulunmaması ve maktûl Y.'un da geçmiş olaylarda kışkırtıcılığı tarif edilmediğinden şahsına yöneltilen saldırı nedeniyle sanıkların TCK. nun 51. maddesinden yararlandırılmaları mümkün görülmediğinden soruşturmayı genişletmeye ve bozmaya yönelik düşünce benimsenmemiştir.
Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre sanıklar M. Şahin, A., M., K. ve T.'in mahkûm oldukları suçlardan kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık M. Şahin'in öldürme ve panik yaratacak biçimde ateş etme, sanık A.'in öldürmeye fer'i iştirak, M.'nın öldürmeye fer'i iştirak, mağdur M.'i yaralama, panik yaratacak biçimde ateş etmek, sanık K.'in öldürmeye fer'i iştirak, panik yaratacak şekilde ateş etmek ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar M. Şahin, A., M. ve K. müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede eksik soruşturmaya, sanıkların tüm suçlarından sübuta, sanıkların öldürme suçlarından vasfa, tahrikin varlığına, öldürme ve M.'nın yaralama suçundan TCK.nun 463. maddesinin uygulanması gerektiğine, K.'in 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 647 sayılı Kanunun lehe hükümlerinin uygulanması lüzumuna ilişen, sanık T. müdafiinin sübuta, 647 sayılı Kanunun lehe hükümlerinin uygulanmamasının doğru olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
CK. nun 322. maddesi ile tanınan yetki kullanılarak;
a- Hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ancak kurulan hükümlerde gözetilmeyen 4806 sayılı Kanun ile değişik 30/2. maddesi uyarınca bin lira küsurlarının ilk işlemden itibaren atılmasıyla yapılan hesap sonucu:
aa) Sanık M.'ın TCK. nun 264/7son ve 59. maddeleri uygulamasıyla verilen sonuç ağır para cezasının 158.183.000 lira olarak,
bb) Sanık M.'nın TCK. nun 264/7son ve 59. maddeleri uyarınca verilen sonuç ağır para cezasının 158.183.000 lira olarak,
cc) Sanık K.'in TCK. nun 264/7son, 59. maddelerince verilen ağır para cezasının 158.183.000 lira olarak, 6136 sayılı Kanuna muhalefetten verilen ağır para cezasının 118.627.000 lira olarak ve TCK. nun 72. maddesi uyarınca toplam ağır para cezasının 276.810.000 lira olarak,
dd) Sanık M.'ya verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar içindeki hapis cezaları toplamının 4 yıl 5 ay 10 gün olarak tayini,
b- Sanık T.'in suçunun bağımsızlığı nedeniyle yargılama giderinden müteselsilen sorumluluk kaydının kaldırılıp hükmün mahsus bölümüne 205.070.000 lira yargılama giderinden sanıklar M., A., M. ve K.'in müteselsilen sorumluluğuna, 3.560.000 lira yargılama giderinden sanık T.'in müstakilen sorumluluğuna kaydı yazılarak düzeltilen hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığınca 8.4.2004 gün ve 104856 sayı ile; Yüksek Dairenin onama kararında gösterilen gerekçeye göre diğer bozma istemlerinin reddi yerinde görülmekle birlikte, dosya kapsamına ve tüm kanıtlara göre itiraz konusu yukarıda belirtildiği biçimde bir sanık yönünden sınırlandırılmıştır.
Dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, olaydan bir gün önce K. Şahin'in yaralanması olayının devamı olarak Daşdemir ile Şahin ailesi arasında 06.11.2001 tarihinde çıkan olayda Y. Daşdemir ölmüş, M. Çetinkaya yaralanmıştır.
Bu olayda K. Şahin'in ele geçirilemeyen tabancayla ateş ederek öldürme eylemine fer'i fail olarak katıldığı kabul edilerek yazılı şekilde cezalandırılmıştır.
Sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararın gerekçesinde sanık lehindeki kanıtlara neden itibar edilmediği tartışılıp açıklanmamıştır.
Olay yerinde kolluk tarafından yapılan araştırmada sekiz adet tabancadan atılmış boş kovan bulunmuş, 12.12.2002 tarihli Ekspertiz Raporuna göre bu boş kovanların tek tabancadan ve M. Daşdemir'in tabancasından atıldıkları belirlenmiştir.
Sanık kolluk aşamasından itibaren tüm aşamalarda tutarlı bir şekilde, ...bir otelde tanıklar H. Tozbey, M. Y., M. adlı kişilerle otururken olayın kendisine haber verildiğini, bir taksi çağırarak evine gittiğini... savunmuştur.
Sanıkta tabanca ele geçirilmemiştir.
Olay aşiret kavgasıdır. Dinlenen tanıklar olayın tarafı olup aşamalardaki ifadeleri çelişkilidir. Özellikle, öldürme olayını gören tek kişi olduğunu söyleyen öldürülenin yeğeni V. Daşdemir otopsi sırasında alınan ifadelerinde sanık K. Şahin'in adından hiç söz etmemiş, olaya karışanlar olarak başka kişilerin adlarını bildirmiş, sonradan ifadesini değiştirmiştir.
Öte yandan, sanığın kolluk aşamasından itibaren tüm aşamalarda kavga anında birlikte bir otelde bulunduklarını bildirdiği, olayın tarafı olmayan tanıklar ve diğer bir kısım tanıklar özetle ...Sanığın olayı otelde öğrendikten sonra bir taksiye binerek evine gittiğini.... söylemişlerdir.
Sanıkta silah ele geçirilememiş, olay yerinde bulunan boş kovanların M. Daşdemir'in tabancasından atılmış olduğu saptanmış, olayın tarafı olmadıkları anlaşılan tanıklar H. Bozbey, M. Yılmaz, ...sanığın olayı oturduğu otelde öğrendiğini, bundan sonra taksiyle eve gittiğini... söyleyerek savunmayı doğrulamışlardır. Yukarıda da açıklandığı gibi olayın yegâne tanığı olduğunu söyleyen V. Daşdemir'in otopsi sırasında ve olaydan hemen sonra alınan ifadesinde adı geçmemiştir. Sanık, Şahin ailesinin ileri gelenidir. Bu tanığın ifade değişikliği, Daşdemir ailesi mensubu diğer tanıkların çelişkili anlatımlarıyla sanık özellikle olaya katılmak istenilmiştir. Olay yerinde tek tabancadan atılmış boş kovanlar dışında başka boş kovan bulunmaması ve savunma tanıklarının anlatımları savunmayı doğrulamakta, sanığın olay yerine gelerek silah kullandığını kuşkulu kılmaktadır.
Yerel Mahkeme, savunma tanıklarına neden itibar etmediğini açıklamamıştır. Yüksek Dairenin onama kararında, ... sanığın toplu tabanca kullanmasının ve bu nedenle boş kovanların mahalline düşmediğinin ihtimal dahilinde bulunacağı... yolundaki görüşü, sanık aleyhine yorumun değil, kuşkudan sanık yararlanır ilkesinin gerekçesi olabilir.
Kabule göre de, sanığın evine gitmeyerek olay yerine gelip silah kullandığı kabul edilse bile, öldürme eylemine açık ya da örtülü bir irade ile fer'i fail olarak katıldığı kuşkulu kalmıştır. Bu durumda olaya sonradan katılarak havaya tabancayla atış yapması TCY. nın 79. maddesi yollamasıyla 466/2. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir görüşleriyle itiraz yasayoluna başvurularak, sanık K. Şahin hakkındaki hükmün bozulması isteminde bulunulmuştur.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Aralarındaki husumet nedeniyle Şahin ailesine mensup kalabalık bir grubun Daşdemir ailesine ait dükkanların camlarını sopalarla kırdıkları, bu olayın hemen akabinde, sanıklardan M. ve M. Şahin'in ellerinde K. Şahin'e ait av tüfekleri ile, K. Şahin'in ise ele geçirilemeyen tabanca ile sanık A. Şahin'in ise Daşdemir ailesine mensup kişileri kastederek vurun vurun, durmayın şeklinde bağırarak kalabalık bir grupla maktûle ait dükkanın bulunduğu yere doğru yürüyüp ateş ettikleri, sanık M.'nın ateş etmesi sonucu 180 metre uzaklıkta bulunan M. Çetinkaya'nın ağzından vurularak 45 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı, sanık M. Şahin'in ise hedef gözeterek ateş etmesi sonucu Y. Daşdemir'in öldüğü, olay yerine gelen M. Daşdemir'in ruhsatlı tabancası ile havaya ateş ederek kalabalığı dağıttığı, bu esnada sanıkların olay yerinden kaçtıkları, sanık T.'in suçta kullanılan av tüfeğini saklaması için sanık P.'a verdiği, bu şekilde sanık M. Şahin'in kasten adam öldürmek, korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek, sanıklardan A. Şahin, K. Şahin ve M. Şahin'in adam öldürme suçuna fer'i fail olarak iştirak etmek, M. Şahin ve K. Şahin'in, meskun mahalde korku, kaygı ve panik yarabilecek şekilde ateş etmek, K. Şahin'in 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak, M. Şahin'in etkili eylemde bulunmak, T. Şahin'in cürüm eşyasını saklamak suçlarını işledikleri kabul edilerek bu suçlardan cezalandırılmalarına, sanıklar M. Şahin, M. Şahin, K. Şahin ve A. Şahin'in ızrar, P. Sağdıç'ın, cürüm eşyasını saklamak, sanık M. Daşdemir ve A. Şahin'in korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçlarından beraatlarına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık K. Şahin hakkında, kasten adam öldürme suçuna fer'i iştirak ve korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçlarının sabit olup olmadığı, ateş ettiğinin sabit olması halinde ise bu suçun vasfının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Sanık K. Şahin'in öldürme suçunun fer'i fail olarak katılıp katılmadığının saptanabilmesi için, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
6.11.2001 tarihinde meydana gelen ve Y. Daşdemir'in ölümü, M. Çetinkaya'nın ise, yüzde sabit eser kalacak şekilde 45 gün iş ve gücüne engel olacak derecede yaralanması ile sonuçlanan olay nedeniyle, sanıklardan M. Şahin olay günü, K. ve A. Şahin olaydan bir gün sonra yakalanmışlar,
Sanık K. Şahin kollukta aynı gün alınan beyanında ve diğer aşamalarda benzer şekilde; 6.11.2001 günü saat 09.00 sıralarında Ortadoğu otelinde H. Tozbey ve Hacı M. Y. ile bir gün önceki olayları konuşuyorduk, 34 saat konuştuk, saat 13.00 sıralarında Hacı A. Şahin gelerek, aşiretimize mensup gençlerin kavga etmek için gittiklerini, engel olmamızı istedi, silah seslerini duyunca bir taksiye binerek eve gittim, bu olaya karışmadım, tabancam yoktur ancak ruhsatlı pompalı av tüfeğim vardır, benim olayla ilgim yoktur, şeklinde beyanda bulunarak, suçlamaları ret etmiştir.
Kasten adam öldürme suçuna fer'i iştirak, korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek ve etkili eylem suçlarından cezalandırılmasına karar verilip, hakkındaki hüküm Özel Dairece onanan sanık M. Şahin kollukta aynı gün alınan beyanında ve diğer aşamalarda benzer şekilde; bir gün önce Daşdemir ailesinden yaklaşık 8 kişi daha önceden aramızda olan husumet nedeniyle lokantada K. Şahin ile birlikte otururken bize saldırdılar, Çetin, K.'in kafasına satırla vurdu, ben de kendimi savunmak için döner bıçağı almıştım, şahıslar K.'in yaralandığını ve benim elimde döner bıçağını görünce kaçtılar, ben de K.'i, önce emniyete sonra da hastaneye götürerek tedavisini yaptırdım, bugün 6.11.2001 günü saat 910 sıralarında Hassasori aşiretinin Kazan köylü olanları otel Ortadoğunun yanındaki sokakta toplanıp, başımızdan geçen olayları konuştular, bir kısmı gidip vuralım diyordu, ancak büyüklerimiz barış yoluyla halledilmesini söylüyorlardı, gençler intikam almak için karşı çıkıyorlardı, asker olduğum için beni olayların dışında tuttular, bundan dolayı kararlarının ne olduğunu bilmiyorum, saat 12.50 sıralarında İ. Dönder'e ait nalburiyeden 10 adet kazma sapı aldım, bunları otelin yanındaki kalabalığa götürüyordum, tam bu esnada silah sesleri duydum, gittiğimde aşiretimizin Daşdemir aşireti ile kavga ettiğini öğrendim, Y. Daşdemir'i kimin vurduğunu bilmiyorum, olay yerinde değildim, kazma saplarını orada bulunan aşiretimize mensup şahıslar aldı, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Kasten adam öldürme suçuna fer'i iştirakten cezalandırılmasına karar verilip, hakkındaki hüküm Özel Dairece onanan Sanık A. Şahin aşamalarda, olayın olduğu gün, Kazan köyüne büyükbaş hayvanlarına bakmaya gittiğini, söyleyerek suçlamaları rey etmiştir.
Kasten adam öldürme ve korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek, suçlarından cezalandırılmasına karar verilip, hakkındaki hüküm Özel Dairece onanan sanık M. Şahin, suçlamaları ret ederek, olay yerinde bulunmayıp, işyerinde olduğunu, olayın aşiretler arasında meydana geldiğini savunmuştur.
Cürüm eşyasını saklamak suçundan cezalandırılmasına karar verilip, hakkındaki hüküm Özel Dairece onanan sanık T. Şahin, olay anında Iğdır Araklı'da çalıştığını, olay yerinde bulunmadığını söylemiştir.
Cürüm eşyasını saklamak suçundan beraatına karar verilen sanık P. Sağdıç, olay günü alınan beyanında ve aşamalarda benzer şekilde, Annemin dayısının oğlu T. Şahin evimize gelip, elindeki av tüfeğini verdi, annem, babam yok, alamam dedim, ısrar edip, daha sonra gelip alacağını söyledi, bunun üzerine KB 108931 seri numaralı sarsılmaz marka pompalı tüfeğini yatakların altına sakladım, sonra polisler gelip tüfeği buldular, şeklinde anlatımda bulunmuştur.
Korku, kaygı ve panik yaratabilecek şekilde ateş etmek suçundan beraatına karar verilen sanık M. Daşdemir, aşamalarda benzer şekilde, A. Kandemir isimli şahıs gelip, Şahin aşiretinin kalabalık bir şekilde Daşdemir'lere saldırdıkları söylenince ekmek fırınına indim, silah sesleri üzerine fırının iç tarafına kaçtık, amcamın oğlu Ayhan gelip babasının vurulduğunu söyleyince kasada bulunan tabancayı alarak çıktım, amcam yerde yatıyordu, hastaneye götürmek için yanına gitmek istedim, ateş edilmesi ve saldırılması nedeniyle gidemedim, tabancayı çıkarıp dağılmaları için havaya ateş ettim, amacım yaralı amcamı hastaneye götürmek için kalabalığın dağılmasını sağlamaktı, sonra amcamı bir araca bindirip hastaneye getirdik, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanıklar M. Y., H. Tozbey ve K. Gürür aşamalarda, olay saatinde, K. Şahin'in, kendileri ile beraber otelde olduğunu, İ. Ceyhan, olay günü K. Şahin'i Ortadoğu otelinden alıp evine götürdüğün re mesafeden ateş edildi, ateş eden şahsa yüzü dönüktü, mermi tam kalbinin üzerine isabet etti, orada yığıldı, şahıslar rasgele ateş ediyorlardı, amcamın silahı yoktu şeklinde olayı anlatmış,
Kollukta, C. Savcılığında ve duruşmada alınan beyanlarında ise, C. Özer'in kolluk anlatımına benzer şekilde, K.'in elindeki tabanca ile havaya ateş ettiğini söylemiştir.
Tanık Mustafa Daşdemir duruşmada, M., K., M. ve T. isimli şahısları ateş ederken gördüğünü beyan etmiş,
Tanık B. İlhan keşifte, olay yerindeki boş kovanları toplayan şahısların ceplerine koyduktan sonra kaçarak uzaklaştıklarını, birkaç dakika sonra da polislerin geldiğini söylemiştir.
Ölü muayene ve otopsi zaptında, gömleğin sol tarafında meme hizasında geniş bir kurşun giriş deliği, merminin girdiği istikametten çıkarak gömleği arkadan deldiği, giriş deliği üzerinde hafif yanık izlerinin bulunduğu,
cm genişliğindeki giriş deliğinden giren kurşunun 4. kostayı kırarak sırttan
cm genişliğinde delik oluşturarak çıktığı, sol akciğer üst lobunu delerek kanamaya neden olduğu, ölüm nedeninin, ateşli silah yaralanması sonucu kanamaya bağlı ortaya çıkan solunum ve dolaşım yetmezliği olduğu bildirilmiştir.
Olay yeri görgü ve tespit tutanağında; dükkan, restaurant ve galeri camlarında kırıklar, 8 adet 9 mm çapında MKE yapımı boş kovan, 5 adet av tüfeği fişeği ve 1 adet av tüfeği çekirdeği ve ayrıca kuru temizleme dükkanında M. Çetinkaya'nın çenesine isabet eden domuz kurşunu çekirdeğinin ele geçirildiği belirtilmiş,
Aynı tarihli zapt etme tutanağında ise; otelin duvarının bitişiğindeki kovanların av tüfeğinden atılmış kovanlar olduğu, galerinin kırılmış camının önündeki kovanların 9 mm çaplı tabancadan atıldıkları, cadde üzerinde bulunan boş kovanların da aynı çaplı tabancadan atıldıkları, olay yerinde 5 adet Fıocchı marka 12 kalibrelik boş av tüfeği fişeği ile bu fişeklerin dolumunda kullanılan fişek tapası, 8 adet 9 mm çapında MKE yapımı boş tabanca fişek kovanı, olay yerinin 100 metre uzağında kuru temizleme dükkanında deforme olmuş domdom tabir edilen av tüfeği fişeklerinde kullanılan kurşun ile 1 adet kanlı dişin olay yerinden alınarak zapt edildiği bildirilmiştir.
Olayda kullanıldığı ve T. Şahin'in bıraktığı bildirilen KB 108931seri numaralı sarsılmaz marka pompalı av tüfeği P. Sağdıç'ın evinde duvarın dibinde yığılı yatakların arkasında ele geçirilmiş, sanık K. Şahin'in eşi tarafından da üzümlü marka 1403 seri numaralı av tüfeği 7.11.2001 tarihinde teslim edilmiştir.
Van Jandarma Bölge Kriminal Laboratuarları şube müdürlüğünce düzenlenen 12.12.2001 tarihli ekspertiz raporunda;
9 mm çapındaki 8 adet kovanın çap ve tipine uygun tek silah ile atıldığı, kurşun küre ve üç adet plastik tapanın üzerinde atıldığı silaha ait karakteristik izlerin bulunmadığı, üç adet 12 numara av fişeğine ait kartuşun 1403 seri numaralı üzümlü marka av tüfeğinden, iki adedinin KB
seri numaralı Sarsılmaz marka av tüfeğinden atıldıkları belirtilmiştir.
11.12.2001 tarihli raporda ise, yapılan atışların ateşli silahla önden arkaya doğru yakın atış mesafesinden yapıldığı bildirilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Erzurum Kriminal Polis Laboratuarlarınca düzenlenen 5.3.2002 günlü ekspertiz raporunda, inceleme konusu
.
.. numaralı 9 mm. çapındaki parabellum tipi fişek atar Belçika yapısı Brovning marka yarı otomatik tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamında olduğu, vahim nitelikte bulunmadığı, 8 adet boş kovanın bu tabanca ile atılmış oldukları belirtilmiştir.
İlçe Emniyet Müdürlüğünce gönderilen yazıda, Üzümlü marka
.
. seri nolu otomatik av tüfeği ile KB
seri nolu Sarsılmaz marka pompalı av tüfeklerinin K. Şahin, adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Mağdur M. Çetinkaya hakkında Erzurum Numune Hastanesince düzenlenen 26.7.2002 tarihli raporda, yaralanma nedeniyle yüzde sabit eser kaldığı, 45 gün iş ve gücüne engel olacağı belirtilmiştir.
Sanık K. Şahin'e 5.11.2001 tarihinde bıçakla etkili eylemde bulunmak suçundan Çetin ve Metin Daşdemir haklarında TCY. nın 456/4 ve 457/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle sulh ceza mahkemesine kamu davası açıldığı, bu olay nedeniyle K. Şahin'in 5 gün iş ve güçten kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu bilgi ve belgeler ışığında sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde;
Sanık K. Şahin, olay saatinde otelde olduğundan bahisle savunma tanıkları göstermiş, gösterilen savunma tanıkları da sanığın otelde olduğunu beyan etmişler ise de, olayın meydana geldiği yer sanığın kaldığı otelin önü olup, olay günü saat 910 sıralarında sanığın mensup olduğu Hassasori aşireti mensupları sanığın kaldığını söylediği otel Ortadoğunun yanındaki sokakta toplanıp, bir gün önce sanık K. Şahin'e yapılan saldırıya karşılık olarak bu olayı gerçekleştirmişlerdir, saldırının nedeni sanığa bir gün önce Daşdemir ailesi mensuplarınca yapılan saldırı olup, olay aniden değil 34 saatlik bir süreç içerisinde gerçekleşmiştir, olay yerinde bulunan beş adet boş kovanın sanığa ait tüfeklerden atıldığı kesin olarak saptanmış, tüfeklerden bir tanesi sanık T.'in saklaması için bıraktığı P. Sağdıç'da ele geçirilmiş, diğeri ise bizzat sanığın eşi tarafından teslim edilmiştir, diğer yönden olaya katıldığı saptanan tüm sanıklar, benzer şekilde olay günü olay yerinde olmayıp, başka yerlerde olduğunu savunmuşlardır, tanık V. Daşdemir otopsi tutanağındaki beyanında, sanık K. Şahin'den bahsetmemiş ise de, olayı gören tek kişi olduğunu iddia eden bu tanığın anlatımları, dosyadaki diğer kanıtlar ve teknik bulgularla örtüşmemektedir, şöyle ki, tanık 100 metre mesafeden ateş edildiğini söylediği halde, diğer tanıklar 1015 metrelik mesafeden ateş edildiğini beyan etmekte, 11.12.2001 tarihli raporda da, atışın yakın atış mesafesinden yapıldığı belirtilmektedir, bu itibarla, diğer aşamalarda geri alınan ve esasen diğer kanıtlarla da örtüşmeyen bu beyana itibar edilmesi olanaksızdır, toplanan kanıtlarla, sanık K. Şahin'in olay günü, öldürme ve yaralama suçlarından kullanılan silahları sanıklara vermek ve olay yerinde bulunup havaya ateş etmek suretiyle, sanıkları cesaretlendirdiği, suça bilinçli olarak fer'an katıldığı anlaşıldığından, bu yöne ilişkin itiraz nedeni yerinde değildir.
Havaya ateş etmek şeklindeki eyleminin oluşturduğu suçun niteliğine gelince;
Ceza Yasamızın 264 üncü maddesinin 7 nci fıkrasında, korku, kaygı veya panik oluşturabilecek biçimde silahla ateş etmek suçu; Her kim korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde her ne amaç ve nedenle olursa olsun, meskûn bir yerde veya çevresinde veya özel veya resmî veya genel yapılara ya da her türlü taşıt araçlarına ya da halkın toplu olarak bulundukları diğer yerlere silahla ateş ederse, eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca
cezalandırılır. şeklinde tanımlanmış, bu düzenleme ile meskûn bir yerde veya çevresinde veya özel, resmi veya genel yapılara, taşıt araçlarına veya halkın toplu olarak bulunduğu yerlere karşı korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde silahla ateş etmek eylemleri bir tehlike suçu olarak düzenlenip, yaptırıma bağlanmıştır. Suçun oluşabilmesi için, gerçekleştirilecek ateş etme eyleminin, korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde olması aranacak, bu sonuçların gerçekleşmesi koşul olarak aranmayacaktır, suçun manevi unsuru ise, genel kasttır, saikının önemi yoktur. Anılan maddede her ne amaç ve nedenle olursa olsun denmek suretiyle bu husus belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alınıp değerlendirildiğinde;
Sanığın, halkın toplu olarak bulunduğu caddede, silahıyla havaya birden fazla ateş etmesi eylemi, kullanılan silahın niteliği, olayın gerçekleşme şekli ve zamanı nazara alındığında, korku, kaygı ve panik yaratabilecek niteliktedir. Bu itibarla sanığın eylemini TCY. nın 264 üncü maddesinin 7 nci fıkrası kapsamında değerlendiren, Yerel Mahkeme uygulaması ve Özel Daire onama kararı isabetli olup, Yargıtay C.Başsavcılığının itirazlarının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan üç kurul üyesi, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu gerekçeleriyle, itirazın kabulü yönünde oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının; sübut ve vasfa yönelik itirazlarının REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 04.05.2004 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy