(2659 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 403, 406)
Dava: Uyuşturucu maddeleri reçetesiz olarak başkasına devretmek suçundan sanık Ümit Sarıtaşın TCY.nın 403/5, 406/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 5 yıl ağır hapis ve 75.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, sürekli olarak memuriyetten yasaklanmasına,
Karar: Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Erkan Tunarın TCY.nın 404/2, 61/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 200.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, 2 adet ampulün TCY.nın 36. maddesi uyarınca müsaderesine, yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline ilişkin Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince verilen, 17.4.2001 gün ve 3-40 sayılı hüküm, sanık Ümit Sarıtaş vekili ve sanık Erkan Tunar tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 11.10.2001 gün ve 18449-22291 sayı ile;
Sanık Erkana isnat olunan suçun tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmeden TCY.nın 61. maddesinin uygulanması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmayıp,
1- Sanık Erkanın savunması ve sanık Ümit vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 19.9.1999 tarihli Kontrole Tabi İlaçlara Mahsus Reçete fotokopisi de dikkate alınarak; öncelikle sözü edilen reçetenin onaylı bir örneğinin getirtilmesi, sonra Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde görevli uzmanlardan seçilecek bir bilirkişiye dosyanın inceletilerek, emanette bulunan suç konusu Aldolan isimli ilaca ait kutunun fotokopisi ve LİBA laboratuarları A.Ş.nin 15.2.2000 tarihli yazısı karşısında suç konusu Aldolan isimli ampul ilaçların 19.9.1999 tarihli reçetede yazılı ilaçlar olup olamayacağı, bu ilaçların sadece hastanelerde ve ecza depolarında bulunan ilaçlardan mı yoksa eczanelerde de satışı mümkün olan ilaçlar olup olmadığı konusunda gerekçeli rapor alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tartışılarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık Erkanın suç tarihi itibarıyla ve halen uyuşturucu madde kullanma alışkanlığının iptila düzeyinde olup olmadığı konusunda 2659 sayılı Kanunun 16/d maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan görüş sorulması gerekirken Gözlem İhtisas Dairesinin raporu ile yetinilmesi, isabetsizliğinden Üyeler M. İ. Ünal ve R. Dizdaroğlunun;
Dosyadaki belge ve bilgilere, Mahkemenin kabulü ile takdirine KKK 33. Piyade Mekanize Tugay Komutanlığının 7 Ekim 1999 günlü yazısında Erkan Tunarın morfin bağımlısı olduğuna dair ihbar yazısı, Bolvadin PTT görevlisi İnci Uysalın 22.11.1999 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde daha önce de 2 veya 3 kez aynı şahsa paket gönderildiğini beyan etmesi ve sanık Ümit Sarıtaşın bu beyanını doğrulayan ifadesi, Sanık Erkan Tunarın Cumhuriyet Savcılığında ilaçları ücreti mukabilinde sanık Ümit Sarıtaşın gönderdiğini söylemesi,
Sanık Ümit Sarıtaşın Cumhuriyet savcılılığındaki ifadesinde ilaçların kanserli bir hastaya ait olduğunu söylemesine rağmen mahkemede verdiği çelişkili ifade,
LİBA Laboratuarının 15.2.2000 tarihli yazısından yakalanan Aldolan ampul kutu fotokopisinin Aldolan 25 ampul adı ile hastane ambalajı olduğu, bunların devlet hastahanesi ve SSK kurumlarına verildiğine dair yazıları,
Reçete ile alındığı iddia edilmekte ise de yakalanan ampuller üzerinde barkod ve fiyat etiketi olmadığı gibi ilaçların hangi reçeteye ait olduğunun tespiti mümkün olmadığından sanık Ümit hakkındaki hükmün onanması düşüncesinde olduğumuzdan ( 1 ) numaralı bozma görüşüne katılmıyoruz. yönündeki karşı oylarıyla oyçokluğuyla bozulmuştur.
( 2 ) nolu bozma nedenine uyarak gereğini yerine getiren Yerel Mahkeme, ( 1 ) nolu bozma nedenine karşı ise 28.04.2004 gün ve 117/64 sayı ile; KKK 33. Piyade Mekanize Tugay Komutanlığının 7 Ekim 1999 günlü Erkan Tunarın morfin bağımlısı olduğuna dair ihbar yazısı, Bolvadin PTT görevlisi İnci Uysalın 22.11.1999 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde, daha önce de 2 veya 3 kez aynı şahsa paket gönderildiğini beyan etmesi ve sanık Ümit Sarıtaşın bu beyanını doğrulayan ifadesi, sanık Erkan Tunarın Cumhuriyet Savcılığında ilaçları ücreti mukabilinde sanık Ümit Sarıtaşın gönderdiğini söylemesi, sanık Ümit Sarıtaşın Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde ilaçların kanserli bir hastaya ait olduğunu söylemesine rağmen mahkememizde verdiği çelişkili ifade, Liba Laboratuarının 15.02.2000 tarihli yazısında; yakalanan Aldolan ampul kutu fotokopisinin Aldolan 25 ampul adı ile hastane ambalajı olduğu, bunların Devlet Hastanesi ve SSK Kurumlarına verildiğinin bildirilmiş olması, ayrıca sanık Ümit Sarıtaş tarafından reçete ile alındığı iddia edilmekte ise de, yakalanan ampuller üzerinde barkod ve fiyat etiketi olmadığı gibi, ilaçların hangi reçeteye ait olduğunun tespiti mümkün olmadığı, gerekçeleriyle ilk hükümde direnilmiştir.
Bu hükmün de, sanık Ümit Sarıtaş ve vekili ile sanık Erkan Tunar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istekli, 27.09.2004 günlü tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okunup, konu müzakere edildikten sonra, uyuşmazlık hakkında aşağıdaki karara varılmıştır.
Uyuşturucu maddeleri reçetesiz olarak başkasına devretmek suçundan sanık Ümit Sarıtaşın mahkmiyetine, sanık Erkan Tunarın ise uyuşturucu madde kullanmak suçundan boz-madan önce mahkmiyetine, bozmadan sonra ise salahı tıbben anlaşılıncaya kadar muhafaza ve tedavi altına alınmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup, bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
KKK 33. Mekanize Piyade Tugay Komutan Yardımcılığı 3. Mekanize Tabur Komutanlığınca Pınarhisar/Kırklareli C.Başsavcılığına gönderilen 7.10.1999 tarihli yazıda; Tbp. Atğm. Erkan Tunarın uzun süredir tedavi gördüğü ve morfin bağımlısı olduğu, morfin temin edebileceği yerler kontrol altında tutulmasına rağmen, kırmızı reçete ile alınabilen ALDOLAN ampul ( 10 adet ) isimli ilacın Bolvadin Devlet Hastanesinden 4.10.1999 tarihinde Ümit Sarıtaş isimli şahıs tarafından APS kanalıyla 1363 koli numarası ile Erkan Tunara gönderildiği belirtilerek, Erkan Tunar ve Ümit Sarıtaş hakkında yasal işlem yapılması istenilmiştir.
Sanık Erkan Tunar C.savcılığında saptanan beyanında;
Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde 14 yıl pratisyen hekim olarak görev yaptığını, 23.11.1998 tarihinde askerlik görevini yapmak üzere yedek subay olarak askere alındığını, son 20 gündür gazinoda revirde tabip asteğmen olarak görev yaptığını, 7.10.1999 tarihinde kendisine Afyon/Bolvadinde bulunan devlet hastanesinde görevli sağlık memuru Ümit Sarıtaşın APS kolisiyle içinde Aldolan isimli 10 adet 2 ml.lik ilaç gönderdiğini, bu ilacın arkadaşı tarafından üzerine yazılarak gönderilmiş olabileceğini, arkadaşı Ümitin kaza geçirip, sol omuzunun kırık olduğunu bildiğini, ayrıca bir sene öncede bel kemiğinden sakatlandığını, ağrıları arttığı zaman bu ilacı kullandığını, ağrılarını bilen arkadaşının bu ilaçları ücreti mukabilinde kendisine gönderdiğini, ilaçları kullanmasının yasal olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini,
Duruşmada alınan savunmasında;
1997 yılının 9 Eylül tarihinde Manisa/Alaşehirde trafik kazası geçirdiğini, kalça kırıkları için ameliyat yapılmadığı için Aldolan isimli ilacı kullandığını, hastanede de bu ilacın kullanıldığını, daha sonra reçete ile bu ilaçtan 15-20 ampul aldığını, ağrıları azaldığında ilacı kestiğıni, kalanları yanında bulundurduğunu, 12.9.1999 tarihinde İzmirde kaza yapıp, sol omuzunun kırıldığını, ameliyat riskini göze alamadığını, kalan Aldolan isimli ilacı kullandığını, kazadan önce 1999 yılının Mart veya Nisan aylarında Bolvadine geldiğinde, kalan ilaçları daha önceden tanıştığı sağlık memuru Ümit Sarıtaşa bıraktığını, kazadan sonra birliğine katıldığını, eğitim sırasında ağrıları artınca Ümit Sarıtaşa telefonla açıp ilaçları posta ile göndermesini, gerekli masrafları ödeyeceğini söylediğini, onun da denileni yaptığını, ilaçları İzmir, Üçyol semtinde bulunan 2 nolu sağlık ocağına yazdırdığını, ağrı olduğunda Aldolan isimli ilacı kullanabileceği konusunda rapor verildiğini, bu rapor doğrultusunda ilacı kullandığını, Aldolan isimli ilacın uyuşturucu olmayıp ağrı kesici olduğunu, kırıklarda, çıkıklarda ve ağrısız doğumlarda kullanıldığını, morfin bağımlısı olmadığını, trafik kazası sonucu meydana gelen ağrılarını azaltmak amacıyla kullandığı bu ilaçları, diğer ilaçlar ağrısını kesmediklerinden mecburen kullandığını, ilacın kendi ilacı olduğunu, ücreti mukabili şeklindeki savcılık beyanının posta masraflarıyla ilgili olduğunu, suça konu ilacın kırmızı reçete ile satıldığını, kendisinin de kırmızı reçete ile aldığını, Aldolan isimli ilacı İzmir Alsancak veya İzmir Devlet hastanesi civarında almış olabileceğini,
17.4.2001 tarihli oturumda ise, suça konu ilacın kullanıldığında bağımlılık yaptığını, trafik kazası sonucu kendisinde bağımlılık yaptığını,
Sanık Ümit Sarıtaş C.Savcılığınca saptanan beyanında;
Devlet Hastanesi baştabipliğinde sağlık memuru olarak görev yaptığını, sanığı mesleki yakınlığı nedeniyle tanıdığını, bahse konu Aldolan isimli ilacın, kanserli bir hastanın yakını ta-rafından bağışlandığını, kendisinin de bu ilacı Erkan Tunara gönderdiğini, ilacın piyasada kırmızı reçete ile alım, satımının yapıldığını, bağışlanan bu ilaçları, doktor olması nedeniyle kullanım şekli ve dozajını ayarlayabilecek bir kişi olmasından dolayı Erkan Tunara gönderdiğini,
Duruşmada ise;
Erkanın telefon açıp, kaza yaptığını, evine bıraktığı ilacı göndermesini istemesi üzerine, evdeki ilaçları APS ile gönderdiğini, savcılık beyanının doğru olmadığını, asker olduğu için sanık doktorun başını daha fazla ağrıtmamak için bu şekilde ifade verdiğini, belirtilen tarihlerde hastanede ameliyathane servisinde nöbetçi olduğunu, Erkanın telefonu üzerine, amirlerinden izin alarak ilacı gönderdiğini, uyuşturucu madde gibi gösterilen bu ilacı, sağlık memuru olarak birçok hastanın tedavisinde kullandıklarını,
Bilirkişi sıfatıyla beyanı saptanan Başak Özgiray yeminli anlatımında; Aldolan isimli ilacın, kırmızı reçete ile alınıp, satıldığını, ilacın uyuşturucu niteliğinde olduğunu ve amaç dışı kullanıma açık olduğunu, reçetesiz alınamayacağını, satıldığında Sağlık Müdürlüğüne bildirildiğini, ilacın kırmızı reçetesiz olarak alınıp satılmasının suç olduğunu söylemiştir.
Bolvadin C.Savcılığınca düzenlenen 14.1.2000 tarihli tutanakta; 1363 APS nolu koli içerisinde, 5 adeti açık ampuller halinde, diğer 5 adeti ise Aldolan isimli kağıt kutu içerisinde bulunan kutu ve ampuller üzerinde 180024 seri nosu yazılı, 9.2.1998 imal tarihli ve 9.2.2003 son kullanma tarihleri ile bilgisayar barkotu bulunan toplam 10 adet 2. ml.lik steril ampulün bulunduğu belirtilmiştir.
Liba Laboratuarları A.Ş. tarafından Bolvadin C.Başsavcılığına gönderilen 15.2.2000 tarihli yazıda; yazı ekinde gönderilen Aldolan ampul kutu fotokopisi tetkikinden ürünün Aldolan 25 ampul adı ile anılan hastane ambalajı olduğu, 25 ampul Aldolan içeren ambalajın, fotokopisi çekilen kutudan 5 adedinin bir şiring ambalaj içinde bulunduğu, Aldolan 25 ampulün, Devlet, SSK, Özel Hastaneler ve Ecza depolarına sevk edilmekte ve tüketilmekte olduğu, eczanelere sevk edilen Aldolan 5 ampul isimli ürünün sadece 5 ampul ihtiva ettiği, kutusu üzerinde barkod ve geçerli fiyatı mutlaka içerdiği, Aldolan 25 ampul seri 180024 ithalatının, 24.4.1998 tarihli gümrük giriş makbuzu ile 1.829 kutu, 12.5.1998 tarihli gümrük giriş makbuzu ile 2.650 kutu, 20.5.1998 tarihli gümrük giriş makbuzu ile 935 kutu olmak üzere toplam 5.414 kutu olarak gerçekleştirildiği belirtilerek, ilacın sevk yerleri ve tarihleri liste halinde bildirilmiştir.
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine ait hasta çıkış belgelerine göre;
Sanık Erkan Tunarın 14-25.5.1999 tarihleri arasında toksik madde bağımlısı ( optiat bağımlılığı ) tanısı ile yatırıldığı, üç ay istirahat kararıyla taburcu edildiği,
10-21.10.1999 tarihleri arasında toksik madde bağımlılığı tanısı ile yatırıldığı, sonunda muayene kaydı ile dört ay istirahat verildiği,
İzmir Devlet Hastanesi Ortopedi 1. Servisine ait onaysız yazı fotokopilerinde, Erkan Tunarın, 10-23.9.1997 tarihlerinde trafik kazası nedeniyle tedavisinin yapıldığı, tedavi esnasında kullanılan ilaçlar arasında Dolantin isimli ilacın da yer aldığı, sol isahium çift dal kırığı ve sacrum kırığı teşhisi konulup, yatak istirahati ve medikal tedavi uygulandığı, hastanın sık sık Dolantin 1 ( 100 mg ) ampul yaptırmak istediği, hastaya Dolantin olduğu söylenerek Novaljin/SF ampul yapıldığında ya da SF ile 1 cc ye tamamlanarak 25 mg Dolantin yapıldığında, ağrılarının geçtiği, rahatladığı, ancak hastanın bunu öğrenmemesi için yanındaki izleme formuna hastaya söylenen tedavi yapıldı şeklinde yazıldığı, bu formun gerçek tedaviyi belirtmek için düzenlendiği, hastanın klinik çalışanlarından habersiz olarak morfin aldırtıp kendi kendine yaptığı, ilaç bağımlısı olarak değerlendirilen hastada, Dolantin ampul tedavisinin kesildiği, hastanın madde bağımlısı olduğu bilgilerine yer verilmiştir.
Afyon Sağlık Müdürlüğünün 17.1.2000 gün ve 14 sayılı yazısı ile, Aldolan isimli ilacın kırmızı reçeteye tabi uyuşturucu niteliğinde bulunduğu, satışının serbest olmadığı bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığınca düzenlenen 14.4.2000 tarihli raporda; pembe renkli naylon torbadaki orijinal ( Aldolan ) adlı ilaç kutusu ile flasterle sarılı plastik kutunun her birinin içinden beşer adet olmak üzere toplam 10 adet üzerinde ( 2 ml ampul Aldolan ) orijinal yazılar olan ampullerin PETİDİN HİDROKLORUR etkin maddesi içerdiği,
Adli Tıp Kurumu, 5. İhtisas Dairesinin 12.6.2000 ve 27.11.2000, Genel Kurulun 25.1.2001 tarihli raporlarında; Petidin HCI etken maddesi içeren ( 10 ) adet Aldolan Ampulün TCY.nın 403. maddesi kapsamındaki uyuşturucu maddelerden olduğu, kırmızı reçete ile kontrollü olarak satıldığı,
Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller Dairesinin 26.10.2000 tarihli raporunda; Aldolan isimli ilaç ampullerinin her birinde 100 mg Petidin HCI etkin maddesi bulunduğu, 10 adet Aldolan ampulde toplam 1 gram Petidin HCI etkin maddesi olduğu,
Sağlık memuru olan Ümit Sarıtaşın 4-7.10.1999 tarihleri arasında Bolvadin Dr. H.İbrahim Özsoy Hastanesinde ameliyathanede görevli sağlık memuru olduğu ve 4.10.1999 tarihinde hastane ameliyathanesinde nöbetçi olduğu bildirilmiştir.
Dosyada fotokopisi bulunan Mesleki Mevzuat isimli kitabın 864. sayfasında 100 mg Aldolan ampulün kırmızı reçeteye bağlı ve azami dozunun 15 ampul olduğu belirtilmiştir.
Sanık Ümit Sarıtaş vekili tarafından temyiz dilekçesine eklenen belgelerde,
Erkan Tunar adına düzenlen 19.9.1999 tarihli kontrole tabi ilaçlara mahsus 978448 nolu reçetenin incelenmesinde, reçetenin Mehmet Fevzi Özsaruhan Sağlık Ocağı hekimi 4344 diploma nolu Müge Bilge tarafından düzenlendiği, ilaçların Aldolan ampul, 3-1, 15 lik ( üç ) tek ampul olduğu, 9.9.1999 tarihinde üç kutu Aldolan ampulün, Hasan Tahsin Caddesi, No 137/A Basınsitesi/İzmirde bulunan Özburcu Eczanesi yetkilisi Ecz. Burhan Yolaçan tarafından verildiği kontrol numarasının 580 olduğu saptanmıştır.
33. Bölge Eczacı Odası Başkanı tarafından sanık Ümit Sarıtaşa gönderilen 25.6.2001 tarihli yazıda; Aldolan 5x2 ml ampulün 100 mg/2 ml Pethidin HCI içerdiği, Dolantin 5x2 ml ampulün de 100 mg/2 ml Pethidin HCI içerdiği, Aldolan ampul ile Dolantin ampulün aynı kimyasal maddeyi içerdiği ve eşdeğer oldukları belirtilmiş,
Türk Tabipler Birliği Odası Manisa Bölgesi Ahmetli İlçe Temsilcisi Dr. Ediz Akın imzasıyla ilgili makama hitaben yazılan 28.6.2001 tarihli yazıda; Liba İlaç Sanayi tarafından üretilen Aldolan isimli ilacın, her 2 ml.lik ampulün 100 miligram Pethidine HCI içerdiği, ilacın, narkotik ağrı kesici ve kuvvetli spazm etkiye sahip olduğu, ameliyat sonrası, ağrılar, kırık, çıkık, doğum ve benzeri durumlar gibi şiddetli akut ağrılı böbrek ve genital sistem, sindirim sistemi, safra yolları ve iskelet sistemindeki ağrılı durumlarda kullanıldığı, hekim tarafından kırmızı reçete ile yazılabileceği, maksimum dozunun 15 ampul, üç kutu ile sınırlı olduğu, gerek görüldüğünde her beş günde bir yazılabileceği,
Aldolan ampulün piyasada 5x2 mililitrelik ampul şeklinde bulunmadığı, aynı zamanda Aldolan ampulün, Hoechst İlaç firmasının üretip piyasaya ve daha ziyade hastane ve buna benzer yataklı kurumlarda Dolantin ismiyle verdiği, etken madde olarak her iki ilacın aynı olduğu, Aldolan ve Dolantinin eşit oldukları,
Özel daire bozmasından sonra İzmir Eczacı Odası Başkanı Levent Kamacık tarafından ilgili makama yazılan 14.3.2002 tarihli, 9. Bölge Eskişehir Eczacı Odası Genel Sekreteri Hasan Babayiğite ait 28.5.2002 tarihli yazılarda; Aldolan 5x5 ampulün, Devlet Hastaneleri, SSK. Hastaneleri, Özel Hastaneler ve Ecza depolarına, üretici firma tarafından alım satımını engelleyen yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, hastane ambalajı olarak da anılan bu ilacın sadece yukarıda adı geçen kurumlarda tüketilmesinin söz konusu olmayıp, aynı zamanda eczanelerde de kırmızı reçete karşılığında satışının mümkün bulunduğu,
Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen 28.4.2000 tarihli raporda;21-28.4.2000 tarihleri arasında müşahadeye tabi tutulan sanık Erkan Tunarın muayene, müşahade, yapılan tetkikler ve adli dosyasının incelenmesinde, uyuşturucu müptelası olmadığı, bozmadan sonra Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 21.11.2003 tarihli ve Genel Kurulca düzenlenen 18.3.2006 tarihli raporlarda ise; sanık Erkan Tunarın, Aldolan kullanımının iptila ( bağımlılık ) düzeyinde olduğu bildirilmiştir.
Bu kanıtlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Hukuk devletinde ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan in dubio pro reo kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur.
Somut olayda; sanık Erkanın ilaçların reçete ile alındığına ilişkin savunmaları, sanık Ümit vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 19.9.1999 tarihli Kontrole Tabi İlaçlara Mahsus Reçete fotokopisi, İzmir Eczacı Odası Başkanı ve Eskişehir 9. Bölge Eczacı Odası Genel Sekreteri tarafından gönderilen yazılardaki anılan ilacın aynı zamanda eczanelerde de satışının mümkün olduğuna ilişkin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle sunulan reçetenin onaylı bir örneğinin getirtilerek, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde görevli uzmanlardan seçilecek bir bilirkişiye dosyanın inceletilip, emanette bulunan suç konusu Aldolan isimli ilaca ait kutunun fotokopisi ve LİBA laboratuarları A.Ş.nin 15.2.2000 tarihli yazısı karşısında suç konusu Aldolan isimli ampul ilaçların 19.9.1999 tarihli reçetede yazılı ilaçlar olup olamayacağı, bu ilaçların sadece hastanelerde ve ecza depolarında bulunan ilaçlardan mı yoksa eczanelerde de satışı mümkün olan ilaçlar olup olmadığı konusunda gerekçeli rapor alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla eksik soruşturmaya dayanan ve kuşkuyu gidermek yerine sanıklar aleyhine yorumlayan Yerel mahkeme direnme kararı isabetsiz olup, bozulmasına karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan 6 kurul üyesi, Yerel Mahkeme direnme kararının isabetli olduğu yönünde oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA,
2- Bu aşamada, Yerel Mahkemece uyulan 2. bozma nedeni konusunda inceleme yapılmasına YER OLMADIĞINA,
3- Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 1.2.2005 günlü yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, yasal oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy