(765 S. K. m. 59, 80, 240) (647 S. K. m. 4, 5) (2886 S. K. m. 1, 35, 51, 71) (832 S. K. m. 32) (3030 S. K. m. 6, 8) (1580 S. K. m. 15) (4734 S. K. m. 21)
Dava: Zincirleme biçimde görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan sanık Aytaç Durak'ın Yargıtay 4.Ceza Dairesinde yapılan yargılaması sonunda TCY'nın 240/1, 80, 59 ve 647 sayılı Yasanın 4 ve 5. maddeleri uyarınca 1.799.160.000 lira ağır para cezası ve 2 ay 27 gün süreyle memuriyetten yoksun bırakılma cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin verilen 20.11.2003 gün ve 12-48 sayılı hükmün sanık vekili ve Yargıtay C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Adana Büyükşehir Belediyesinin % 99,5 oranında, Adana Valiliği İl Özel İdaresinin de % 0,5 oranında payla ortağı bulundukları Yeni Adana İmar İnşaat Ticaret Limited Şirketi 1986 yılında kurulmuş olup, Şirketin Ortaklar Kurulu Üyeleri Adana Valileri ile Büyükşehir Belediye Başkanlarıdır. Şirket Ana sözleşmesine göre şirketin başlıca amaç ve konuları, ucuz belediye meskenleri yapıp belde sakinlerine kiraya vermek veya satmak, Toplu Konut Kanununa göre toplu konutlar yapmak veya yaptırmak, Belediyece kamulaştırılan toplu konut alanlarında yol, su kanalizasyon şebekeleri ve altyapı inşaatlarını yapmak, özel okul, özel hastane, kreş, bakımevleri gibi sosyal tesisler meydana getirmek, işletmek, kiraya vermek, satmak, turistik faaliyetlerde bulunmak, bu amaçla tesis almak, işletmek, seyahat ve turizm acenteleri kurmak gibi konulardan ibaret iken, 1998 yılında Ana sözleşmenin 3/k maddesinde yapılan değişiklik sonucu, ......şehir içi ve şehirlerarası otobüs ve her türlü raylı sistem işletmeciliği yapmak, bu konularla ilgili temsilcilikler açmak, yurt içinde ve dışındaki gerçek ve tüzel kişilerle ortaklıklar kurmak ve sözleşmeler akdetmekde şirketin ana faaliyet konuları arasına dahil edilmiştir.
Bu tarihten sonra, çeşitli dönemlerde Adana Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmesi Müdürlüğünün ve Büyükşehir Belediyesi İşletmeler ve İştirakler Daire Başkanlığının, şehir için toplu taşımacılık hizmetinde kullanılmak üzere üç ay süre ile 70 adet 75 kişilik yolcu taşıma kapasiteli otobüs kiralanmasına ihtiyaç bulunduğunu belirten yazıları ve Büyükşehir Belediye Başkanlığının havalesi üzerine, 15.9.1998 tarihinde Adana Ticaret Odası Başkanlığına yazı yazıldığı, şehir içi toplu taşımacılıkta kullanılmak üzere 70 adet otobüsün kiralanmak suretiyle çalıştırılacağı, otobüslerin en az 36 oturaklı, ve 75 yolcu taşıma kapasiteli, 1998 model ve klimalı olacağı, 18 saat vardiyalı olarak çalıştırılacağı, tamir, bakım ve akaryakıt giderleri ile KDV'nin belediyeye ait olacağı, sigorta, vergi ve diğer giderlerin yüklenici tarafından karşılanacağı, otobüslerle birlikte şoför ve işletme personeli olarak 150 vasıflı elemanın yüklenici firma tarafından çalıştırılacağı, bu personelle ilgili tüm giderlerin firma tarafından ödeneceği, otobüslerin kira bedellerinin aylık olarak yapılacak istihkaklarla her ayın sonunda ödeneceği belirtilerek, bu şartlarda bir otobüsün bir günlük kira bedelinin bildirilmesinin istendiği, gönderilen cevabi yazıda günlük kira bedelinin 50-60 milyon arası olacağının bildirildiği, oluşturulan komisyonca düzenlenen kıymet takdir raporunda ise bedelin günlük 53 milyon lira olarak belirtildiği, anılan şirketin de tutanakta belirtilen orana göre hesaplanan miktar karşılığında araçlarını kiralayabileceğini bir dilekçe ile Belediyeye bildirdiği, bunun üzerine Büyükşehir Belediyesinin 18.9.1998 günlü toplantısında, ihtiyaç yazısından, yapılan araştırmada istenen vasıfta 70 adet resmi plakalı otobüsün Yeni Adana İmar İnşaat Ticaret Limited Şirketinde bulunduğundan, anılan şirketin kamu hizmeti olarak turizm ve seyahat konusunda iştigal ettiğinin tespit edildiğinden, yine Ticaret odasından alınan yazı ve kıymet takdir tutanağından söz edilerek, 2886 sayılı Devlet İhale Yasasının ihale usullerine tabi olmayan işleri düzenleyen ve İhtiyaçların Kamu Kuruluşlarından Karşılanması başlığını taşıyan 71. maddesi uyarınca kıymet takdiri suretiyle, 70 adet otobüsün kiralanması işinin 333.900.000.000 lira KDV bedelle Yeni Adana İmar İnşaat Tic. Ltd. Şti'ne ihalesine karar verildiği, işlemin ita amiri tarafından onaylandığı, bilahare Şirket Yetkilileri ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına ita amiri tarafından protokol imzalandığı, protokolde yukarıda özetlenen koşulların yanı sıra, otobüslerden iki adedinin özel olarak özürlü vatandaşların kullanımına uygun koşullarda imal edilmiş olacağı, resmi plaka ile çalışacağı, üç adet otomatik kapısının ve bilet kutularının bulunacağı gibi koşullar ile firmanın çalıştıracağı personelin belediye çalışma ve disiplinine uygun hareket edeceği, bu konuda belediyece uygun görülmeyen personelin üç gün içinde değiştirileceği gibi ek koşullara da yer verildiği, protokolün 4. maddesi gereğince, bu sözleşmenin 832 sayılı Sayıştay Yasasının 32. maddesi uyarınca Sayıştay tarafından 22 Eylül 1998 tarihinde tescilinden sonra yürürlüğe girdiği, üç aylık sözleşme süresinin sona ermesi üzerine Otobüs Şube Müdürlüğünün 28.12.1998 günlü yazı ile, toplu taşıma hizmetlerinin yürütülmesinin mevcut şartlarda sıkıntı yarattığı, vatandaşların yakınmalarına sebebiyet verdiği, özellikle okulların açılması ile birlikte dolmuş ve otobüs duraklarında uzun kuyrukların oluştuğu, toplu taşıma araçlarının işe ve okullara ulaşımda yetersiz kaldığı, yeni ihale açılıncaya kadar 13 gün süreyle 70 adet solo tipi otobüsün kiralanmak suretiyle çalıştırılmasına acilen ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği, bunun üzerine aynı yöntemle anılan şirketten 70 adet aracın 13 gün süreyle ve önceki günlük kira miktarı üzerinden toplam 48.230.000.000 lira bedelle kiralandığı, bunların da 1.1.1999 ve 13.1.1999 tarihleri arasında çalıştırıldığı,
Müteakip dönemlerde ise, İştirakler ve İşletmeler Daire Başkanlığının benzer istekleri ve Büyükşehir Belediye Başkanlığının oluru üzerine yine Adana Ticaret Odasına yazı yazılarak fiyat istendiği, takdir tutanağı düzenlendiği, firmanın yazılı teklifte bulunduğu, Belediye Encümeninin de kiralama işini 2886 sayılı Yasanın 71. maddesi uyarınca kıymet takdiri suretiyle aynı firmaya ihale ettiği, kararın ita amirince onaylandığı, Sayıştay tescilinden geçtiği anlaşılmaktadır.
Bu cümleden olmak üzere müteakip dönemlerde;
Encümenin 6.1.1999 günlü kararı ile 14 Ocak 1999 tarihinden 12 Temmuz 1999 tarihine kadar geçerli olmak üzere 180 gün süreyle, 70 adet otobüsün KDV hariç 1.197.000.000.000 lira bedelle,
14 Temmuz 1999 günlü kararı ile 19 Temmuz 1999 ve 31.12.1999 tarihleri arasında, 172 gün süreyle 70 otobüsün 1.420.720.000.000 lira bedelle,
29.12.1999 günlü kararı ile, 1 Ocak 2000 tarihinden 30 Haziran 2000 tarihine kadar 70 otobüsün 182 gün süreyle 1.847.300.000.000 lira bedelle,
30.6.2000 günlü kararı ile 1 Temmuz 2000 tarihinden 7 Temmuz 2000 tarihine kadar 7 gün süreyle 70 otobüsün 83.128.500.000 lira bedelle,
30.6.2000 günlü kararı ile 8 Temmuz 2000 tarihinden 31.12.2000 tarihine kadar 177 gün süreyle geçerli olmak üzere 70 otobüsün 177 gün süreyle 2.230.200.000.000 lira bedelle,
16.10.2000 tarihli kararı ile, 20 Ekim 2000 tarihinden 31 Aralık 2000 tarihine kadar geçerli olmak üzere 15 adet solo ve 4 adet körüklü otobüsün daha 76 gün süreyle ve 259.920.000.000 lira bedelle,
Yine 4.1.2001 günlü kararıyla, 4 Ocak tarihinden itibaren 89 otobüsün 14 gün süreyle günlük 150.000.000 lira bedelle ve 2886 sayılı Yasanın 71. maddesine göre kiralandığı anlaşılmaktadır.
Bütün bu kiralamalarda Ticaret Odası tarafından önerilen günlük kiralama bedellerinin daha altında rakamların belirlendiği, örneğin, Ticaret Odası 1 Ocak 2000 tarihinden itibaren yapılacak kiralama işlemi için günlük 195-200 milyon lira önerdiği halde, Belediye Encümeni tarafından kurulan kıymet takdir komisyonunca bu rakamın günlük 145 milyon lira olarak tespit edildiği ve bu rakam üzerinden ihale edildiği, Ticaret Odasının 1 Temmuz tarihinden geçerli olarak önerdiği gün-lük kira bedeli 220-230 milyon lira olduğu halde kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen günlük 180 milyon lira üzerinden ihale edildiği, yine 2001 yılının Ekim ve Aralık dönemi için ger-çekleştirilen 76 günlük kiralama işinin, keza 4 Ocak 2001 tarihinden sonra yapılacak 14 günlük kiralama işleminin komisyonca günlük 150.000.000 lira olarak belirlendiği ve kiralama işleminin bu bedel üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Daha sonra gerçekleştirilen ve bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilerek suçlama dışı bırakılan iki kiralama işlemi daha bulunmaktadır. Bu işlemlerde ise, Otobüs İşletmesi Müdürlüğü tarafından 7 Şubat 2001 tarihinde yeniden yazı yazılarak, kira süresinin 7 Şubat'ta sona erdiği, 2886 sayılı Yasanın 35/a maddesine göre kapalı zarf eksiltme usulü ile 2001 yılının tamamını kapsayacak şekilde ihale yapılması için Encümen tarafından karar alındığı, resmi gazete, ulusal basın ve yerel basında ilana çıkarıldığı, ihalenin 16 Şubat tarihinde yapılacağı, ihalenin Sayıştay onayını takiben yürürlüğe girmesinin yaklaşık 30 günlük süreyi bulacağı, bu durumda ihtiyacın karşılanması için yeterli sürenin bulunmadığı belirtilerek, bu süre içinde şehir içi toplu taşımacılık hizmetlerinin aksamaması için 2886 sayılı Yasanın 51/c maddesi uyarınca eski ihale şartlarına göre pazarlık usulü ile ihale yapılmasının istendiği, Büyükşehir Belediye Başkanlığının oluru üzerine, Encümen'in bu kez 7 Şubat 2001 tarihinde toplanarak davet ettiği firmalarla pazarlık yaptığı, bunlardan Belediyeye ait olan Yeni Adana İmar İnşaat Tic. Ltd.Şti'nin 150.000.000 lira ile en düşük teklifi vermesi üzerine kiralama işinin bu firmaya ihale edildiği,
Müteakiben 85 adet şehir içi toplu taşıma otobüsünün 280 gün süreyle ve 4.760.000.000.000 lira tahmini bedelle kiralanması için yurt çapında duyuru yapılarak, 16 Şubat 2001 tarihinde 2886 sayılı Yasanın 35/c maddesine göre kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen ihaleye, Belediyeye ait anılan şirket dışında başkaca iştirak eden ve teklif veren bulunmadığından, şehir içi toplu taşıma otobüslerinin kiralanması işinin anılan şirketin teklif ettiği 3.998.400.000.000 lira bedelle bu şirkete ihale edildiği anlaşılmaktadır.
Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında 3030 sayılı Yasanın 6/g maddesinde; Büyükşehir dahilindeki su, kanalizasyon, her nevi gaz, merkezi ısıtma ve toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek Büyükşehir Belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Yasanın Büyükşehir Belediyelerinin hak ve imtiyazları ile muafiyetlerini düzenleyen 8. maddesinin 1. fıkrasında, Büyükşehir Belediyelerinin, görevli oldukları konularda, 1580 sayılı Belediye Yasası ve diğer ilgili mevzuat hükümleri ile belediyelere tanınan hak, yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahip olduğu belirtilmiş, 1580 sayılı Belediye Yasasının belediyelerin hakları, yet-kileri ve imtiyazlarını düzenleyen 19. maddesinin 5.fıkrasında; belediye hudutları içinde belirli yerler arasında yolcu nakil aracı olarak otobüs, omnibüs, otokar, tünel, troley, füniküler işletmenin münhasıran belediyenin hakkı olduğu, bunların belediyelerin de iştirak edecekleri şirketler vasıtasıyla yapılması ve işletilmesi veya kiraya verilmesi veyahut imtiyazın devrinin İçişleri Bakanlığının kararına bağlı olduğu ifade edilmiş, yine 3030 sayılı Yasanın 8/2. madde ve fıkrasında da, toplu taşım araçlarının Büyükşehir Belediyeleri tarafından ithal edilmesi halinde hiçbir gümrük vergisi, resim ve harç alınmayacağı, yurtiçinde üretilip de Büyükşehir Belediyelerince satın alınan bu gibi araçlar için ihracat muamelesi yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Görüleceği üzere, sınırları içinde toplu taşıma hizmetlerini yürütmek Büyükşehir Belediyelerinin görevidir. Büyükşehir Belediyeleri bu hizmet ve görevi yukarıda açıklanan kolaylaştırıcı mali hükümlerden yararlanarak satın alacakları araçlarla yahut kiralama suretiyle temin ettikleri araçlarla yerine getirebilecekleri gibi, kendisinin de iştirak edeceği şirketler aracılığıyla veya imtiyazı devretme yoluyla da yerine getirebilirler.
Öte yandan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 2886 sayılı Devlet İhale Yasasının 1. maddesinde ....... Özel İdare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri aynî hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanunda yazılı hükümlere göre yapılacağı belirtilmiştir.
Yine anılan Yasanın 71. maddesinin 2. fıkrası (b) bendine göre; ihale konusu mal ve hizmetlerle, taşıma işlerinin bizzat o kuruluşlar tarafından üretilmesi ve yapılması şartıyla, belediyelerin kendisine bağlı müesseselerden veya sermayesinin yarısından fazlası mahalli idarelere ait olan kuruluşlardan yapacakları alım-satım veya kiralamaların, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak diğer ihale yöntemlerine başvurulmadan kıymet takdiri suretiyle yapılması olanağı bulunmaktadır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için, ihaleden bağışık tutulanlar listesinde ismi belirtilen kuruluşlar bakımından Maliye Bakanlığından ayrıca görüş alınmasına gerek yoktur. Ancak, listede yer almayan kuruluşlar yönünden Maliye Bakanlığından uygun görüş alınması zorunludur.
Oysa, her mali yıl başında yayımlanmakta olan ve 1998 yılına ilişkin olanı 17 Mart 1998 gün ve 23289 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet İhale Kanununa ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliğinin İhtiyaçların Kamu Kuruluşlarından Karşılanması başlıklı bölümünde; 2886 sayılı Kanuna tabi genel bütçeli daireler ve katma bütçeli idarelerle, il özel idareleri ve belediyelerde, Kanunun 1. maddesinde sayılan işlerin, rekabet ilkesine dayalı olan genel hükümlere göre ihale yoluyla yerine getirilmesi asıldır.
Ancak anılan kuruluşlar, acil ve zorunlu durumlarda, söz konusu işlerini diğer kamu kurum ve kuruluşlarından Bakanlığımız uygun görüşünü alarak kıymet takdiri suretiyle karşılayabilirler.
İl özel idareleri ile belediyeler, Bakanlığımız yerine encümenlerinden uygun görüş alacaklardır,
İdarelerin kamu kurum ve kuruluşlarından temin edecekleri mal ve hizmetler ile taşıma işlerinin bu kuruluşlarca bizzat üretilmesi veya yapılması zorunludur, denilmiş, takip eden bölümlerde bu işlemlerde dikkate alınacak hususlar belirtilmiş,
Tebliğin bu bölümünün 3 nolu bendinde ise; Diğer taraftan, belediyeler ve özel idarelerinin kuruluş amaçları dışında başka gerekçelerle veya ticari amaçlarla şirket kurdukları veya kurulmuş şirketlere iştirak ettikleri görülmektedir.
İhtiyaçların bu tür ticari şirketlerden ihale yapılmaksızın karşılanması yukarıda belirtilen ilkelerle bağdaşmamaktadır. 2886 sayılı Kanunun temel ilkelerine uygun olarak ihtiyaçların serbest rekabet ortamı içinde karşılanması, tekelleşmenin önlenmesi, kamu sektörüne dahil ticari şirketlerin özel sektörle eşit şartlarda kamu pazarına girmelerinin sağlanmasıyla kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
Bu nedenle özel idare ve belediye birlikleri, şirketleri veya iştiraklerinden ihale yapılmaksızın, ihtiyaçların temini yoluna gidilmeyecek, Bakanlığımıza bu konuda uygun görüş veya Bakanlığımızca kabul edildiğine dair belge almak için başvurulmayacaktır. denilmiş, takip eden 1999 ve 2000 yıllarında da benzer tebliğler çıkarılmıştır.
Esasen 2886 sayılı Yasanın ihale usullerine tabi olmayan işleri düzenleyen 71. maddesinin açıklığı karşısında her somut olayda Maliye Bakanlığından görüş istenmesi gerekli ise de, anılan Bakanlığın bu tebliğiyle 2886 sayılı Yasanın 71. maddesinin belediye şirketleri yönünden uygulanması genel bir yaklaşımla ve tümüyle ortadan kaldırılmış olmaktadır. Sözü geçen genelgelerde, belediye birlik, şirket veya iştiraklerinden, ihale yapılmaksızın ihtiyaçların temini yoluna gidilemeyeceğinin gerekçesi olarak, belediyelerin amaçları dışında veya ticari amaçlarla şirketi kurdukları ya da kurulmuş şirketlere iştirak ettiklerinden söz edilmektedir. Yine ihtiyaçların 2886 sayılı Yasanın temel ilkelerine uygun biçimde serbest rekabet ortamı içinde karşılanması, tekelleşmenin önlenmesi, kamu sektörüne dahil ticari şirketlerin özel sektörle eşit koşullarda pazara girmelerinin sağlanması ve kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gerekliliği nedeniyle bu karar varıldığı belirtilmektedir. Oysa, somut olayda, söz konusu şirketin faaliyet konuları itibariyle yerel yönetimlerin temel amaçlarına hizmet etmeye ve kamusal kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlamaya yönelik olarak kurulduğu, yine satışa sunduğu hizmeti bizzat kendisinin ürettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, söz konusu Yasanın 50. maddesinde pazarlık yöntemi tanımlanmış, bu yöntemin uygulanabileceği işler ise aynı Yasanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 51. maddesinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, anılan maddenin (c) bendinde;.... diğer ihale usulleriyle temin edilemeyeceği açıkça belli olan işlerin...... pazarlık yöntemiyle yapılabileceği belirtilmiştir.
Sonradan kabul edilen ve 01.01.2003 tarihinde 2886 sayılı Yasanın yerine yürürlüğe girmiş bulunan 4734 sayılı Kamu İhale Yasasının 21/a maddesinde ise açık ihale usulü veya belli istekliler arasında ihale usulüyle yapılan ihale sonucunda teklif çıkmaması halinde ihalenin pazarlık usulüyle yapılabileceği öngörülmektedir.
Görüleceği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeye göre diğer ihale usulleriyle temin edilemeyeceğinin açıkça belli olması hali, işin ihaleye çıkarılıp da teklif çıkmaması koşuluna bağlanmamıştır. Dolayısıyla suç tarihinde mevcut yasal düzenleme, Devlet İhale Yasasının amacı ile kamunun çıkarlarının gözetilmesi ve herkes tarafından kabul edilebilecek nitelikte somut gerekçelerin varlığı halinde, diğer ihale yöntemlerine başvurulmaksızın doğrudan doğruya pazarlık usulüyle ihale yapılmasına da olanak sağlamaktadır.
Somut olayda, Adana ilinde nüfusun artması, şehrin genişlemesi ve yeni semtler oluşması ile birlikte toplu taşımacılık hizmetlerinin yetersiz hale geldiği, yeni araç satın alamayan Büyükşehir Belediyesinin sıkıntıyı bu yolla aşamadığı, okulların açılması ile birlikte artan toplu taşıma aracı ihtiyacının bir an önce karşılanması zorunluluğunun, hissesinin % 99,5'lik kısmı Belediyeye ait olan Yeni Adana İmar İnşaat Ticaret Limited Şirketi tarafından satın alınan araçların anılan şirketten kiralanması yoluyla karşılanmasına çalışıldığı, bu amaçla kiralama işlemlerinin 2886 sayılı Yasanın 71. maddesine göre ve kıymet takdiri yöntemiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kiralama işlemleri, ihtiyaç doğdukça, seri biçimde ve çeşitli dönemlerde 7 gün, 13 gün, 14 gün, 3 ay, 6 ay gibi sürelerle yapılmıştır. Kiralanan araç sayısı başlangıçta 70 iken, artan ihtiyaçla birlikte bu sayı son kiralama işlemleri sırasında 89'a kadar yükselmiş, kiralamalar Adana Ticaret Odasınca önerilen fiyatların altında gerçekleştirilmiştir. Kiralanan araçlar ise, üç otomatik yolcu kapısı ve bilet kutuları bulunan, bir kısmı özürlü vatandaşların ihtiyaçlarına uygun, en az 36 oturaklı ve 75 yolcu taşıma kapasiteli, asgari 1998 model, klimalı, solo tipi toplu taşıma araçları olup, dört tanesi de körüklü tip otobüslerdendir. Ticari hayatın gerekleri, kiralanan otobüslerin nitelikleri, sayısı, kira süresinin kısalığı, kiralama işleminin geçiciliği ve sonrası açısından ticari belirsizlik bulunduğu dikkate alındığında, esasen suça konu otobüs kiralama işlemlerinin diğer ihale yöntemleriyle yapılamayacak işlemlerden sayılabileceği, buna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan 2886 sayılı Yasanın 51/c maddesine göre pazarlık usulüyle ihale yapılmasının dahi mümkün bulunduğu açıktır. Nitekim ihalelerin şikayet konusu olmasından sonra 85 adet toplu taşıma otobüsünün 280 gün süreyle kiralanması işi ile ilgili olarak yurt çapında duyurulan ve 2886 sayılı Yasanın 35/c maddesine göre kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen ihaleye, belediyeye ait anılan şirket dışında başkaca iştirak eden ve teklif veren bulunmaması da suça konu kiralama işlemlerinin diğer ihale usulleriyle temin edilemeyecek işlerden olduğu görüşünü doğrulamaktadır.
O halde, araçların özellikleri, sayısı, kira süresinin kısalığı ve ihtiyacın aciliyeti karşısında başka kişilerce temin edilemeyeceği anlaşılan 70 ila 89 adet toplu taşıma aracının, 2886 sayılı Yasanın 71. maddesine göre kıymet takdiri suretiyle, sermayesinin % 99,5'i Belediyeye, % 0,5'i de İl Özel İdaresine ait şirketten kiralanmasına ilişkin ihale işlemlerine onay verip bu doğrultuda sözleşmeler akteden sanığın eyleminde, atılı görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, sanık vekili ile Yargıtay C.Savcısının temyiz itirazının kabulüyle, sanığın mahkumiyetine ilişkin Yargıtay 4.Ceza Dairesi hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 20.11.2003 gün ve 12-48 sayılı hükmünün BOZULMASINA, dosyanın Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 11.05.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy