(765 S. K. m. 30, 491, 522) (647 S. K. m. 4)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Şahin Karaduman'ın TCY.nın 491/ilk, 522, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 284.731.200 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Cizre Asliye Ceza Mahkemesince 25.12.2001 gün ve 444-414 sayı ile verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 18.03.2004 gün ve 23086-3089 sayı ile;
1- Tutanak tarihinden önceki ve sonraki birer yıllık döneme ilişkin tüketimi gösterir belge getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Hüküm tarihinden sonra 4806 sayılı Yasa ile TCK.nun 30. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 22.06.2004 gün ve 44860 sayı ile;
Kaçak tespit tutanağı kapsamı, tutanak düzenleyicisi tanığın yeminli beyanı ve sanık tarafından itiraz edilmeyen bilirkişi raporundan suç tarihinde evdeki televizyonun çalışmasına ve aydınlatma gereçlerinin de yakılı olmasına rağmen sayacın diskinin dönmediği, kaçak elektrik tüketildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Sarfiyatı önlemek için elektrik sayacının ön camının yere bakacak şekilde öne doğru düşürülüp eğilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında;
Bu işlem ancak bilinçli bir şekilde yapılabileceğinden, sanığın evin ikinci kat balkonunda takılı sayacın rüzgarın etkisiyle de ters dönmüş olabileceği şeklindeki savunması da inandırıcı değildir.
Yerel Mahkemece, müsnet suçun sanık tarafından işlendiği hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın saptanıp kaçak olarak tüketilen elektrik miktarı da TCK.nun 522. maddesinin uygulanması sırasında pek hafif olarak kabul edildiğinden Yüksek Özel Dairece bozma sebebi yapılan, tutanak tarihinden önceki ve sonraki birer yıllık döneme ilişkin tüketimi gösterir belgenin getirilmemesi gerek suçun sübutu gerekse de değer tespiti bakımından esasa etkili olmayacaktır. görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve fazla tayin edilen para cezasının TCY.nın 30. maddesi gereğince düzeltilmesi suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Ceza genel kurulu kararı
Sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki hukuki uyuşmazlık, tutanak tarihinden önceki ve sonraki birer yıllık döneme ilişkin elektrik tüketimini gösterir belgeler getirtilmek suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
26.02.2001 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tüketimi görgü ve tespit tutanağında Şahin Karaduman'ın evinde yapılan kontrolde, 3 k+ kurulu güce sahip olan meskende, göstergenin 2.300 k+ olduğu, sayacın ters düşürülerek durdurmak suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Sanık kolluk tarafından alınan ifadesinde; elektrik sayacının evinin ikinci katında takılı olduğunu, olay günü kendisi evde otururken TEDAŞ görevlilerinin ikinci katta dışarıda asılı bulunan sayacı kontrol edip tutanak düzenlemiş olduklarını, sayacı ters düşürmediğini, kimin düşürdüğünü bilmediğini, o gün çok rüzgar olduğu için belki ondan düşmüş olabileceğini, kesilen elektrik cezasını ödemediğini, alt katta kendisinin, üst katta çocuklarının oturduklarını, evde kimsenin elektrik işlerinden anlamadığını ve sayaçla oynamayacaklarını, yüklenen suçu kabul etmediğini beyan etmiştir.
Duruşmada da benzer şekilde anlatımda bulunmuş ve olay gecesi televizyon seyrettikleri sırada saat 23.30 sıralarında gelen TEDAŞ görevlilerinin sayacın yan döndüğünü söyleyip kendisini de yukarıya çıkartarak gösterdiklerini, sayacın gerçekten yan dönmüş olduğunu, ancak rüzgardan mı döndüğünü yoksa TEDAŞ görevlilerinin mi yan çevirdiklerini bilmediğini, kendisinin sayacı yan çevirerek durdurmadığını söylemiştir.
Tutanak tanığı Sait Yanar, Cizre TEDAŞ İşletme Şefliğinde teknisyen olarak görev yaptığını, olay günü yaptıkları kontroller esnasında suça konu sayacın, ön camı yere bakacak şekilde öne doğru eğilerek ters çevrildiğini, bu şekilde sayacın elektrik sarfiyatı yazmasının önlendiğini ve kaçak elektrik kullanıldığını tespit ederek tutanak düzenlediklerini, tutanak altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
Olay yerinde 31.05.2001 tarihinde keşif yapılmış olup, dinlenen bilirkişi Elektrik Mühendisi Salih Kaya 06.06.2001 havale tarihli raporunda; yapılan keşifte sayacın düzeltildiğinin, normal çalıştığının ve TEDAŞ mührünün olmadığının tespit edildiğini, elektrik sayacının ön camı yere bakacak şekilde eğilirse manyetik alanının bozularak sayacın çalışmayıp, sarfiyatı yazamayacağını ve elektriğin kaçak kullanılabileceğini, yaptığı hesaplamalara göre meskende kurulu gücün 5.8 k+ olduğu, günde 6 saat tam yükle elektrik tüketildiğinde 60 günlük bir fatura döneminde 2.088 k+ elektrik tüketileceğini, bunun bedelinin de mevcut tarifeye göre 53.900 lira/k+ saat üzerinden toplam 112.543.200 (yüzoniki milyon beşyüz kırküç bin ikiyüz) lira ola-cağını belirtmiştir.
TEDAŞ Genel Müdürlüğü Cizre İşletme Başmühendisliğince 26.03.2001 günlü yazı ile sanık Şahin Karaduman'a ait sayacın mühürleme tutanağının bulunmadığı, 23.05.2001 günlü yazı ile de sanığın kaçak olarak tükettiği elektrik karşılığı 615 k+ üzerinden düzenlenen 161.745.000 liralık fatura bedelini ödemediği bildirilmiştir.
Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınarak değerlendirildiğinde;
Sanığa ait meskende gece vakti kontrolde elektrik sayacının öne düşürülerek çalışamaz hale getirildiğinden bahisle tutanak düzenlenmişse de, gerek bu tutanakta gerekse Yerel Mahkemece mahallinde yapılan keşifte sayacın konumu belirlenmiştir. Dolayısıyla sanığın, üst katta çocuklarının kaldığı bölümde bulunan sayacın kendiliğinden düşmüş olabileceğine ilişkin savunması da araştırılmamıştır. Dosyadaki bilgilere göre sanık cahil, çobanlıkla geçimini sağlayan ve 14 çocuklu bir kimsedir. Suç tutanağına göre elektrik sayacının gösterge rakamı 2.300 k+ olup, sanığın 615 k+ kaçak elektrik kullandığı kabul edilerek hakkında kaçak elektrik kullanım faturası düzenlenmiştir. Buna karşılık hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, sanığın 60 günde 2.088 k+ elektrik tüketeceği hesap edilmiştir. Görüldüğü gibi, elektrik tüketim miktarına ilişkin kurum ve bilirkişi tarafından çok farklı tespitlere yer verilmiş ve sanığın savunması doğrultusunda da herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle sanık hakkında kaçak elektik kullandığına ilişkin tutanak düzenlendiği 26.02.2001 tarihinden bir yıl öncesi ve bir yıl sonrasına ilişkin tüketim miktarlarını gösterir cetveller getirtilerek incelenmek suretiyle açıklanan çelişkiler giderilmeli, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınarak sanığın hukuki durumu belirlenmelidir.
Bu itibarla Özel Dairenin, soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine değinen bozma nedeni yerinde olduğundan Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Başkanı ve bir kısım Üyeler ise; Kaçak elektrik kullanımının tespitine ilişkin tutanak içeriği, sanığın, elektrik sayacının öne düşmüş olduğunu gördüğüne ilişkin kabulü ve nedenleri konusunda yaptığı kaçamaklı savunma karşısında yüklenen elektrik hırsızlığı suçu sabit olup, soruşturmanın genişletilmesini gerektirir bir neden bulunmamaktadır. Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy