(765 S. K. m. 493, 494, 522)
Hırsızlık suçundan sanık A.Y.nin TCY'nın 493/2 ve 522. maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm sanık vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 6.11.2003 gün ve 5452 8262 sayı ile;
"Oluş ve dosya içeriğine göre sanığın eyleminin aracın mülkiyetine yönelik olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığı halde, TCK.nun 522. maddesi uygulamasında yağyakıt ve amortisman giderleri yerine aracın değeri esas alınması" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 8.1.2004 gün ve 6664 sayı ile;
Sanık, 26.3.2003 tarihinde vermiş olduğu beyanında, 38 D 2.. plaka sayılı aracın dükkanın önünde durduğunu, daha önce nasıl çalıştığını bildiği için, anahtar ile aracı çalıştırıp, gezmek amacı ile aldığı, ancak kaza yapması sebebi ile aracı olay mahalline bıraktığını beyan ettiği, müşteki ise 26.3.2003 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde, kendisine ait olan fakat devrini almadığı kamyoneti sokakta bıraktığını, yanında çalışan Ayhan isimli kişinin "akşam senin kamyoneti Amir Yeşilyurt kullanıyordu" dediğini ve kamyoneti çalıp duvara vuran sanıktan şikayetçi olduğunu, sanığın daha önce kendi yanında çalıştığını belirtmiştir.
Sanığın bir saat gibi dolaştıktan sonra kaza yapması, aracın kayarak duvara vurması üzerine olay yerinde bıraktığı ve herhangi bir şekilde müştekiye haber verilmediği, müştekinin olayı başka bir kişiden duyarak şikayette bulunduğu ve sanığın aracı, müştekinin kolayca bulabileceği bir yere bırakmadığı da anlaşıldığından, TCY'nın 494. maddesinin uygulanması koşulları oluşmamış, eyleminin anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle, TCY'nın 522. maddesi uygulanırken, aracın değeri ölçü alınmıştır." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C. Başsavcılığının "bozma" istekli 12.3.2004 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık suçundan TCY'nın 493/2 ve 522. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanığın kastının çalınan aracın mülkiyetine yönelik olup olmadığının, TCY'nın 522. maddesinin uygulanması bakımından suça konu aracın değerinin mi yoksa yakıt, yağ ve yıpranma bedelinin mi esas alınacağının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde sağlıklı bir hukuki sonuca ulaşabilmek için konuya ilişkin yasal düzenlemelerin ele alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
TCY.sının 522. maddesiyle, aynı Yasanın onuncu babında yazılı, mal aleyhine işlenen cürümlerin işlenmesinde, cürmün konusu olan şeyin veya husule getirilen zararın değeri nazara alınarak belirli bir ölçüt dahilinde temel yaptırımlarda artırım veya belirli istisnalar dışında eksiltmeye gidilmesi kuralı getirilmiştir.
Ancak, anılan maddede cürmün konusu ile zararın değerinin belirlenmesi bakımlarından bir ölçüt getirilmemiş, bu hususlar mahkemenin değerlendirilmesine bırakılmıştır. Görüldüğü gibi TCY.sının onuncu babında yer verilen hırsızlık suçlarında da mahkemeler cürmün konusunu failin kastına, somut olayın özelliklerine göre belirleyip uygulamalarını buna göre yapacaklardır.
Öte yandan TCY.sının 494 ncü maddesi 6.6.1991 gün ve 3756 sayılı Yasa ile değiştirilmiş, birinci fıkrasında, geçici olarak kısa bir süre kullanılıp zilyedine iade edilen veya zilyedin kolaylıkla bulabileceği bir yere bırakılan veya iade edilmek üzere alındığı açıkça anlaşılan ancak ücret karşılığı yük ve yolcu taşımacılığına tahsis edilmiş bulunmayan ulaşım araçlarının çalınmasında şikayete bağlı ve yaptırım süresi az olan yeni bir düzenleme getirilmiştir.
Görüldüğü üzere, Türk Ceza Yasasının 494/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için yukarıda sayılan üç koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bu üç koşulun bir arada gerçekleşmesi halinde, failin TCY'nın 494/1. maddesi uyarınca cezalandırılacağı ve TCY'nın 522. maddesi uygulanırken de, aracın harcadığı yakıt, yağ ve yıpranma bedelinin esas alınacağında herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak, bu üç koşulun bir arada bulunmaması halinde, fail hakkında TCY'nın 494/1. maddesi uygulanamayacak, eylem TCY'nın 491, 492 ve 493. maddelerinde öngörülen suç tiplerinden hangisine uyuyorsa fail o hüküm uyarınca cezalandırılacak, öte yandan TCY'nın 522. maddesinin uygulanması sırasında failin kastına bakılarak, geçici bir yararlanma ve iade kastıyla hareket ettiğinin belirlenmesi durumunda, aracın yakıt, yağ ve yıpranma bedeli esas alınacak, failin kastının aracın mülkiyetine yönelik olduğunun saptanması halinde ise aracın suç tarihindeki bedeli dikkate alınacaktır.
Sanığın kastı ise süreklilik gösteren yargısal kararlarda da belirtildiği gibi olay öncesi, olay sırası ve olay sonrasındaki tutum ve davranışları ile olayın özellikleri nazara alınarak belirlenecektir.
İnceleme konusu olayda; sanığın alkollü biçimde dolaşırken, önceden yanında çalıştığı şikayetçinin işyerinin önüne park ettiği kamyoneti görerek, başka anahtarlarla çalıştırılma yöntemini bildiği bu aracı anahtar uydurmak suretiyle çalıştırıp kısa bir süre şehir içinde dolaştığı, şikayetçinin yanında çalışan Ayhan isimli kişi ile karşılaşıp konuştuğu ve gezdikten sonra arabayı yerine bırakacağını söylediği, bir süre sonra da aracı aldığı yere bırakmak üzere dönerken, yerlerin buzlu olması nedeniyle kayarak kontrolden çıkan aracın eski hal binasının duvarına çarpıp ciddi biçimde hasar görmesi ve radyatördeki suyun akıp motordan dumanlar gelmesi üzerine, aracın daha fazla zarar görmemesi için akünün kutup başlarını söktükten sonra aracı bulunduğu yere bırakıp evine gittiği, ertesi sabah işyerine gelen şikayetçinin aracı görememesi ve yanında çalışan Ayhan isimli kişinin aracı önceki gece sanığın kullandığını söylemesi üzerine yaptıkları aramada, aracı çarptığı yerde buldukları, mevcut kanıtlara göre ticari amaçla yük taşımacılığına tahsis edildiği ve bu nedenle TCY'nın 494/1. maddesinde belirtilen araçlardan olmadığı saptanan kamyonetin çalınması eyleminin TCY'nın 493/2. maddesinde tanımlanan anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu, Yerel Mahkemenin suça ilişkin nitelendirmesinin isabetli bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, sanık alkollü iken çalıştırıp götürdüğü aracı aldığı yere bırakacağını şikayetçinin yanında çalışan Ayhan isimli kişiye söylemiş, nitekim çok kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içinde aracı çaldığı yere bırakmak üzere aynı mahalleye dönmüş, ancak kaza nedeniyle kullanılamaz hale gelen aracı çaldığı yere kadar götüremeyip orada bırakmış, olay yerinden ayrılmadan önce de aracın daha fazla zarar görmemesi için bir takım tedbirler almıştır. Geçmişte hırsızlık suçundan sabıkası bulunmadığı gibi, bir süre de şikayetçinin yanında çalışmış olup, aracın başka anahtarlarla nasıl çalıştırılacağını bildiği ve aracı önceden de kullandığı anlaşılmaktadır. Sanığın tutum ve davranışları, suçun işlendiği yer ve zaman ile eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında hırsızlığın aracın mülkiyetine yönelik olmadığı, bir süre kullanıldıktan sonra aracın iadesi amacıyla gerçekleştirildiği saptanmıştır.
Bu itibarla, sanığın ticari amaçla yük taşımacılığına tahsis edildiği anlaşılan kamyonetin kapısını anahtar uydurarak açıp, geçici bir süre ile kullanma ve iade amacıyla çalması şeklinde gerçekleşen ve TCY'nın 493/2. madde ve fıkrasına uyan eylemi nedeniyle TCY'nın 522. maddesi uygulanırken, aracın yakıt, yağ ve yıpranma bedeli esas alınması gerekirken, aracın suç tarihindeki değeri esas alınarak uygulama yapılması isabetsiz olup, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 06.04.2004 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy