(5680 S. K. m. 29) (765 S. K. m. 19, 24, 119, Ek m. 4) (5237 S. K. m. 52, 75)
Hakim kararına rağmen tekzip metnini yayınlamamak suçundan, sanık Saffet hakkında açılan kamu davasının, 5680 sayılı Yasanın 29 ve TCY.nın 119. maddeleri uyarınca önödeme nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.2.2001 gün ve 363-209 sayılı hüküm, O Yer C.Savcısının temyizi üzerine, dosyayı ince-leyen Yargıtay 7.Ceza Dairesince 1.7.2002 gün ve 10577-10474 sayı ile;
"1- Sanığın adının nüfus kaydında Saffet olarak belirtildiği gözetilerek iddianamede adının düzeltilmemesi ve karar başlığında Serdar olarak gösterilmesi,
2- Suç tarihi itibariyle sanığın gazetenin sorumlu Yazı İşleri Müdürü olup olmadığının araştırılıp tespit edilmemesi,
3- 5680 sayılı Yasanın 29/son maddesinde öngörülen cevap ve düzeltmeyi yayınlama mecburiyetinin doğduğu tarihten itibaren iddianame tarihine kadar yayının geciktiği her sayı için verilecek cezanın 4421 sayılı Yasanın 4. maddesiyle değişik ek 19. maddesi ve anılan Yasanın 1. maddesiyle değişik TCK.nun gecikilen günlerin toplamı kadar ceza belirlenerek önödeme önerisinde bulunulması gerektiği cihetle hesaplamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması," isabetsizliğinden bozulmuştur.
1 ve 2 nolu bozma nedenlerine uyan Yerel Mahkeme 3 nolu bozma nedenine karşı 19.2.2003 gün ve 696-80 sayı ile; "Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 296 sayılı tekzip dosyasında tekzip isteyen vekilinin istemi mahkemece 22.11.1999 tarihinde kabul edilerek, tekzip kararı 13.12.1999 tarihinde karşı tarafa tebliğ edilmiştir. Mahkeme kararına rağmen 3 gün içerisinde tekzip metni yayınlanmadığından 17.12.1999 tarihinde suç oluşmuştur.
Sanık hakkında 4.4.2000 tarihinde iddianameyle dava açıldığından suç tarihi itibarıyla 5680 sayılı Yasanın 29/2. maddesi gereğince 4421 sayılı Yasaya göre 12 misli artırım yapılmak suretiyle belirlenen 120.000.000 lira ağır para cezasıyla aynı Yasanın 29/son maddesi gereğince 1999 yılına ilişkin yayınlanmayan 14 gün karşılığı günlüğü 3.000.000 liradan 42.000.000 lira 2000 yılına ilişkin yayınlanmayan 94 gün için günlüğü 4.563.000 liradan 428.922.000 lira olmak üzere toplam 590.922.000. lira ağır para cezası ile yargılama gideri ve vekalet ücretini ödemesi hususunda sanığa önödeme ihtaratı yapılmış, sanık süresi içerisinde para cezasını ödeyerek 29.11.2000 tarihli mak-buzu dosyaya ibraz etmiştir.
5680 sayılı Yasanın 29/son maddesinde yayınlama mecburiyetinin doğduğu tarihten itibaren yayının geciktiği her sayı için faile ayrıca günlük mevkutelerde 250 bin lira ağır para cezası da verileceği belirtilmiş olduğundan yasada belirtilen bu para cezasının 4421 sayılı Yasanın ek 1. mad-desi gereğince 12 misli artırımı ile belirleneceği daha sonraki tarihlerde aynı yasanın ek 2. maddesi gereğince artırım yapılması gerekeceği zira 5680 sayılı Yasanın 29/son maddesinin aynı yasanın 29/2. maddesine ilaveten verilmesi gereken ceza olduğu ve asıl cezanın da TCK.nun 19. maddede belirtilen asgari para cezasının aştığı" gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de, O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsav-cılığının "bozma" istekli 13.2.2004 gün ve 63054 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönde-rilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü;
CEZA GENEL KURULU KARARI
Günlük bir mevkutenin sorumlu yazı işleri müdürü olan sanık hakkında, hakim kararına rağmen tekzip metnini yayınlamamak suçundan açılan kamu davasının önödeme nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, önödeme önerisinin yasal koşullara uygun olup olmadığı ve önödeme önerisindeki hesaplamanın denetime olanak verecek şekilde gösterilip gösterilmediği noktalarında toplanmaktadır.
Sanığın sorumlu yazı işleri müdürü olduğu S.. Gazetesinin 5 Ekim 1999 tarihli nüshasında, "....gazla öldürülen hayvan daha az acı çeker.." başlıklı yazıda, Türkiye Hayvanları Koruma Derneği başkanı olan katılanın kişilik haklarının zedelendiği belirtilerek, gönderilen tekzip metninin yayınlanmaması üzerine, Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesine başvurularak, düzeltme metninin yayın-lanmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuş, Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesince 22.11.1999 gün ve 296 müt. sayı ile yayınlanmasına karar verilen tekzip metni, 13.12.1999 tarihinde tebliğ edilme-sine rağmen yasal zorunluluğa rağmen yayınlanmamıştır.
Yargılama aşamasında sanığa, Yerel Mahkemece, 22.11.2000 tarihli oturumda, 5680 sayılı Yasanın 29. maddenin 2. fıkrası uyarınca 120.000.000 lira, son fıkrası uyarınca da 470.922.000 lira olmak üzere toplam 590.922.000 lira ağır para cezası ile 3.500.000 lira yargılama gideri ve 45.000.000 lira vekalet ücretini yatırması konusunda TCY.nın 119. maddesi uyarınca önödeme önerisinde bulunulmuş, sanığın önödeme önerisinde belirtilen miktarı süresinde saymanlığa ödeyerek vezne alındısını ibraz etmesi üzerine, hakkındaki kamu davası önödeme nedeniyle ortadan kaldırılmıştır.
5680 sayılı Yasanın 3445 sayılı Yasa ile değişik 29. maddesinin 2. fıkrasında, "Cevap veya düzeltmenin yayınlanmasına dair 19 uncu maddenin (III) numaralı fıkrasına göre verilen hakim kararına rağmen, neşirden imtina olunması halinde faile on milyon liradan yirmi milyon liraya kadar ağır para cezası...." 4. fıkrasında ise, "....cevap veya düzeltmeyi yayınlama mecburiyetinin doğduğu tarihten itibaren yayının gecikeceği her sayı için faile ayrıca; günlük mevkutelerde ikiyüzellibin lira, diğer mevkutelerde ikimilyonbeşyüzbin lira ağır para cezası..." verileceği belirtilmiştir.
Fıkrada, cevap ve düzeltmenin yayınlanması konusundaki hakim kararına aykırılık eylemleri cezalandırılmakta olup, bu suç, günlük mevkutelerde, sulh hakiminin tekzip metninin yayınlanması kararına itiraz süresinin geçmesinden veya itirazın reddi kararının sorumlu müdüre tebliğinden itibaren, üç gün içinde yayınlanmaması ile oluşur, suçun işlendiği zaman üçüncü günü izleyen gündür.
3445 sayılı Yasanın Hükümet gerekçesinde; "İkinci fıkra ile, cevap veya düzeltmenin yayınlanmasına dair verilen bir hakim kararı olduğu halde, hiç yayınlamama veya yayınlamakla birlikte şekil veya şartlara uymama fiileri müeyyide altına alınmaktadır.......
Muhalefet hiç yayınlamama veya usule aykırı yayınlama şeklinde tecelli edebilir. .....her usule aykırı yayın ayrı suç teşkil edeceğinden bu konuda bir tereddüt yoktur. Ancak hiç yayın-lamama halinde müyyide uygulanmamasının da amaca uygun olmayacağı ve esasen bir yargı kararı olduğuna göre, cevap veya düzeltmenin mutlaka yayınlanması gerektiği dikkate alınarak müey-yidenin caydırıcı olması bakımından dördüncü fıkra ile her sayı için de ilave bir ceza öngörül-müştür." şeklinde, neşirden imtina suçunda para cezasının nasıl hesaplanacağı kurala bağlanmıştır.
Maddenin 2. fıkrasındaki yaptırımı daha etkin hale getirmek amacıyla kabul edilen 4. fıkradaki yaptırımın konuluş amacı ve 2. fıkradaki yaptırımın tamamlayıcısı olması birlikte değer-lendirildiğinde, fıkradaki para cezasının yerleşik yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, nisbi nitelikte olmayıp maktu para cezası niteliğinde olduğu yönünde bir kuşku bulunmamaktadır. Şöyleki nisbi para cezalarında miktar önceden yasa tarafından belirlenmeyip, fail tarafından elde edilen yarar ya da neden olunan zararla orantılı olarak değişebildiği halde, fıkrada alt ve üst sınırları belirli sabit bir para cezası öngörüldüğünden fıkradaki para cezasının nisbi nitelikte olduğunu kabul etmek olanaksız olup, esasen bu konuda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
28.7.1999 tarihinde kabul edilerek 1 Ağustos 1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4421 Sayılı Yasa ile TCY.nın 19 ve 24. maddeleri, 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Yasanın 4 ve 5.maddeleri değiştirilmiş, TCY.na 3506 sayılı Yasa ile eklenen Ek 1,2,4 ve Ek 5. maddelerinde değişiklik yapılarak, Yasaya Ek 6. madde eklenmiş, para cezalarının belirlenmesinde uygulanan katsayı sisteminden vazgeçilerek "Yeniden Değerleme Oranı" kabul edilmiştir.
Yasanın 1.maddesi ile TCY.nın 19. maddesindeki ağır para cezasının alt sınırı "altmış milyon, üst sınırı onbeş milyar liraya yükseltilmiş, 4. madde ile TCY.nın Ek 1.maddesinin (a) ve (b) fıkraları değiştirilerek "Nisbi nitelikteki vergi ve resim cezaları, nisbi para cezaları ve tazminat kabi-linden olup mütezayit nispete tâbi bulunan para cezaları hariç olmak üzere TBMM.nin kuruluşundan önce yürürlüğe giren yasa ve tüzüklerdeki para cezaları ile TBMM.'nin kuruluşundan 31.12.1998 tarihine kadar kabul edilen yasalardaki para cezaları (idari ve disiplin cezaları dahil) 39300 ilâ 8 misli artırılmış, 5 nci maddesinde ise; 1.8.1999 tarihine kadar yürürlüğe giren ve bu tarihten sonra kabul edilen yasalardaki para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere 213 Sayılı Yasanın Mükerrer 298.maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanacağı belirtilmiş, 6.madde ile Ek 4 ve Ek 5 nci maddelerde yer alan "Ek 2 nci maddeye göre bulunacak birim sayısıyla" ibaresi "Ek 2 nci maddeye göre uygulanan yeniden değerleme oranıyla" şeklinde değiştirilmiştir.
Bu hükümler uyarınca, müteakip yıllarda TCY.nın 19. maddesinde düzenlenen ağır, 24. maddesinde belirtilen hafif, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasındaki özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilme ve aynı Yasanın 5. maddesindeki mahsup miktarları yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaksızın, her yıl yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle belirlenmiştir.
Bu Yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığa 13.12.1999 tarihinde tekzip metninin yayınlanması kararı tebliğ edildiğinden suç tarihi 17.12.1999'dur. 5680 sayılı Yasanın 29. maddesinin 2 ve 4. fıkralarında öngörülen ağır para cezaları 4421 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değişik TCY.nın Ek 1/b-8. maddesi uyarınca 12 misli arttırılmak suretiyle, 2. fıkradaki ağır para cezasının alt sınırı 120.000.000 lira, 4. fıkradaki ağır para cezasının alt sınırı ise, TCY.nın Ek 4. maddesi de dikkate alınmak suretiyle 60.000.000 liraya çıkartılmış, Ek 2. madde hükmü uyarınca da fıkralardaki bu miktarlar 2000 yılında 182.520.000 ve 91.260.000 liraya yükseltilmiştir.
Yerel Mahkemece, 5680 sayılı Yasanın 29. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 120.000.000 lira, 4. fıkra uyarınca da 1999 yılında yayınlanmayan 14 sayı için 14x60.000.000=840.000.000. lira, 2000 yılında yayınlanmayan 94 sayı için ise 94x91.260.000=8.578.440.000 lira olmak üzere toplam 9.418.440.000 lira ağır para cezası, yargılama gideri ve vekalet ücreti üzerinden önödeme önerisi tebliğ edilmesi gerekirken, TCY.nın Ek 4. maddesi hükmü dikkate alınmaksızın eksik önödeme önerisinde bulunulması ve buna dayalı olarak kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer yönden, ayrıntılar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 1.11.1993 gün ve 266-292 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, önödeme bildiriminde, ödenecek ceza miktarı, yargılama giderinin tutarı, ödeme süresi, ödeme ve ödememe hallerinin sonuçları, getireceği yükümlülükler açıkça sanığa bildirilmelidir. Bu unsurlardan birinin eksikliği halinde yapılacak bildirim geçersiz olup yasal sonuç doğurmayacaktır. Somut olayda, mahkemece yayınlanmayan her sayı için ne miktar ceza tayin edildiği, denetime olanak verecek şekilde belirtilmeden, 2. fıkra uyarınca 120.000.000 lira, son fıkra uyarınca da 470.922.000 lira olmak üzere toplam 590.922.000 lira ağır para cezası, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ödenmesi için önödeme önerisinde bulunulduğundan, önödeme önerisi bu nedenle de geçersizdir.
Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme kararının BOZULMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 02.03.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy