(2918 S. K. m. 36, 47) (765 S. K. m. 30, 55, 72, 119) (5237 S. K. m. 61, 31, 56, 75) (647 S. K. m. 4, 5) (1412 S. K. m. 322)
Sürücü belgesiz araç kullanmak suçundan sanık Eser'in 2918 sayılı Yasanın 36, TCY.nın 119, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4, 5 ve TCY.nın 72. maddeleri uyarınca sonuçta 4 eşit taksitte ödenmek üzere 192.052.040 lira hafif para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Elmadağ Sulh Ceza Mahkemesince verilen 3.5.2002 gün ve 35-45 sayılı hüküm, Sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 19.11.2002 gün ve 17309-16685 sayı ile;
"Sanık savunmasında aracı kullanmadığını, amcasının park ettiği yerde otomobilden kaset alıp dışarı çıkarken polisler tarafından görülüp karakola götürüldüğünü beyan ettiğine göre, zabıt mümzii ve olaya el koyan başka görevliler de varsa dinlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi" isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, 7.2.2003 gün ve 11-17 sayı ile; "Mahkememizce hükümde delil olarak gösterilen karara dayanak teşkil eden 2002/2-3 D.İş sayılı dosyada sanığın trafik cezasına itiraz ettiği ve itirazının reddedildiği, bu dosyada tutanak tanıkları ve tanıkların dinlenildiği" gerekçeleriyle ilk hükümde direnilmiştir.
Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 26.5.2003 gün ve 48013 sayılı tebliğnamesi ile Özel Daire-sine, Özel Dairece de 29.1.2004 gün ve 10294-1247 sayı ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın sürücü belgesiz araç kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, tutanak tanığı ve olaya el koyan başka görevli var ise bunlar da dinlenilmek suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Sanık Eser hakkında sürücü belgesiz araç kullanmak suçundan polis memuru F.Gülbek tarafından düzenlenen 23.2.2002 tarihli suç tutanağı 26.2.2002 tarihli yazı ile Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmiş,
Sanık Eser duruşmada müdafii hazır olduğu halde alınan savunmasında, Halit amcam olur, 06 .. 12 plakalı araç kendisinindir. Suç tarihinde, İnönü caddesinde bu-lunduğum bir sırada amcam arabasını getirip park etti, babamla birlikte kahvehaneye girdi, kahvehanede bulundukları sırada amcam Halit arabada kasetlerim var, onları git al dedi, arabadan kasetleri almak üzere, aracın park ettiği İnönü caddesine gittim, kapısını açıp içeriye girdim, kasetleri aldım, tam dışarı çıkacaktım ki, polis memurları geldi, bu arabayı kullanan kim diye sordular, amcam Halit olduğunu söylediğim esnada, amcam ve babam arabanın yanına geldiler, polisler ekip arabasına bindirip karakola götürdüler, polis arabasına binmeden önce, içinden kaset aldığım arabayı kullanıp kullanmadığımı sordular, kullanmadığımı, sadece kaset almak için girdiğimi söyledim, sonra beni polis karakoluna götürüp, ehliyetsiz araç kullanmak suçundan işlem yaptılar, bu konuda babam Recep itiraz dilekçesi verdi şeklinde beyanda bulunarak, suçlamaları red etmiş, aynı tarihli oturumda; 2918 sayılı Yasanın 36 ve TCY.nın 119. maddesi uyarınca kendisine ön ödeme önerisinde bulunulmuş, sanık ön ödeme önerisine uymamıştır.
Mahkemece 3.5.2002 tarihli oturumda, Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/2 D. İş sayılı dosyası incelenerek içeriği tutanağa geçirilmiş, sanık müdafii incelenen dosyaya bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.
2002/ 2 D. İş sayılı dosyanın incelenmesinde, Eser'e velayeten, Recep tarafından verilen 26.2.2002 tarihli dilekçede, oğlu tarafından aracın kullanılmadığı belirtilerek, 23.2.2003 tarih ve 525059 sayılı, trafik işaretlerine uymama eylemi nedeniyle 2918 sayılı Yasanın 47. maddesi uyarınca düzenlenen trafik ceza tutanağının iptaline karar verilmesi ve adlarını belirttiği şahısların tanık olarak dinlenilmesinin istenildiği,
Dosyada bulunan teslim tutanağında, 23.2.2002 günü, saat 19.00'da 06 .. 12 plaka sayılı araç sürücüsünün tehlikeli araç kullandığı ve aracı vatandaşların üzerine sürdüğünün ih-barı üzerine oto sürücüsünün Yenidoğan mahallesi İnönü caddesi üzerinde yakalanarak trafik büro amirliğine teslim edildiğinin belirtildiği,
Tutanak tanıkları Fehmi ve Bedirhan'ın bu dosyada beyanlarının saptandığı,
Fehmi'nin, Elmadağ Trafik Tescil Büro Amirliğinde trafik ekibinde görevliydim, olay günü karakola yapılan ihbarda 06 .. 12 plakalı araç sürücüsünün tehlikeli araç kullandığı ve aracını vatandaşların üzerine sürdüğünün ihbar edilmesi üzerine, oto sürücüsü Eser yakalanarak trafik tescil büro amirliğine getirilmiş, bana tutanakla teslim edildi, tutanakta isim Recep olarak yazılmış ise de, bir yanlışlık olmuştur, aracı kullanan Eser bize teslim edildiği için ben de hakkında trafik ceza tutanağı düzenledim, araç sahibi Halit hakkında ise ehliyetsiz araç kullandırmaktan trafik ceza tutanağı düzenledim, tutulan tutanaklar doğru ve altındaki imzalar bana aittir, ancak ben Eser'i araç kullanırken görmedim,
Bedirhan'ın, olay günü karakolda otururken, astsubay olan bir şahıs oğlu ve gelini ile birlikte karakola gelerek, 06 .. 12 plakalı aracın üzerlerine sürüldüğünü, şikayetçi olduğunu söylediler, bir süre sonra yine aynı şahısların gelip, aynı aracın Konur sokakta üzerlerine geldiğini söylemeleri üzerine ekip otosuyla aracı aramaya başladık, Çaykur fabrikasının önünde aracı gördüm, araç seyir halinde iken selektör yaparak durdurduk, araçta Eser vardı, çocuğu karakola götürdüm, babasını arayıp kimliğini getirmesini istedim, babası çocuğun kimliğiyle beraber karakola geldi, bilahare yasal işlem yapmak üzere tutanak tuttuk,
Şeklinde beyanda bulundukları, yine aynı dosyada savunma tanığı olarak gösterilen tanıkların da beyanlarının saptandığı,
8.3.2002 gün ve 3 D.İş sayılı kararla itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece içeriği incelenip tutanağa geçirilen 2002/2 D. İş sayılı dosyada olaya el koyan görevliler ve tutanak tanığının dinlenildiği, toplanan kanıtlarla sanığa isnat edilen sürücü belgesiz araç kullanmak suçunun sübuta erdiği saptandığından direnme kararı isabetlidir.
Ancak, Yerel Mahkemece direnme kararının verildiği tarihten sonra 10.2.2003 gün ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 30. maddesinin 2. fıkrası; "muvakkat cezalar için bir günün ve para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz." şeklinde değiştirilmiş bulunduğundan, sanığın cezasının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 4.3.2003 gün ve 1-17 sayılı kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda yeniden tayini zorunluluğu bulunup, Yerel Mahkeme hükmünün bu gerekçe ile bozulmasına ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme hükmünün TCY.nın 2/2 ve 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30/2. maddeleri hükümleri uyarınca sanık hakkında fazla para cezası tayin edilmiş olması isabetsizliğinden BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CYUY.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın günlüğü 3.633.000 liradan hafif para cezasına çevrilerek 108.990.000 lira hafif para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın doğrudan hükmolunan 83.000.000 lira hafif para cezası ile TCY.nın 72. maddesi uyarınca içtimaı ile sanığın sonuçta 191.990.000 lira hafif para cezası ile cezalandırılması ve cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca aydan aya 4 eşit taksitte ödenmek üzere taksitlendirilmesine" karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme kısmen aykırı olarak 6.4.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy