(4926 S. K. m. 3, 4)
Kaçakçılık Yasasına muhalefet suçundan sanık İbrahim'in beraatine ilişkin Manisa 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.6.2001 gün ve 699-571 sayılı hüküm katılan Ha-zine vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.12.2002 gün ve 15323-19347 sayılı kararı ile;
"Sanık savunmalarında dava konusu otomobili 1989 yılında göçmen olarak Bulgaristan'dan gelişinde beraberinde getirdiğini belirtmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği gözetilerek sanıktan yurda hangi kapıdan giriş yaptığı sorulup tespiti ile belirlenecek Gümrük Müdürlüğünden sanığın girişine ait kayıtlar getirtilip, suça konu araçla ilgili belgeler olup olmadığı sorularak hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi," isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme; 13.5.2003 gün ve 157-464 sayı ile;
"Sanığın beraberindeki nakil vasıtasıyla birlikte Kapıkule Gümrük Kapısından göçmen sıfatıyla Bulgaristan'dan Türkiye'ye giriş yaptığı ve nakil vasıtasının göçmen statüsüne ve bu husustaki mevzuata uygun şekilde 1989 yılında Türkiye'ye sokulduğu, kaçakçılık şeklinde bir giriş olmadığı ve bozma ilamında temini istenen sınır kapısından girişe dair gümrük kayıtlarının esasen önceden getirtilmiş olduğu" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de katılan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 23.3.2004 gün ve 138912 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın 1918 sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraatına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, sanıktan yurda giriş yaptığı sınır kapısı sorulup ilgili gümrük müdürlüğünden sanığa ait giriş kayıtları getirtilerek suça konu aracın yurda sokulmasına dair belge bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İnceleme konusu olayda;
Göçmen evlerinde Bulgar plakalı aracın sahibi tarafından hurdacılara ve kaporta tamircilerine satılmak istendiği yolunda duyum alınması üzerine Manisa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 20.6.2000 günü kırmızı renkli, Lada marka, 1980 model aracın göçmen evleri arkasında bulunduğu, aracın sahibi İbrahim tarafından belgelerin ibraz edilememesi üzerine zaptedildiği, düzenlenen görgü tespit tutanağında, aracın uzun zamandır park halinde olduğu, tekerleklerinin patlak ve inik bulunduğu, yanları ile kaput boya kısımlarının çizik, anten kısımları kırık, yan aynaları düşük, plaka salıncaklarının deforme, kapılarının bozuk olduğu, çalışır durumda olmadığı belirtilmiştir.
Sanık İbrahim kollukta; 1989 yılında ailesi ile birlikte Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ettiğini, Bulgaristan'da adına kayıtlı olan 1980 model WB 5184 plakalı Lada marka otomobili de 1989 yılında Türkiye'ye gelirken getirdiğini, o tarihten beri de aracıyla ilgili herhangi bir resmi işlem yaptırmadığını, yine bu süre içinde yurtdışına çıkmadığını, aracının Türkiye'de trafiğe kayıtlı olmadığını, geçen süre içinde otomobilinin yıpranması nedeniyle satmak istediğini, görevliler tarafından istendiğinde evinde sakladığı yerde gümrük belgelerini bulamadığını, bu nedenle otomobilinin zaptedildiğini, esasen otomobilin uzun süredir evin önünde park halinde bulunduğunu, arızalı olup faal olarak çalışmadığını belirtmiş, duruşmada; aracı Bulgaristan'dan satın aldığını, 1989 yılının Ağustos ayında Kapıkule Gümrüğünden, gerekli işlemlerini yaptırarak yurda girdiğini belirtip, buna ilişkin belgeleri ibraz etmiştir.
Sunulan belge fotokopilerine göre; sanığın 30.7.1989 tarihinde Kapıkule Kara Hudut Kapısından yurda giriş yaptığı, bu belgeye "taşıtı vardır" şerhi düşülerek, motor ve şasi numaraları ile plakası yazılarak gümrük mühürü ile mühürlendiği,
Bulgarca'dan 7.8.1990 tarihinde tercüme edilen motorlu araç belgesinde; aracın İgor adına kayıtlı, kırmızı renkli, ŞV 51-84 plakalı olduğu, motor numarasının 4455646, şase numarasının ise 3459670 olduğu,
Bilecik Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce verilen "Bulgaristan'dan Göçe Zorlanan Soydaşlarımızın Pasaportlarında Kayıtlı Nakil Vasıtası, Mesleki Alet, Makine ve Sair Eşyaya Ait" 24.7.1992 tarihli belge fotokopisine göre; Pasaport sahibi İbrahim'in pasaportta kayıtlı eski adının İgor olduğu, nakil vasıtasının mülkiyetini gösterir belgenin Edirne Gümrüğüne ait, 30.07.1989 tarihli belge olduğu, aracın kırmızı renkli, ŞV 51-84 plakalı, motor numarası 4455646, şase numarasının ise 3454670 olduğu anlaşılmaktadır.
T.C. Merkez Bankası Bankasının 8 Temmuz 1992 gün ve 3134 sayılı yazısında ise, bedelsiz otomobil talebiyle ilgili olarak İzmir Şubesine talimat verildiği, muhacir kağıdı, mülkiyet belgesi veya trafik belgesi ile tercümesi, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce düzenlenecek araç belgesi ve gümrük teslim belgesi ile birlikte şubeye başvurulması gerektiği belirtilmektedir.
Yerel Mahkemece, 1980 model W.B. 5184 plakalı Lada marka aracın 30.07.1989 tarihinde E:0126801 nolu Taşıt Giriş formuna kayden Kapıkule Kara Hudut Kapısından giriş yapıp yapmadığının sorulması üzerine Edirne Gümrükleri Başmüdürlüğü tarafından gönderilen 22.11.2000 günlü cevabi yazıda; Başmüdürlüğün mevcut bilgisayar kayıtlarında aracın giriş kaydına rastlanmadığı, ayrıca bu aracın anılan tarihte kapımızdan giriş yapıp yapmadığına ilişkin olarak Türkiye Turing Otomobil Kurumu ve Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğünden bilgi istendiği, TURİNG Kurumunun cevabi yazısında, Kapıkule Kara Hudut Kapısından E:0126803 sayılı taşıt formuna kayden İbrahim tarafından yurda sokulan taşıt ve sahibi ile ilgili Kurum kayıtlarında yapılan incelemelerde böyle bir kaydın bulunmadığı, geçen süre içinde Giriş Gümrük Müdürlüğünce ve TC. Başbakanlık Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünce de taşıt ve sahibi ile ilgili herhangi bir takibat başlatılmadığından, beş yıllık zaman aşımı sürelerini dolduran dosyaların imha edildiği, adı geçen şahsa ait herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığının bildirildiği, Bağlantılı olan Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda da giriş tarihinin 1989 yılını içermesi ve anılan tarihte Taşıt Formu uygulaması olmaması nedeniyle Müdürlükleri kayıtlarının tetkik edilerek, söz konusu aracın girişine rastlanılmadığının bildirildiği belirtilmiştir.
Mahkemece araç üzerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 24.5.2001 günlü bilirkişi raporunda ise; aracın hasarlı ve eski olduğu, çalışır durumda bulunmadığı, şase nosunun 3459670, motor nosunun 4455646 olduğu, Bulgaristan makamlarından alınan ve Noterce tercümesi yaptırılan belgeden de anlaşılacağı üzere sanık tarafından yurtdışından getirilmiş olduğu, motor-şase numaralarının aynı ve herhangi bir parçasının değiştirilmemiş olduğu, sanığın yurtdışından bir araba getirme hakkının bulunduğu, bu hakkı kullandığı fakat resmi işlemleri yapmadığı, aracın kaçak olmadığı belirtilmiştir.
20 Haziran 1989 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 89/14249 sayılı Kararnamenin Geçici 3. Maddesinde; "Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlarımızın;
a) Türkiye'ye getirdikleri Bulgaristan'da adlarına kayıtlı nakil vasıtalarının,
b) Anılan ülkeden çıkış yaparak üçüncü ülkeler üzerinden diğer ulaşım vasıtaları ile Türkiye'ye gelenlerin üçüncü ülkelerde bıraktıkları Bulgaristan'da adlarına kayıtlı nakil vasıtalarının,
c) Ve/veya beraberlerinde getirdikleri mesleki alet, makine ve sair eşyanın, ithali gümrük vergisi, resim ve harçlardan muaftır.
Bu tür ithalatta Toplu Konut Fonu, Destekleme İstikrar Fonu ile 88/13431 sayılı Bedelsiz İthalata İlişkin Karar ve bu Kararın diğer maddelerinde yer alan primler tahsil edilmez.
İş bu madde uygulaması Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının iznine tabidir." hükmü bulunmaktadır.
Buna ilişkin olarak Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının çıkardığı ve 12 Temmuz 1989 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 89/28 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, ilgililerin adlarına göçmen belgesinin düzenlenme tarihinden itibaren 6 ay içinde müracaat etmeleri halinde, Merkez Bankası şubelerince tanzim tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçerli "özel ithal müsaadesi" verileceği belirtilmiş, Tebliğin 4. maddesinde ise özel ithal müsaadesi için başvuru sırasında ibraz edilecek belgeler arasında "pasaport" ve "göçmen belgesi" de sayılmış, bilahare anılan Müsteşarlığın 21 Temmuz 1989 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 89/29 sayılı Tebliğinin 1. maddesi ile, önceki tebliğde yer alan pasaport ifadesi "Bulgaristan'dan Göçe Zorlanan Soydaşlarımızın Pasaportlarında Kayıtlı Nakil Vasıtası, Mesleki Alet, Makine ve Sair Eşyaya Ait Belge (Köy Hizmetleri İl Müdürlüklerince düzenlenecek), yine göçmen belgesi ifadesi de "muhacir kağıdı" olarak değiştirilmiştir.
Dosyadaki kanıtlar değerlendirildiğinde;
Önceden İgor isimli Bulgar vatandaşı olup bu ülkede yaşayan sanığın Bulgaristan'da adına kayıtlı bulunan ŞV 51-84 plakalı aracıyla birlikte 30.7.1989 tarihinde Kapıkule Kara Hudut Kapısından yurda giriş yaptığı, "muhacir kağıdı" verilerek Bilecik'te ikamet imkanı sağlandığı, bilahare Türk vatandaşlığına kabul edilerek İbrahim ismini aldığı, ayrıca sanığın ülkemize gelişinde beraberinde bulunan araç için Köy Hizmetleri Bilecik İl Müdürlüğü tarafından "Bulgaristan'dan Göçe Zorlanan Soydaşlarımızın Pasaportlarında Kayıtlı Nakil Vasıtası, Mesleki Alet, Makine ve Sair Eşyaya Ait Belge" düzenlendiği, 89/14249 Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının 89/28 sayılı Tebliğinde belirtildiği biçimde T.C Merkez Bankası tarafından "özel ithal izni" ve Bankanın ilgili şubesine de bu hususta talimat verildiği, böylece sanığa ait olup, Ülkemizde Türk plakası almadığı ve trafiğe de çıkarmadığı anlaşılan aracın yurda yasal yollardan ve mevzuata uygun sokulduğu belirlendiğinden biçimde, suça konu aracın yurda girişi ile ilgili olarak soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunmadığı gibi, toplanan kanıtlarla ortaya çıkan duruma göre sanığa atılı suçun unsurlarının da olayda oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sanığın atılı suçtan beraatına ilişkin Yerel Mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ ; Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün ONANMASINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 13.4.2004 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy