(1412 S. K. m. 256, 381, 384, 385) (5271 S. K. m. 118, 224, 229)
Dava: Sanık S. ve ve A'nın, dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sahtecilik suçlarından, TCY'nın 342/1 ve 31. maddeleri uyarınca 4'er yıl ağır hapis ve 3 yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına, hakkında 40. maddenin uygulanmasına, tutukluluk hallerinin devamına, senedin dosyada delil olarak saklanmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin müteselsilen sanıklardan tahsiline ilişkin Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 09.04.2004 gün ve 251-116 sayılı hüküm, katılan vekili tarafından sanıklardan S. aleyhine ve sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce 28.12.2004 gün ve 8318-15305 sayı ile;
( ... Katılan F. vekilinin 12.04.2004 tarihli dilekçesinde sanık olarak yalnızca S'yi yazmış olması karşısında; 21.05.2004 tarihli dilekçesinde sanık A. hakkındaki hükme yönelen temyiz isteğinin yasal sürede olmadığı anlaşıldığından, bu isteminin CYUY'nun 317. maddesi uyarınca reddine,
Sanıklar ile katılan vekilinin sanık S. hakkındaki hükme yönelen temyiz isteğinin incelenmesinde;
Suça konu senedin ön ve arka yüzünde bulunan yazı, rakam ve imzaların sanıklar ile katılan eli ürünü olup olmadığı, senedin ön yüzündeki rakamla alacak miktarım gösteren bölümde ekleme ve değişiklik yapılıp yapılmadığı, dosyaya sunulan 05.03.2000 tarihli taşınmaz satışı ile ilgili fotokopi belgedeki yazı, rakam ve imzaların da aynı şekilde adı geçenlere ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alındıktan ve katılan tarafından açılan olumsuz tespit davasının sonunda verilen Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 522-67 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de saptanıp ilgili dosya delil olarak bu dosyaya eklendikten sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması... ) isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel mahkemece 04.03.2005 gün ve 77-59 sayı ile mahkeme üyelerinden M'nin, katılanın imza ve yazı örnekleri alınıp, senetteki imza ve yazı örnekleri ile karşılaştırıldıktan ve 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin menfi tespit davasında verilen karar kesinleştikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespitinin gerektiği yönündeki karşı oyuyla ve oyçokluğuyla direnilmiştir.
Bu hükmün de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 17.05.2005 gün ve 91025 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sanıkların dolandırıcılık suçundan beraatlerine, sahtecilik suçundan ise TCY'nın342/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ilişkin hüküm, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyizi üzerine, özel dairece, suça konu senedin ön ve arka yüzünde bulunan yazı, rakam ve imzaların sanıklar ile katılan eli ürünü olup olmadığı, senedin ön yüzündeki rakamla alacak miktarım gösteren bölümde ekleme ve değişiklik yapılıp yapılmadığı, 05.03.2000 tarihli taşınmaz satışı ile ilgili fotokopi belgedeki yazı, rakam ve imzaların da aynı şekilde adı geçenlere ait olup olmadığı saptanıp, katılan tarafından açılan olumsuz tespit davasının sonunda Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 522-67 sayılı kararın kesinleşip kesinleşmediği de araştırıldıktan sonra, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş,
Yerel mahkemece; mahkeme üyesi hakim M'nin katılanın imza ve yazı örnekleri alınıp senetteki imza ve yazı örneklerinin karşılaştırıldıktan sonra ve 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin menfi tespit davasının sonucu kesinleştikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği yönündeki karşı oyuyla ilk hükümde direnilmiştir.
CYUY'nın 256, 381, 384 ve 385. ve 17.12.2004 gün ve 25673 sayılı R.G.'de yayımlanarak, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren CYY'nın 224, 188 ve 229. maddelerinde karar ve hükümlerin verilmesini sağlamaya yönelik "duruşmada hazır bulunacaklar, karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı ve oyların toplanması" ile ilgili kurallara yer verilmiştir. CYY'nın 229/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması sırasında ortaya çıkan herhangi bir konu veya sorunun öncelikle çözülmesi ve sonraki aşamada son ( nihai ) kararın verilmesi gerekmektedir.
Ceza Genel Kurulu'nun süreklilik gösteren kararlarında da açıklandığı üzere, soruşturmanın genişletilmesi CYUY'nın384 ve bu maddeye paralel hükümler içeren 5271 sayılı CYY'nın 229/2. maddesinde yazılı sorunlardan olup bu yöndeki oylar, CYUY'nın 385 ve 5271 sayılı CYY'nın 229/3. maddelerine göre kendisine yakın olan oya ilave edilebilecek, davayı sonuçlandırıcı oylardan değildir. Bu nedenle soruşturmanın genişletilmesine ilişkin görüş, "ön sorun" olarak CYUY'nın 384 ve yeni 5271 sayılı CYY'nın 229/2. maddesi uyarınca öncelikle oylanmalı, oylama sonucunda bu konudaki oylar azınlıkta kalrnış ise, azınlık oyunu oluşturan üyelerin de katılımı ile davanın esası hakkında nihai ( sonuçlandırıcı ) oylama yapılmalıdır.
İncelenen dosyada, hükmün esasını oluşturan ve katılan vekili, sanıklar ve müdafilerinin yüzlerine karşı tefhim edilen kısa kararda kullanılan karşı oy, niteliği itibariyle soruşturmanın genişletilmesine yönelik olup, adı geçen hakimin işin esası hakkında görüşünü açıklayacak şekilde oy kullanmadığı, bu suretle CYUY'nın 384. maddesi hükmüne aykırı davranılmak suretiyle usulüne uygun bir karar verilmediği ve hukuka aykırılığın 5271 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca da aynen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yerel mahkemece CYUY'nın 384. ve CYY'nın 22912. maddesi uyarınca bu husus öncelikle oylanıp, hakim M'nin sonuç doğurucu oy kullanması sağlanmadığından, hukuken yok hükmünde bulunan direnme kararının ortadan kaldırılmasına, dosyanın usulüne uygun oylama yapılarak karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Hukuken yok hükmünde bulunan Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.03.2005 gün ve 77-59 sayılı direnme kararının KALDIRILMASINA,
2- İşin esası hakkında usulüne uygun bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığı'na tevdiine 21.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy