(765 S. K. m. 456)
Dava: Sanık İbrahim G.'nün etkili eylem suçundan TCY'nın 456/2. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tuzla Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2003 gün ve 540-38 sayılı hüküm Üst C.Savcısı ile sanık İbrahim G. müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 10.10.2005 gün ve 4004-14942 sayı ile;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Dilekçenin süresi içinde verilmediği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY'nın 317. maddesi uyarınca Üst C.savcısının tebliğnameye uygun olarak, temyiz isteğinin reddine,
I- Sanık Murat C.'un temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Yasanın 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Yasaların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Yasanın 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası hükümleri de gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık Murat C.'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı 16.08.2006 gün ve 183204 sayı ile, bozma ilamında sanık İbrahim C.'un adının yazılması gerekirken hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık Murat C.'un adının sehven yazıldığını belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuş. Yargıtay 4. Ceza Dairesi ise 18.09.2006 gün ve 6749-14029 sayı ile;
... Yapılan incelemede, maddi yanılgının sabit olduğu ve tebliğnamedeki görüşün yerinde olduğu görülmüş, ancak 1412 sayılı CYY'nı yürürlükten kaldıran 5271 sayılı CYY'da karar düzeltme yolunun öngörülmemiş olması ve anılan Yasanın 308. maddesi uyarınca, olağanüstü yasa yolu olarak Yargıtay C.Başsavcısının itiraz yetkisinin bulunması ve 5320 sayılı CYY'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8. maddesinde de karar düzeltme yolunun açıkça kapsam dışı bırakılması karşısında, anılan yasaya aykırılığın Dairece giderilemeyeceği anlaşıldığından, karar düzeltme isteğinin reddine karar vermiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı bu kez 16.10.2006 gün ve 183204 sayı ile;
Yüksek 4.Ceza Dairesince hakkındaki beraat hükmü kesinleşmiş olan ve hükmü temyiz etmeyen sanık Murat C. hakkında temyiz incelemesi yapıldığı, hükmü temyiz eden sanık İbrahim G. hakkında bir inceleme yapılmadığı, dolayısıyla bu konuda anılan Yüksek Dairenin bir incelemesi bulunmadığının 10.10.2005 tarihli ilamdan anlaşılması karşısında, hükmü temyiz etmeyen sanık Murat C. ile ilgili anılan Daire kararının kaldırılarak, mahkumiyet hükmünü temyiz eden sanık İbrahim G. ile ilgili Yüksek 4. Ceza Dairesince inceleme yapılması gerektiği görüşüyle itiraz ederek, Özel Dairenin Murat C. hakkındaki bozma kararının kaldırılmasına, hükmü temyiz eden sanık İbrahim G. ile ilgili olarak Yargıtay 4.Ceza Dairesince karar verilmesi için dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Değerlendirmeye göre; Yerel Mahkemece; etkili eylem suçu sanıklarından Murat C.'un beraatına, İbrahim G.'nün ise 765 sayılı TCY'nın 456/2. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık İbrahim G. müdafii tarafından temyiz edilmişse de, hükmü temyiz eden sanığın ismi Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamesinde yanlışlıkla Murat C. olarak belirtilmiş, dosyayı inceleyen Yargıtay Özel Dairesi de bu yanılgıyı sürdürüp, ilama, beraat eden ve esasen hükmü temyiz etmeyen diğer sanık Murat C.'un adını yazmak suretiyle, yeni yasal düzenlemeler karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmü bozmuştur.
Yargıtay C.Başsavcılığı, dosyanın daireden dönmesi ve Yerel Mahkemeye gönderilmesi evresinde hatayı saptayamamış, sonradan Yerel Mahkemenin yaptığı uyarı üzerine başvuruda bulunarak, sanık isminin ilamda düzeltilmesini istemiş ise de, Özel Daire, yeni yasal düzenlemeler kapsamında karar düzeltme yolunun kaldırıldığını ileri sürerek istemi reddetmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığı bu kez olağanüstü itiraz yoluna başvurarak, Özel Dairenin, hükmü temyiz eden sanık İbrahim G. bakımından inceleme yapıp karar vermediğini, hükmü temyiz etmeyen sanık Murat C. yönünden inceleme yaparak bozma kararı verdiğini belirtip, Özel Dairenin Murat C.'la ilgili kararının kaldırılmasına, İbrahim G. yönünden Özel Dairece inceleme yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında maddi yanılgı veya yazım hatası diye isimlendirilen beşeri hatalardır.
Yargılama araçlarının belirli biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukuki yanılgılardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali muhakeme ile giderilebilir. Yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir.
Somut olayda,
Hükmü temyiz eden ve hakkındaki hüküm Yargıtay'ca incelenip bozulmasına karar verilen kişi, sanık İbrahim G. olmasına karşın, Yargıtay ilamının başlık kısmı ile içeriğine Murat C.'un adı yazılmıştır. İlamın içeriğinden, incelenen hükmün mahkumiyet hükmü olduğu ve incelemenin isteme dayalı yapıldığı anlaşılmaktadır. Murat C. hakkındaki hükmün beraata ilişkin bulunması ve temyiz isteğinin de olmaması karşısında, incelenen ve bozulan hükmün, sanık İbrahim G. hakkında etkili eylem suçundan kurulan mahkumiyet hükmü olduğu, ancak isimlerin karıştırılması nedeniyle ilamda sanığın adının yanlış yazıldığı, bu yanılgının bir değerlendirmeden kaynaklanan hukuki yanılgı niteliğinde bulunmadığı kuşku duyulmayacak derecede açık bir olgudur. Esasen Özel Daire de, yanlışlığın yazımdan kaynaklandığını kabul etmektedir.
Bu itibarla, itirazın kabulüne, yazım hatasının Yargıtay 4.Ceza Dairesince giderilmesi bakımından dosyanın Yargıtay 4.Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının Kabulüne,
2- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.10.2005 gün ve 4004-14942 sayılı ilamında yanlış yazılan sanık adının İbrahim G. olarak düzeltilmesi bakımından dosyanın Yargıtay 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy