(647 S. K. m. 5)
Dava: 3091 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık İbrahim G.'in 3091 sayılı Yasanın 15/A maddesinin birinci cümlesi, 765 sayılı TCY'nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 1.090.350.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca cezanın taksitlendirilmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde 6183 sayılı Yasanın 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına ilişkin olarak Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2003 gün ve 1119-438 sayılı hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 01.05.2006 gün ve 251-3849 sayı ile; sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması gerektiğinden bahisle ve bu yöntemle yapılan hesaplamaya göre sonuç ceza 900 Yeni Türk Lirası adli para cezası olarak saptanmak suretiyle düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 30.05.2006 gün ve 127233 sayı ile;
Suç tarihinde yürürlükte olmadığı halde 4786 sayılı Yasa ile değişik 647 sayılı Yasanın 5/5. maddesi sanık aleyhine uygulanmış olup, bu husus Yüksek Dairece nazara alınmadan karar verilmiştir.
647 sayılı Yasa 5275 sayılı Yasanın 122. maddesiyle 01.06.2005 tarihinde zaten yürürlükten kaldırıldığından ilam tarihinde de uygulanması imkanı bulunmamaktadır görüşü ile itiraz etmiş, Özel Dairenin düzelterek onama kararına ek olarak, gecikme zammı uygulanması hususunun Yerel Mahkeme hükmünden çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yerel Mahkeme, sanığın 26.11.2002 tarihinde işlediği 3091 sayılı Yasaya aykırılık suçundan dolayı 3091 sayılı Yasanın 15/A maddesinin birinci cümlesi ile 765 sayılı TCY'nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4 ve 5. maddeleri uyarınca 1.090.350.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın taksitlendirilmesine, taksitlerden birini süresinde ödememesi halinde bakiye ağır para cezasının tahsiline ve geri kalan miktarın muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Yasanın 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranının yarısı kadar gecikme zammı uygulanmasına karar vermiştir.
Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması gerektiğinden bahisle ve bu yöntemle hesapladığı sonuç cezayı 900 Yeni Türk Lirası adli para cezası olarak saptamak suretiyle hükmü düzelterek onamış Yerel Mahkemenin gecikme zammı tatbikine ilişkin uygulamasını yasaya aykırı bulmamıştır.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise, Özel Dairenin sonuç adli para cezasıyla ilişkili tesbitini benimsemiş ancak süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanmasına olanak sağlayan 647 sayılı Yasanın 5. maddesinin 5. fıkrasının suç tarihinde yürürlükte bulunmaması nedeniyle somut olayda uygulanamayacağını belirterek Yerel Mahkeme hükmünün bu yönden de düzeltilmesi için itiraz olağanüstü yasa yoluna başvurmuştur.
Bu saptamalar karşısında çözümü gereken hukuki uyuşmazlık; halen yürürlükte olan mevzuat itibarıyla sanığa verilen ve özel dairece düzeltilerek miktarı saptanan adli para cezasının süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammının uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Yasanın 5. maddesine 07.01.2003 tarih ve 4786 sayılı Yasanın 1. maddesi ile eklenen 5. fıkra, süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanmasına olanak sağlamıştır. Ancak anılan düzenlemenin, suç tarihinde mer'i olmayıp sonradan yürürlüğe girmesi ve ağırlaştırıcı hüküm içermesi nedeniyle sanık aleyhine uygulanması olanağı bulunmadığı gibi, bu düzenlemeyi içeren 647 sayılı Yasa dahi bilahare 01.06.2005 tarihinde 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile bütünüyle yürürlükten kaldırılmış, yeni mevzuatta ise gecikme zammı uygulanmasını öngören herhangi bir norma da yer verilmemiştir. Bu itibarla, sanığa verilen adli para cezasının süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına ilişkin normun tatbikine yasal olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne,
2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.05.2006 gün ve 251-3849 sayılı kararının kaldırılmasına,
3- Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2003 gün ve 1119-438 sayılı kararının, adli para cezasının hesaplanması sırasında bir Yeni Türk Lirası küsurunun her aşamada atılması gerektiğinin ve ayrıca sanığa verilen cezanın süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi nedenleriyle BOZULMASINA,
Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıkların 1412 sayılı CYUY'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
a) Sanık İbrahim G. hakkında 3091 sayılı Yasanın 15/a, 765 sayılı TCY'nın 59 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca tayin edilen sonuç ağır para cezasının 900 Yeni Türk Lirası adli para cezası olarak saptanarak hükme ilavesi,
b) Süresinde ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle,
Diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme hükmünün düzeltilerek ONANMASINA,
4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy