(5271 S. K m. 307)
Sanık Nın silahlı çeteye yardım ve yataklık suçundan 765 sayılı TCY' nin 169, 3713 sayılı Yasa'nın 5 ve TCY'nin 59, maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCY'nin 31. maddesi uyarınca 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ilişkin (Diyarbakır Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2004 gün ve 233-346 sayılı hüküm sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi'nce 30.05.2005 gün ve 3078-2173 sayı ile;
Sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediği gözetilmeden, beraatı yerine, yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmuştur.
Yerel Mahkeme 18.10.2005 gün ve 145-232 sayı ile;
... M.'ın PKK terör örgütü içerisinde bulunduğu dönemde bomba eğitimi aldığı ve terör örgütü tarafından İzmir ve çevresinde bulunan turistik tesislerde bombalama eylemi yapmak üzere görevlendirildiği, bu amaçla 920 gram C-4 patlayıcı maddesi, 30 adet elektrikli fünye verildiği ve ayrıca M.'a örgüt tarafından verilmiş bulunan 4 adet el bombası, 1 adet Kaleşnikof silah, 1 şarjör ve 30 adet mermi ile birlikte Kuzey Irak ülkesinden Türkiye'ye giriş yaparak 2004 yılı Ağustos ayı başlarında yakınlarının bulunduğu K... ilçesi Y..köyüne geldiği, sanık N.ın da İzmir'den tatil için Y... köyüne gelmesi nedeniyle M.'ın üvey dayısı olan N.'la Y... köyünde karşılaştıkları, M.'ın PKK örgütüne katıldığını, silah ve bombalarla geldiğini bilen N.ın M.'ın bombalama eylemleri için İzmir'e gitmeden önce saklamasını istediği ve sanık N.a teslim ettiği 4 adet Rus yapımı el bombası, 1 adet Kaleşnikof silah, bu silaha ait şarjör ve 30 adet dolu fişeği alarak Y... köyünde bulunan mezarlıktaki türbe içerisine sakladığı, yine M.'ın İzmir TEM Şube Müdürlüğündeki ifadesinin 19. sayfasında belirttiği üzere İzmir'de bombalama eylemleri yapmak amacıyla yanında bulunan 920 gram C-4 patlayıcı madde ve 30 adet elektrikli fünyeyi alarak güvenlik güçlerince yol araması yapılması ihtimali de düşünülerek sanık N.ın kendisine ait aracına M.'ı bindirdiği, M.'ın ağabeyi Mehmet'in başka bir araçla önden giderek yolda güvenlik güçlerince arama yapılması durumunda içinde M.'ın bulunduğu ve N.ın kullandığı aracın arama noktasına gelmemesinin amaçlandığı ve önden Mehmet'in bulunduğu araç, arkada M.'ın içinde bulunduğu ve sanık N.ın kullandığı araçla Ş... ilinin V... ilçesine kadar geldikleri, V
de Mehmet ve M.'ın otobüse binmek suretiyle İzmir iline gittikleri, N.ın K.. ilçesine geri döndüğünün M.'ın ifadesinden anlaşıldığı, daha sonra M.'ın yakalandığını basından öğrenen N.ın paniğe kapılarak İstanbul'a geçtiği, burada bir süre saklandıktan sonra 31.08.2004 tarihinde teslim olduğu yukarıda belirtilen delillerden anlaşılmıştır
gerekçesi ve oyçokluğu ile önceki hükümde direnmiştir.
Bu hükmün de sanık müdafileri ile o yer C. Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C.Başsavcılığı'nın hükmün bozulması görüşünü içeren 10.11.2006 gün ve 9517 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilmekle Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
İncelenen olayda;
Yerel Mahkeme bozma öncesi ilk hükümdeki kabulünde, sanığın örgüt mensubu yakını tarafından saklanmak üzere kendisine bırakılan el bombaları, silah ve mühimmatı sakladığını belirtip, bu eylemi nedeniyle yardım ve yataklık suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
Bozma sonrasında ise, bu eylemin yanı sıra, bombalama eylemleri için yanına 920 gram C-4 plastik patlayıcı ve 30 adet elektrikli fünyeyi alıp İzmir'e gitmek isteyen örgüt mensubu yakını M.'ın güvenlik kuvvetlerince yapılabilecek bir aramada yakalanmasını engellemek amacıyla onu aracına aldığını, M.'ın abisi Mehmet'in de başka bir araçla önden gittiğini, böylece örgüt mensubu M.'ın içinde bulunduğu aracın arama noktasına gelmemesinin amaçlandığını, bu suretle sanık N.'ın örgüt mensubu M.'ı Ş
inin V... ilçesine kadar öze) aracıyla götürdüğünü kabul etmek suretiyle ve her iki eylemi nedeniyle yardım ve yataklık suçunun oluştuğundan bahisle mahkumiyet hükmü tesis etmiştir.
Yerel Mahkemenin direnme hükmü tesis ederken öncekinden farklı bir kabule dayanmak suretiyle gerekçesini genişlettiği, bu yeni kabul ve gerekçenin Özel Dairece daha önce incelenmediği ve denetlenmediği anlaşılmaktadır. Özel Dairece incelenmeyen bir hususun doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu'nca incelenmesi olanaklı bulunmadığından, öncekinden farklı bir kabule ve değişik gerekçeye dayanan yeni hüküm niteliğindeki kararın temyiz incelemesi Özel Dairece yapılmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy