(5271 S. K. m. 39, 291) (1412 S. K. m. 310) (2429 S. K. m. 2) (5320 S. K. m. 8)
Sanık A.Ç.'nin, annesi Y.Ç.'nin azmettirmesi ile 20.11.2001 tarihinde av tüfeği ile müştekiler M.E., H.E. ve M.Ç.'ye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işlediğinden bahisle açılan kamu davaları sonunda Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 23.12.2003 gün ve 442-327 sayı ile ...sanık A.Ç.'nin her bir müştekiye karşı işlediği kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedeniyle 765 Sayılı Yasa'nın 456/4, 62, 457/1 ve 59. maddeleri uyarınca 1 ay 14 gün hapis (toplam 4 ay 12 gün hapis) cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş, bu hükümler sanık A.Ç. müdafii tarafından temyiz edildiğinde Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce sübutta bir isabetsizlik bulunmayarak, sanığın hukuki durumunun yeni yasalar nazara alınarak tekrar belirlenmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
Bunun üzerine Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 04.04.2006 gün ve 516-145 sayı ile uyma kararı verilmiş ve aynı hükümler sanık A.Ç. ve müdafiinin yokluğunda yeniden tesis edilmiştir.
Sanık Y.Ç. tarafından da temyiz edilen bu hükümlere ait gerekçeli karar sanık A.Ç. müdafiine 12.05.2006 tarihinde tebellüğ edilmiş, sanık müdafii de 22.05.2006 tarihinde temyiz dilekçesi sunmuştur.
Bunun üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nce 09.10.2007 gün ve 4526-7326 sayı ile;
Sanık Y. hakkında 23.12.2003 günlü kararla verilen hüküm temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu sanık hakkında yeniden kurulan hüküm yok sayılmakla, sanık müdafiinin temyiz talebinin ve sanık A. müdafiinin süresinden sonraki temyiz talebinin reddine karar verilmek suretiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 'na (Tevdiine) şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.11.2007 gün ve 82719 sayılı itirazı sanık A.Ç. müdafiinin temyizinin süresinde olduğuna ilişkindir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
İtiraz yazısının kapsamı nedeniyle inceleme, sanık A.Ç. hakkındaki hükümlere hasren yapılmıştır.
Sanık A.Ç.'nin 20.11.2001 tarihinde M.E., H.E. ve M.Ç.'ye av tüfeği ile ateş etmesi tarzında gerçekleşen olayda, uyuşmazlık A.Ç. müdafiinin temyiz dilekçesinin süresinde olup olmadığına ilişkindir. Bu nedenle, öncelikle bu konu üzerinde durulmuş ve işin esasına girilmemiştir.
Temyiz süresi 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası'nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak düzenlenmiştir. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CYUY.'nın 310. maddesinde ise bu süre tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta olarak belirlenmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Sürelerin Hesaplanması başlıklı 39. maddesinin 1. fıkrasında, gün ile belirlenen sürelerin tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlayacağı; 2. fıkrasında, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona ereceği; 4 fıkrasında da, son gün tatile rastlarsa sürenin tatilin ertesi günü biteceği belirtilmiştir.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (A) fıkrasının 2. bendine göre; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı resmi ve genel tatil olarak belirlenmiş, aynı maddenin (D) bendine göre de bu tarihte resmi daire ve kuruluşların tatil edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; hüküm, sanık A.Ç. ve müdafiinin bulunmadığı 04.04.2006 tarihli oturumda verildikten sonra, A.Ç. müdafiine 12.05.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda, bir haftalık temyiz süresinin 19.05.2006 tarihinde sona ermesi gerekecektir. Oysa Cuma gününe denk gelen ve Gençlik ve Spor Bayramı olan bu tarihin ve Cumartesi-Pazar günlerine denk gelen 20 ve 21 Mayıs tarihlerinin resmi tatil olması nedeniyle temyiz süresi son tatil gününden bir sonraki gün olan 22 Mayıs 2006 günü mesai saati sonunda bitecektir. Dolayısıyla, sanık A.Ç. müdafiinin 22.05.2006 tarihinde vermiş bulunduğu temyiz dilekçesi süresi içinde verilmiş olduğundan, Özel Daire'nin temyiz istemini süresinde saymayan kararı isabetli değildir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılması gereklidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,
2- Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 09.10.2007 gün ve 4526-7326 sayılı kararının kaldırılmasına,
3- Dosyanın incelenmek üzere Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ne gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine 27.11.2007 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy