(5237 S. K. m. 53, 63, 73, 102, 149) (5271 S. K. m. 253, 254) (YCGK 03.10.2006 T. 2005/5-193 E. 2006/203 K.)
Dava: Sanığın, katılan M. ve şikayetçi S.'ye yönelik silahlı yağma suçlarından, 5237 sayılı TCY'nın 149/1-a maddesi uyarınca 10'ar yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı yasanın 53. maddesinin her suç yönünden ayrı ayrı uygulanmasına,
Şikayetçi S.'ye yönelik cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı TCY'nın 102/1-3/d maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı yasanın 53. maddesinin uygulanmasına, 63. madde uyarınca sanığın şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tüm hallerinin cezasından mahsubuna, tutukluluk halinin devamına cep telefonunun hükümle beraber talep halinde katılana iadesine ilişkin İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 14.07.2006 gün ve 441-340 sayılı hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 26.09.2007 gün ve 2694-9370 sayı ile;
Yağma suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına,
Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün ise;
Sanık ve yakınana CMK'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma olanağı tanınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığınca 02.11.2007 gün ve 279566 sayı ile;
Müşteki erkek arkadaşı ile piknik yaptığı sırada, yanlarına gelen sanık, önce bıçak tehdidi ile müşteki ve erkek arkadaşının para ve cep telefonlarını almış, sonra da müştekiyi bıçak tehdidi ile arkadaşından 10-15 metre uzaklaştırarak, siz ilişkide bulundunuz mu? Seni kontrol edeceğim deyip, müştekinin sutyenini çekmiş ve pantolonunu yırtmıştır.
Mağdure sanıktan şikayetçidir ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasını da istememektedir.
Sanığın eylemi, 5237 Sayılı TCK'nun 102/1 ve 102/3-d maddesine uygun silahla cinsel saldırı suçunu oluşturmaktadır. Yerel mahkemenin kabulü ve uygulaması bu yönde olduğu gibi, Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesi de, suçun silahla işlendiğini kabul etmiş ve bozma ilamında aksi yönde görüş belirtmemiştir.
5237 sayılı TCK'nun 5560 Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki 73'ncü maddesinde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan suçlarda uzlaşma yapılacağı belirtilmiş ve 5560 Sayılı Kanunun 24'ncü maddesi ile değişik 5271 Sayılı Kanunun 253'ncü maddesinde de, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaşma yoluna gidilemez hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.10.2006 gün ve 2006/5-193 Esas, 2006/203 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nun 102/1'nci maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun basit hali şikayete bağlı ise de, aynı kanunun 102/3-d maddesinde düzenlenen nitelikli hali şikayete bağlı olmadığından uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı gibi, 5560 Sayılı Kanunun 24'ncü maddesi ile değişik 5271 Sayılı Kanunun 253/3'ncü maddesi uyarınca da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde bozma kararı verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur. görüşleriyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilamının kaldırılarak, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2006 gün ve 441-340 sayılı hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Ceza Genel Kurulu Kararı
Şikayetçinin erkek arkadaşı ile piknik yaptığı sırada, yanlarına gelen sanığın, bıçak tehdidi ile şikayetçi ve erkek arkadaşı katılanın, para ve cep telefonlarını silahla yağmaladıktan sonra şikayetçiyi bıçak tehdidiyle 10-15 metre kadar uzağa götürüp, ilişkiye girip girmediğinizi kontrol edeceğim diyerek, soyunmasını istediği, isteğine karşı çıkılması üzerine de sutyenini ve pantolonunu çekerek yırttığı somut olayda, eylemin silahla cinsel saldırı suçunu oluşturduğu yönünde, herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.
Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, 5237 sayılı TCY'nın 102/1 ve 102/3-d bendinde yer alan cinsel saldırının silahla gerçekleştirilmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının olanaklı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
5237 sayılı TCY'nın 73. maddesinin 8. fıkrasında; Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hakim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir. hükmüne yer verilmiş, bu hüküm 19.12.2006 gün ve 26381 sayılı R.G.'de yayımlanan 06.12.2006 gün 5560 Sayılı Yasanın 45. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Yine aynı yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CYY'nın uzlaşma usulünü düzenleyen 253. maddesi değiştirilerek, Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaşma kapsamı dışına çıkarılmıştır.
5560 Sayılı Yasa ile cinsel saldırı suçlarının uzlaşma kapsamından çıkarılmasına ilişkin aleyhe düzenlemenin, 29.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden uygulanması olanağı bulunmamakta ise de, sanığa isnat edilen silahlı cinsel saldırı suçu 5237 sayılı TCY'nın 102/3-d bendi kapsamında yer almakta ve nitelikli haller kapsamında bulunmaktadır. 5237 sayılı TCY'nın 102/1 nci maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun basit hali şikayete bağlı ise de, aynı maddenin 102/3-d maddesinde düzenlenen nitelikli hali şikayete bağlı olmadığından, anılan suç yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun olan Yerel Mahkeme kararının cinsel saldırı suçu yönünden de onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle,
1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.09.2007 gün ve 2694-9370 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2006 gün ve 441-340 sayılı kararının ONANMASINA,
4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2007 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy