(5237 S. K. m. 50) (1163 S. K. Ek m. 2) (5275 S. K. m. 105, 109) (5271 S. K. m. 309)
Sanıklar Bayram, Mehmet ve Deniz hakkında yönetim kurulu üyeliğini yaptıkları S.S. 192 No'lu M... T... Kooperatifi'nin 01.01.2005-30.06.2005 tarihleri arasında yapmaları gereken olağan genel kurul toplantısını vaktinde yapmadıklarından bahisle 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 3476 sayılı Yasa ile değişik ek 2/2. maddesi ve 5237 sayılı Yasa'nın 53. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davaları sonunda Marmaris Birinci Sulh Ceza Mahkemesi'nce 20.12.2006 gün ve 16-502 sayı ile; 1-a).. ...Sanıkların eylemlerine uyan 4421, 5083, 5252 ve 5335 sayılı Yasa değişik 1163 sayılı Yasa'nın ek 2/2 ve 5237 sayılı TCY'nin 59. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 375 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, başkaca artırım ya da indirime kanunen ve takdiren yer olmadığına, sanıklara ayrı ayrı verilen 25 gün hapis cezaları kısa süreli olduğundan ve 1163 sayılı Yasa'nın ek 2/son maddesi uyarınca paraya çevrilmesi mümkün olmadığından 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı 25 gün süreyle sabah 09.00 ile öğlen 13.00 saatleri arasında Selimiye Köyü çevre temizlik işlerinde muhtar nezaretinde çalışmaya çevrilmesine, yargılama giderine hükmedilmiş ve temyiz edilmeyen bu hükümler kesinleşmiştir.
T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 06.09.2007 gün ve 45062 sayılı yazısı ile T.C. Adalet Bakanı tarafından yasa yararına bozma yoluna başvurulması üzerine, bu talep; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 25.09.2007 gün ve 183625 sayılı; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin f fıkrasında; mahkum olunan kısa süreli hapis cezasının, ceza süresinin yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı gözetilmeksizin sanıkların gönüllü olup olmadıkları da araştırılmadan ve infazı kısıtlar şekilde yer ve zaman belirtmek suretiyle güvenlik tedbirine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir. şeklindeki ihbarnamesiyle Yargıtay'a ulaştırıldığında; Yargıtay Yedinci Ceza Dairesi'nce 13.02.2008 gün ve 13597-1457 sayı ile; ...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Marmaris Birinci Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2006 gün ve 2006/16 esas, 2006/502 karar sayılı kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Yasa'nın 50. maddesinin 1. fıkrasının d bendi uyarınca ceza müddeti kadar her gün bir saat süreyle bir kütüphanede kitap okuma tedbirine çevrilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına ve hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay C. Başsavcılığı'nca 01.04.2008 gün ve 183625 sayı ile itiraz yoluna başvurulmak suretiyle, Özel Daire'ce uygulanmasına hükmedilen tedbirin 5237 sayılı TCY'nin 50/1. maddesinde sayılan para cezası dışındaki tedbirlerden birisi olmadığı gerekçesiyle Özel Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
Hükümlüler Bayram, Mehmet ve Denizin yönetim kurulu üyeliğini yaptıkları S.S. 192 No'lu M... T... Kooperatifimin 01.01.2005-30.06.2005 tarihleri arasında yapmaları gereken 2004 yılına ait olağan genel kurul toplantısını yapmamaları tarzında gerçekleşen olayda, sanıkların 1163 sayılı Yasa'nın 2/2 ve 5237 sayılı TCY'nin 59. maddesi uyarınca 25 gün hapis ve 375 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sonuç olarak da, 5237 sayılı TCY'nin 50/1 (f) maddesi uyarınca hapis cezasının 25 gün süreyle sabah saat 09.00 ile öğlen 13.00 saatleri arasında Selimiye Köyü çevre temizlik işlerinde muhtar nezaretinde çalışmaya çevrilmesine hükmedilmiş ve temyiz edilmeyen bu hükümler kesinleşmiştir.
Uygulama sırasında takdiri indirimin 5237 sayılı TCY'nin 62. maddesi yerine 59. maddesi uyarınca yapılmış olması, sonucu etkilemeyecek derecede maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Yasa yararına bozmaya konu edilen husus; Sanıkların gönüllü olup olmadıkları da araştırılmadan, infazı kısıtlar şekilde yer ve zaman belirtilmek suretiyle güvenlik tedbirine hükmedilmesi olarak ifade edilmiştir.
Somut olayda; sanıklar hakkında 25 gün hapis cezasına hükmedildiği görülmektedir. 5237 sayılı Yasa'nın 50/3. maddesinde yer alan, Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası... birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. emredici hükmü karşısında 25 gün olan hapis cezasının da tedbire çevrilmesi zorunludur. Buna karşılık, hükmün verildiği 20.12.2006 tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 1163 sayılı Yasa'nın ek 2/5. maddesinde, Bu maddede öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez hükmü yer almaktadır. Şu durumda, 5237 sayılı TCY'nin 50/3. madde ve fıkrası uyarınca verilen para cezasının tedbire çevrilmesi zorunlu, ancak 1163 sayılı Yasa'nın ek 2/5 madde ve fıkrasına göre de paraya çevrilmesi yasaktır. Dolayısıyla, bu durumda hapis cezasının para dışındaki tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece de bu zorunluluğa uygun olarak; 5237 sayılı Yasa'nın 50/1 (f) maddesi uyarınca hapis cezalarının 25 gün süreyle sabah 09.00 ile öğlen 13.00 saatleri arasında Selimiye Köyü çevre temizlik işlerinde muhtar nezaretinde çalışmaya çevrilmesine hükmedilmiştir.
5237 sayılı Yasa'nın 50. maddesinin 1. fıkrasında kısa süreli hapis cezası yerine uygulanabilecek seçenek yaptırımlar düzenlenmiştir. Söz konusu fıkra incelendiğinde; (a) bendinde paraya çevirme, (b) bendinde iade ve tazmin, (c) bendinde meslek edinmeyi sağlamak amacıyla bir eğitim kurumuna devam etme, (d) bendinde belirli yerlere gitmekten ve belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma, (e) bendinde ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması ile belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma, (f) bendinde ise kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirlerinin öngörüldüğü görülmektedir. Olaydaki tercih (f) bendindeki tedbirin uygulanması yönünde kullanılmıştır.
(f) bendindeki düzenleme; Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya çevrilebilir, şeklindedir.
Kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirinin ne şekilde infaz edileceği; 5275 sayılı Yasa'nın 105. maddesinde; (1) Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. (2) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır...... biçiminde düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 109. maddesinde ise; 5237 sayılı Yasa'nın 50. maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceği yazılıdır.
Anılan tüzük 06.04.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Tüzüğün 51. maddesinin 6. fıkrası da İnfaz Yasası'nın 105. maddesi ile aynı doğrultudadır.
Şu durumda; sanıkların kamuya yararlı bir işte çalıştırılmalarına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de, buna karar verilirken İnfaz Yasası'nın 105. maddesinin 2. fıkrasındaki prosedüre uyulmamış olması nedeniyle verilen hüküm hukuka aykırıdır. Bu yönüyle de yasa yararına bozma istemi yerindedir.
Nitekim Özel Daire'ce de bu kanaate varılmak suretiyle yasa yararına bozma talebi üzerine hüküm bozulmuş; ancak, 5271 sayılı CYY'nin 309/4 (d) maddesindeki Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder hükmü gereğince yeni bir tedbire hükmedilmiştir.
İtiraza getirilen konu, Özel Daire'ce uygulanmasına karar verilen tedbirle ilgilidir. Özel Daire'ce, yerel mahkemenin kesinleşmiş hükmü bozulmuş, buna karşılık; sanıklar hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Yasa'nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza müddeti kadar her gün bir saat süreyle bir kütüphanede kitap okuma tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir. İtiraz, Özel Daire'ce hükmolunan tedbirin 50. maddede düzenlenmiş bulunan tedbirlerden birisi olmadığına, dolayısıyla da bu tedbire hükmedilemeyeceğine ilişkindir.
Özel Daire'ce uygulanmasına karar verilen tedbire; 5237 sayılı Yasa'nın 50. maddesinin, 1. fıkrasının, (d) bendi gereğince karar verilmiştir, (d) bendine göre, hapis cezası mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilebilir. Bu yaptırımın ne şekilde infaz edileceği ise Tüzüğün 51. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenmiştir. Açıkça görüleceği üzere, (d) bendinde, belirli yerlere gitmekten yasaklanma veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma şeklinde iki ayrı tedbirden bahsedilmektedir. Buna karşılık, bahsedilen tedbirlerden her ikisi de, bir şeyi yapmaktan yasaklanma biçimindedir. Aksine, (d) bendi uyarınca bir şeyi yapma tedbirine karar verilmesi olanaklı değildir. Özel Daire'ce ise, (d) bendi uyarınca hapis cezasının her gün 1 saat süreyle bir kütüphanede kitap okuma tedbirine çevrilmesine yani bir şeyi yapma tedbirine hükmedilmiştir. Öte yandan, uygulanmasına karar verilen tedbir, 50. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde; en az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye biçiminde düzenlenen bir meslek ve sanat edinmek amacıyla bir eğitim kurumuna devam tedbiri kapsamında da değerlendirilemez. Çünkü, kütüphane bir eğitim kurumu olmadığı gibi, sanıkların kütüphaneye gitmelerine ilişkin tedbire de onlara meslek veya sanat öğretmek amacıyla hükmedilmiş değildir.
Diğer taraftan hükmün kesinleşmesinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 340. maddesiyle 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'ndaki paraya çevirme yasağı kaldırılmış, 562. maddesiyle de hükmün tefhiminin ertelenmesi ile ilgili olarak kapsam genişletilmiş ise de; bu değişiklikler hükmün kesinleşmesinden sonra vaki olmaları sebebiyle yasa yararına bozmanın değil, kesin hükümde değişiklik yargılamasının konusunu teşkil edebileceklerinden inceleme sırasında göz önünde bulundurulmamışlardır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.09.2005 gün ve 99-103 sayılı kararı da bu konuyla ilgilidir.
Bu nedenlerle; sanıklar hakkındaki hürriyeti bağlayıcı cezaların 5237 sayılı TCY'nin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca ... ceza müddeti kadar her gün bir saat süreyle bir kütüphanede kitap okuma tedbirine çevrilmesine olanak bulunmadığından; itirazın kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve yeni bir müeyyide belirlenmek üzere dosyanın Özel Daire'ye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle,
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay Yedinci Ceza Dairesi'nin 13.02.2008 gün ve 13597-1457 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın tedbire yönelik, yasal nitelikte bir müeyyide belirlenmek suretiyle yeniden karar verilmesi için Yargıtay Yedinci Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 29.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy