(5271 S. K. m. 35, 231, 260) (1412 S. K. m. 316) (5237 S. K. m. 35, 51, 53, 62, 252) (2918 S. K. m. 119)
Dava: Sanıkların yapılan yargılamaları sonucunda Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nce 05.06.2009 gün ve 1-5 sayı ile;
1- Sanıklardan Asım'ın suç örgütüne bilerek yardım etme, sanıklar Hamza, Ramazan ve Hasan'ın ise irtikap suçlarından beraatlarına,
2- Sanık Asım'ın rüşvet almaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCY'nın 252/1-2, 35/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CYY'nın 231/5 maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3- Sanık Mehmet'in rüşvet almaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCY'nın 252/1, 35/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sabıkası nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, 2918 Sayılı Yasanın 119/2. maddesi uyarınca ehliyetnamesinin 3 ay süre ile geri alınmasına, hapis cezasının 5237 sayılı TCY'nın 51/1-a maddesi uyarına ertelenmesine karar verilmiş,
Sanık Asım müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yapmış olduğu itiraz Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce 30.09.2009 gün ve 5-5 sayı ile reddedilmiştir.
Beraat eden sanıklar müdafilerinin; beraat etmeleri nedeniyle kendilerini müdafii ile temsil ettiren sanıklar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yazılı maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle beraat, mahkum olan sanık Mehmet müdafiinin ise; mahkumiyet kararını temyiz etmeleri üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığı'nın düzelterek onama istekli 22.10.2009 gün ve 9592 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulu'nca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık Asım'ın suç örgütüne bilerek yardım etme, sanıklar Hamza, Ramazan ve Hasan'ın irtikap suçlarından beraatlarına, sanık Mehmet'in ise rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilen somut olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
1- Beraat eden ve kendilerini müdafii ile temsil ettiren sanıklar lehine ve Hazine aleyhine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediğine,
2- Sanık Mehmet hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçuna iştirakten kurulan mahkumiyet hükmünün isabetli olup olmadığına,
İlişkin ise de;
Yargılama aşamasında sanık Asım hakkında davaya katılma isteminde bulunan ve bu istemi özel dairece reddedilen Hakan ile yine sanık Asım hakkındaki davaya katılma isteminde bulunmasına karşın bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş bulunan Şıhlı'ya gerekçeli kararın tebliğinin gerekip gerekmediği hususları Yargıtay iç yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak öncelikle değerlendirilmiştir.
Temyiz incelemesi yapılabilmesi için temyiz yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluktur. Nitekim 5271 sayılı CYY'nın Kararların açıklanması ve tebliği başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında; Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hakim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur hükmü yer almaktadır.
CYY'nın 260/1. maddesinde ise; Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır... denilmek suretiyle davaya katılma istemi reddedilenler ile katılma isteği karara bağlanmamış olanların da yasa yoluna başvuru haklarının bulunduğu açıkça kabul edilmiştir.
İncelemeye konu dosyada;
Hakan vekilinin 17.04.2009 havale tarihli dilekçe ile sanık Asım hakkındaki davaya katılma isteminde bulunduğu, özel daire tarafından bu istemin 08.05.2009 tarihli oturumda reddine karar verildiği,
Şıhlı'nın ise yine sanık Asım hakkındaki davaya katılma istemini içeren 19.03.2009 havale tarihli dilekçesinde tarih ve imza olmaması ile cezaevinde olan bu kişinin dilekçeyi harici posta ile göndermesi nedeniyle özel dairece 20.03.2009 tarihli celsenin 13 nolu ara kararıyla; Şıhlı'ya ait olduğu bildirilen müdahillik talebi ile ilgili dilekçenin imza ve tarihinin ikmaline keza dilekçenin kendisine ait olup olmadığının sorulması için Yargıtay C. Başsavcılığına yazı yazılmasına, ikmalinden sonra katılma hususunda bir karar verilmesine karar verildiği, eksikliklerin giderilerek cezaevi idaresince tasdik edilen dilekçe örneğinin 09.06.2009 havale tarihli olarak karardan sonra dosyaya girdiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle özel daire hükmünün katılma istemi reddedilen Hakan vekili ile katılma istemi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen Şıhlı'ya tebliği, verdikleri takdirde temyiz dilekçelerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY'nın 316/1. maddesi hükmü gereğince sanık Asım müdafiine tebliğ edilmesi ve yapılacak tebligata ilişkin evrakın eklenmesi amacıyla dosyanın özel daireye iadesine ve belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra dosyanın Ceza Genel Kurulu'na iadesi kaydıyla Yargıtay C. Başsavcılığı'na tevdiine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Özel daire hükmünün katılma istemi reddedilen Hakan vekiline ve katılma istemi karara bağlanmayan Şıhlı'ya tebliği ile sair işlemlerin yapılabilmesi amacıyla dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne gönderilmesi ve belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra dosyanın temyiz incelemesinin yapılabilmesi için Ceza Genel Kurulu'na iadesi kaydıyla Yargıtay C. Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 02.02.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy