(765 S. K. m. 59, 81, 95, 102, 104, 345, 503, 522) (5237 S. K. m. 58, 157) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (5271 S. K. m. 223) (YCGK. 08.04.2008 T. 2008/1-57 E. 2008/74 K.)
Dava: Sanık S. Ö.'ün, dolandırıcılık suçundan 765 s. TCY'nın 503/1 ve 81/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 177.333.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Dalaman Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.05.2003 tarih ve 178-171 s. hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesince 18.10.2005 tarih ve 1124-9721 sayı ile; hükümden sonra yürürlüğe giren lehe yasaların değerlendirilmesi zorunluluğu sebebiyle bozma kararı verilmiş, bozmaya uyan Dalaman Asliye Ceza Mahkemesince de 05.04.2006 tarih ve 249-108 sayı ile; sanığın, 5237 s. TCY'nın 157/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak mahrumiyetine ve sanık hakkında 5237 s. TCY'nın 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş, sanık müdafii tarafından temyiz edilen hüküm, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 07.12.2009 tarih ve 11193-15487 sayı ile onanmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.02.2010 tarih ve 171272 sayı ile; 1 Haziran 2005 gününden önce işlenmiş olan suçlarla ilgili olarak, 5237 s. Kanunun daha lehe olduğunun belirlendiği hallerde, bu Kanunun suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesi ile itiraz kanun yoluna başvurularak, Özel Daire kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık S. Ö.'ün, 06.07.2002 gününde S. K.'yı dolandırdığı konusunda bir duraksamanın bulunmadığı olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık hakkında 5237 s. TCY'nın 58. maddenin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde;
Somut olaydaki dolandırıcılık suçunu 06.07.2002 gününde işleyen 24.06.1977 doğumlu sanığın;
04.09.1999 gününde işlediği suçla ilgili olarak, Muğla Asliye Ceza Mahkemesince 03.05.2000 tarih ve 692-194 sayı ile 765 s. Kanunun 345, 59 ve 647 s. Kanunun 4, 5 ve 6. maddeleri uyarınca verilmiş 10 ay hapis yerine 600.000 TL. ertelenmiş ağır para cezasına ilişkin, 17.10.2000 gününde kesinleşip 14.05.2002 gününde aynen infazına hükmedilerek, 14.05.2002 gününde infaz edilmiş,
13.01.2001 gününde işlediği suçla ilgili olarak, Dalaman Asliye Ceza Mahkemesince 13.06.2001 tarih ve 54-136 sayı ile 765 s. Kanunun 503/1, 522/1 ve 523/1. maddeleri uyarınca verilmiş, 25.416.666 TL. ağır para cezasına ilişkin, 10.09.2001 gününde kesinleşerek, 21.01.2002 gününde infaz edilmiş,
13.01.2001 gününde işlediği suçla ilgili olarak, Dalaman Asliye Ceza Mahkemesince 13.06.2001 tarih ve 54-136 sayı ile 765 s. Kanunun 503/1, 522/1 ve 523/1. maddeleri uyarınca verilmiş, 2 ay hapis cezasına ilişkin, 10.09.2001 gününde kesinleşip 29.12.2001 gününde infaz edilmiş,
15.01.2001 gününde işlediği suçla ilgili olarak, Ortaca Asliye Ceza Mahkemesince 22.05.2001 tarih ve 99-170 s. ile 765 s. Kanunun 503/1, 522, 59 ve 95/2 maddeleri uyarınca verilmiş, 3 ay 10 tarih hapis cezasına ilişkin, 11.05.2002 gününde infaz edilmiş,
15.01.2001 gününde işlediği suçla ilgili olarak, Ortaca Asliye Ceza Mahkemesince 22.05.2001 tarih ve 99-170 s. ile 765 s. Kanunun 503/1, 522, 59 ve 95/2 maddeleri uyarınca verilmiş, 50.000.000 TL. ağır para cezasına ilişkin, 14.05.2002 gününde infaz edilmiş,
Hükümlülüklerinin bulunduğu ve bu hükümlülüklerin tamamının 1 Haziran 2005 gününden önceki döneme ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
5237 s. TCY'nın suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesinin 6. fıkrasında, tekerrür halinde hükmolunacak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği, ayrıca cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ise 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'nın 108. maddesinde düzenlenmiş ve bunlar hakkında koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın dörtte üçü olarak belirtilmek suretiyle, infaz koşulları ağırlaştırılmıştır.
765 s. TCY'sında cezanın artırım sebebi olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek biçimde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlenmiş olan suçta tekerrüre ait hükümlerin, 1 Haziran 2005 gününden önce işlenmiş suçlarla ilgili olarak 5237 s. TCY'nın lehe kabul edilmesi suretiyle yapılan uygulamalarda, aleyhe düzenleme içermesi ve infazı ilgilendirmesi sebebiyle uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 57-74 s. kararında da belirtildiği üzere; 5237 s. TCY'nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 gününden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 gününden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. İkinci suçun 1 Haziran 2005 gününden önce işlendiği durumlarda ise 58. maddenin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, isabetli bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılması, yerel mahkeme hükmünün ise bozulması gerekmekte ise de; onanarak kesinleşmiş bulunan hükümlerin Ceza Genel Kurulunca itiraz üzerine incelenerek onama kararının kaldırılmasına karar verildiği hallerde, dava derdest olmaya devam edeceğinden;
Suç tarihinin 06.07.2002 olduğu somut olayda; sanığın işlediği kabul edilen ve 765 s. TCY'nın 503. maddesinde düzenlenmiş olan dolandırıcılık suçunun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve ağır para cezasını gerektirmesi, 765 s. TCY'nın 102. maddesinin 4. fıkrasında, beş seneden fazla olmamak üzere hapis ve ağır para cezasını gerektiren suçlarda dava zaman aşımı süresinin 5 yıl olarak belirlenerek, aynı Kanunun 104/2. maddesinde ise bu sürenin kesen nedenlerin varlığı halinde en fazla 7 yıl 6 ay olabileceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında, 765 s. TCY'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca suç tarihi olan 06.07.2002 gününden itibaren kesintili dava zaman aşımı süresinin Ceza Genel Kurulundaki inceleme gününden önce, 06.01.2010 gününde dolduğu anlaşılmaktadır.
Olayımızda, 5237 s. TCY'nın lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapılmış olmasına bağlı olarak, zaman aşımı süresinin de 5237 s. TCY'na göre belirlenmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.04.2008 tarih ve 79-90 s. kararında da belirtildiği üzere, zamanaşımının dolması sebebiyle sanığa ceza verilebilme olanağını tamamen ortadan kaldıran yasanın, ceza miktarı açısından daha lehe hükümler içeren ancak zaman aşımı süresi dolmadığı için cezalandırmaya olanak sağlayan yasadan daha lehe olduğunun kabulü zorunludur.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün gerçekleşen zaman aşımı sebebiyle bozulmasına ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 s. Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 s. CYUY'nın 322. maddesindeki yetkiye istinaden kamu davasının zaman aşımı sebebiyle düşmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle,
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.12.2009 tarih ve 11193-15487 s. onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Dalaman Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2006 tarih ve 249-108 s. hükmünün gerçekleşen zaman aşımı sebebiyle BOZULMASINA,
4- Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; 5320 s. Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 s. CYUY'nın 322. maddesinin, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tanıdığı yetkiye istinaden, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zaman aşımı nedeniyle, 765 s. TCY'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 5271 s. CYY'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
5- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy