(5237 S. K. m. 50, 52, 53, 58, 61, 228, 245) (765 S. K. m. 51, 245) (647 S. K. m. 4)
Sanık A. A.'ın, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı TCY'nın 228/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 100 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58/6-7. madde ve fıkralarına göre mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin, Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 05.04.2007 gün ve 86-377 sayılı hüküm, sanık A. A. tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen, Yargıtay 2. Ceza Dairesince 09.03.2010 gün ve 5613-7080 sayı ile;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede
5237 sayılı TCY'nın 53. maddesi ile ilgili yasaya aykırılık düzeltilmek suretiyle onanmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.10.2010 gün ve 193611 sayı ile;
Sanık hakkındaki hapis cezası sabıkalı geçmişi gerekçe gösterilerek TCK'nun 50. maddesinde yer alan seçenek tedbirlere çevrilmemiştir. Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, hakkında daha önce hapis cezasına hükmedilmediği görülmektedir.
Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği konusunda emredici bir hükme yer vermektedir.
Bu yönüyle, sanığın daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, hakkında verilen1 aylık hapis cezasının TCK'nun 50/3. maddesi gereğince, 50/1. maddesinde ki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Burada sanığın önceki hükümlülüğünün hapis cezasından çevrilme adli para cezası olmasının ise, TCK'nun 50/5. maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Sanığın hapis cezasının her halde, yasada yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur gerekçeleri ile itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
Türk Milleti Adına
Ceza Genel Kurulu Kararı
İnceleme; sanık A. A. hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan verilen hükme hasren yapılmıştır.
Sanık A. A. hakkında, 20.12.2006 tarihinde işlediği kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan verilen hükümle ilgili olarak Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık A. A.'ın sabıka kaydında yer alan hükümlülüğün, sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 50. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmasına engel oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesine ilişkindir.
Dosya bu yönüyle incelendiğinde;
Suç tarihinin 20.12.2006 olduğu, sanığın adli sicil kaydındaki karar örneğinden; 16.04.2002 tarihinde işlediği efrada kötü muamele suçundan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesince 14.10.2003 gün ve 1246-786 sayı ile 765 sayılı TCY'nın 245 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 ay 7 gün hapis cezasına mahkum edildiği, ancak hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 487.090.000 TL ağır para cezasına çevrildiği, aynı mahkemece daha sonra yapılan uyarlama yargılaması sonunda ise sanığın, 5237 sayılı TCY'nın 245. maddesi uyarınca 402 Lira adli para cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın 13.07.2006 tarihinde kesinleştiği ve 13.03.2007 tarihinde de infaz edildiği anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCY'nın 50. maddesinin (3). fıkrasında; Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir, (5). fıkrasında, uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir hükümleri yer almakta, aynı Yasanın 61. maddesinin 6. fıkrasında ise cezanın belirlenmesinde bir ayın 30 günü ifade ettiği belirtilmektedir.
Bu durumda;
Somut olayda, sanığın önceden mahkum olduğu ve hapis cezasından çevrilen adli para cezasından ibaret olan ceza, sonradan verilen bir ay hapis cezasının 5237 sayılı TCY'nın 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tedbire veya adli para cezasına çevrilmesi mecburiyetini ortadan kaldırmayacağından, verilen bir ay hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesi zorunludur.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire düzelterek onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün belirtilen hususla birlikte bozma kararında belirtilen diğer eksiklikten ötürü bozulmasına ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09.03.2010 gün ve 5613-7080sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinin, sanık A. A. hakkındaki 05.04.2007 gün ve 86-377 sayılı hükmünün;
bir aydan ibaret hapis cezasının, 5237 sayılı TCY'nın 50/3. maddesi uyarınca adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCY'nın 53/1 -c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3 fıkrası uyarınca, koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin göz ardı edilmesi isabetsizliklerinden BOZULMASINA,
4- Dosyanın Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy