(5237 S. K. m. 64, 142) (5271 S. K. m. 223) (YCGK. 08.06.2010 T. 2010/3-123 E. 2010/138 K.) (YCGK. 06.05.2008 T. 2008/9-97 E. 2008/101 K.)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık A. Z. K.'in 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-f, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.12.2007 gün ve 17-385 Sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 14.09.2011 gün ve 57283-33696 sayıyla ONANMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 19.10.2011 gün ve 103214 sayı ile;
... İtirazlarımız Özel Dairenin onama kararının BOZULMASINA yöneliktir.
5237 Sayılı T.C.K.nun 64/1 inci maddesi şöyledir: Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir denilmektedir.
Uyap ortamında alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra ancak özel daire incelemesinden önce 14.5.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, ölmüş olan sanık hakkında T.C.K.nun 64/1, C.M.K.nun 223/8 inci maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmünün onanması kararı verilmesi, yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması, gerekmektedir...,
Görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurmuştur.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:
Özel Daireyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın temyiz aşamasında ölmesi halinde yapılması gereken işlemin belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya içeriğinden;
Özel Dairece yerel mahkeme hükmünün 14.09.2011 gününde ONANMASINA karar verilmesi sonucunda dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, bu aşamada Yargıtay C.Başsavcılığınca 10.10.2011 tarihinde UYAP sistemi kullanılarak çıkartılan ve dosyaya konulan nüfus kaydına göre; H. ve K.oğlu 5.4.1963 doğumlu, Manisa Alaşehir Sakarya nüfusuna kayıtlı, 2
. vatandaşlık numaralı sanığın 14.05.2011 tarihinde öldüğü, itiraznamenin tebliği için çıkartılan tebligatın da sanığın öldüğünden söz edilerek 28.12.2011 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır.
01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nın 64 üncü maddesindeki;
(1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddî menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine dair olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur
Şeklindeki düzenlemeyle sanığın ölümü halinde, kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibariyle müsadereye tabi eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği, hükümlünün ölümü halinde ise, cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine dair hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle, sanık ve hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.
Buna göre somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın Yargıtay C.Başsavcılığınca çıkartılan nüfus kaydında Özel Dairece onama kararının verildiği 14.9.2011 tarihinden önce, 14.5.2011 günü öldüğü belirtildiğinden, 5237 Sayılı Kanunun 64 üncü maddesiyle sanık ve hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiş bulunması sebebiyle hükmün kesinleşmesinin önlenmesi ve mahallinde gerekli araştırmanın yapılması gerekmektedir.
Nitekim Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 gün ve 564-35, 08.06.2010 gün ve 123-138 ile 06.05.2008 gün ve 97-101 Sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
Bu itibarla, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve gerekli araştırmanın yapılarak sonucuna göre 5237 Sayılı T.C.K.nın 64 ile 5271 Sayılı Kanunun 223 üncü maddeleri uyarınca gerekli hükmün mahkemesince verilmesinin temini için yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA karar verilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle,
1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne,
2) Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.09.2011 gün ve 57283-33696 Sayılı onama kararının kaldırılmasına,
3) Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.12.2007 gün ve 17-385 Sayılı hükmünün BOZULMASINA,
4) Dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.02.2012 tarihinde yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy